Adnan Oktar'ın 14 Mart 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Adıyaman Asu TV, 14 Mart 2011

  • İbrahim Tatlıses çok mazlum, sevdiğim bir insandı. Bu yapılan çok vicdansızca, kalleşçe, kahpece bir harekettir. Bir de sanatçı bir insan insanların hoşuna gitsin diye gayret ediyor. Şimdi bunu yapanların eline ne geçti? Böyle ünlü insanlara istesin veya istemesin mutlaka koruma olması gerekiyor. Teklif etmese bile, sezdirmeden de olsa koruma olması gerekiyor. Ama her halükarda kaderde olan olur, vardır bir hayır inşaAllah. Ben bir kuliste görmüştüm, konuştum çok nezaketli bir insan, acayip hürmetkar, saygıyı adabı edebi çok güzel bilen bir insan. Bizim Güneydoğu insanlarımız böyledir, adabı, edebi, şefkati, hürmetin detaylarını çok iyi bilirler. O da oradan aldığı terbiyeyi en iyi yansıtan insanlardan biriydi.
     
  •  “Size kötülük yapana siz iyilik yapın” diyor Cenab-ı Allah, “bir de bakarsınız ki size dost olmuştur” diyor. Kötülük yana kötülük yapmak doğru değil. Kötülük yapana iyilik yapmak lazım hatta ısrarlı iyilik yapmak lazım. “Size dost olduğunu görürsünüz” diyor. Pişman olup dost oluyor. İnsan nihayetinde. Eğer azılı zalim değilse, yılana dönüşmediyse, insanlıktan çıkmadıysa dönüyor, düzelir.
     
  • Allah Kitap Ehli için “size indirilenden dolayı sevinç içinde olurlar” diyor. Sevinç içinde olmaları Kuran’ın hak kitap olmasından. Hak kitap olduğunu gösteriyor. Biz nasıl Tevrat’ı kabul ediyorsak, nasıl Zebur’u kabul ediyorsak, İncil’i kabul ediyorsak, orijinalleriyle, onların da aynı şekilde hak Peygambere inanmaları lazım. Hz. Nuh (a.s)’ı nasıl inkar ederse bir Hıristiyan Hıristiyan olamıyorsa, Hz. İbrahim (a.s)’ı inkar ettiğinde nasıl Müslüman olamıyorsa, yahut iman etmiş olmazsa; Peygamberimiz (s.a.v)’i de kabul etmezse, yani hak dini kabul etmezse yine dindar olamaz. Mümkün değil.  Gerçek Musevi olması için mutlaka Kuran’a iman etmesi lazım, Kuran’a uyması lazım. Gerçek Hıristiyan olması için mutlaka Kuran’a uyması lazım.
     
  • Allah’ın tek olduğunu onlara söyleyin diyor Allah, ama incitmeyin diyor. güzellikle anlatın diyor Hıristiyanlara. Mutlaka onlara güzel söz söyleyin diyor, Ehli Kitaba karşı sert bir üslubu yasaklıyor Allah. Ve “gelin, sizin de İlahınız tek İlahtır, bizim de İlahımız tek İlahtır”,  yani “tek bir Allah’a onları davet edin” diyor, Hıristiyanları. Dolayısıyla yanlış olan, eksik olan her şeyi Kuran düzeltmiş oluyor. Bir Musevi Allah birdir deyince, “ne güzel söylüyorsun" diyebilir bir Müslüman, başka ne söyleyebilir? Mesela Hz. İbrahim (as)’ı bir Musevi övdüğünde Müslüman ne diyecektir, çok güzel diyecektir. Bir Musevi cennetten, cehennemden bahsedince maşaAllah diyeceksin. Aksini söylemez Müslüman zaten. Yanlış bir şey söylediğinde işte Kuran’da düzeltiyor.

Enbiya Suresi,

1-“İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı,”

Yani ölümleri yaklaştı, kıyamet yaklaştı,

“…kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.”

Dünyaya dalmış, kendi kafalarına göre evlenmek, iş-güç, okul, şu bu falan,  sanayi falan, “gaflet içinde yüz çeviriyorlar.” “Allah’la ilgilenmiyor” diyor Allah. Kendisiyle ilgilenmediklerini söylüyor.

2- “Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinliyorlar.”

Yani eğlence gözüyle bakıyorlar. Bir türlü anlamak istemiyorlar; hakkı, hakikati kavramak istemiyorlar diyor Allah.

“Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır.” 

İşte Facebook’la ilgileniyor, okuluyla ilgileniyor, kız arkadaşıyla ilgileniyor.

“Zulmedenler, gizlice fısıldaştılar: "Bu sizin benzeriniz olan bir beşer değil mi?”

Herhangi bir insan, bunun ne özelliği var. Bir fevkaladeliği yok, alelade bir insan diyorlar.

“Öyleyse, göz göre göre büyüye mi geleceksiniz?" 

Yani neden ondan etkileniyorsunuz diyorlar, Peygamber Efendimiz (sav)’den. Hz. Mehdi (as) için de neden ondan etkileniyorsunuz, herhangi bir insandır diyecekler.

Dedi ki: "Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen-sözü bilir; O, işitendir, bilendir."

Her konuşmayı Allah biliyor diyor, hepsini.

"Hayır" dediler. (Bunlar) Karmakarışık düşlerdir; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır o bir şairdir. Böyle değilse, öncekilere gönderildiği gibi bize de bir ayet (mucize) getirsin."

Peygamberimiz (sav)’e böyle diyorlar. Ahir zamana göre yorumlarsak; Mehdiyet ile ilgili hadisler anlatılıyor, olaylar anlatılıyor; “yok, karmakarışık düş bunlar” diyor adam. Hayal görüyorsunuz diyor. “Hayır, onu kendisi uydurmuştur;”  “yok böyle bir hadis, uydurma” diyor. Tahakkuk etti aynısıyla diyoruz, “olsun” diyor. “Hayır o bir şairdir.” Güzel konuşuyor sadece, güzel hitap ediyor, ama bir aslı, hakikati yok diyorlar.

Furkan Suresi,

30- “…"Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terk edilmiş (bir Kitap) olarak bıraktılar."”

Peygamberimiz (sav)’in tek şikayeti; Kuran’ı terk etmeleri, hurafata dalmaları, hurafelere girmeleri. Her ayet çok önemli, bu da çok önemli. Kuran’a çok sıkı sahip çıkacağız, inşaAllah.

31- İşte böyle; Biz, her peygambere suçlu-günahkarlardan bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter.

Mutlaka karşılarına deccaller çıkıyor; firavunla nemrutlar çıkıyor Mehdi (as)’ın da karşıtı deccaldır, inşaAllah.

Kahramanmaraş Aksu, 14 Mart 2011

  • En tehlikeli deccaller onlardır. Yani mürşit konumunda anti Mehdi görev yapan deccaller. Görünüşte Mehdiyeti savunuyor gibi, ama Mehdiyeti önlemek için her şeyi yapan tipler.
     
  • Allah korkusu olduğunda insan akıllı olur. Aklın kaynağıdır Allah korkusu. Akıllı insan dediğimizde ilk aklımıza gelen Allah’tan korkan insan demektir.  Allah’tan korkmayanın aklı zayıf olur. Zeki olur, çok zeki olur ama aklı zayıf olur. Her yerde bunu görebilirsiniz.
2011-03-16 14:59:59
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top