Adnan Oktar'ın 11 Şubat 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kaçkar TV, 11 Şubat 2011

İmam Cafer-i Sadık(as) şöyle buyurdu:

Kaim'imiz kıyam ettiği zaman Peygamberin(s.a.a) cahiliyet cahillerinden görmediği şeyleri, (kendi zamanının) insanlarının cahillerinden görecektir.

Fuzeyl şöyle arz etti: Nasıl böyle olacaktır? Şöyle buyurdu:

Peygamber(s.a.a) geldiği zaman insanlar; taşlara ve yonttukları heykellere ibadet ediyorlardı. ANCAK KAİM'İMİZ KIYAM ETTİĞİ ZAMAN İNSANLAR, ALLAH'IN KİTABINI ONUN ALEYHİNE TEVİL VE TEFSİR EDECEKLER. O'NA KARŞI ALLAH'IN KİTABINDAN DELİL GETİRECEKLER. Mucem-ul Ehadis-i İmam Mehdi Cilt:3 Sayfa:500 , Bihar Cilt 52 Sayfa:362)

  • Hz. Mehdi (as), o devrin müşrik ve yobazlarından, Peygamberimiz (sav)'in cahillerden görmediği tepkiyi görecektir. Demek ki Kuran ayetlerini kendi kafalarına göre tevil eden, yanlış yorumlayan insanlar artacak. Ve Hz. Mehdi (as)'ı mürtedlikle, müşriklikle suçlayacaklar. Bunu İmam Caferi söylüyor. İmam Caferi Peygamberimiz (sav)'den aktarıyor. Peygamberimiz (sav)'e ise Allah vahiyle bildiriyor.

Resulullah Efendimiz bir gün ashabına şöyle sordu; Allah ona salat ve selam eylesin:

SİZE BİR ŞEHİR ANLATACAĞIM. ONUN DURUMU ŞÖYLEDİR: BİR YANI DENİZE AÇILMIŞ, BİR YANI DA KARADA.
ARANIZDA BÖYLE BİR KENTİ GÖREN, BİLEN, DUYAN VAR MI?”

Şöyle dediler:

Öyle bir yerin olduğunu duymuşuz. O YER, BAKIMLI BİR YER OLMALI. Şimdi yıkılıp gitti mi acaba!

Bunun üzerine şöyle buyurdu:

“... İshakoğulları ile yetmişbin kişi o kente gelecek;  GELECEKLERİ BU KENT, KONSTANTİYE’DİR. O KENTİ, BU ORDU ALIR. ONU ALIRKEN; NE KILIÇ KULLANIRLAR, NE OK, NE DE BAŞKA BİR SİLAH… KENDİLERİNE KARŞI DURANLARI ZİKİRLE (YANİ: KELİME-İ TEVHİD OKUYARAK) YIKARLAR, PERİŞAN EDERLER. ŞÖYLE Kİ: HEP BİR AĞIZDAN TEKBİR GETİRİRLER; ÖNCE: LA İLAHE İLLALLAH DERLER, SONUNDA İSE: ALLAHÜ EKBER DERLER… BUNUN ÜZERİNE, O ŞEHRİN DENİZ YANI DÜŞMEYE BAŞLAR. AYNI  TEHLİLİ (YANİ TEVHİD SÖZÜNÜ TEKRARLARLAR) VE TEKBİRİ BİR DAHA OKURLAR; KALAN YANI DA TAMAMEN DÜŞER. O SESİ DUYANLAR SAKIN Kİ : KIYAMET KOPUYOR. BU DURUMDA O KENT, NASIL DÜŞMESİN; NASIL YIKILMASIN. ÜÇÜNCÜ KERE YİNE YÜCE HAKK’I ANMAYA BAŞLARLAR; KENT TAMAMEN AÇILIR, İÇERİ GİRERLER.

(Muhammediye Kitabı , Yazıcıoğlu Muhammed, s. 442-443)

  • Allah'ın adını anarak, manevi olarak İstanbul'u alırlar. Silah kullanmazlar diyor. Hep bir ağızdan tekbir getirirler diyor, yani önce la ilahe illAllah, sonra ise Allahu ekber diyorlar. İlk tekbir getiriyorlar. Allah'ın birliğini söylüyorlar.

...Hz. Mehdi (a.s.)) Hikmet zırhını büründü, onu bütün adabıyla; teveccüh, marifet ve feragatle kuşandı. Hikmet onun nezdinde yitiği, hep istediği ihtiyacıdır. ... (Nech-ül Belağa 182.Hutbe)

  • Hz. Mehdi (as)'ın güzel, hikmetli konuşmasına dikkat çekiliyor, Bediüzzaman da sanat, marifet ve ittifak diyor. Hadiste de marifet diyor, aynı ifade geçiyor.
“DÜNYA HALKI, UYUDUKLARI HALDE YÜRÜTÜLEN KERVAN EHLİNE BENZER." (Nech-ül Belağa Hikmetli Sözler 64)
  • Bütün dünya derin bir uykudadır diyor. Hz. Mehdi (as) talebeleri ile beraber onlar emin adımlarla yol alırlar diyor.
     

HZ. MEHDİ (A.S)'IN ZUHURU HAKKINDA BUYURMUŞTUR. "DÜNYA İNATTAN SONRA YAVRUSUNA ŞEFKATLE DÖNEN ısırıcı deve GİBİ ŞEFKATLE BİZE DÖNECEKTİR." (Daha sonra şu ayeti okudu:) "Biz yeryüzünde zayıf bırakılanlara ihsanda bu¬lunmak, onları imamlar ve varisçiler kılmak istiyoruz.” (Kasas Suresi, 5) (Nech-ül Belağa Hikmetli Sözler 209)

  • Dünya önce inat edecektir, saldırgan ısırıcı deve nasıl inatçıdır, önce nasıl terstir ama sonra şefkatle yavrusuna dönüyor ya, dünya da Hz. Mehdi (as) zamanında şefkate dönecektir. Dünya nimetleri, dünya güzellikleri önce tersine oluyor, yiyecekler bozuluyor, hayat bozuluyor, trafik bozuluyor, sokak bozuluyor, her şey bozuluyor, ama Hz. Mehdi (as) devrinde her şey yine en güzel şekline geliyor.
"Onun (Hz. Mehdi (a.s.)’ın) zamanı ulaştığında, ... İNSANLAR SON BAHARIN BULUT PARÇALARI GİBİ ONUN ETRAFINA TOPLANIR." (Nech-ül Belağa İlginç Sözler 1)
  • Son baharda nasıl bulut parçaları toplanıyor, aynı onun gibi Hz. Mehdi (as) etrafında toplanıyorlar diyor.
     
  • “Biz ehli beytten muzaffer ve gizli bir imam çıkacaktır.” Muzaffer, fakat gizli, halk tam bilmiyor, bilemiyorlar. Bir imam yani Hz. Mehdi (as) çıkacaktır. “Allah onun ortaya çıkmasını dilediği zaman kalbine ilham verir.” Yani ortaya çıkması için onun kalbine ilham verir diyor Allah. “Bunun üzerine ortaya çıkar Allah’ın emriyle imamlık emanetini ve tebliğini üstlenir” Allah onu mecbur ediyor, imam yapıyor inşaAllah.

Resulullah (s.a.a) şöyle rivayet etmiştir: Yakında akıllı bir insanı göremeyeceğiniz bir şekilde, insanların akıllarının kendisi hakkında şaşırıp kalacakları, kör ve sağır bir fitne size yönelecektir. (O zaman) insanlar, hayvanlara benzeyecek şekilde akılları yok olacaktır. Nitekim insanlardan hiçbir kimse, o fitneden saklanabilecek bir sığınak bulamayacaktır. Hiçbir kimsenin "Niçin?" "Niye?" "Yeter artık!" gibi şeyler söylemeye gücü yetmeyecektir. Fitne, bir yerde bitmeden başka bir yerde başlayacaktır. Herkes kendisini bir şey üzerinde sanacak (yani herkes kendisini akıllı, imanlı ve doğru bilecek). Halbuki hiç bir şey üzerinde olmayacaktır... Soyumdan olan biri ortaya çıkıncaya kadar fitnenin girmediği hiçbir ev kalmayacaktır... (Et-Teşrif-i Bil Menun,Melahim ve Fiten Kitabı,Seyyid ibni Tavus Sayfa 68,70,72)

  • Resulullah (sav) şöyle rivayet etmiştir. Yakın bir zamanda akıllı bir insanı göremeyeceğiniz bir şekilde insanların akıllarının kendisi hakkında şaşırıp kalacakları kör ve sağır bir fitne size yönelecektir. İnsanların aklı gidecektir diyor ahir zamanda. “Kör ve sağır bir fitne” Darwinist materyalist cereyan. İnsanların akılları körleşecektir diyor.  O zaman insanlar hayvanlara benzeyecek şekilde akılları yok olacaktır.  Son derece akılsız olacaklar diyor. Ne geleceğini düşünecek, ne geçmişini düşünecek, ne ahireti düşünecek, ne Allah’ın varlığını düşünecek, ilkel, yemek içmek sadece ilişkiye girmek, uyumak, ilkel ihtiyaçlarının peşinde olacak diyor. Hayvan ne yapar? Yer, içer, ürer, uyur bir de gezer o kadar.  “Nitekim insanlardan hiçbir kimse o fitneden saklanacak bir sığınak bulamayacaktır. Hiçbir kimsenin niçin, niye, yeter gibi şeyler söylemeye gücü yetmeyecektir.”
  • Aklı olmadığı için gücü yetmeyecektir. Niye bu böyle oluyor? Neden böyle oluyor? Yeter artık, bu düzelsin. “İslam dünyaya hakim olsun” demeyecek insanların büyük bir çoğunluğu diyor.  “Fitne bir yerde bitmeden başka bir yerde başlayacaktır. Herkes kendini bir şey üstünde sanacaktır.” Herkes kendini doğru yolda olduğunu, çok akıllı olduğunu, isabetli olduğunu, en iyi topluluk olduğunu zannedecektir. Bir yerde bitti derken bir yerde başlayacaktır fitne diyor.   Sonunda soyumdan olan biri Mehdi (as) ortaya çıkıncaya kadar fitnenin girmediği hiçbir ev kalmayacaktır. Herkesin evine fitne girecektir diyor.
... İŞTE O ANDA EMRi BİL MARUF VE NEHYÜ ANİL MÜNKER TERK EDİLECEK, ZİNA ÇOĞALACAK, ÇOK KAN DÖKÜLECEK, ALİMLER ZALİM KİMSELERLE SAMİMİ OLACAKLAR, DEVLET İDARECİLERİNİN KAPILARINA ÇOK GELİP GİDECEKLER.
Esevadü’l Azam Şerhi Selamül Ahkam, Müellif: Hakimis Semerkandi (Ks),Yasin Yayınevi, S.250
  • Peygamber Efendimiz (sav) ahir zamanda bazı kişilerin toplumda zalimliği ile bilinen, saldırgan ve iftiracılığı ile bilinen insanlarla samimi dostluklar kuracağını bildiriyor. Mesela resmi bir görevli ama ters bir insan veyahut bir gazetenin genel müdürü veya bir üniversitede çalışan biri ama zalimliği ile tanınan bir insan. Ne yapacak? Alimler zalim kimselerle samimi olacaklar. Sanki kırk yıllık ahbapmış gibi arkadaş olacaklar.
     
  • Belki bir kırgınlık yok cemaatler arasında, ama bağlantı da yok pek çoğunda, tanışma yok. Asıl anlatılan bu işte. İttihad-ı İslam'da Müslümanlar kurşundan kaynatılmış bina gibi oluyorlar. Birinin hakkına müdahale edilince birlikte (fikren) karşı atağa geçiyorlar. Ama burada birine haksızlık olsa diğerlerinin haberi yok. Kurşundan kaynatılmış bina gibi diyor Allah. Burada lehimleme değil parçalanma var. Mesela çoğu kimsenin Mısır'daki Müslümanlardan haberi bile olmuyor. Onların da buradakilerden haberi yok. Irak'tan, Fas'tan, Tunus'tan haberleri yok. Gazetede görülüyor ancak. El birlik (fikren) karşı koymak lazım, ama böyle bir şey olmuyor. Eskiden İslam aleminde bir iki kişiye dahi haksızlık olsa bile tüm Müslüman alemi fikren ayağa kalkıyordu. Hz. Mehdi (as) zamanında mezhepler kalkıyor. Müslümanlar bütün oluyorlar. Birinin hakkına müdahale edildiği zaman hep birlikte tek bir noktadan (fikren) karşılık veriyorlar. Böyle bir durumda zafer olmaması mümkün değil.
     

“(Alayla) gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz” (Necm Suresi, 60)

Adam gafil, sürekli gülüyor. Ne Allah’tan, ne dinden, ne İslam’dan bahsediyor. Ahiretteki konumunu görmüş olsa gülecek hali kalmaz. Ne yapar? Dehşete düşer, aklını başına alır, ağlar, Allah’a kendini affettirmeye çalışır. Gaflet içinde, akılsızca, insanlara saldırarak, oyun oynayarak, insanları rahatsız ederek, canını yakarak, zulmederek ortada geziyorsa; İslam’a, Kuran’a ehemmiyet vermiyorsa; İslam’a, dine karşı mücadele veriyorsa, soytarılık yapıyorsa, internet sitelerinde Allah’a, dine, mukaddesata ve Müslümanlara yönelik çirkin sözler, güya alaycı garip sözler, haram olan ifadeler kullanıyorsa ve onunla da eğlenip gülüyorsa ahiretteki halini bir görse ne yapar? Dehşete düşer, eli ayağı boşalır, ağlar ve tevbe eder. Kastedilen bu, inşaAllah.

 

2011-02-12 20:05:51
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top