Adnan Oktar'ın 10 Şubat 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar
Samsun Aks TV, 10 Şubat 2011
Mehdi (as)’ın çıkışını inkar eden Hz. Muhammed (sav)'e indirileni inkar etmiştir. Mehdi (as)’ı inkar eden şüphesiz kafir olur.
Ehli sünnet alimlerinin bizlere bildirdiği hadis-i şerifler bunlar. Peygamber Efendimiz (sav)’in iki ünlü hadisi. Sahabeler naklediyor bize. “Mehdi (as)’ın çıkışını inkar eden Hz. Muhammed (sav)'e indirileni inkar etmiştir” diyor. Yani “bana indirileni inkar etmiştir” diyor. Diğer hadiste “Mehdi (as)’yi inkar eden şüphesiz kafir olur” diyor inşaAllah.
Peygamber Efendimiz (sav) zamanında her tür insan vardı. Darwinist materyalist sistem o zaman da vardı. Çok eski bir batıl din çünkü. Sümerlerden gelen batıl bir din. Masonlar da var Peygamber Efendimiz (sav) zamanında, ateist masonlar vardı. Çünkü masonluk çok eski, 3-4 bin yıl geriye kadar gidiyor. Ateşe tapanlar vardı, puta tapanlar vardı. Direkt şeytana tapanlar vardı. Peygamberimiz (sav) hepsine tebliğ yaptı. Hemen hemen büyük bir bölümü Müslüman oldu. Cinlerden de dinsiz cinler vardı, Peygamber Efendimiz (sav) sohbetlerini dinliyorlardı, onlar da Müslüman oldular. Ayette de var, “Biz bir Kuran dinledik” diyor cinler.
Mısır’da Hristiyan Müslüman kardeşliği, Hristiyanlar Müslümanlara destek olacaklar ahir zamanda. Ve Mehdiyetin mühim bir yönüdür bu. Hristiyan Müslüman ittifakı. Ve Hristiyanlar “La ilahe illAllah” diyecekler ve Müslümanlığa yaklaşmaya başlayacaklar. Deccaliyete karşı omuz omuza müdacele verecekler.
Allah var. Allah melekler yaratıyor, cinler yaratıyor. Allah’ın beğendiği bir hal alması için insanın olması gerekiyor. Bunu beğendiği için, çok beğendiği için bu sistemi yaratmış Allah. Biz de baktığımızda bu sistemin çok güzel olduğunu görüyoruz. Melekler cömert olamıyor, kendine ait bir malı yok. Affedecek bir durumu yok, acıyla karşılaşmıyor, sabredecek bir durumu olmuyor. İnsanda olan güzel ahlakın uygulanabileceği imkanı yok meleklerin. Güzel ahlakın uygulanabileceği tek varlık insan. Milyarlarca insanın içerisinde de bir tane Hz. Mehdi (as) çıkıyor, bir tane Hz. İsa (as) geliyor. Bir tane Hz. Muhammed (sav) oluyor. Çok az oluyor, ama Allah onu yeterli görüyor, beğeniyor. Ahirete gittiğimizde göreceğiz, çok azdır peygamberlerin sayısı. Veliler bir hayli vardır, ama onların da yine sayısı belli. Salih müminler de belirli bir sayıdadır. Çünkü bu çok yüksek vicdan gerektiriyor. Şimdi ben gelip burada konuşuyorum, herhangi bir çıkarım yok, maddi bir çıkarım yok, dünyevi bir çıkarım yok. Allah’ın rızası için yapıyorum. Allah’ın beğenmesi ve sevmesi için yapıyorum. Cennet karşılığında da yapamaz Müslüman. Cennete gideyim, onun için ibadet edeyim de yok. Ben Allah’ı seviyorum, derin saygı duyuyorum, O’nun istediği gibi Allah’tan korkuyorum ve O’nun beni beğenmesini istiyorum, beni sevmesini istiyorum, onun için yapıyorum. Tek amacım bu. Allah bunu beğeniyor işte. Bir de ben bunu yaparken bir de acı çekersem, acıya rağmen bunu yaparsam işte bunun adına aşk denir. Çünkü ben son derece rahatken, iyiyken bunu yapıyorum ama zorlukla karşılaştığımda birden Allah’a karşı haşa sevgimi kaybetsem, çok kötü bir şey bu işte. Bu olmaz, Allah bunu istemiyor. Gerekirse "Benim uğrumda, Benim verdiğim canı Bana geri verin" diyor Allah. En beğendiği şeylerden biri şehitliktir Allah’ın. Can aziz bilinir, canını veriyor. Veyahut gazi oluyor. Kolunu Allah yolunda veriyor. Kolu veren kim? Allah. Alan kim? Yine Allah. Bununla dünya güzelleşmiş oluyor. Bu sistemle tam olmuş oluyor.
Ben toplumun her kesimine tebliğ yaparım; masonuna, ateist siyonistine, şeytana tapanına, tapınak şövalyesine, başı kapalı hanımlara, çarşaflı hanımlara, başı açık hanımlara, dinsize, ateiste, hepsine tebliğ yaparım. Doğru olan da budur. Başı açık ve başı kapalı hanımların da hepsi birbirinden güzel temiz insanlar. Hepsi tertemiz mümin kardeşlerimiz.
Cenab-ı Allah Hz. Süleyman (as)’ın emrine şeytanları veriyor. Şeytanlar bile Peygamberin hizmetinde. Masonların, tapınak şövalyelerinin Müslüman olup İslam’a hizmet etmelerinin ne kadar makul olduğunu görmüş oluyoruz.