Adnan Oktar'ın 30 Nisan 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; Kocaeli TV; Aba TV, 30 Nisan 2011

  •  Türk İslam Birliği'nden bahsetmez, İttihad-ı İslam’dan bahsetmezler. "Hocam niye Kuran’ı ezberden bilmiyorsunuz?" diyorlar. Ben ümmiyim diyorum. Arapça bilmem ben. Bilmiyorum diyorum. Arabistan’da 300 Milyon Arapça bilen var. Büyük bir bölümü dinsiz. Büyük bir bölümü Darwinist, materyalist. Arapça bilmek neyi değiştiriyor ki? Amerika’da İslam uzmanları profesörler var. Sıfır numara dinsiz adamlar. Türkiye’de de bazı İlahiyat fakültelerinde bazı hocalar var konuşuyor, bakıyorsun dinsiz. İman önemli, Allah’ı sevmek önemli. Kuran’ın manasını bilmek önemlidir.

KEHF SURESİ,

59- İşte ülkeler (ve onların halkları), zulmettikleri zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için bir buluşma zamanı tespit ettik.

Gerekçe ne? Zulmetmek. Kuran’a uymamak, İsa Mesih’e uymamak, Hz. Mehdi (as)'a uymamak, İsa Mesih’i sevmemek, Hz. Mehdi (as)'ı sevmemek. Devletleri yıkacağım diyor Allah. Kiminle? Hızır ile, Hızır ile buluşmanın arkasından o devlet yıkılır. Bana örnek ver derseniz, örnek vermem. Ama bu olaylar şu an dünyada oluyor. Ve devlet kuruluşunda da yer alır Hızır. Atatürk’e yardım etmiştir. Fatih Sultan Mehmet’e yardım etmiştir. Fatih İstanbul’u fethederken surların üzerinde oturuyordu Hızır Aleyhisselam. Etrafı seyrediyordu.

56- Biz elçileri, müjde vericiler ve uyarıcılar olmak dışında (başka bir amaçla) göndermeyiz. İnkar edenler ise, hakkı batıl ile geçersiz kılmak için mücadele ediyorlar. Onlar Benim ayetlerimi ve uyarıldıklarını (azabı) alay konusu edindiler.

56. Ayet, 1956’ya bakıyor aynı zamanda. Darwinist, materyalistler hakkı batılla, geçersiz delillerle etkisiz kılmak için İslamiyet’le mücadele ediyorlar. Kuran’ı da alay konusu edindiler, uyarıldıkları azabı da alay konusu edindiler diyor Allah.

58- Senin Rabbin rahmet sahibi (ve) bağışlayıcıdır. Eğer, kazandıklarından dolayı onları (azapla) yakalasaydı, şüphesiz onlara azabı (bir an önce) çabuklaştırırdı. Hayır, onlar için bir buluşma zamanı vardır, onun dışında asla başka bir sığınak bulamayacaklardır.

Hemen yıkmıyor Allah devletleri. Zamanı gelince. Mesela Libya’nın yıkılması gerekiyorsa zamanı gelince yıkar Allah. Suriye’nin yıkılması gerekiyorsa zamanı gelince yıkar. Yıkılışında da Hızır görev alır. Sistem budur. Örnek istiyorsunuz belki ama ben kapalı olarak bu kadarını söyleyeyim.

59- İşte ülkeler (ve onların halkları), zulmettikleri zaman onları yıkıma uğrattık; ve yıkımları için bir buluşma zamanı tespit ettik.

60- Hani Musa genç yardımcısına demişti: "İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim."

Şimdi İstanbul'da ikideniz bir daha birleştiriliyor. İki denizin birleştirildiği yer. Bu pek rastlanan bir şey değildir. Gerçek anlamda iki denizin birleştirildiği,  dünyada en büyük çaplı iki denizin birleştiği yer olacak. Yaklaşık 2023'de gerçekleşecek bu proje. Hz. Mehdi (as)'ın zuhur ettiği yıllarda iki deniz birleştirilmiş olacak. Şuan onun çalışmaları başladı.

61- Böylece ikisi, iki (deniz)in birleştiği yere ulaşınca balıklarını unutuverdiler; (balık) denizde bir akıntıya doğru (veya bir menfez bulup) kendi yolunu tuttu.

Bazen Hızır balık suretine de girer. Bazen eşya görünümü de alır. 

Hz. Mehdi (as) çok şefkatli, çok merhametlidir. Ama Allah kandan kaçınmaz. Hz. Mehdi (as) kaçınır. Hz. Mehdi (as) kan akıtmaz derken, Allah kan akıtmaz demiyorum. Allah kan akıtır. Hem de feci şekilde kan akıtır. Hz. Mehdi (as) ve talebeleri kan akıtmaz. Allah ona vahiy etmiş, ilham etmiş kalbine. Şefkatli olacaktır. Merhametli olacaktır. Allah onda Rahman ve Rahim simiyle tecelli edecek. Ama ona yardım eden meleklerde Allah Cabbar ismiyle tecelli eder, Kahhar ismiyle tecelli eder. Allah’ın isimlerinin çeşitli tecellileri vardır. Hz. Mehdi (as)'da Hadi, Rahman ve Rahim ismiyle tecelli ediyor. Hızır Aleyhisselam için derler ya ak saçlı bir ihtiyar hep insanlara yardım eder. Tamam bu doğru ama devlet de yıkar, adam da öldürür. Bundan kimse bahsetmiyor. 

77- (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip yemek istediler, fakat (kasaba halkı) onları konuklamaktan kaçındı. Onda (kasabada) yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular, hemen onu inşa etti. (Musa) Dedi ki: "Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin."

Hızır Aleyhisselam onu inşa ediyor. Hızır’ın bir özelliği neymiş? Duvarcı ustası olması. Masonların piri. Ama imanlı gerçek masonların piridir. Allah’ı seven, Allah’tan korkan Müslüman masonların piri. Tabi Müslümanların da piridir. Hak edenlerin. Müslüman olduktan sonra konu bitmiştir. Ama iyi duvarcı ustasıdır. Güzel duvar yapar. "Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin." Hızır Aleyhisselam hiçbir şeyi karşılıkla yapmaz. Allah rızası için yapar.

78- Dedi ki: "İşte bu, benimle senin aranda ayrılma (zamanı)mız. Sana, üzerinde sabır göstermeye güç yetiremeyeceğin bir yorumu haber vereceğim.

Yorumuna bile şimdi sabır gösteremezsin diyor.

79- "Gemi, denizde çalışan yoksullarındı, onu kusurlu yapmak istedim, (çünkü) ilerilerinde, her gemiyi zorbalıkla ele geçiren bir kral vardı."

79. ayet. 1979 da gemi patlaması var, ona işaret ediyor. Demek ki o gemiyi bir yakan var. Gemi durduk yere yanmaz. Demek ki 79’larda zorbalık hakim olacak. Kuran’ da işaretler var. Krallık gibi bir sistem olacak bazı yerlerde.

80- "Çocuğa gelince, onun anne ve babası mü'min kimselerdi. Bundan dolayı, onun kendilerine azgınlık ve inkar zorunu kullanmasından endişe edip-korktuk."

81- Böylece, onlara Rablerinin ondan temiz olmak bakımından daha hayırlısı, merhamet bakımından da daha yakın olanını vermesini diledik."

Müslüman da bir temizlik, iki merhamet çok önemli. Merhamete çok önem veriyor. Bakan da Hz. Hızır’ı haşa merhametsiz zannediyor. Ama müthiş merhamet sahibi. Son derece temiz birisi. Çok şefkatlidir, çok akıllıdır.

82- "Duvar ise, şehirde iki öksüz çocuğundu, altında onlara ait bir define vardı; babaları salih biriydi. Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım. İşte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu."

İki öksüz çocuk Mehdi ve İsa Aleyhisselam'a işaret. Hz. Mehdi (as) devrinde bol miktarda defile bulunacak. Bu devirde dikili taşların altında, Piramitlerin altında, Nemrut dağının altında müthiş deliller, müthiş hazineler bulacak insanlar. Vakti gelince bu çıkacak. Ne zaman çıkacakmış? Mehdi ve İsa’nın olgunluk çağında İnşaAllah. Yani olgunluk çağlarında, İslam ahlakının hakimiyet çağlarında.

83- Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar. De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim.

Müslümanlara öğüt de var ve hatırlatma da var.

84- Gerçekten, Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik ve ona her şeyden bir yol (sebep) verdik.

İslam ahlakının dünya hakimiyeti. Bu alenen Mehdiyet’e bakan bir ayettir. Ebcedi 2017 tarihini veriyor.

85- O da, bir yol tuttu.

86- Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu, yanında bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey Zu'l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin."

Kara çamurlu bir denizde, bu, Japonya’da olan olaya işaret ediyor. Kara çamurlu; bütün televizyonlarda gördünüz simsiyahtı deniz. Yani televizyondan görüyor. Bizzat giderek görmüş gibi değil buradaki anlatım. Oradan oraya, bir tuşa basıyor orayı görüyor, bir tuşa basıyor orayı görüyor. Gezdi demiyor zaten ayette.

87- Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azaplandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azapla azaplandırır."

Kim azaplandırıyor? Melekler. Kim azaplandırıyor? Hızır Aleyhisselam.

88- Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa, onun için güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz."

Yani istenen budur, iman etmesi ve samimi olması. Yani yobazlık bitecek. Kolay olan dinde tahfif olacak, ferahlık olacak.

89- Sonra (yine) bir yol tuttu.

90- Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.

91- İşte böyle, onun yanında "özü kapsayan bilgi olduğunu" (veya yanında olup-biten herşeyi) Biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.

Özü kapsayan bilgi; ledün ilmi. Yine burada da aynı olayla karşılaşıyoruz. Hızır Aleyhisselam’da da aynı bilgi var. Burada da var.

92- Sonra bir yol (daha) tuttu.

Yine bir sultan.

93- İki seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu.

Bu da 2015. İnşaAllah PKK’nın yerle bir olacağı tarih Allah’ın izniyle. 

94- Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?"

Seni iktidara getirelim demek istiyorlar. Yani dünya hakimi yapalım diyorlar.

95- Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır. Madem öyle, bana (insani) güçle yardım edin de, sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım."

Yani bana tabi olun diyor. Tam tabi olun. Biat edin diyor. 

96- "Bana demir kütleleri getirin", iki dağın arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim."

97- Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye güç yetirebildiler.

Ne yapacak Mehdi? Ne kadar tank top varsa hepsini eritecek, hepsi ağır sanayide kullanılacaktır.

98- Dedi ki: "Bu benim Rabbimden bir rahmettir. Rabbimin va'di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va'di haktır."

104- "Onların, dünya hayatındaki bütün çabaları boşa gitmişken, kendilerini gerçekte güzel iş yapmakta sanıyorlar."

Bakın yobaz takımına işarettir. Tam ehli sünnet üstünde, tam doğru oldukları kanaatinde. Sarık tamam, cübbe tamam. Şefkat merhamet var mı? Yok. Yobazdan kastımız Kuran’ı yeterli görmeyip hurafelerle dini zorlaştıranlar. 

KEHF SURESİ

 Derken, Katımız'dan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.

Allah rahmet verdiğini başta söylüyor. Allah’ın rahmeti, o ilimin ne olduğunu söylemiyor Allah, bir ilim. Ayetin ebcedi 2010.

Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?"

Müslüman nedir, daima doğru yoldadır. Onun da istediği o; rüşt, doğru yol.

Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin." (Böyleyken) "Özünü kavramaya kuşatıcı olamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?"

Kardeşlerim bana sık sık soru soruyorlar şunu niye böyle yapıyorsun, bunu niye böyle yapıyorsun bend e özünü kavrayamadığınız şeyi sormayın diyorum.

 (Musa:) "İnşaAllah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiçbir işte sana karşı gelmeyeceğim" dedi. Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiçbir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar." Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi.

Hep gemili, Mehdi (a.s)’ın olduğu yerler gemili, Hz. Musa (a.s)’ın olduğu yerler gemili.

Dedi ki: "Gerçekten benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?" (Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi.

Gemiyi tahrip ediyor Hz. Hızır. Ben de diyorum ki; gerçekten benimle birlikte olma sabrını göstermeye herkes güç yetiremez. Onun için benim çevremde de az insan vardır. Çok başarılıyız, ama az insan var çevremizde, 300 kişi falandır, her zaman böyledir. 300’ün çevresinde kalır, ne azalır ne fazlalaşır aşağı yukarı.

 Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iş yaptın."

Üçüncü kişi yok sadece ikisi. Ledün ilminde sır vardır, Ledüni bir sırsa teke tek söylenir, kalabalıkta söylenmez. Adam da bana alenen televizyondan sır ver diyor. Ledüni bir sır eğer layıksa teke tek söylerim. Mehdi (as) kan akıtmaz, ama Hz. Hızır kan akıtır. Hz. Mehdi (as) kan durdurur, Hızır kan akıtır. Bina yıkar, devlet yıkar, Hızır’ın özelliğidir. Hz. Mehdi (as) kan akıtmaz ama Mehdi (as)’ın yanındaki melekler, ki yaklaşık yetmiş bin melektir bunlar, kan akıtırlar. Kan revan içinde bırakırlar dünyayı. Hz. Mehdi (as)'ın şahsı ve talebeleri kan akıtmaz. Kanı durdurmak için mücadele ederler, ama meleklerin durumu öyle değildir. Dünyaya dikkatlice bakarsanız bilmediğiniz olayların geliştiğini görürsünüz. Allah öldürür, melekleriyle öldürür. Ama Mehdi (as) da uyuyanı dahi uyandırmaz, son derece şefkatli ve merhametlidir. Zaten adı üstünde Mehdiyüldem, kan durduran Mehdi. 

2011-05-02 13:59:25
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top