Adnan Oktar'ın 06 Şubat 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kanal Avrupa; Çay TV, 6 Ocak 2011

  • Modernist düşünce ile dine yaklaşmak çok tehlikelidir. Dünya metafizik, Allah çok sevilirse Allah’a çok saygı duyulursa, Allah’ın çok önemli olduğu iyice belirtilirse, bütün dikkatler Allah’a verilirse, dünyada özel bir sistem Allah tarafından devreye sokulur. Dünyanın olayları değişmeye başlar. Eğer Allah’tan dikkat çekilirse, Allah’a önem verilmezse, dünyada Allah ayrı bir sistemi devreye sokuyor. Akıl almaz belalar geliyor, ihtilaller, cinayetler, hastalıklar, urlar, mutsuzluklar, acılar peş peşe geliyor. Aksinde de son derece mutlu ve sevinçli bir ortam meydana geliyor. İnsanlar birini tercih edecekler, ama isteseler de istemeseler de Allah Cabbar ismiyle kendi dediğini yaptıracak, bunu göreceğiz inşaAllah.
     
  • (Hz. Mehdi (as) geldiğinde mezheplerin kalkması ne şekilde olacak?),

    Her mezhep istediği gibi hareket etsin denirse; namazı bozanlar her mezhepte ayrıdır. Hanefide helal olanlar şafide haramdır o yüzden bir uyum olması mümkün değildir. Hz. Mehdi (as) geldiğinde açar Kuran’ı, alimleri toplar, birer birer her konuyu açıklar “aksi varsa görüşünüzü söyleyin der.” Aksi olmaz, Hz. Mehdi (as) dünyanın ünlü alimlerini bir araya getirecektir, onların huzurunda bu konuyu açıklayacaktır.
     
  • Allah’a ibadet ederken cennet için değil, Allah’ın rızası için ibadet etmek lazım. Allah onu makbul görüyor. Lütfuyla cennet verirse, tabii iftihar ederiz, çok hoşnut oluruz ama bizim asıl amacımız Allah’ın rızası olacak inşaAllah. Asil olan, güzel olan budur. Ne kadar güzel Allah’ı görmeden biz iman ediyoruz ve canımızı vermeyi kabul ediyoruz. Ne kadar güzel bir sevgi, Allah bunu beğeniyor işte. Mesela gençliğimizi veriyoruz, hayatımızı veriyoruz, malımızı veriyoruz Allah bunu çok beğeniyor. Melek kabul ediyor Allah’ı, zaten mecbur Melek ibadet etmeye başka ikinci bir yol yok Melek için. Ama insan için, iki yolu da görecek durumda, küfre de girebilir İslam’a da girebilir. Allah için hareket ediyor ve Allah’ı o kadar coşkuyla seviyor ki, görmediği halde Allah için canını verebiliyor. Allah bunu çok beğeniyor işte, biz de çok beğeniyoruz. Dünyadaki en güzel görüntü, en asil görüntü budur. Dünyanın en güzel süsü de budur. En güzel duygu aşktır. En güzel ifade şekli de budur, canını vermektir. Allah için, sevdiği için canını vermek veya gençliğini, hayatını, canını, malını, mülkünü her şeyini vermek. Çok asil bir hareket, sevginin en güzel ifade şeklidir. Birçok sevgi karşılıklı olur, ama burada karşılık yok. Sadece Allah’ın rızasını istiyorsun çok asil, çok güzel. Yoksa sandalyeler, bağlar, bahçeler, olur hiçbir şey ifade etmez Allah’ı sevmedikten sonra, Allah’tan korkmadıktan sonra hiçbir anlamı yok.
     
  • Hidayet çok önemlidir. Allah hidayet verdiği zaman kalbe ferahlık gelir. İnsan yeni doğmuş gibi olur, ferahlar.
     
  • Birçok cemaat, birçok topluluk sonradan bizim stilimizi aldı. Mesela Fethullah Hocamızın cemaati, kendi için kapalı bir cemaatti, sonra stil olarak aşağı yukarı bizim yöntemimizi aldılar. Modernlik açısından, stil açısından, çalışma modeli açısından ve Atatürkçülüğe bakış açısından her şeyde model olarak aldılar ve ondan sonra da muazzam atağa geçtiler ve çok başarılı oldular. En önde gelen yöneticileri gelmişti onlar söylediler. Hocam dediler “biz sizi 10 yıl geriden takip ettik, ama işte bu kadar oldu" dediler. "Sizin kitaplarınızın vuruculuğu etkenliği çok mükemmel" dediler.
     
  • “Kainat sıfır hacim, sonsuz yoğunlukta bir güç yarattı” diyorlar. Sıfır hacim yok anlamına gelmiyor mu? “Bir güç meydana getirdi” diyor. Çok çocukça, özenti bir inanç içindeler. Allah’ın varlığının hepsi farkında. Beynimizin içerisinde mercimek kadar yerde, koskoca kainatı görüp, yaşıyoruz. Dış alemi hiçbirimiz görmedik, bilmiyoruz. Sadece bilim adamları mevcut verilere göre böyle olması gerekir diyor. Maddeyi hiç kimse görmedi şu ana kadar. Maddenin saydam olduğuna bilimsel olarak inanıyoruz. Renksiz olduğuna ve simsiyah karanlık olduğuna inanıyoruz dışarıda. Beyninin dışına çıkıp konuşan kimse olmamış şu ana kadar. Allah ne gösteriyorsa beyninin içinde, videokaset gibi onu görüyoruz. Bu anlattığımı anlamazdan geliyorlar. Bir kitapta okudum, “bilim adamları” diyor, “bu konuyu büyük bir korkuyla fark ettiler” diyor, anlattığım konuyu. Fark ettiler, fakat anlatmak da istemiyorlar topluma. Yoksa modern fizikçilerin hepsi biliyor bu konuyu. Dışarıdaki maddenin biz sadece varlığına iman ederiz.
     
  • Dünyanın bu metafizik yönünü sık sık anlatmaları lazım. Bir Darwinizmin, materyalizmin açmazını, bir de bu konuyu. Allah aydınlık bir dünya istiyor. Kendisi'ne aşla, tutkuyla bağlı, cenneti özleyen, Kendisi'ne ibadet eden insanlardan oluşan bir dünya istiyor. “Bu şekilde güzel huylu olursanız size bereketin kapısını açarım” diyor Allah. İmanı zayıf olanların kafası materyalist yöntemlere kaydı. O İslam olmaz. Bambaşka ideolojiye uymuş olur. Dine benzemeyen din, İslam’a benzemeyen İslam olmaz.
     
  • Peygamber Efendimiz (sav) o kadar tatlı ki, dünya tatlısı. Anlatımı mükemmel, üslup mükemmel, temizliği, insancıllığı çok şahane bir insan Peygamber Efendimiz (sav). Aynı onun ruh halini almak lazım. Onun kalenderliği, sıcaklığı, affediciliği, şakacılığı, dürüstlüğü, akılcılığı, mükemmel anlatım gücü, dirayeti, cesareti, yüksek karakteri. Şahane bir insan maşaAllah Peygamberimiz (sav).
     
  • Ebu Abdullah İmam-ı Caferi Sadık (as) bildirdi ki; (Ebu Abdullah (aleyhisselâm) buyurdu ki: «Ey Hişam! Bana Amr b. Ubeyd'e ne yaptığını ve ona nasıl bir soru sorduğunu haber versene.) Hişam dedi ki: "Yoksa Allah, kalbi, bedenin di¬ğer organlarının kuşkularım gidermek için mi var etmiştir?" "Evet" dedi. Dedim ki: "O zaman kalp olmadan olmaz. Yoksa organlar kesin inanca erişe¬mezler mi?" "Evet" dedi. Dedim ki: Allah Tebareke ve Teâlâ, senin bedeninin organlarını kendi başlarına bırakmamış, onlara doğruyu belirginleştiren kuşkulu şeylerle ilgili kesin inancı ortaya koyan bir imam var etmiştir. Bunu yapan Allah, bütün insanları, şaşkınlıklar, kuşkular ve ihtilaflar içinde bırakır mı?”

    Yani “kalp vücudun imamıdır” diyor. Çünkü bütün vücudu o besliyor. Her yere kan gönderiyor.  Şu anki gibi insanların bir kısmı şaşkın, bir kısmı kuşku, vesvese içerisinde. Çok yerde de ihtilaflar var, mezhep ihtilafları, cemaat ihtilafları.
    “Onlar için başvuracakları, kuşkuları için çözüm yolları arayacakları, şaşkınlıklarını berta¬raf etmesi için sığınacakları bir imam tayin etmez mi? Senin organlarının şaşkınlığı¬nı ve kuşkularını gidermek için başvuracağı bir imam tayin ederken bütün insanları şaşkınlık ve kuşkular içinde unutur mu?”

     
  • “Unutmaz” diyor. O halde “İmam Mehdi (as)’ı gönderecek” diyor, inşaAllah.

Ebu Abdullah güldü ve şöyle dedi: «Ey Hişam! Bunu sana kim öğretti?» Dedim ki: "Bunları senden öğrenerek bir araya getirdim." İmam buyurdu ki: «Allah'a yemin ederim ki bu, İbrahim'in ve Musa'nın suhuflarında (sahifelerinde) yer alan gerçeklerdir. Yani “Tevrat’ta da, Hz. İbrahim (as)’ın kitabında da bildirilmiştir” diyor. Hz. Mehdi (as)’la ilgili çok geniş bilgi vardır. 

  • Caferi ve Şii kaynaklarında çok güzel, çok etkileyici, çok derin bilgiler var. Fakat Sünni, Şii ayrımından dolayı ne Sünniler Şiilerden, ne de Şiiler Sünnilerden bilgi almamışlardır. Halbuki muazzam ilimler, bilgiler var. Hayretler içinde kalıyoruz. Doğru, olay tahakkuk etmiş. 
     
  • Allah yardım ediyor. Allah’ın yardımını kabul etmiyorlar. Allah yardımını yapmış, Hz. Mehdi (as)’ı göndermiş. Açıklamış, Peygamberimiz (sav) izah etmiş. Allah’ın en büyük yardımı Peygamberimiz (sav)’in gelmesidir. Peygamberimiz (sav) bütün detaylarıyla anlatmış. Ama sen kaale almıyorsun. Peygamber (sav)’e saygı duymuyorsun, inanmıyorsun. “Ben Peygamber (sav)’in açıklamalarına değil, kendi kafama göre hareket ederim” diyor. O zaman Allah, Allah esirgesin, belanı verebilir. Peygamber (sav)’in bir gün bir sözünü dinleyin. Bir tabi olun Peygamber (sav)’e, tam anlamıyla bir inanın. Her sözüne inanın, kanaat getirin.


TV Kayseri, 6 Şubat 2011

Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) Kendisi'nin onları sevdiği, onların da Kendisi'ni sevdiği mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise 'güçlü ve onurlu,' Allah yolunda çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah'ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir. (Maide Suresi, 54)

Bediüzzaman Risale-i Nur’da bu ayetin Türk Milletine işaret ettiğini anlatıyor, inşaAllah. Ayet Türk Milletine işaret ediyor. Hz. Mehdi (as)'ın da Türk Milleti içinden çıkacağına Kuran’ın bir işaretidir.

Kim Allah'ı, Resûlü’nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır. (Maide Suresi, 56)

Şeddesiz 2007, şeddeli 2055 tarihini veriyor. İkisi de İslam ahlakının dünya hakimiyeti. 2007 dünya hakimiyetinin yoğunlaştığı, 2055 tam netleştiği ve bittiği tarih, inşaAllah.

Müslümanın kalbi coşkulu olur, sevgi dolu olur. 30 yıldır, 40 yıldır, 50 yıldır yapılan anti-Mehdi çalışma bizim yoğun karşı atağımızla çözüldü ve fikri olarak ta belinin ortasından kırdık ve açtık.

Mehdiyet’te ilim çok önemlidir. Ayet var, şeytandan Allah’a sığınırım, “Ya Rabbi ilmimi artır” diye. İlim, bilim, sanat, özgürlük çok önemli Mehdiyet devrinde, inşaAllah.

"Allah, içinizden iman edenlere,” müminlerin içinde iman edenlere, “ve salih amellerde bulunanlara,” samimi olan, candan olanlara, “vaat etmiştir:” Allah vaat ediyor. Allah vaadinden dönmez. “Hiç şüphesiz,” hiç şüphe etmeyin diyor Allah, “onlardan öncekileri,” bizim zamanımızdan önce kimler var? Hz. Süleyman (as) var, Hz. Zülkarneyn var, “nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa,”  Hem güç sahibi hem iktidar sahibi, “onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak,” bütün dünyayı emrine vereceğim diyor Allah.  İktidar da sizde olacak, güç de sizde olacak diyor. “Kendileri için seçip beğendiği dinlerini,” yani İslam dinini,  “kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak,” bütün dünyada hakim hale getireceğim diyor Allah, yerleşik hale getireceğim diyor ve sağlamlaştıracağım diyor, yerinden oynamasın diye. O kadar sağlam hale getireceğim. “ve onları korkularından,” anarşi, terör, savaşlar, kargaşa, “korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca Bana ibadet ederler,” şirk koşmazlar.  “ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkar ederse, işte onlar fasıktır.” (Nur Suresi, 55)

Nerede Kuran’da Mehdiyet ile ilgili ayet diyorlar? Nur Suresi, 55. ayeti neyi anlatıyor? Allah modeli de veriyor. Daha öncekileri nasıl dünyaya hakim ettiysem diyor, güç ve iktidar sahibi kıldıysam diyor. Biri Zülkarneyn diğeri de Süleyman (as). İkisini de Allah anlatıyor. Aynı olduğu gibi sizi de hakim kılacağım diyor. Sadece bana şirk koşmayın ve samimi olun diyor. Demek ki şirk koşmayan, samimi olan çok az bir Müslüman topluluğu olsa Allah dünyaya İslam ahlakını hakim edecek. 313 kişi olsa yine yetiyor, inşaAllah.

 

2011-02-07 01:52:18
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top