Adnan Oktar'ın 20 Nisan 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; TV Kayseri; Samsun AKS, 20 Nisan 2011

  • (Selehattin Önkibar’ın AK Parti ile ilgili yazdığı yazı hakkında)

Eyalet sistemi çok çok tehlikeli bir şey. Öyle bir şeye gerek yok. Ona müsaade etmeyiz. AK Parti'nin de öyle bir şeye niyeti yok. AK Parti milliyetçi, Atatürkçü, vatan sever bir parti. Memleketin bölünmesini asla kabul etmez Ak Parti. Sağ demek üniter devleti savunan, vatana millete sahip çıkan demektir. Türkiye’yi böldürtmeyiz. AK Parti Türkiye’yi büyütmeye çalışıyor. Memleketin bölünmesini asla kabul etmez AK Parti. İslam ülkelerini birleştirmeye çalışmıyor mu? Vizeler kaldırılmadı mı? Pasaportları kaldırmaya çalışmıyorlar mı? Vatanı bölenleri bölmeye kalkanlara Allah hidayet versin. Allah akıl fikir verisin, vermezse Allah helak etsin. Biz Türkiye’nin süper devlet olmasını istiyoruz. Türkiye’de bütün sağ partiler karşıdır böyle bir şey olmasına. CHP de sağdır. Tedirgin olmalarına gerek yok.

  • (Fatih Altaylı’nın Bedri Baykam’a yapılan saldırı hakkındaki yazısıyla ilgili olarak) 

Fikir özgürlüğü çok hayati bir konudur. Kuran’da bu açık açık geçer. Herkes fikrini açık açık söyleyecek. Müşrik de söyleyecek, dinsiz de dindar da fikrini istediği gibi söyleyecek. Kimse kimseye baskı yapmayacak. Saldırı vicdansızlıktır, ahlaksızlıktır, zulümdür. Konuşarak olacak, saldırı olmaz. Fikri olarak herkes istediğini savunur. Ama AK Parti demokrat bir partidir. Öyle bir düşünce sadece iddia edilen Ergenekon terör örgütünde vardır. Çünkü bu tip saldırıları İddia edilen Ergenekon terör örgütü düzenler. Bedri Baykam’a yapılan saldırının arkasından da İddia edilen Ergenekon terör örgütü çıkar. İddia edilen Ernegekon terör örgütü AK Parti'yi yıpratmak için, anti-demokratik bir ülke imajını vermeye çalışırlar. Bu tip saldırıları düzenlerler. O alçakların sistemi bunun üzerine dayalı zaten. Mesela Allah’ın adını anarak Musevilere saldırmak, demokratik teşeküllere bomba atmak. Böyle olunca ne diyecekler adama?  Müslümanlar bak kan döküyorlar, anarşi çıkarıyorlar. Ne yapalım? Müslümanlığı bu ülkenden kaldıralım diyorlar.

  • Hz. Mehdi (as) keramet gösteririm diye ortaya çıkmaz. Ama Hz. Mehdi (as)'ın tabi olarak kerametleri vardır. Mesela Ay ve Güneş tutulması. Kabe’de kanlı baskın olması. Halley ve Lulin kuyruklu yıldızının ortaya çıkması. Darwinizm ve materyalizmi fikren yıkıp yok etmesi Hz. Mehdi (as)'ın kerametidir. Çünkü asla yıkılmaz gibi görüyordu insanlar. Darwinizmin yıkılması dünyanın ortadan ikiye bölünmesi gibi bir şeydi insanlar için. Ama yıkıldı. O da Hz. Mehdi (as)'ın bir kerametidir. Hz. Mehdi (as)'a saldırıldıkça ünü ve şanının yayılması, yenilememesi, hakarete ve baskılara karşı asla boyun eğmemesi, kahramanca mücadele etmesi kerametidir. Öldürülememesi kerametidir. Etrafındaki talebelerinin başarısı kerametidir. Küçük bir toplulukla çok büyük netice alması kerametidir. En karmaşık gibi görünen konuları asrımızda çözüp insanların kolay anlayacağı hale getirmesi Hz. Mehdi (as)'ın kerametidir. Bediüzzaman’ın sözlerinin aynısıyla çıkması Hz. Mehdi (as)'ın kerametidir.

NUR SURESİ,

45- Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üzerinde yürümekte, kimi iki ayağı üzerinde yürümekte, kimi de dört (ayağı) üzerinde yürümektedir.


Allah, dilediğini yaratır. Hiç şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.

Her canlının kökeninde su vardır diyor Allah. İnsanların da büyük bölümü sudur. Bütün canlıların büyük bölümü sudur.

46- Andolsun Biz, açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini doğru yola yöneltip-iletir.

2044 tarihini veriyor ebcedi.

47- Onlar derler ki: "Allah'a ve elçisine iman ettik ve itaat ettik" sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar iman etmiş değildirler.

İnsanlar genellikle iman ederler fakat bir süre son bakarsın namazdan vazgeçer, dinden vazgeçer. Sonradan tavrını değiştiren çok insana rastlamışsınızdır. Kuran ona dikkat çekiyor.

48- Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Resulüne çağrıldıkları zaman, onlardan bir grup yüz çevirir.

Kuran ahlakına göre hareket edelim dendiğinde kabul etmez bir grup diyor Allah.

49- Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.

İnsanlar da mesela bir şey olduğunda mutlaka önce kendi haklarının korunmasını isterler. Halbuki adalette bir taraf mutlaka mağdur olacaktır. Yani mağdur zannedecektir kendini. Mesela iki kişi davalaşıyorsa bir tanesi haklıdır. İkisi birden haklı çıkmaya çalışıyorlar.

50- Bunların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa kuşkuya mı kapıldılar? Yoksa Allah'ın ve elçisinin kendilerine karşı haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zalim kimselerdir.

Peygamberimiz (sav)'in adaletine güvenemiyorlar. Kuran ona dikkat çekiyor. Mümin ne yapacak, işitecek ve itaat ettik diyecek. Yani adaleti Peygamberimiz (sav)'e bırakacak. Mehdiyet devrinde de öyle. Adaletine Hz. Mehdi (as)'ın kanaat getirilecek. İnsan öyle şüpheye, kuşkuya düşmeyecek. Hakkım yendi, hakkım çiğnendi demeyecek. Çünkü onun orada derinlini bilmediği bir yön olabilir. Güvenecek inşaAllah.

37- (Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar.

Mesela diyoruz ki adamlara, "niye dini yaşamıyorsunuz? İttihad-ı İslam’ı savunmuyorsunuz? Namaz kılmıyorsunuz?" Ne diyorlar? "Ticaretle uğraşıyoruz, ailemize bakıyoruz, çocuklarımıza bakıyoruz, işimiz gücümüz var. Vaktimiz olmuyor" diyor. İnsanlar ahir zamanda bu belanın içine düştüler. Tutkuya kapıldılar. Çekler ödenmedi, senetler ödenmedi. Mallar gelmedi. Gümrük işlemleri yapılamadı. Hayatlarını, kendilerini o yöne yönlendiriyorlar. Tutkuya kapılmış oluyorlar. Halbuki diyor ki Allah “Namazı da kılmaları gerekir, zekatı da vermeleri gerekir. Bu onlara engel değildir” diyor. Mesela üniversitede öğrenimini devam ettirebilir. İşte çalışabilir. Ama mutlaka Allah, Ben size Hakkı yerine getireceğiniz, ibadet edeceğiniz vakti veririm diyor. Yeter ki samimi yaklaşılsın. Samimi yaklaşan zekata da, namaza da, ibadetlerine de, İslam’ı tebliğ etmeye de hepsine vakit bulur. Orada bir mucize vardır. Özel olarak mucize meydana gelir, ama niyeti samimiyse.

  • Kuran'da insanların bilinç altı ahlaksızlıkları, vicdansızlıkları, oyunları, taktikleri çok mükemmel bir şekilde anlatılır. Kuran’a baktığımızda, bu İncil’de de vardır, Tevrat’ta da vardır, ama Kuran’da çok detaylı vardır. İnsanların zaafları, münafıkların sahtekar yöntemleri, hatta vücutlarında meydana gelen etki Kuran'da mükemmel bir şekilde anlatılır. Psikiyatri kitabı gibi. İnsanların kişilik bozuklukları çok detaylı anlatılır. O yüzden Kuran’ı çok iyi anlayan insan çok akıllı olur. Bir insan zeki olabilir ama akıllı olamaz, ama Kuran’ı çok iyi anlayan ve uygulayan bir insan ne kendi başını ne de etrafındakileri belaya sokar. Kuran’ı incelerken detaylı düşünülürse bu detay görülecektir. İnsanları tanımada en gelişmiş kitap Kuran’dır. İnsanlara, Dünya’ya, ağaçlara, bitkilere nasıl davranmamız gerektiği Kuran’da çok detaylı yazar. Mesela nasıl bir ilaç aldığımızda prospektüsü olur. Kuran da öyle. "Bu tarzda yaşarsanız mutsuz olursunuz. Bu hareketi yaparsanız mutlu olacaksınız" diyor. Hepsini çok detaylı açıklar. O yüzden dünyayı alan yanında mutlaka Kuran'ı da alması lazım ve dünyayı nasıl kullanacağını bilecek. Yoksa toplum da bozulur, sistem de bozulur.

NAHL SURESİ,

23- Şüphesiz Allah, onların saklı tuttuklarını ve açığa vurduklarını bilir; gerçekten O, müstekbirleri sevmez.


Yani kendini beğenen enaniyetli olanları sevmez. Mesela cahiliyede enaniyetli, kendini beğenen insanlar vardır. Halbuki dik kafalı bir insan ruhen çöker. Mütevazi, candan bir insan kendine de güzel gelir, başkasına da güzel gelir.

24- Onlara "Rabbiniz ne indirdi?" dendiğinde, "Eskilerin masalları" dediler.

Kuran'ı yorumlayan Marksistlere baktığımızda Kuran için eskinin masalları derler. Kullandıkları ortak dili de Kuran da Allah çok detaylı belirtilir.

25- Kıyamet gününde kendi günahlarının tümünü ve bilgisizce saptırdıklarının günahlarının bir kısmını yüklenmeleri için. Bak, ne kötü yük yükleniyorlar.

Cahil adamlar kendisi sapıtıyor, başkasının da sapmasına sebep oluyor.

26- Onlardan öncekiler, hileli-düzenler kurmuşlardı da, Allah(ın azap emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azap onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.

Hileli düzenleri kurma şu anda da var. Daha önce de vardı. Bilimin Darwinizmi yerle bir edeceği Darwinistlerin hiç ummadığı bir şeydi. Proteinlerden vurdu Allah onları, yani en temelinden. Bütün Darwinist sistem çökmüş oldu. Biz ne yaptık, bilimi kullanarak milyonlarca milyarlarca detayla savunulan Darwinizm'i temelden çökertmiş olduk. Hiç tahmin etmedikleri bir yerden geldi. İstanbul’da bir genç çıkıp yüzbinlerce üniversitenin savunduğu sistemi yerle bir etti.

27- Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "Haklarında (mü'minlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?" Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: "Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir."

28- Ki melekler, kendi nefislerinin zalimleri olarak onların canlarını aldıklarında, "Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk" diye teslim olurlar. Hayır, şüphesiz Allah, sizin neler yaptığınızı bilendir.


Yine Allah insan psikolojisinden örnekler veriyor. Mesela bir hırsız ben hırsızlık yaptım demez. Adam öldüren ben öldürdüm demez. Kafirler de işte öyle diyorlar. Ömrün boyunca dine İslam’a Kuran’a inanmayan sen değil miydin?

A9 TV; Kaçkar TV, 20 Nisan 2011

  • İnsan dünyayı kovalarsa, dünyanın peşine düşerse dünya ondan kaçar. İnsan dünyadan kaçarsa dünya onun üstüne gider.
     
  • İnsanlar Allah'ı kandıramazlar. Sakın oyun oynamaya kalkmasınlar. Müslümanın Allah'a olabilecek en son gücüyle samimi olması lazım.
     
  • Güneydoğu halkı son derece mükemmel insanlardır, mükemmeldir ahlakları, güzellikleri, misafirperverdirler. Ben oradaki mübarek insanları, tertemiz kardeşlerimizi kızıl komünistlerin eline bırakmam. Bunu unutsunlar. PKK'ya karşı mücadele farzı ayndır. Kürt kardeşlerimize herkesin çok sahip çıkması, çok sevgi göstermesi gerekir. Mesela işe alacakları zaman, öncelikli olarak o kardeşlerimizin işe alınması lazım. "Siz mağdur durumda olduğunuz için öncelikli olarak sizin işe girmenizi ben vicdani bir borç bilirim" diyecekler. Bu bize Kuran'ın gösterdiği yoldur.
     
  • Evlilik Allah aşkı için yapılır, cennetteki eşini seçiyorsun. Adam diyor ki evlensem de yemeği biri yapsa, ütümü yapsa, bu mantık çok aşağılayıcı. Senin elin armut mı topluyor sen yap yemeği, ütüyü. O da insan evladı sen de insan evladısın. Neden o senin hizmetçin gibi olsun, sen onun hizmetçisi ol. O zaman hizmetçi almış oluyorsun.
2011-04-25 01:00:15
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top