Adıyaman Asu TV, 21 Mart 2011
|
Meryem Suresi, 61- Adn cennetleri (onlarındır) ki, Rahman (olan Allah, onu) Kendi kullarına gaybtan vadetmiştir. Şüphesiz O'nun va'di yerine gelecektir. Biz gaybe iman ettiğimiz için bunun değeri çok yüksek oluyor. Gaybe iman çok önemlidir. Allah’ın çok beğendiği, sevdiği bir durumdur. Yani alenen olan bir şeyde zaten insan yaşar. Ama gaybe iman Allah’ın en önem verdiği konulardan birisidir. Şüphesiz, diyor Allah. Çünkü insanlarda şüphe eğilimi olduğu için, sürekli Allah o telkini yapıyor. Onu sürekli söylüyor Allah ayetlerde sık sık geçer. 62- Onda ‘boş bir söz’ işitmezler; sadece selam (ı işitirler). Boş söz o kadar sıkıcıdır ki. İnsanların bunalmasının nedeni boş sözdür. Mesela bir yere gidersin konuşuyorlar boş söz, kahvehaneye gidiyor boş söz. Boş söz içten içe insanı kemirir. Güzel hikmetli sözler insanı ferahlatır. Cennette de hep güzel sözler var, hep hoş sözler var. Sadece "Selamı" işitirler. Yani güvenlik sözünü işitirler. Mesela insan birbirini severken güvenmem lazım diyor. Güven olmadan sevemiyor. İstediği kadar uğraşsın sevemiyor. Sevgiden daha önde oluyor güven. Çok hayati bir konu oluyor. Önce güven sonra sevgi. "..Sabah akşam, onların rızıkları orda (bulunmakta)dır.” İnsanlar sabahtan akşama kadar rızık gailesi içerisinde çırpınırlar. İşe giderler, sokaklara gidiyorlar, beton binalar içerisinde veya kimileri sokaklarda çalışıyor. Hep rızık içindir. Allah rızası için yapıyorlar, ama bir yönü de rızıktır. Hazır rızık insan için çok önemlidir bir nimettir. Uyku ihtiyacı olmaması, yiyeceklerin sürekli hazır olması, makyaj yapmaya ihtiyacı olmaması, temizlenmeye ihtiyacı olmaması, baş ağrısı olmaması nimettir, diş ağrısı yok, sırt ağrısı yok, bel ağrısı yok. Hiçbir ağrı yok. Toz yok. Cennette toz yoktur. Toz özel olarak yaratılır. Toz mucizedir. Çünkü katrilyonlarca küçük partikülden oluşuyor toz. Onların hepsinin geleceği yer belli. Onların hepsi havada uçan gemi gibi. Gidin bakalım o alemde yaşayanlara sorun o toz öyle küçük mü? Kilometrelerce genişlikte bir alanda bir geminin içinde gibi oluyor, uçuyor onunla birlikte. İçinde milyarlarca trilyonlarca atom oluyor. Ufacık bir tozun içerisinde. Atomun içinde alemler var. Alemlerin içinde yine alemler var. Alemlerin içinde yine alemler var. Atomun içine gir. Atom içindeki canlıya sorduğunda, "ne diyorsun buna?" diyorsun. Samanyolu galaksisi diyor. Samanyolu galaksisinde dünyadaki insana geliyorsun orada tozun içinde ki atoma soruyorsun, samanyolu galaksisi gibi bir yer diyor. Onun içine giriyorsun o da Samanyolu Galaksisi gibi bir yer diyor. Silsile gibi ondan ona ondan ona sonsuz alemler vardır. Yani ucu bucağı yoktur. Allah ayetinde diyor “Allah’ın kadrini, şanını hakkıyla takdir edemediler” diyor. İşte bu evren içerisinde en fazla bir kaç evren vardır diyorlar. Halbuki sonsuz evrenler var, sonsuz alemler var. Sonsuz alemlerin içerisindeyiz biz. Allah’ın sonsuz gücü var derken buna da işaret vardır. 63- O cennet; Biz, kullarımızdan takva sahibi olanları (ona) varisçi kılacağız. Samimi, dürüst, iyi olan Müslümanları oraya varis kılacağız diyor. Cennette sevgi çok yoğun haldedir. Sevgiden aldığımız haz da çok yoğun halde olacaktır. Mesela burada tavşanları, kedileri gösteriyoruz hakikaten bir gerilim oluyor sevemediğimiz için. Hayal ediyoruz, tahayyül ediyoruz. Tahayyülü bile bayağı geriyor. Cennette haz çok şiddetleniyor. Burada kısmen tanımamız için bir kısmını veriyor. Burada gülü görüyoruz. Hakikaten insanı hipnotize ediyor. Bir kokluyoruz şahane bir koku. Goncası da ayrı güzel, açılma safhaları ayrı bir güzel, açtığında ayrı bir güzel. Ama bakıyorsun o da ölüyor. Yani tozlanmış kirlenmiş bir şey kalıyor. Ama cennette hiç öyle bir şey yok. Ne bitki ölüyor ne hayvan ölüyor, ne insan ölüyor. Ne kadar süre? Sonsuz. Sonsuz ne demek? Bin katrilyon sene geçiyor, bin katrilyon çarpı bin katrilyon sene geçiyor daha ne kadar süre geçti diyorsun? Başlangıcında oluyor, daha hiç süre geçmemiş oluyor. Çünkü sonsuzluğa göre o rakam sıfır hükmünde oluyor. Ne kadar geçti bu süre diyorsun. Sonsuzluğa göre hiç hükmünde. Başlamamış oluyor daha. Allah’ın insanlara layık gördüğü, güzel gördüğü hayat budur. |
Kahramanmaraş Aksu TV, 21 Mart 2011
|
Tevbe Suresi, 89- Allah onlar için, süresiz kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler hazırladı. İşte büyük 'kurtuluş ve mutluluk' budur. 90- Bedevilerden özür belirtenler, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve elçisine yalan söyleyenler de oturup kaldı. Onlardan inkar edenlere pek acı bir azap isabet edecektir. Peygamberimiz (sav) zamanında, Peygamberimiz (sav) bütün gücüyle Allah rızası için gayret ediyor, cehd ediyor. O devirde Bedeviler, yani kırsal kesimde yaşanan cahil insanlar var, izin verilmesini istiyorlar; biz girmeyelim, tebliğ yapmayalım, öyle bir çalışma yapmayalım diyorlar. Yalan söylüyorlar ve oturmak istiyorlar. O çadırlarda oturup kalmak istiyorlar. İnkar edenler kimse onlara acı bir azap isabet edecektir diyor Allah. 91- Allah'a ve elçisine karşı 'içten bağlı kalıp,” herhangi bir bağlı kalma değil; içten, candan, “hayra çağıranlar' oldukları sürece,” hep iyiliğe, güzelliğe, hoşluğa çağıranlar olduğu sürece, “güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için bir şey bulamayanlara bir sorumluluk (günah) yoktur.” İnsan güçsüz olabilir, zayıf olabilir, güçsüz olabilir, hasta olabilir, infak etmek için bir şey bulamayabilir ama ne olması gerekiyor? Allah’a ve elçisine karşı içten bağlı olması gerekiyor, çok candan bağlı olması gerekiyor. Ve sürekli hayra çağıran olması gerekiyor. 93- Yol, ancak o kimseler aleyhinedir ki, zengin oldukları halde (savaşa çıkmamak için)” Allah için cehde, gayret etmeye çıkmamak, tebliğe çıkmamak için, “senden izin isterler.” Yani dini yaymama konusunda kararlı adamlar. “ve bunlar geride kalanlarla birlikte olmayı seçerler.” Hz. Mehdi (as) cemaatinde de geride kalmak isteyenler olacaktır. Gidecek evde, iş yerinde oturacak. Müslümanlarla birlikte (ilmen) mücadele etmeyecek. Geride kalanlarla birlikte olmayı akılcı bir tavır olarak görecek. İsabetli olduğunu düşünecek. “Allah, onların kalplerini mühürlemiştir. Bundan dolayı onlar, bilmezler.”
Demek ki münafıklar özel yaratılıyor; imanı, Kuran’ı anlamayacak şekilde yaratılıyorlar. Özel varlıklar, her zaman bulunur. Allah Hz. Mehdi (as) cemaatinde de mutlaka münafık bulunduruyor. Münafığın bulunması önemli bir şeydir. Çünkü o şevki artırır, heyecanı artırır, mücadele azmini artırır. Münafık olmadığında atalet olur. Münafık olduğunda heyecan, şevk, mücadele azmi çok yüksek olur. Yusuf Suresi, 66- "Bana etrafınızın çepeçevre kuşatılması dışında, onu ne olursa olsun mutlaka bana getireceğinize dair Allah adına kesin bir söz verinceye kadar, onu sizinle asla gönderemem." dedi. Böylelikle ona kesin bir söz verince dedi ki: "Allah, söylediklerimize vekildir." O devrin Mehdi’si olan Hz. Yusuf (as)’ı babası çok titiz bir koruma içerisinde. Olağanüstü bir durum dışında kabul etmiyor. |