Adnan Oktar'ın 02 Mart 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

TV Kayseri; Samsun AKS TV, 2 Mart 2011

  • Gerçek sanatçı kalmaması olayı, ahir zamanın çok büyük bir felaketi. Eski sanatçılar gibi hiç çıkmıyor bir daha, Allah’ın hikmeti. Bu insanların dikkatini çekmiyor. Türk Sanat Müziği’ndeki o asalet, o ahenk, o ihtişam, kendine has bir hoşluğu ve ruha şiddetli etki eden güzel bir yönü var, olmuyor bir daha, Allah’ın hikmeti. Çile olmadan güzellik olmuyor, sanatçı da olmaz adam. Son kalan kaliteli sanatçılar hep acı çeken insanlardır, çile çekmişlerdir, zorluklardan geçmişlerdir. Mutlaka o zorluğu tatmışlardır, o çok şiddetli yansıyor üsluplarına, kişiliklerine. Çile çekmeyenlerde, emek vermeyenlerde, bir ruhsuzluk, boşluk, bir blok yapı oluşuyor. Sanata benzemiyor, bir şeye de benzemiyor. O devrin bestekarlarının hepsinde Allah sevgisi çok yoğundur kalplerinde. Resim sanatçısı da oluşmuyor, mükemmel mimari bir şey oluşturamadılar şu an. Beton yığını oluşturuyorlar. 
     
  • Dinin dünyadan çekilmesi, İslam ruhunun olmaması, Allah sevgisinin azalması,  Darwinist, materyalist ruhun insanları müzikte de, sanatta da, bilimde de, estetikte de nasıl kavurduğunu gösteriyor Allah bize. Bambaşka bir ruh meydana getiriyor. Materyalist ruh. Rusya’da da müthiş sanat vardı, gayet güzel sanatçılar, müzisyenler çıkıyordu. Komünist düzen geldi, bambaşka bir yapı oluştu; buz gibi resimler, buz gibi heykeller, buz gibi binalar, her şeyini batırdılar. Rusya’nın binlerce yıllık sanatını, birikimini yok ettiler.
     
  • Allah bizi ahir zamanda yarattığı için ahir zamanın güzelliklerini göreceğiz. Ahir zamanda sanatta, bilimde, estetikte, güzellikte bir altınçağ yaşayacağız. Çok güzel günler göreceğiz. Türkiye lider ülke olacak. Bütün dünya görüyor bunu. Türkiye’nin kontrolü olmadığı için Arap ülkeleri birbirine girdi, her yer birbirine girdi. Türkiye’nin ağabeyliği için dünya yalvarıyor adeta. NATO’nun ne işi var Libya’da? Müslüman ülke, Türkiye’nin gitmesi gerekiyor. Türkiye’nin ağabeyliği öyle bir ihtiyaç haline geldi ki dünya yalvarır hale geldi. Bütün mesele Türkiye’nin bunu kabul etmesinde, inşaAllah. Türkiye lider olduğunda dünyaya bilim neymiş, sanat neymiş, güzellik neymiş; merhamet, şefkat, tevazu, samimiyet neymiş bu millet öğretecek.
     
  • Fatih Erbakan'ı ben çok seviyorum. Hocamız'ın bize emaneti. Çok zeki ve hakikaten çok şey beklediğimiz bir insan. Fakat daha genç olduğu için, konuşmalarının nerelere çekileceğini iyi niyetinden dolayı bilemeyebilir. Onun için çevresinde Akşemsettinler olmalı. Tüm iyi niyetiyle benim babam cihadı savunuyordu ben de savunuyorum dedi. Şimdi adamlar zanneder ki kılıcı alacak eline koşacak. Ama cihat adam öldürmek anlamında değildir, cehd etmek, gayret etmek anlamındadır. Kitap dağıtmak da cihat etmektir. Kıtal başkadır. Kıtal adam öldürmektir, katil kıtaldan gelir. Cihat ayrıdır. Fatih Erbakan çok kaliteli bir genç, çok sevdiğim bir insan. Ama bu konuşmalar önemli. Cihadı istiyorum dedi kimse cevap vermedi şimdilik, ama bunlar birikir birikir sonra çıkabilir. Kafalarında bir izdiham meydana gelir ki; çok kaliteli bir genç, çok sevdiğim bir insan. Akşemsettin’lerin etrafında durması gerekiyor. Öyle güzeli olur. Erbakan Hocamız dedi ki; “kanlı mı olacak, kansız mı olacak?” yıllarca bunu duyduk. Kastettiği kansız olması. Yani Mehdiyeti kastediyor ama kanlı mı olacak sözü, bir ilave bütün her şeyi birbirine kattı. Sırf kansız olacak sözüyle kalmış olsa mana tamam. Mehdiyetin özelliğidir. Kan durduran Mehdi’dir, gerçek Mehdi. Peygamberimiz (sav)’in belirttiği Mehdi (as) odur. Dilden çıkan herhangi bir söz bütün Müslümanları bağlıyor. 28 Şubat’ta da o kullanıldı. Erbakan Hocamız Mehdiyetin bir düsturunu söyledi. İttihad-ı İslam kansız olacak, bunu demek istedi. Ama o cümle arkasından bunu getirdi. O yüzden her konuşma ve her demecin çok itinalı seçilerek söylenmesi gerekiyor. O sebeple etrafında Akşemsettinler olsun. Tam dönemeçteyiz inşaAllah. Ben onun abisiyim. Canım kadar da seviyorum, söz bir Allah bir, ölene kadar da koruyacağım inşaAllah. Erbakan Hocamız'ın, şehidimizin bize emaneti. Dost susarsa bu hata olur. En ufak bir hatasını görürsem hemen söyleyeceğim alenen. Millete malzeme verdirmem. Ben onu yüksek yerde görmek istiyorum, onun gereği de budur inşaAllah.
     
  • Erbakan Hocamız'ın anlattığı Milli Görüş Mehdiyet’in usturuplu anlatımıdır, başka bir şey yok. Mehdiyet’i çok usta ve güzel bir üslupla, laiklikle çatışmadan anlatan bir üslubudur. Cenazesinde sokağa dökülen milyonların hepsi Mehdi ordusudur, tamamı, Mehdi talebesidir. Milyonda biri belki değildir.  Her candan, sevecen, şefkatli kişi Hz. Mehdi (as) talebesidir. Her güzel insan, her dost insan, her can insan, her sıcak tavırlı insan Mehdi talebesidir. Her iblis kılıklı, haşin, kıran, yıkan, acımasız, merhametsiz, egoist, bencil, gaddar insan da deccalin talebesidir. Bir buçuk milyon insan toplandı İstanbul’da, yaklaşık iki milyona yakındı, Erbakan Hocamız'ın cenazesine. Hz. Mehdi (as) hurucuydu o, Hz. Mehdi (as) heyecanıydı, Mehdiyet heyecanıydı, istesin veya istemesin bu. Ordumuz da Türk İslam Birliği ister, devletimiz de Türk İslam Birliği’ni ister, herkes Türk İslam Birliği ister, aklı başında herkesin isteyeceği bir şeydir Türk İslam Birliği. İstedin mi de ne istemiş oluyorsun? Mehdiyet istemiş olursun. Ama dostça, sevgiyle, bağnazlıktan uzak. Bağnazlık ayrı bir kafa. Deccalin ikinci kolu. Deccalin iki kolu vardır; bir sağ kolu, bir sol kolu vardır. Sağ kolu yobazlıktır, sol kolu da komünistliktir. İki koluyla insanları doğrar deccaliyet. Biz onun iki kolunu da dibinden kopardık işte, özelliğimiz bu. İlimle, fenle, akılla kırdık kollarını; iki kolu da kırdık, kıpırdayamıyor şu an.  Olay bu, karmaşık bir şey yok. Bir insan nezihse, sevgi doluysa, kimsenin canını yakmıyorsa, insanların mutluluğu için gayret ediyorsa,  etrafının güzel olmasını istiyorsa, Allah’ı aşkla, coşkuyla seviyorsa,  helale harama dikkat ediyorsa; Allah’ın kitabına aşıksa, Allah’a aşıksa Hz. Mehdi (as) talebesidir.

“Mehdi’nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, samadan bir sayha, Beyda’da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir.” (Nuaym Bin Hammad)

Beyda, Libya'da bir şehir. Beyda'da şehir halkın kontrolüne geçti, yani orada ordu geri çekildi, aynı hadisteki gibi Beyda'da bir ordu battı. Günahsız insanların öldürülmesi diyor hadiste, Libya'da günahsız insanlar öldü. Süfyan zaten meşhurdur. Semadan bir sayha diyor, televizyon, radyo ve internet bu da. Yemani'yi daha sonra anlatırım inşaAllah.
 

  • Dindar ve iddia edilen Ergenekon terör örgütüne karşı tavır alan CHP baş tacıdır. Ezer geçer. Liderlerin korunması çok önemli. Deniz Baykal'ı koruyamadılar, liderlerini koruyamayan bir sistem beni çok tedirgin eder. Sayın Kılıçdaroğlu da düzgün tertemiz bir insan, ama saldırgan insanlarla muhatap olursa gücünü alabilirler. Ama delikanlı, dindar CHP'li gençler sahip çıkarlarsa muazzam olur.
     
  • Ebu Eyup el Ensari yaşlıydı, Hz. Osman yaşlıydı, Peygamberimiz (sav) de yaşlıydı, ama peygamberlik yapıyorlardı. Hz. Musa (as) 130 yaşındaydı, peygamberlik yapıyordu. Hz. İbrahim (as) yaşlıyken peygamberdi. Mücadelenin yaşla, kiloyla ne ilgisi var? Fatih Erbakan da aslan gibi maşaAllah. Fatih dünya iyisidir. Herkes sevsin. Nezaketli, terbiyeli, vatanını, milletini seven bir insan. Onun etrafındaki Akşemsettinler, Fatih'i en yüksek noktaya kadar taşıyacaklar inaşAllah. Biz Fatih'i sonununa kadar destekleyeceğiz inşaAllah.
     
  • Allah aşkıyla yazılan yazılar güzeldir. Onlarda cümle düşüklüğü, kelime esikliği olabilir. Ben zaten dergi yazısı istemiyorum. Samimi, candan, Allah aşkıyla yazılan yazı güzeldir. Ben de Allah aşkıyla konuşuyorum. Allah neyi ilham ediyorsa içimden geldiği gibi konuşuyorum inşaAllah.
2011-03-03 01:02:03
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top