Adnan Oktar'ın 17 Nisan 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; Kanal Avrupa; Çay TV, 17 Nisan 2011

  • Ahir zaman olayları bir dinsizin imanına vesile olabilir, Hristiyan’ın Müslüman olmasına vesile olabilir, Musevi’nin Müslüman olmasına vesile olabilir, Müslüman’ın imanını arttırır. Yarın olacak olayları Peygemberimiz (sav) bize tek tek, saat saat bildirse ve aynen olsa, ne olur? Müthiş bir iman hakikati olur bu, derin bir imana vesile olmuş olur. Bu durumda aynısı olmuş. Saat saat ahir zamanın bildirmiş Peygamberimiz (sav). Sırf inat ve gururdan birçok insan anlamazlıktan geliyor. Ahir zamanın harikalığına insanlar bir dikkatli baksınlar. Kalben inanmasının ne zararı olabilir? Sadece hoşuna gider. Ama sırf hasetliğinden ve ahlaksızlığından tahakkuk eden hadisleri görmezden geliyorlar. Sırf o kavgacı ruhtan kaynaklanıyor bu. Halbuki çok büyük bir mucize, bunu kim söylerse söylesin çok büyük mucizedir bu. Kendi kendilerine bir din çıkarıyorlar, bir inanç sistemi çıkarıyorlar. Bakıyor kendi kafasına göre, İslam’ı yaymak zor, Mehdiyet zor. Onlardan kurtuluşun bir yolunu buluyor kendince adam. Kıyamete 700 yıllık bir vakit var, çok rahat olabilirsiniz diyor. Taraftarlarının kıyamet korkusunu onlardan kaldırmış oluyor. Kıyamet korkusu zaten Allah korkusuna vesile olur. İlmi mücadelenin yolunu da kapatmış oluyor, heyecanın, İttihat-ı İslam’ın yolunu kapatmış oluyor. "Siz seçilmiş bir cemaatsiniz, fırka-i naciyesiniz"  diyor, "üstünsün, değil misin?" diyor. "Onda sarık var mı yok, sen de var mı var, sen üstünsün bak" diyor. "Kıyameti ertelemeyi de 700 seneye çıkarttım" diyor, "bütün Müslümanlar kıyametten korkarken senin korkmana gerek yok" diyor. İttihat-ı İslam için gayret etmene gerek var mı, onun için de yok, daha 700 sene var diyor. "Allah öyle azizidir ki sizin güç yetiremeyeceğinizi bildiği için kıyameti erteledi" diyor. O insanları İslam’ın asıl şartı olan İttihat-ı İslam’ı istemekten alıkoyuyor. 
     
  • Avrupa'da ekonomik çöküntü olacak, önümüzde ki günlerde daha da şiddetlenecek. Dine, imana, mukaddesata mecbur olacaklar. Mehdiyet’in modern yönü, sıcak, sevgi dolu yönü onları olumlu yönde etkileyecek. Masonluğun bunda çok büyük etkisi olacak. Avrupa Masonluğu, Müslümanlığı destekleyecek. Tapınak şövalyeleri Müslümanlığı destekleyecek. Tek kurtuluşun, tek ferahlığın Müslümanlıkta olduğunu anlayacaklar.  Müslümanlığı da gerçek demokrasiyi, huzuru, kardeşliği desteklediğini gördükleri için destekleyecekler. Bir cennet ortamı meydana getireceğini gördüklerinden, buna kanaatleri geldiği için destekleyecekler. Yoksa Avrupa yobazlığa karşı çok ciddi tavır alan bir yapıdır. Allah öyle yaratmıştır. Allah insanları yobazlıktan nefret edecek şekilde yaratmıştır.  Yobazlık çok iğrenç, zift gibi, kanlı, irinli, çok aşağılık bir sistemdir.
     
  • Genellikle Türkiye’de orta sağ devamlı iktidar olur. Hz. Mehdi zuhur edinceye kadar da sağ hep iktidar olacaktır. Bunu kim söylüyor; Bediüzzaman söylüyor.
     

Kıyamet Suresi,

“Hayır kalkış gününe and ederim.”

Kıyamet işte bu. Kalkış, ayağa kalkış.

“Ve yine hayır kendini kınayıp duran nefse de and ederim."

İnsanın kendini, nefsini kınaması çok makbuldür. Akıllı olmasını sağlar. Nefsini temize çıkarttı mı bir insan hasta oluyor, yani akli dengesi bozulur. Öyle tipler vardır, mesela eleştirirsin hemen kendini övmeye başlar, öyle değil böyle falan. Halbuki “Doğru, Allah razı olsun, daha iyi olurum İnşaAllah eksik hatalı yönlerimi düzeltirim” demiş olsa, aklın kapısı orada işte. Allah korkusu ve nefsi temize çıkartmamak, nefsi kınamak.

 “İnsan kendisinin kemiklerini bizim kesin olarak bir araya getiremeyeceğimizi sanıyor?”

Tabii ki o mezardaki kemikler değil, bir araya gelen kemikler, yeni bir inşa ile Allah yaratıyor. Yeni bir beden ile yaratıyor. Bir kere yapıyor ise, bir kere de yapar, milyon kere de yapar. Sürekli yapıyor zaten, gösteriyor Allah yaptığını. Dünyaya sürekli insan sunuyor. Biz mesela gençlerle karşılaşıyoruz. 1980 yılında dünyaya sunulmuş. Kimi 1990 yılında dünyaya sunulmuş.

“Evet onun parmak uçlarını dahi yeniden derleyip, düzene koymaya güç yetirenleriz.”

Parmak ucundaki detaylara Allah Kuran’da dikkat çekiyor. Hakikaten herkesin parmak uçları farklı, ama bu çok şaşırtıcı. Dünyada hiç kimsenin parmak ucu diğerine benzemiyor.  Hiçbir şekilde. Onların detaylı olarak yaratılmasını Allah yapıyor.

“Ancak insan önündeki sonsuz geleceğini de fücurla sürdürmek ister.”

Nefsinde fücura karşı insanda bir eğilim vardır, diyor. 

“Kıyamet günü de ne zamanmış, diye sorar”

 “Ama göz kamaşıp da kaydığı, ay karardığı, güneş ve ay birleştirildiği zaman”, Ay tutulmasına da Güneş tutulmasına da işaret var bu ayetlerde.

“İnsan o gün kaçış nereye, der”

Kıyamet anında kaçacak yer arayacaklar tabii. Her yer hareket halinde. Ama bir kurtuluş yok onlar için.

TV Kayseri; A9 TV, 17 Nisan 2011

Tegabün Suresi,

14- Ey iman edenler, gerçek şu ki, sizin eşlerinizden ve çocuklarınızdan bir kısmı sizler için (birer) düşmandırlar. Şu halde onlardan sakının. Yine de affeder, hoş görür (kusurlarını yüzlerine vurmaz) ve bağışlarsanız, artık elbette Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

15- Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir fitne (bir deneme)dir. Allah ise, büyük ecir (en güzel karşılık) O'nun Katında olandır.


Adam kadına, çocuklarına düşman oluyor mesela. Ya da annesini kesenler oluyor. Allah böyle insanlar var diyor. Bağışlanacak suçları varsa bağışlayın diyor Allah. İnsanların büyük kısmının sabahtan akşama kadar düşündüğü genelde mal ve çocuktur. Lisedeki çocuklara sorsanız, bazı genç kızlara "niçin okuyorsun" diye, vatan millet için der. Oysa ki büyük çoğunluğu sırf yiyip içmek, evlenmek koca için çocuk yapmak için okur.

  • Mehdiyeti özellikle ısrarla, sürekli anlatıyor. Mehdiyeti şu an insanlar yaşıyor. Ama bir çok Müslüman Mehdiyete cephe almış durumda. Kimi 500 sene diyor kimi 700, kimi şahsı manevi diyor. Hicri 1400 ile 1500 arasından başka vakit olmadığını Allah herkese gösterdi. Bütün Nur talebeleri bu gereği biliyorlar. 70 yıl vakit kaldığını da biliyorlar. 70 yıl sonra hiçbir din kalmayacak bunu da herkes biliyor. Allah bahaneleri kalmasın diye harika bir sistem yaratmış, televizyon, internet, radyo ile Allah defalarca Hz. Mehdi (as)'ı onlara hatırlatıyor. İttihadı İslam'ı hatırlatıyor.
     
  • Anlamamazlıktan gelenler, ahirete gidince anlamadım diyecek. Allah kaç yüz kere anlatıldı diyecek. 500 kere 600 kere. Bahaneleri olmayacak. Kuyruklu yıldız çıktı, hacda baskın da oldu, Halley kuyruklu yıldızı da çıktı, hepsini gördüler bahaneleri kalmadı. Mehdiyet Güneş'in doğuşu gibi kanundur. Zaten Hz. Mehdi (as) çıkacak, zaten İttihadı İslam olacak. Ben sadece Müslümanların kalbine neşe gelsin diye anlatıyorum.

Münafikun Suresi,

1- Münafıklar sana geldikleri zaman: "Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah'ın elçisisin" dediler. Allah da bilir ki sen elbette O'nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.

Demek ki dindar gibi görünüp, dini kıyafet, dine uygun sözlerle Müslümanları uyuşturabiliyorlar, onların tepkilerini yok edebiliyorlar. İttihadı İslam'dan alıkoyuyorlar.

2- Onlar, yeminlerini bir siper edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.

3- Bu, onların iman etmeleri sonra inkar etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.


Demek ki başta iman ediyor bunlar. Hz. Mehdi (as)'ın geleceğini, İslam ahlakının hakim olacağını anlıyorlar, ama sonradan inkar ediyorlar “Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.” Artık azgın ve kontrol edilemez bir safhaya geliyorlar.


Saf Suresi,

4- Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

Müslümanlar betonarme bina gibi birbirlerine kenetlenecekler. Bu Allah'ın farz kıldığı emri.

9-  “ Elçilerini hidayet ve hak din üzere gönderen O'dur.” ebcedi 1993 “Öyle ki onu (hak din olan İslam'ı) bütün dinlere karşı üstün kılacaktır.” 1990 buda “müşrikler hoş görmrse bile” şeddeli 2021 dünya hakimiyeti.


Şura Suresi,

39- Ve haklarına tecavüz edildiği zaman, birlik olup karşı koyanlardır.

Afganistan, Libya, Irak her yerde Müslümanların haklarına tecavüz ediliyor. “Birlik olup (ilimle, bilimle, akılla) karşı koyanlardır” Müslümanın vasfı budur. Müslümanlar bunu yapıyorlar mı, yapmıyorlar. Yapılmaması haramdır, yapılması da farzdır. Birlik olup (ilmen) karşı koymak, İttihadı İslam'ın farz olduğunu görüyoruz.
 

38- Rablerine icabet edenler, namazı dosdoğru kılanlar, işleri kendi aralarında şura ile olanlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edenler,

Demek ki tüm İslam aleminin büyük bir şurası olması lazım. Oysa Müslümanlar o orada, o orada paramparça. Avrupa Parlamentosu gibi İslam Parlamentosu'nun olması lazım. Mesela Amerika'ya "siz çekilin burada bizim kardeşlerimiz var, biz sizi istemiyoruz" diyecekler, konu bitecek. Böylece demokratik, sıcak, güzel bir ortam olacak. Laik sistemdir aynı zamanda da çünkü laik sistem olmadığında münafıklık gelişir. Dindar gerektiği gibi dinini yaşayacaktır dinsiz de istediği gibi yaşayacaktır. Kimseyi dine zorlayamazsın, işte bu laikliktir.

2011-04-20 22:46:10
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top