Adnan Oktar'ın 20 Mart 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Çay TV, 20 Mart 2011

  • Elmalılı Hamdi Yazır, Okan Bayülgen'in dedesi, hakikaten de birbirlerine benziyorlar. Okan Bayülgen çok yaman, hem zeki hem modern, hem pratik zekası gelişmiş bir zat, nüktedan, sevecen. Ama biz istiyoruz ki ufku geniş olsun, büyük idealleri olsun, büyük dava adamı olsun. Çünkü böyle bir yeteneği imkanı var. Dünya çok çabuk geçer. Hayat çok çabuk geçer. Türkiye'de MIT de uyarmıştı, Televole kültürü gençliği tahrip ediyor, çok büyük bir tehlike diye, hükümete bir bildiri sunmuştu. Hakikaten Televole kültürü çok tehlikeli bir kültürdür. İnsanları idealsiz, davasız yapan, şevkini ve derinliğini kıran, günü birlik yaşamalarına neden olan, biraz egoistliğe bencilliğe iten, sevgisizliğe iten, rekabet ruhunu teşvik eden, vatan millet sevgisi gibi yüce idealleri paralize eden, azaltan bir akımdır. Tabi Okan Bayülgen böyle olsun diye bunu yapmıyor, ama baktığımızda bir stil ortaya çıkıyor, Televole kültürünün bir yansıması ortaya çıkıyor. Yine neşeli olsun, yine canlı olsun, espritüel olsun, konuşkan olsun, nüktedan olsun, ama o arada çok güzel mesajlar verebilir. Türk İslam Birliği, vatanın birliği bütünlüğü, büyük dava adamı olmak gibi, Allah inancı, Allah sevgisi gibi güzel duyguları aralarda çok güzel ifade edebilir. Ki güzel bir aileye mensup. Dedesi de Atatürk'ün ricasıyla Kuran tefsiri hazırlamıştır. Böyle bir insan.
     
  • Bir Musevi, “ben Allah’a inanıyorum, Allah’ı seviyorum, Allah'a dostum” diyor. O sözü geçerlidir. Ama Allah onu dost kabul ediyor mu, o ayrı. Ama o kendisini Allah’a dost biliyor, inşaAllah. “Ben dostum” diyor. Ama tabii makbul olan Muhammedi olmalarıdır. O zaman hakkıyla dost olmuş olur, inşaAllah. Düşman olmadığına göre Allah’a, dost demek ki. Ama Allah’ın tasdik etmesi ayrıdır dostluğu. Bu Müslüman için de bu geçerlidir.
     
  • MaşaAllah kelimesinin ebcedi şeddesiz 1987, şeddeli 2016. İnşaAllah kelimesinin ebcedi şeddesiz 1997, şeddeli 2027. Dünya hakimiyetine bakıyor. İnşaAllah, maşaAllah dedikçe dünya hakimiyeti adım adım adım adım ilerler. Bunun belli bir sayısı var, inşaAllah’ın, maşaAllah’ın. Bu sayıya ulaşıldığında İslam ahlakının hakimiyeti de olmuş olacak, inşaAllah. Onun için bol bol inşaAllah’ı, maşaAllah’ı kardeşlerimiz kullansınlar. Peygamberimiz (sav) diyor ki; “Bir kişinin bütün sözlerinde inşaAllah demesi onun imanının kemalindendir.” “Kamil imandandır” diyor. “İnsanlar için inşaAllah demekten daha faziletli itaat edicilik yoktur” buyuruyor Peygamber Efendimiz (sav) yine. İnşaAllah, maşaAllah adım adım İslam ahlakının hakimiyetine yaklaşmak demektir, İttihad-ı İslam’a yaklaşmak demektir. Her dediğinde bir adım daha yaklaşırsın. Her dediğinde bir adım daha yaklaşırsın. O limit doluncaya kadar. Allah’ın kastettiği bir limit var, o doluncaya kadar. Dolduğunda tamamdır, inşaAllah.

“Onlardan (Hz. Mehdi (as)'ın talebelerinden) biri bir iş yapmak istediği zaman inşaAllah bu işi yaparım der.” Hz. Mehdi (as) talebelerinin vasfı olduğunu söylüyor Peygamberimiz (sav); inşaAllah, maşaAllah.
 

  • Japonya'daki nükleer tehlike konusunda tek çözüm Japonya’nın boşaltılmasıdır. Yapacak başka bir şey yok. Üç yıl sonra, beş yıl sonra etkisi çok şiddetli olur.

Meryem Suresi,

52- Ona, Tur'un sağ yanından seslendik.

Tur’un sağ yanı, bunda bir hikmet var, onu zamanı gelince konuşacağız, inşaAllah.

ve onu (kendisiyle) gizlice söyleşmek için yakınlaştırdık.

Bu da çok derin anlamı olan Kuran’daki bir ifadedir.

53- Ona Rahmetimiz'den kardeşi Harun'u da bir peygamber olarak armağan ettik.

Allah ona bir nimet olarak sunuyor Harun’u.

54- Kitap'ta İsmail'i de zikret. Çünkü o, va'dinde doğruydu

Müslüman vaad ettiğinde vaadinde doğru olacak, Allah ona dikkat çekiyor.

ve gönderilmiş (Resul) bir peygamberdi.

55- Halkına, namazı ve zekatı emrediyordu

Kim? Hz. İsmail (as). Zannediyorlar ki sadece Peygamberimiz (sav) getirmiş namazı. Bütün peygamberler Hz. Adem (as) dahil bizim kıldığımız namazı, bütün peygamberler aynı namazı istemiştir. Allah’In emri olarak. Bütün peygamberler de zekatı emretmişler.

ve o, Rabbi Katında kendisinden razı olunan (bir insan)dı.

Allah’ın razı olması çok önemlidir bir insandan.

56- Kitap'ta İdris'i de zikret.

Allah tek tek peygamberleri anlatıyor. Biz de şu an Hz. İdris (as)’ı zikrediyoruz.

Çünkü o, doğru olan bir peygamberdi.

Allah doğruluğun, dürüstlüğün, samimiyetin üzerinden duruyor.

57- Biz onu yüce bir mekan (makam)a yükseltmiştik.

Onun özel bir makamı var Hz. İsa (as) gibi özel bir makam, özel bir boyut.

58- İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, 

Demek ki bütün insanlar Adem (as) soyundan, hepsi kardeş.

Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan,

Hz. Mehdi (as) da bu soydandır.

doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler.

Doğru yola eriştiren kim? Allah. “Seçtiklerimizden” diyor, yani ben Mehdi (as) olacağım demeyle Mehdi (as) olunmuyormuş. Nasıl oluyormuş? Allah’ın seçmesi gerekiyor. Peygamberler de Allah tarafından seçiliyor. Peygamber olmayı istemekle peygamber olunmuyor. Allah’ın seçmesi lazım.

Onlara Rahman (olan Allah')ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar.

Peygamberlerin özelliği, çok derin iman sahipleri olmaları, ağlayarak secdeye kapanıyorlar. Nasıl bu? Aşktan, coşkudan, Allah sevgisinden. O kadar derin imanları var ki, o kadar kalpleri coşuyor ki ağlayarak secdeye kapanıyorlar. Sevinç ağlaması

59- Sonra onların arkasından öyle nesiller türedi ki, namaz (kılma duyarlılığın)ı kaybettiler

Deccaliyetin hakim olduğu bu asır işte. İnsanların büyük bir bölümü, yüzde 99’u namaz kılmıyor. Bir tek Türkiye’de dindarlık canlı ve güçlü.

ve şehvetlerine kapılıp-uydular.

Şehvet demek dünyevi her türlü çıkar, her şey.  Sırf cinsellik değildir

Böylece bunlar azgınlıklarının cezasıyla karşılaşacaklardır.

Cezalandıracağım diyor Allah.

60- Ancak tevbe eden,

Tevbe etmek çok önemli, estağfirullah diyecek, tevbe edecek Müslüman. Ya Rabbi beni affet diyecek, Allah bizleri affetsin.

İman eden,

Son derece imanlı olacak. Samimi Allah’a iman edecek.

ve salih amellerde bulunanlar (onların dışındadır);işte bunlar, cennete girecekler ve hiçbir şeyle zulme uğratılmayacaklar.

Dinin özüne bakmak lazım. Dinin özünde cennet, cehennem vardır; doğru olmak vardır. İnsanlara zulmetmemek, iyi ve güzel ahlaklı olmak vardır. Güzel ahlaklı olanlar Allah’ın rızasını kazanıp cennete giriyorlar. Ve sonsuz yaşıyorlar. Peygamberlerine iman edeceğiz, meleklerine iman edeceğiz, kadere iman edeceğiz, hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine iman edeceğiz, bu kadar. Karmaşık değil.
Din çok sadedir, Allah’ın bizden istediği de çok sadedir. Sadece iyi insan olacağız, Allah’ı çok seveceğiz, sonunda da Allah’ın rızasını kazanıp inşaAllah cennete gideceğiz.


Taha Suresi,

94- Dedi ki: "Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutup-yolma. Ben, senin: "İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözümü önemsemedin" demenden endişe edip korktum."

Harun’un sakalı olduğunu anlıyoruz ve saçının da uzun olduğunu anlıyoruz. Kuran onu özel olarak belirtmiş. Demek ki İsrailoğulları arasında da ayrılık Hz. Mehdi (as) devrinde kaldırılacak. Kuran ona işaret ediyor. İsrailoğulları da kurtuluşa erecekler inşaAllah, Muhammedi ruhu, Muhammedi terbiyeyi tam almış olacaklar, Allah’ın izniyle. Hz. Musa (as)’a da daha sıkı sarılmış olacaklar. Tevrat’ın da özüne, hakikatine, gerçeğine tam sarılmış olacaklar. Kuran’a tam sarılmaları demek Tevrat’ın aslına tam sarılmaları demektir. Hıristiyanlar için de Kuran’a tam sarılan bir Hıristiyan İncil’in aslına tam sarılmış demektir.
 

TV Kayseri, 20 Mart 2011

  • Din çok sadedir. Sadece iyi insan olacağız Allah'ın rızasını kazanacağız sonra da inşaAllah cennete gideceğiz. Bütün dünya beton yığınlarının içinde çalışıyor. 2-3 metre karelik yerde tüm ömürleri geçiyor. “O cennet; Biz, kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varisçi kılacağız.” Dünyadaki samimiyetsiz karakterle bir kişi cennete gitse cennet cehenneme döner Allah vermesin. İnsanların iyi ahlaklı olması lazım, iyi ahlaklı olması için de eğitim gerekiyor. Eğitim için de acı, çile gerekir. Başka bir yöntem yok, tek yöntem budur. Cehenneme gitmekten şiddetle kaçınmak lazım. Allah'ı sevmek, Allah'a bağlanmak kolay. Çok net. Beynimizin içinde üç boyutlu bir ekran var, üç boyutlu görüyoruz. Ruhumuz da geçiyor, seyrediyor oradaki elektrik akımını göz olmadan görüyor. Ruhun gözü ve beyni yoktur. Sesi kulağı olmadaa işitir ruh. Bir buçuk milimlik bir yerde. Onun karşısında seyrediyor. Mercimek kadar bile yok. Şimdi bir insan bu anlatılana rağmen, "ben Allah'ın varlığını anlamadım" derse bir sorunu vardır o zaman. Allah çok şey istemiyor. Verdiğim nimetlere şükredin diyor. Namaz kılın diyor. Namaz kılmak çok zevklidir, kılanlar bilir. Oruç tutun diyor. Hacca gidin diyor. Zekat verin diyor. Zekat vermek çok güzeldir, bir fakiri sevindirmek çok güzeldir. Bol bol harcayacaksın. Bol bol harcarsan çok kazanırsın. Piyasa da öyledir. Bol harcama varsa imalat da kazanç da artar. Ekonomik kriz fakirlere yardım edilmediği için, zekat, sadaka verilmediği için oldu. Ver fakire para aksın. Ver gitsin süt alsın, et alsın. Hayvancılık yapanlar da kazanır. Krizin sebebi paranın dağıtılmamasıdır. Hz. Mehdi (as) dağıtacak. Ve muazzam bir zenginlik olacak. Peygamberimiz (sav), "mal o kadar bollaşacak ki insanlar geri vermek isteyecek" diyor. Hz. Mehdi (as) hiçbir yeri unutmayacak inşaAllah. Ne Çad,  ne Afrika'da unutulan kalmaz.
     
  •  “Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,” (Taha Suresi, 2) Allah, "Kuran'ı size neşe vermek, sağlık, güzellik vermek için indirdim" diyor. Kuran bize bereket bolluk neşe güzellik sevinç getirir. “İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle-hatırlatma (olsun diye indirdik).” Bütün korkular acı verir Allah korkusundan başka. Allah korkusunda neşe vardır. Dünyevi korkularda azap vardır. “Yeri ve yüksek gökleri yaratan tarafından bir indirmedir. Rahman (olan Allah) arşa istiva etmiştir.”
     
  • Okan Bayülgen nasıl dedesi kendini Allah'a adamışsa, o da kendini Allah'a adamalı. Bir genç kızı mahcup etmek çok yakışıksız. Aynı bir kediyi getirip aslanların önüne atmak gibi. Şaka yapılır, ama onore edici, gönül alıcı şakalar olması lazım. Oradaki insanlar gülüyor, ama gerçekten gülmezler aslında. Tedirginlikle izliyorlar. Okan Bayülgen'i de bir kere bir kız bozmuştu. İzlerken ben dahi utandım. Mahcup etti çocuğu. O da acı, güzel değil. Ne güzel gençler toplanmış müzik dinliyorlar. Dinle tabi. Hoş şakalar yap, onore et. Allah'tan bahset, Allah'a şükrettir insanları. Öbür türlü çok gerilimli oluyor. Seyredenler de tedirgin oluyorlar. Bir arena gibi oluyor, tedirgin oluyorlar. Okan Bayülgen'in durumu da zor bir durum, kendisi için de böyle bir ortam rahat değil. Canlı yayın çünkü. Biri bir densizlik yapar, laf ortada kalır çok acayip bir şey olur. İnsanoğlunun dinlin kemiği yok derler. Ne reaksiyon göstereceğini bilemezsin ki. Ama sevecen ortamda, sevgi ortamında böyle bir şey olmaz. Olsa da kimse takdir etmez. Ama bazı insanlar, Okan'ı mahcup  ettiklerinde, "helal olsun, ağzının payını verdiler" diyor. Bu ızdırap vericidir. Orada ki gülmelerin hiçbiri gerçek gülme değil. Orada herkes de  teyakkuz halinde. Ama ben Okan Bayülgen'i insan olarak çok takdir ediyorum. Şakası da hoşuma gitti, bir film hazırlamış beni taklit ediyor. Ama inşaAllah maşaAllah'ı şaka içine koyması olmaz, dinle şaka olmaz. İnşaAllah maşaAllah kelimeleri ile şaka olmaz. Bu kelimelerde şifre var, ikisi de ahir zaman tarihlerini veriyor, şeddeli ve şeddesiz. İnşaAllah ve maşaAllah diyenler dünyanın manen hakimi olacaktır. Her söylenişinde bir adım daha İttihadı İslam'a yaklaşıyoruz. Dedesi sürekli inşaAllah maşaAllah'ı konuşan bir insan. Dedesi de tefsirinde anlatmış. O tefsirden okumalı. Dinle insanlar güldürülmez. Dini konular huşuyla, sevgiyle dinlenir.
2011-03-23 01:03:33
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top