Samsun Aks TV, 17 Şubat 2011
|
Taha Suresi 85- Dedi ki: "Biz senden sonra kavmini deneme (fitne)den geçirdik, Samiri onları şaşırtıp-saptırdı." Mehdi (as)’dan sonra niye toplum bozulacak diye soruyorlar. İşte Kuran’da o mantığın nedeni açıklanıyor. Bir tane adam bütün toplumu saptırmaya yetiyor. Bir kişi bütün toplumu imana, İslam’a çekerken bir tane insan da hepsini saptırmaya yetiyor. Mesela Darwin tek başına çıktı dünyanın büyük bölümünü saptırmaya adamın gücü yetti. Demek ki iradede aktif, güçlü liderler, samimi imanlı bir insan, bütün toplumu etkileyecek güce sahip olabiliyor Allah’ın dilemesiyle. Çok azgın şeytani kararlılıktaki bir iblis de bütün toplumu, eğer Mehdi yoksa, bozma gücüne sahip olabiliyor. Müthiş bir zıtlık meydana geliyor. Bir tanesi tamamen toplumu ifsat edebilirken bir tanesi de tamamen toplumu en güzel hale getirebiliyor. Hz. Adem (as) devrinden itibaren kıyamete kadar hep Mehdilerle deccallerin mücadelesi vardır. Dünya tarihinde başka hiçbir şey yoktur. İki mücadele vardır. Asrımızda da Hz. Mehdi (as) ve deccal mücadelesi vardır. İslam ülkelerinde bağırtı var, çalkantı var, protestolar var, deccale karşı bağırıyorlar ama deccali hedef alarak bağırmıyorlar. Deccal canlarını yakıyor, kurtulmak istiyorlar, ateşin içine atılmış bir insan gibi, ateşe atılan bir insan nasıl şuursuz olur, oraya buraya koşar, onlar da öyle. Halbuki orada Hz. Mehdi (as)’ın tespiti, deccalin tespiti gerekiyor. Kaçtığı şeyin, rahatsız olduğu şeyin ne olduğunu söylemesi lazım; istediği, kurtulmak istediği yolun da ne olduğunu söylemesi lazım. Sırf bağırtı olmaz. 87- Dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik, ancak o kavmin (Mısır halkının) süs eşyalarından birtakım yükler yüklenmiştik, onları (ateşe) attık, böylece Samiri de attı."
Altını, sermayeyi bir araya topladık diyor, hepsini. Altının insanlara etki gücü de ortaya koyuluyor. Altının insanları nasıl yönlendirdiğini Allah bize gösteriyor. 88- Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, "İşte, sizin de ilahınız, Musa'nın ilahı budur; fakat (Musa) unuttu" dediler. Yani eski putperest inanca dönüyorlar. Mısır dininde buzağı heykeli onlar için kutsal. Mısır dininde asıl inanç Darwinist-materyalist inançtır. Bunu buzağı ile remz ediyorlar. 91- Demişlerdi ki: "Musa bize geri gelinceye kadar ona (buzağıya) karşı bel büküp önünde eğilmekten kesinlikle ayrılmayacağız." 92- (Musa da gelince:) "Ey Harun" demişti. "Onların saptıklarını gördüğün zaman seni (Onlara müdahale etmekten) alıkoyan neydi?" Lidersiz kalan toplumun nasıl bozulduğunu Allah gösteriyor. Mehdi olmayan toplumun ne hale geldiğini Allah gösteriyor. Mehdi olduğunda toplum bozulmuyor. Her devirde bir Mehdi çıkmıştır. Bir tek bu devirde insanlar Mehdi istemiyorlar. Her devirde Mehdi beklenmiştir ve küçük Mehdiler çıkmıştır. Fesadı izale etmiş ve ümmete doğru yolu göstermişlerdir, Kuran’ın ışığıyla. 97- Dedi ki: “Haydi çekip git, artık senin hayatta (hakettiğin ceza: "Bana dokunulmasın") deyip yerinmendir." Ve şüphesiz senin için kendisinden asla kaçınamayacağın (azap dolu) bir buluşma zamanı vardır. Üstüne kapanıp bel bükerek önünde eğildiğin ilahına bir bak; biz onu mutlaka yakacağız, sonra darmadağın edip denizde savuracağız." Öyle bir toz ki kül gibi olması lazım. Kül ayarında bir toz olması lazım denize savrulması için. Altını toz haline getirmenin, kül haline getirmenin ilmini biliyor Hz. Musa (as). Tapınakçılar da bu sırrı biliyorlar. Manna ile yaptıkları çalışmada elde ettikleri beyaz toz o. Kimyasal analizi yapıldığında tam teşhis edemiyorlar. Hiçbir metale benzemiyor. Çok yüksek ateşte tutulursa altına yahut platine dönüşmeye başlıyor. Çok çok ince bir madde, toz olarak muhafazası mümkün olmuyor, suyun içerisinde muhafaza ediliyor manna. |