Adnan Oktar'ın 06 Mart 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kanal Avrupa; Çay TV, 6 Mart 2011 

  • Dinsizlik dünyayı kaplamışsa, Hz. Mehdi (as) çıkmamış demek olmaz. İmam-ı Rabbani bizim zamanımızda olsa, Hz. Mehdi (as) çıkışının bütün alametlerinin tamamı oluşmuş olsa. Müslümanlar başsız kalmış. Böyle bir ortamda İmam-ı Rabbani’ye sorulsa; 15 gün arayla Ay ve Güneş tutulması oldu, Fırat’ın suyu kesildi, Irak-İran Savaşı oldu, Müslümanlar zulüm görüyor, diğer küçük alametlerin tamamı çıktı ve bütün büyük alametlerin tamamı çıktı. Sizce Mehdi (as) çıkmış mıdır, çıkmamış mıdır dense? Ne diyecek? Çıkmıştır diyecektir. İmam-ı Rabbani Peygamberimiz (sav)’e hayran bir insan. Ağlayarak, sevinçle ifade ederdi İmam-ı Rabbani Hazretleri olsa.
     

    Hiçbir tarafın ondan mahfuz kalmayacağı bir fitne zuhur edecek, bu fitne kaldığı yerden hemen başka bir tarafa yayılacak ve bu durum bir münadinin semadan seslenerek: "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir" demesine kadar devam edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23)

    Sürekli İslam aleminde ayaklanmalar, olaylar çıkacak. Bir münadinin, diyor hadiste, seslenen, nida eden. Gökyüzünden seslenerek, diyor yani radyo dalgalarıyla, televizyon dalgaları semada oluyor. Bir münadi seslendiğinde, bir insan seslendiğinde bütün semayı ses dalgaları kaplıyor. Bütün dünya semasında. Zaten sema deyince belirli bir semada değil. Çünkü bu belirli bir bölgede, belirli bir yerde olacak demiyor Peygamber Efendimiz (sav). Yani gökyüzünü kaplayan ses dalgaları. Bir insan radyodan, televizyondan, internetten konuşuyor. Radyo nereden yayılıyor? Semadan yayılıyor. Televizyon nereden yayılıyor? Semadan yayılıyor. Bir insanın hitabetinden bahsediliyor burada. Melekten bahsedilmiyor.

    Münadi seslenen. Melek olduğunda melek diyor Peygamber Efendimiz (sav). Münadi hitap eden, nida eden bir insan. Ne diyor hadiste de? Semadan seslenerek diyor. Radyodan, televizyonda semadan yayıldığında. Bütün dünya semasını kaplayacak bir ses. Mesela biz buradan konuşuyoruz, İngilizceye ve Fransızcaya çevriliyor. Şeyh Ahmet Yasin Hocamız konuşuyor. Rusçaya çevriliyor, İngilizceye çevriliyor, Fransızcaya çevriliyor, birçok sese çevriliyor.  Her yerden bu yayılıyor. Biz bunu Mehdi (as)’ın çıktığına dair bir haber olduğunda biz bunu nida ediyoruz.

    Bir münadi olarak açıklıyoruz. Şeyh Nazım Hocamız nedir? Bir münadidir. O açıklıyor. Radyolardan, televizyonlardan birçok yabancı dilden semadan yayılmış oluyor. Her kavim kendi dilinden duyuyor. Tercüme ediliyor anında.

    “Hz. Mehdi, başının üzerinde  ‘Bu Mehdi'dir, ona uyunuz' şeklinde çağıran bir melek olduğu halde çıkacaktır.”

    Bu görünmeyen bir melektir. On binlerce melek Mehdi (as)’a yardım ediyor. Meleklere nida eden, onlara duyuran bir melek gerekir. Onlara Hz. Mehdi (as)’ın varlığını anlatan bir melek olması gerekir. O melek diğer melekleri uyarıyor. Onlar da onun emrine giriyor. On binlerce meleğin Mehdi (as)’ın emrine gireceğini Peygamberimiz (sav) hadislerde belirtmiş. Ama meleklerin de başı var. Melekleri de idare eden var. Onların başında olan melek Mehdi (as)’ın başı hizasında bulanarak diğer melekleri uyarıyor ve hatırlatıyor.

     Mehdi (as)’ın varlığı insanlar için büyük nimet olacaktır. Amerika için de bir nimettir, Rusya için de bir nimettir. Çin için de bir nimettir. Bütün İslam ülkeleri için bir nimettir. Hiçbir ülkenin siyasetine karışmaz, politikasına karışmaz Hz. Mehdi (as). Sadece sevgiye karışacaktır, muhabbete, dostluğa. Onda üstattır.  Onda muhabbet ehlidir. Sevgiyi, aşkı, tutkuyu, kardeşliği, yardımlaşmayı insanlara öğretecektir.

  TV Kayseri, 6 Mart 2011

  • Mehdi (as) ile ani karşılaşmak bazılarını şok etti. Onlar 2000’li yıllarda Mehdi (as) ile karşılaşacaklarını ummuyorlardı. 1400 seneden beri bekleniyordu, geldi gelecek, geldi gelecek. Her asırda, sahabe döneminde bile, Peygamberimiz (sav)’in vefatından sonra bile beklenmiştir. Mehdi (as) çıktı diyenler de olmuştur ama hiç kimse Mehdi (as)’ın çıkmasıyla müjdelenenleri tekfir etmemiştir, cephe almamıştır. Ama nasip bu zamanaymış. Allah’ın takdiri buymuş. Peygamberimiz (sav)in hadisine göre başka da vakit kalmadı. Hadise göre limit olan tarihe geldik. 7000 yıllık bir takvim veriyor Peygamberimiz (sav), bunun 5600 yılı geçti diyor. 7000’den 5600 çıkarttığımızda 1400 ile 1500 arası kalıyor. Biz kaçtayız? 1432’deyiz. Mehdi (as)’ın gelmeme durumu hadislere göre mümkün değil şu an. Diğer hadisleri hiç okumamış dahi olsa bir insan sırf bu sekiz hadise göre Mehdi (as)’ın gelmediğini iddia etmesi mümkün değil. İkinci tarih yok şu an. Mutlaka gelmiş olması gerekiyor.
     
  • Ledün ilmi Kehf Suresi’nde geçer, Hızır kıssasında anlatılan konudur. “Tarafından kendisine bir rahmet verdiği,” “tarafından kendisine bir ilim öğrettiği" bir kuldan bahsediyor Cenab-ı Allah. Hz. Musa (as) Hızır (as)’a tabi oluyor, ama “sen benimle olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin” diyor Hızır (as). Özel bir ilim. Mehdi (as)’da da insanlar şaşkınlık içinde olacaklar. Mehdi (as)’ın talebelerinin az olmasının sebebi onun uyguladığı ledün ilmidir. Bir yönü de odur. Ledün ilmine insanların tahammül edemeyeceğini zaten Cenab-ı Allah söylüyor. Hz. Musa (as) tahammül edemiyor. Ulu’l azm bir peygamber olduğu halde üçüncü açıklamasında ayrılıyor. Mehdi (as)’ın talebelerinin az olmasının nedeni ledün ilmine tahammülü olan kişiler onun yanında kalacaklar. 313 kişinin sebebi budur. Ledün ilmine tahammülü olmayan gidecektir. İlm-i batının, ilm-i ledünün üstadıdır Mehdi (as). Yoksa bu kadar büyük bir şahsın 313 talebesi olması zaten açıklanamaz. En küçük cemaat bile 313 kişi olmaz. Demek ki ledün ilmini geniş çaplı uygulayacak ve insanları bu çok şaşırtacak ve o yüzden ona muhalif olacaklar. Hz. Musa (as) tembihli olduğu halde, çok nezaketli bir peygamber, buna rağmen bakın ona neler diyor; mesela gemiyi deldiğinde diyor ki; içindekileri batırmak için mi onu deldin? Çok şiddetli bir eleştiri. Bu durumda halktan birisi Hz. Hızır (as)’ın talebesi olabilir mi? Olmaz, kabul etmez. Her işi harikadır Mehdi (as)’ın. Hızır (as)’ın da hemen hemen her işi harikadır. O yüzden Mehdi (as)’a talebe olmak çok zordur, Hızır (as)’a da talebe olmak da çok zordur. Bunu Kuran’ı inceleyen insanlar anlarlar. Hadisleri inceleyen insanlar da anlarlar. En cahil insanlara bakın binlerce taraftarları var. En sapkın görüşlerin bile binlerce taraftarları var. Mehdi (as) gibi gelmiş geçmiş en büyük veli, bütün peygamberlerin müjdelediği insan, Allah’ın halifesi olarak bildiriliyor, Hz. İsa (as) ona tabi olup onun veziri oluyor, onun emrinde oluyor, nübüvvet yolunda ilerliyor; Cibril’in, Mikail ve İsrafil’in, Ulu’l azm meleklerin, büyük meleklerin yardım ettiği ve on binlerce meleğin de yardım ettiği ahkamda masum olan bir insan; kendi zamanında ilmin şehri, ledün ilminin üstadı, vehbi ilimlerin üstadı Allah’ın dilemesiyle, Allah’ın yaratmasıyla, böyle bir insan.  313 tane talebesi var ve hapse sokuluyor arkasından. Çile çektiriliyor, azap ediliyor, olmadık iftira uğrayacaktır, olmadık azap edilecektir Mehdi (as)’a. 313 talebesi olur, hatta o 313 talebesinin içinden de bir kısmı münafık çıkıyor. Hz. Ali (ra) diyor; “buğdaya musallat olan kurtlar gibidirler” diyor. “Hz. Mehdi (as) temizler buğdayı, kurtluları ayırır, yeniden kurtlanır” diyor. “Yeniden ayırır, yeniden kurtlanır” diyor, “en sonunda tertemiz buğdaylar kalır” diyor. O 313 kişi de sabit değil. Gelen oluyor, giden oluyor ama genellikle o sayı muhafaza ediliyor. Müthiş çile ve azaptan geçecektir, deccalin baskısına uğrayacak Mehdi (as). “Elinden ve ayağından zincirleyecek” diyor; Mehdi (as)’ı, deccal. Ve onu hapse atacak diyor. Olmadık işkence yapacak, ama en sonunda “senin deccal olduğunu daha iyi anladım diyecek” diyor. Her seferinde güler yüzle karşısına gelecek diyor. Mehdi (as)’a o devrin yobazları da musallat olacak. Hatta yobazların başı, azılı bir yobaz; “bu mürted, bu bizim dinimizi kaldırdı diyecek diyor.
     
  • Deccal mucizenin karşıtı olan istidraç yani harika gösteriyor İsa (as) da istidracın karşılığı olan mucize gösteriyor. Aralarındaki farklar. İsa (as) sevgiyi savunur. Deccal düşmanlığı savunur. İnsanların mücadelesini, çatışmasını savunur. İsa (as) kanın durmasını ister. Deccal kanın akmasını ister. Deccal maddecidir. İsa (as) ruhu savunur. İsa (as) ahlakın güzelleşmesini ister.  Deccal ahlakın çökmesini ister. Deccal ailenin çökmesini ister. İsa (as) aileyi destekler.
     
  • Erbakan Hocamız yıllardan beri Mehdi’ye zemin hazırlayan insandır. Ve emaneti Mehdi’ye vermek için hazırlık yapmıştır. Yani bir siyasetçi değildi Erbakan Hocamız, manevi bir liderdi. Siyaseti sadece vesile etti o kadar. Erbakan Hocamız’ın dünyadan bir hırsı yok, bir alıp veremediği yok. Bütün ömrü çileyle, mücadeleyle geçti, hep zorlukla geçtir. Dolayısıyla onun hırsı olması dünyaya bağlanması diye bir konunun olmadığını bütün dünya gördü.
     
  • Türkiye milli vasfını koruyacaktır. Milli sınırlarını koruyacaktır. Rejimini koruyacaktır. Laik, üniter yapısını koruyacaktır. Diğer devletler de aynı yapıda olacaktır. Ama sevgi, şefkat, merhamet,  dostluk, arkadaşlık, yardımlaşma bütün İslam alemine hakim olacaktır inşallah. 
     
  • Peygamber Efendimiz, Mehdi’nin işi zordur diyor. Çünkü putla savaştım ben diyor. Ona muhalif olan münafıklar da Kuran’la ona karşı gelecekler diyor. Yani Kuran ayetlerini değiştirerek, tahrif ederek, dil eğip bükerek, hurafelerle karşısına gelecekler diyor. O yüzden Mehdiyet zannedildiği gibi kolay, bağlık bahçelik, çok huzur içinde bir hareket değildir. Çok zorlu ve çetin bir harekettir. Ama sonunda dünyaya huzuru, barışı, kardeşliği, şefkati, dengeyi, insancıllığı hakim edecektir. Sevgi öğretmenidir. Aşkın, muhabbetin, tutkunun öğretmenidir. Mehdinin özelliği budur. Bediüzzaman onu da ısrarla belirtmiş. Hz. Mehdi (as)  siyasete girmez diyor. Siyasetle bir işi olmaz diyor.  Hz. İsa’nın yönü siyasettedir  
2011-03-07 09:20:03
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top