Adnan Oktar'ın 03 Şubat 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kaçkar TV; Kahramanmaraş Aksu TV, 3 Şubat 2011

  • Demagojiyle inanamadıkları şeyleri, bambaşka şekle sokmaya çalışanlara kardeşlerimiz itibar etmesin. Çünkü o din olmaz. Din, samimi inancı gerektiren, yani samimi kanaati gerektiren bir şey. Mesela biz meleklerin, şeytanların varlığına inanıyoruz, cinlerin varlığına inanıyoruz. Bunları değiştiren sisteme bu yüzyılda geçtiler. Mesela cehenneme inanamıyor, bakıyor ortada bir cehennem yok. Ne yapsın? Güneşi cehennem hale getiriyor, "güneş cehennemdir” diyor. Cennet? Cenneti de "işte Allah dünyayı güzelleştirecek, o şekilde cennet olacak” diyor. Bu hasta ruhlara insanlar uymasınlar. Saf ve samimi imana göre hareket edeceğiz biz. Doğru anlamı neyse o. Hurafeye de girmeyeceğiz. Dürüst, samimi, ilk anladığımız, vicdanımıza doğan şekli doğrudur.
     
  • Hz. Mehdi (as)’ı 1300 sene Müslümanlar her yüzyılda beklemişler, sevinçle anlatmışlar. Kimse örtbas etmek istememiş, kimse korkup kapatmak istememiş. Hicri 1400’e gelince en aklı başında görünen bazı insanlara bakıyorum, örtbas etmeye, kapatmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla bunun arkasından neler geleceğini düşünmesi lazım insanların.
     
  • Atomların her biri bir alemdir. Ben dediğimiz varlık ruhtur. Asıl olan ruhtur. Ruhun atomla alakası yoktur. Şu an beni ruhun dinliyor, ruhun görüyor, ruhun hissediyor. Ahirette bambaşka bir yaratılışla yeniden yaratılacağız. Fizik kanunları yeniden değişecek. Bütün fizik kanunları değişecek. Orada atom kullanılıyor, ama bildiğimiz atom değil. Ama ruh ne parçalanır, ne bölünür. Allah “ruhumdan üfürdüm” diyor. Allah'ın ruhu hiçbir şekilde yok olmaz. Sonsuz evvelde de vardır, sonsuz sonrada da vardır. Hiçbir şekilde yok olmaz. Ruhun üzerine beden ilave ediyor Allah. Ona kalırsa bedenin sürekli eriyor her gün. Vücut sürekli parçalanıyor, defalarca tazeleniyor. Bir insan, ömrü boyunca aynı bedende kalmıyor. Her gün vücuttan, vücut hücrelerinin yıkımından oluşan azot ıtrahı vardır. Sürekli vücut, protein alır, protein yıkımı olur. Atomla alakamız yok bizim. Atom seyretmiyor, ruh seyrediyor, Allah’ın ruhu seyrediyor. Atom duymuyor, benim ruhum duyuyor. Dokundum, atom değil hisseden, ruhum hissediyor şu an.
     
  • İki tane savaş olacak. 3. savaş kansızdır. Hz. Mehdi (as)’ın deccalle yapacağı savaştır 3. savaş. İki savaş kanlıdır. İki büyük savaş olacak, bu doğru. Hadislerde var, oldu onlar da. Birinci ve ikinci dünya savaşları. Hatta diyor, “şehirler bir gün içinde yok olur” diyor Peygamberimiz (sav). Hiroşima, Nagazaki’ye atom bombası atıldı, bir gün içinde yok oldu şehirler. Yerle bir oldu. Yani “hemen yok olur” diyor şehirler.
     
  • Diyor ki Allah ayette: “Gözler Allah’ı idrak edemez. Ama Allah bütün gözleri idrak eder." Her hayvanın gözünden, hepsinden bakan Allah’tır, her yerden bakan Allah’tır; sağdan, soldan, üstten, kenardan her yerden bizi görür. Ama bizim gözlerimiz O'nu idrak edemez. Hayvanlarda Allah’ın ruhu vardır, Allah’ın ruhu her yeri kaplamıştır. Ama bilinç yoktur. Şuurunda değildir. Ben neyim, ben kimin, beni kim yarattı, bunlar ne diyemez. Bir fotoğraf makinesi gibi, bir robot gibidir. Mesela kedinin kuyruğuna basarsın, bağırır hayvan ama bir makine gibidir. Allah onlara acıdığı için onlara zulüm etmemeleri için onlarda şuur meydana getirmemiştir. Acıyı duyar ama acının şuurunu bilmez. Şuur olmadı mı da acı çekmez. İnsanda şuur kapandı mı bitti diyorlar adam. Artık şuuru kapandı mı acıyı hissetmez. Bedeni hisseder ama anlamaz. Algı olarak almazl. Hayvanlar da algı olarak almazlar. Ama cennette Allah onlara ruh veriyor, konuşuyorlar, bilinçle. Allah’tan bahsediyor, dinden bahsediyor, Allah’a hamd ediyor, ruh sahibi. Mesela Hz. Süleyman (as)’ın kuşu Hüd hüd de iman sahibi, gördüğümüz kadarıyla hayvanda ruh var. Allah ruh vermiş. İman ediyor, konuşuyorlar. Karıncalar kendi aralarında konuşuyorlar. “Süleyman’ın ordusu farkına varmaksızın bizi ezmesin” diyorlar. Ruh sahibi. Allah’ın dilemesiyle olur, hepsinde olmaz, inşaAllah.


Samsun AKS TV, 3 Şubat 2011

  • Peygamber Efendimiz (sav)’in sözlerinin doğru çıkacağını bazıları hiç sanmıyordu. Acayip şaşırdılar. Zannettiler ki hurafe gibi böyle anlatırlar. Milletin beynini uyuştururlar. Öyle milleti idare ederler. Bir de baktılar Hz. Mehdi (as) gerçekmiş, bütün olaylar doğru, hepsi doğru çıktı Peygamber (sav)'in dediklerinin. Ne yapacaklarını şaşırdılar. Bu sefer panik oldular. Koro halinde Mehdiyeti kapatmaya çalışıyorlar şu anda. Bunlar bilse Hz. Mehdi (as)’dan hiç bahsetmezlerdi başında. “Bunca yıl emek verdik, boşa emek verdik,  bu sistem Mehdi’ye yaradı” diyorlar. Allah onları kullandı. Allah özel görevlendirdi. Kendilerini baş olarak zannediyorlardı, enaniyiet yapıyorlardı, Allah başlarına geçirdi. 20 sene, 30 sene, 40 sene bazı kişiler kendilerini Hz. Mehdi (as) zannettiler. Bir de baktılar Hz. Mehdi (as)’ın askeriymişler. Çok ağırlarına gitti. İhlasla yapacaklardı. Samimi yapacaklardı. Kendilerini büyük gördükleri için bütün yapıp ettikleri boşa gitmiştir. Bazıları “Mehdi (as) şahsı manevidir” dediler.  Bazıları (haşa) Peygamberimiz (sav)'i Nostradamus’a benzetmeye kalkıyorlar. Bu çok çirkin bir üsluptur. Bediüzzaman’ı Nostradamus’a benzetmek çok çirkin bir üsluptur. Bediüzzaman’ın bütün söyledikleri doğru çıkınca şok oldular. Allah birçoğunu ani yakaladı. Birçoğu kendileri zannettiler. Ve hakikaten canı gönülden hizmet ettiler Mehdiyete. Sonra koro halinde “Mehdi (as)’yle ilgili hadisler zayıftır” demeye başladılar. Şimdi mi aklına geldi. Tamam, zayıf olduğunu farz edelim. Tahakkuk etti mi? Oluştu mu olay? Oluştu. Oluşan olaylara sen nasıl zayıf hadis diyeceksin? Allah seni bir kere daha tuzağa düşürdü. Zayıf hadisle kurtulmaya çalışıyorsun. Hadis tahakkuk edince ne olur? Sahih hadis olur. Tevatürü manevi derecesinde olur. Netleşir inkarı mümkün değil artık. İmkansız olur. Şartı muallak iddiasıyla ortaya çıktılar, Allah onu da bozdu. Cenab-ı Allah şartı muallakla konuşmaz. “Kıyamet kopacak” diyor, kopar. “İslam dünyaya hakim olacak” der, hakim olur. Bu şart işini kendileri çıkardı. En sonunda Bediüzzaman’ı da inkar ettiler. Hadisler dedik, hadislere de güvenemeyiz. Ayet dedik. Ayet öyle demiyor ki dediler. “Ayet ne anlama geliyor?” “Başka anlama geliyor” dediler. Dünya hakimiyetidir, anlamı. Başka anlamı yok. Onun için bakın samimiyetsizlere karşı kardeşlerim beni mutlaka desteklesin. Ben bütün milletimin kölesiyim. Hz. Mehdi (as) çıksın, ne görev verirse yaparım ben. Benim bir hırsım yok. Ama oynanan büyük oyun var. Bunu görmezlikten gelmesinler.
    Dışlayarak, iterek, hakaret ederek, aşağılayarak Müslümanlık olmaz. Bu model takdir görürse bir süre sonra o model Müslümanları ezer, yıkar ve yok eder.  Çok büyük hata olur. Sevgi Müslümanlıkta en hayati konulardan biridir, sevgi ile yaklaşmak, şefkatle yaklaşmak, saygı ile yaklaşmak, değer vermek.
     
  • Bir tane ahir zaman var ve o ahir zamanın içindeyiz. Peygamberimiz (sav) ahir zaman alametleri budur diyor, ben bunu nasıl önemsiz ve kıymetsiz göreyim? Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) faaliyet yaparken bunu nasıl önemsiz göreyim? Siz zikrinizi yapın, evinize gidin, kendi kendinizi kurtarın mı diyeyim insanlara? Böyle samimiyetsizlik yapamam ben. İnsanların baskısından çekinme gibi bir durumum yok benim.
     
  • Biz hayırlarda yarışacağız, en vicdanlı, en güzel tavrı yapmaya çalışacağız. En güzel tavır Allah tarafından bize zaten ilham edilir.
     
  • Hiçbir insan tahammül edemeyeceği bir şey ile karşılaşmamıştır. Dünya tarihinde hiç olmamış bu. Allah haksızlığa uğratmaz kimseyi, insan sathi düşündüğü, derin düşünemediği için bunu anlayamaz.
     
  • İnsan zayıf varlık, tehdit bu sebeple çok önemli, cehennem ile tehdit. Yoksa ya sadakatsiz ya da şefkatsiz oluyor, egoist bencil oluyor, o yüzden Allah korkusunun insanlara verilmesi çok hayati. Korkutmayalım falan gibi düşünenler var, o zaman hasta olur karşı taraf. Allah'tan korkarsa vefalı, şefkatli olur. Öbür türlü çok egoist oluyor, akıl almaz anormallikler yapabilir Allah'ı sevdiği halde. Allah’tan korkmayı anormal bir şey olarak görmek, “ne gerek, Allah’ı sevelim, Allah’tan niye korkalım” demek çok yanlış olur. Hayatın bütün kalitesi, bütün güzelliği gider Allah korkusu giderse. İnsanlar onu kafalarında pek tasarlayamıyorlar. Akıl gider en başta. Bu nedenle Allah'tan korkmaya ne gerek var demek doğru değil. Akıl gider Allah'tan korku olmadığında, dengesiz üslup gelişir. Değerlendirme ve yorum yapabilmek için Allah'tan korkarak hareket edebiliyoruz. Sırf Allah'ı severek normal olamaz insan, korku mutlaka şarttır.
     
  • Topuklarının üzerinde geri dönmeleri; yobazlar Kuran'ı kabul etmezler, Kuran'dan çok rahatsız olurlar. Hurafeye önem verirler. Hurafeler düzenliyor gece yarısı. Allah sürekli Kuran'a dikkat çekiyor, biz de hep Kuran'a dikkat çekiyoruz. Kuran'ın yeterliliği kabul edilmezse felaketler hiçbir zaman bitmez. Eğer yobazların dediği gibi olsaydı, gökler yer içindeki her şey bozulmaya uğrar diyor Allah. Cehenneme çevirirler hayatı azılı münafık ve yobazlar. Ne dostluk olur ne arkadaşlık ne sevgi.
     
  • Ahir zamanda Mehdiyet Allah'ın kahredici gücüdür, ne Musevilerin ne Hristiyanların ne de Müslümanların arasından çıkan anormal insanlar, milyonlarca da olsalar birşey yapamazlar. Hepsi Allah'ın karşısında hiçtir. Allah hizbul galibundur. İsrail'i de, Amerika'yı da, atom bombalarını da Allah beynimizin içinde bize gösteriyor.  Silahları, Melekleri, Cebrail'i, Hz. Mehdi (as)'ı yaratan Allah'tır. Dolayısıyla Yahudi korkusu, komünist Çin korkusu, CIA korkusu, KGB korkusu; bu kafaya göre bakılırsa İslam ahlakının hakimiyeti bir milyon yıl geçse de imkansız olurdu. Bu nedenle bu kafayla hiç kabul etmeyenler var İslam ahlakının hakimiyetini. Havf damarıyla deccalin paçasına yapışmış durumdalar.
     
  • Biz zulmü ortadan kaldırmak için varız. Biz Hz. Mehdi (as) talebeleri olarak şefkati, coşkuyu yaymak için geldik, onlar Ehli Kitaptır. Kiliselere ellenmez, sinagoglara ellenmez. Hz. Muhammed (sav) zamanında fiili uygulama neydi? Osmanlı zamanında fiili uygulama neydi? Osmanlı neden gemiler gönderip İspanya'nın zulmünden kurtarıp Yahudileri getirip İstanbul'a yerleştirdi?
     
  • Ölümden sonra, zaman geçiyor fakat biz zamanı hissetmiyoruz. Farkına varmıyor insanlar ne kadar zaman geçtiğinin. Aniden çekirgeler gibi kalkıyor, sonra farkına varıyorlar ve eyvahlar bize diyorlar. Sanki dikili bir cisme doğru koşmaya başlıyorlar. Orada bir kurtuluş var zannederek hepsi, ne kadar insan varsa koşmaya başlıyorlar. Zaten istenen de o; koşmaları. Ama Müslümanlar için çok rahattır. Ölümleri de rahattır. Mülayemetle canları alınır diyor Allah. Müslümanlar da kalktıklarında çok kısa kaldıklarını zannediyorlar. Müslümanlar sorgulanıyorlar tebliğ yaptın mı diyor şunları anlattım diyor. En az altmış yıl falan anlatması lazım normalde 60 saniye bile sürmüyor. Hemen bitiyor çünkü zaman izafi. Son sorgulanan ilk sorgulandığını zannediyor. Müslümanların sorgulanmasının amacı onore etmek için. Küfrün sorgulanmasının amacı ezmek, aşağılamak. Şu zulmü niye yaptın diyor küfre, yapmadım diyor. Allah yaptığını ispat ediyor. Bedenini kontrol edememesine şaşırıyor dili ve derileri konuşuyor. Ahirette de arsızlıkları devam ediyor, pişmanlıklarını saklarlar diyorlar. Aynı ahlaksızlığına devam ediyor.
     
  • Cennet deyince bazı insanlar Kuşadası, Fethiye gibi bir yer zannederler. Öyle değil, hiç ummadığımız bir şeyle karşılaşacağız, hiçbir göz görmedi diyor Allah. Biz dünyaya gelmeden önce kapalı siyah bir hücrede olsak, sizi biraz sonra dünyaya göndereceğiz arabalar, evler var dense, kafamızda kıyas imkanı olmadığı için belli bir şey canlanır. Şimdi cennet de anlatılıyor, gittiğimizde cennet hoş gelecek ama o kadar şaşırmayız. Tepkilerinden anlaşılıyor biz bunun benzerini dünyada görmüştük diyorlar. Sakin sevinçli bir üslupları var.
     
  • Allah Bizim için çok kolay diyor yaratmak. Kafamızda istediğimiz zaman birşeyi oluşturabiliyoruz, caddeleri, yolları, şehirleri kafamızda canlandırabiliyoruz. Rüyasında hiç bilmediği yollardan geçiyor. Hatta şaşırıyor çok acayip yerler görüyor. Son derece kolaydır Allah için cenneti yaratmak. Ama bu konuyu bilmeyen için bambaşka oluyor, materyalist kafayla baktığı için toparlayamıyor. Oysa dünya da cennet de metafiziktir.
     
  • Hz. Mehdi (as)'ın, Hz. İsa (as)'ın vicdanı çok yüksek bir vicdandır. Vicdan yüksek olmayınca Allah'tan yana candan yaklaşmıyor insanlar, ama vicdan yüksek olduğunda Allah'tan yana candan yaklaşıyorlar, aradaki fark budur. Allah kıyameti getirebilirdi şu anda, ama öyle yapmıyor, sırf güzellik olsun diye İslam ahlakını dünyaya hakim edecek. Bunca güce rağmen durduramıyorlar bu gidişatı. Normalde sokağa çıkılmaz oldukça tehlikeli, ölüm riski var, Mısır'da buna rağmen organize olarak sokağa çıkıyor insanlar. Bu çok normal gözüküyor, ama metafizik bir olaydır. Fiili çatışmaya giriyor, hayati tehlikeye giriyorlar. Canı tatlıdır insanların normalde yapmazlar. O kadar da keyiflerini kaçıracak bir rejim de değil, nefsani olarak onlara uygun bir rejim. Ama yine de karşı çıktılar. Bunun organizesi tek bir şahıs tarafından oluyor. Allah'ın görevlendirdiği bir şahıs. Hz. Hızır hadi deyince yaparlar, durun deyince dururlar.
2011-02-04 02:34:50
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top