Adnan Oktar'ın 16 Nisan 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; Kocaeli TV; Aba TV, 16 Nisan 2011

  • Pek çok İslam ülkesinde gençleri materyalist Darwinist yetiştiriyorlar. Öyle olunca da bu tarz tavırlar makul hale geliyor. Dini eğitimini ön plana çıkartmış olsalardı, Darwinizme, materyalizme karşı ilmen tavır alsalardı, gençleri o yönde eğitmiş olsalardı bu tarz olaylarla karşılaşmazlardı. Sokağa dökülen bazı gençlerin İttihadı İslam'ı istemeleri lazım. Sonunda İttihad-ı İslam olsun, Türk İslam Birliği olsun demiyorlar. Ama teklif edilse kısa sürede kabul ederler. Aydın insanlar, aydın gençler. Teklif edenlerin sayısı biraz çoğalmış olsa, aydın kesim bu teklifi öne sürerse bu konu biter. Onun yerine eyyamcı gençlik oluşturmaya çalışıyorlar. Nerede akşam orada sabah mantığında gençler yetiştiriyorlar. Suriye’de öyle, Irak da öyle, Tunus Cezayir de öyle.  Gece kulüpleri olsun, barlar olsun mantığındalar. Mutluluk sanki gece bara gitmekte. Mesela yaş günü oluyor "hadi kutlayalım" diyorlar. "Nereye?" Bara. "Kiminle?" Tanımadığı, bilmediği adamlarla. Buz gibi adamlar, bayağı tehlikeli tipler. Adamlar alıyor götürüyor bara. Onu içelim, şunu içelim. Bembeyaz oluyor yüzü. Sağlığını, sıhhatini kaybediyor. Kavga çıkıyor, gerilim oluyor. Zannediyor ki onda mutluluk var. Bar, gazino, eğlence yeri deyince adı üstünde eğlence yeri. Nerden biliyorsun orada eğleneceğini? Birçok barda, gazinoda insanlar ızdırap azap bulmuş oluyor. Sağlıksız ne varsa onu yiyorlar. Mesela yoğun sigara dumanı olan bir ortam. Yoğun içki. Stresli bir ortam. Mafya tipi adamlar. Kimin tabağına kimin ne koyduğu belli değil. Birçok yerde mutfağına giriyoruz, bakıyoruz bir leğenin içine tabakları doldurmuşlar. Cinsi sapığın, sarılık hastası olan adamın tabağı da onun içinde, AIDS hastası olan adamın tabağı da onun içinde. Aynı kabın içinde hepsi. Adam bir havluyla kuruluyor. Hepsine servise başlıyor. Bazılarında da çay barakları, içki bardakları adamın aynı dudağı dokunuyor. Sarılıklı, mantar hastası oluyor, her çeşit hastalığa sahip adam olabiliyor. Bardakları, tabağı hepsi aynı yerde yıkanıyor bazı yerlerde. Adeta onun ağzındaki bakteri, mikrop ona olduğu gibi geçmiş oluyor. Pis elini sürdüğü yere o da elini sürüyor. Onun dokunduğu pis yiyecekleri alıp ağzına o da yiyor. Onun sonucunda da hastalıklar meydana geliyor. Haberleri bile olmuyor. Bir çok kişi hastalığı öyle yerlerde kapıyor. Güya mutlu olmaya gidiyorlar.
     
  • Birçok genç kız hasta, sapsarı, bitap, bitkin, kansız oluyor. Çocukları sürekli yoğun bir rekabet içine sürüklüyorlar. İşte kıyafet, eğlence rekabeti, araba rekabeti. Onlar da o rekabetin içinde helak oluyorlar. Çabuk yaşlanıyorlar. Gencecik yaşta çabuk yaşlanıyorlar, sağlıksız nesiller yetişiyor çoğu yerde bunu görüyoruz. Bunun adına da mutluluk deniyor. Bir çok hastalıkları oluyor. Ama dış dünyada gülünce zannediyorlar ki hiçbir şey olmaz. Mantar hastalıkları oluyor mesela, havuza giriyor. Acayip neşeli gibi bir ortam. Çığlıklar atarak havuza atlıyorlar. Kim atlıyor havuza? Sarılıklı adam atlıyor. Hepatit-a, hepatit-b hepatit-c veya HIV Virüsü var. Havuza giriyor çıkıyor bakıyorsun öksürmeye başlamış. Sinüzit yokken sinüzit başlıyor. Orta kulak iltihabı oluyor. Adamlar banyoya gidiyor temizlenmeden o mayosuyla atlıyor havuza. Havuzun içerisinde yıkanıyor mayosu. Vücudunda yara varsa havuzun içerisinde temizleniyor. Mesela yatıyor şezlonglara çok inatçı mantarlar oluşuyor olduğu gibi diğerine geçiyor. Ama sorsan eğlence. İnsanların hastalıkları elbise altında kaldığı için, vücutların hastalıkları gizlendikleri için hiçbir şey olmadığını zannediyorlar. Antibiyotik alıyor antibiyotiğe de dirençli oluyor bakteriler. Yeteri kadar kalsiyum almıyorlar, fosfor dengesi oluşmuyor kısa sürede iskelet sistemleri çöküyor. Fıtıklar ortaya çıkıyor, damar hastalıkları gelişiyor. Gencecikken bütün damarları tıkanmış oluyor. Geceli gündüzlü donmuş yağ yedikleri için. Önem vermiyorlar.
     
  • Müslümanları mahvediyorlar, ırzını, namusunu perişan ettiler, mahvettiler. Afganistan'da ki çocukları acayip aşağılıyorlar, fotoğraflarda ki rezillik, kepazelik yayınlanacak gibi değil. Sekiz, on yaşında ki çocukları oynatıyorlar karanlık evlerde, pis evlerde. On bir, on iki yaşında. Binlerce çocuk perişan olmuş vaziyette. Genç kızları kullanıyorlar. Kanun yok, mahkeme yok, savcı yok, polis yok. Tam bir kargaşa ve rezalet ortamı. Bazı Müslümanlar da bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın kafasında. Biz de buna karşı çözüm istiyoruz.
     
  • Cennette göstereceğin ahlakı burada göster ki cennete layık olasın. Cennete sevgi insanları, aşk insanları, tutku insanları gidecektir.
     
  • Belli bir aliminin kitapları dışında okumayın diyor. Ne kadar dar bir dünya içine düşürmüş oluyorsun adamı. Kitap yasakçılığı bazı cemaatlerde Nazi döneminden daha beter. Hiçbir cemaat, hiçbir toplum kitap yasağı getiremez, çok ayıptır, vicdansızlıktır, akla uygun bir hareket değildir. Sol grupların, komünist grupların çoğunda da bu çok yoğun olarak vardır. Müslüman cemaatlerin bir kısmında da "sadece Şeyh efendinin kitaplarını okuyacaksınız" diyorlar.
     

Kahramanmaraş Aksu TV; Gaziantep Olay TV, 16 Nisan 2011

  • Acının kökeninde İttihadı İslam'ın, Türk İslam Birliği'nin olmaması yatıyor. Eğer İttihadı İslam olsa İsrail hapishaneleri Filistinlilerle dolu olmaz, derhal boşalırdı. "Sargı bezi alalım, ilaç gönderelim" deniyor sürekli, kimse İttihadı İslam olsun demiyor. Şeytan dedirtmiyor, adamlar diyemiyor. İslam aleminin %10'u dese yeterli, başka şeye gerek yok, ama demiyorlar.
2011-04-20 22:28:00
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top