Adnan Oktar'ın 26 Şubat 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kocaeli TV, 26 Şubat 2011

  • (Nihat Doğan’ın “neden Kürt İslam Birliği değil” sorusuna yönelik)

Türk dendiğinde ırk anlamında bir Türklük anlamı meydana gelmiyor. Gelse zaten o anormal bir harekettir. Onda bir hastalık vardır. Irk değil. Hars anlamındandır. Ta Cumhuriyetin ilk başlangıcında bu söylenmiştir. Harstır, yani kendini Türk gibi gören, Türk sayan bir kültür, Türk kültürü. Türk kültünün kökenine bakıyoruz, yine İslam’dır. İslam’la Türklük aynı anlama geliyor. Fakat lideri belirlemek için ismini söylüyoruz. Biz desek ki; “İttihad-ı İslam oluşacak.” Adam der ki; “kim bunun başı? Nasıl olacak bu hareket?” Biz diyoruz ki; “bu hareketin başı Türkler diyoruz.” Yani adını koyuyoruz, netleştiriyoruz ki kafa karmaşası olmasın. O zaman başı bozuk hareket olur. Başı bozuk hareket de hiçbir zaman başarıya ulaşamaz. Mutlaka bir başı olması lazım.

  • Deccaliyetin etkisiyle Müslüman kitleleri adeta hipnoz altına alındı. Şahsı manevi diye ikna ettiler. İnsanların gözünün içine baka baka yalan söylüyorlar. Ve bundan vicdan azabı duymuyorlar. Ve o samimiyetsizliği gören insanlar da iman zafiyetine uğruyor. Çünkü samimiyetsiz insanlar olduğunda dinsizden daha büyük etki yapar dinsizliğe insanları çekmede. Mesela meleklere inanamıyor, ona tevil getiriyor. Diyor ki, melekler bir enerjidir. Pozitif enerjiye biz melek diyoruz diyorsa adam hemen anlar. Yani o zaman bir oyun oynuyor, bir samimiyetsizlik var diye düşünür. Ve dinsizin etkisinden daha şiddetli münafık etkisi yapar bu sefer. Adam belki münafık değil, ama müthiş tahribat yapar. İmanı zayıf insanın tahribatı da çok büyüktür. Mesela şahsı manevi diye girdiğinde, gençler anlıyorlar onun oyun olduğunu. Aman aman, sakın bahsetmeyin dendiğinde oyunun, yalanın ortaya çıkmaması için daha da kapsamlı korunduğunu görüyorlar. Çünkü bu konudan bahsetmeyin demek, ne demektir? Bu yalanın üzerine girerseniz, bu yalan ortaya çıkar. O yüzden bunu okumayın, bunu konuşmayın, konuşanları da evlere sokmayın, muhatap olmayın. Bu sistem devam etsin, demektir. Sistemin devam etmesi için, yalanın ortaya çıkmaması gerekiyor. Yalanın ortaya çıkmaması için de bu konunun tartışılmaması, değerlendirilmemesi gerekiyor. Gerçi tartışılacak bir konu yok. Çok açık ama. Samimi Müslümanlığı isteyen kardeşlerimize çok dürüstçe bu konulara yaklaşmalarını tavsiye ediyorum. Dürüst yaklaşmayanların etkisinde kalmasınlar. Tabi benim sözüm cahilliğinden, bilmediğinden dolayı bunu yapanlara değil.
     
  • Birliğin bir başı olur. Birliğin başından bahsetmezse, birliğin nasıl olacağından bahsetmezse bir insan bu samimi bir anlatım olmaz. Birliğin başını, birliğin nasıl olacağını Peygamberimiz (sav) açıklamış. “Yok” diyor, adamlar, “biz Peygamber (sav)'in açıkladığı birlik modeline, anlattığı stile, tarihi gelişmelerde anlattığı yönteme hiçbir şeye biz inanmıyoruz” diyor. “Ben kendi kafama göre şahsı maneviyle birleşir, bir sistem yaparım” diyor. Halbuki şahsı maneviciler biliyor, şahsı maneviden hiçbir şey olmayacağını. Şahsı manevi kafasında karısı mutfakta domates doğrarken, o da soğan doğruyor. Çocuklar yakalamaca oynuyorlar. Hiçbir sorun çıkmaz öyle bir sistemde. Onlar bilirler öyle bir sistemde İslam’ın hakim olmayacağını,  İttihad-ı İslam’ın olmayacağını, herkes bilir. Şahsı manevi psikolojik tatmin meydana getiriyor. Sen İslam’ı istiyor musun, diyor. İstiyorum diyor. Mehdi (as)’ı da istiyor musun, diyor. İstiyorum diyor. Nasıl bir Mehdi (as)? Şahsı manevi. O da tamam. Ama biliyor ki öyle bir sistemde asla ve asla İttihad-ı İslam olmaz. Dolayısıyla keyfi kaçmaz. Bütün mesele onlarda bu konuyu geçiştirme oluyor. Geçiştirmenin en iyi yolunu bulmuşlar. En şeytani, en kurnaz yolunu bulmuşlar. Bu yöntemle Müslümanları 150 yıldan beri oyalıyorlar. Her yerde Müslümanlara eziyet ediliyor. O sa Libya’daki olayları televizyonun başında çayını içerek seyrediyor. Şeytan böyle bir oyun oynamış bir kısım Müslümanlara. Onun için kardeşlerimiz çok uyanık olsunlar. Çok nettir Bediüzzaman’ın açıklamaları. Mehdi (as) şahıstır, talebeleri vardır. Tarihini de vermiştir, vaktini de vermiştir. Üç görevi birden de yapacağını açıkça söylemiştir. Müslüman kardeşlerimizden samimi olanlar samimiyetsiz olanlardan dolayı felç oluyorlar. Sahtekar sahtekarın dostudur. Sahtekarlar birbirlerini çok iyi kollarlar. Birbirlerinin gözüne bakıp anlıyorlar. Mehdi (as) gerçekten Mehdi (as)  olarak beklenirse, kardeşim diyor, bizim evlilik hayatı var, tahsil hayatı var, paralar, holdingler, sorun çıkabilir diyor. Yerleşik sistemimiz kırılabilir diyor. Başımızda şeyhimiz var. Onun konumu başka olabilir diyor. Şeyh Mehdi (as)’a tabi olacak. Bizim ona karşı bakışımız değişecek. Saadetli günler, bunların hepsi sarsılabilir diyor. Ne yapalım? Öyle bir sistem kuralım ki, ne bize itiraz edilebilsin, ne dine uymadığımız imajı olsun, hem dine çok uymuş, çok takva görünümünde olalım ama din de yaşanmasın mantığında oluyorlar. Aylardan beri uğraşıyoruz. Yavaş yavaş çözmeye başladık. Bunların kurduğu şeytani, deccali sistemi bozmak çok büyük vaktimizi aldı. Ama benim bahsettiğim bu kişiler 3-5 kişi, yoksa kardeşlerimizin çok büyük kısmı tertemiz insanlar inşaAllah.
     
  • Ne olursa olsun, her ne yapılırsa yapılsın İslam’ın güzel ahlakı, o ferah zemini dünyaya yayılıyor. İslam bütün dünyayı sıcak kucaklayışıyla kucaklayacak inşaAllah. İnsanın ruhunda, fıtratında var. Bir ferahlık, suhulet, bir nezaket, temizlik bütün dünyaya hakim olacak, inşaAllah. Çocukluğumdan beri bilirim, ya mafyalar vardır, ya iddia edilen Ergenekon terör örgütü vardır, o onla uğraşır, o onla uğraşır, o onu hapse düşürmeye çalışır, o onu hapse düşürmeye çalışır,  karmakarışık bir dünya vardı. Şimdi çok sıhhatli, sevgi dolu bir dünyaya doğru gidiyor.

Halkı, ıslah eden kimseler iken, senin Rabbin o ülkeleri zulüm ile helak edecek değildi. (Hud suresi, 117)

Islah eden ne demek? Onları doğru yola götüren, hataları temizleyen, yanlışlıkları uyaran, iyi ve güzeli anlatan kimseler iken, böyle kişiler faaliyet yaparken. Mehdi talebeleri faaliyet yaparken. Orada ben deprem ve büyük bir olay meydana getirmem diyor Allah. Felaket getirmem diyor Allah. Böyle bir faaliyet yaparken, “Mehdi talebelerinin olduğu yerde helak olmaz” diyor. Böyle bir olay meydana getirmem diyor. Allah garanti veriyor Kuran’da. Ben onun için diyorum, Mehdi (as) şu an İstanbul’da diyorum, İstanbul’da helak edecek büyük bir olay olmaz. Ve olmayacak göreceksiniz. Dediğimin doğru olduğunu anladılar.

2011-02-27 04:44:02
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top