Adnan Oktar'ın 09 Mayıs 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

9 Mayıs 2011 A9 TV, Sabah Saat 10:00

  • Akıllı bakan ahirzamanı çok iyi görür. Samimi bakmak lazım. Peygamberimiz (sav)'in ihbarlarını çok önemli görmek lazım. Onu önemli görmeyen, haşa, Allah'a, dine uzak demektir. Peygamberimiz (sav) çok güzel, kapsamlı tarif etmiş. Çok büyük bir nimet, Allah yardım olarak bildirmiş. Hatta o kadar netleştirmiş ki 7000 yıllık bir takvim veriyor. Matematik bir düzgünlük var. 1400 Mehdi’nin çıkış tarihi diyor. 1500’ e kadar görev yapacak diyor. 8 tane hadis var.  Suyuti bunu naklediyor. İmamı Hanbel gibi mezhep imamı bildiriyor. Bakıyoruz kuyruklu yıldız çıkacak diyor. Net görüyoruz. Görmedim yok. Bu Allah’ın bize yardımı. İstese bildirmezdi Allah. Çok detaylı bildirmiş. Ümmetin üstündeki gaflet perdesi, Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alametidir. Mesela Amerika’nın en büyük televizyon kanalı bunu gündeme getirse. Bütün İslami Aleminde (ilmen, fikren) yer yerinden oynar, bütün İslami gazeteler yazar. Haberin geliş yerine göre hareket ediyorlar. Asıl haberi Peygamber (sav) veriyor. Doğru çıkmış. Obama söylese veya Fransa, İngiliz dış işleri bakanı söylese yer yerinden oynar. Ama Peygamberimiz (sav) söylüyor epey bir kitle farkına varmamış gibi davranıyorlar. Bir zaman gelecek bütün dünya bu harikanın üstüne gidecek çok şaşıracaklar.
     
  • Yemek yeme, evlenme, ticaretle ile ilgili hadislerde çok titizler. Cehd etmek, İttihad-ı İslam’la ilgili hadisler var, bunu anlatılıyor mu toplantılarda? Peygamberimiz (sav)'in en büyük hedefiydi İttihad-ı İslam. Hedeflerinde Dünya’ya İslam ahlakının hakim olmasından bahsediliyor mu? Toplantılarda herkes Bediüzzaman’ın kahramanlıklarından bahsediyor. Şöyle iyiydi, böyle iyiydi. Ama Bediüzzaman’ın en büyük amacı İttihad-ı İslam’dan bahsetmiyorlar. En büyük farz vazife diyor. Rahatsız etmeyecek kısımlar var onlardan bahsediyorlar. Camilerde sohbet ediyor. Evlilik hukukunu anlatıyor camide. Onun için önce evlenme, sonra İttihad-ı İslam. Nasıl bohça düzülecek, gelinliği kaç metre olacak. Kardeşim sırası mı şimdi? Mahvediyorlar Müslümanları.
     
  • Müslümanlıkta olay deccalle ve şeytanla fikri mücadele etmek üzerine kuruludur. Kardeşlerimiz diyor ki ne şeytanımız olsun, ne deccalimiz olsun. Herkes bizi alkışlasın, anlatalım böyle kitleler halinde. Öyle bir şey olmaz, bizim şeytanımız çok olacaktır. Decallerimiz var bizim karşımızda. Onlarla fikren, ilimle mücadele edeceğiz. Hz. Mehdi (as) talebesiyiz. Deccaliyet olmadığında Mehdiyet olmaz. Ne kadar çoksa o hareket o kadar büyüktür. Ne kadar deccaller zayıfsa, şeytanın gücü zayıfsa hareket o kadar küçüktür. Bu hep böyle olmuştur tarihte. Mehdiyet devrinde Allah decalleri ortaya çıkartıyor. Bir tane de değil 30’a yakın olacak. İrili ufaklı. Kimisi sarıklı cübbeli çeşit çeşit deccaller var. Biz hepsiyle mücadele edeceğiz. Fikren, sevgiyle ve akılla.
     
  • Bediüzzaman Said Nursi öyle bir konuyu anlatmış ki, Hz. Mehdi (as) karşıtlarını can evinden vurmuş. Bediüzzaman’ı bayağı meşhur ettiler. Acayip sevdirdiler. Ve hakikaten de milyonlarca talebesi var. Ama Bediüzzaman’ın bir özelliğini unuttular. “Mehdi (as)’ın ben pişdar bir neferiyim, öncü bir askeriyim, ona ortam hazırlıyorum” diyor. Bizim o yönünü ortaya koyacağımızı fark etmediler. Birçoğu can evinden vuruldu, (fikren) kıvranıyorlar. Hatta bir kısmı Bediüzzaman’ı reddetmeye kadar işi vardırdı, paniğin şiddetinden. Ama artık iş işten geçti. Bediüzzaman gibi net konuşan alim yok. O çok net konuşuyor, ünlü yaptıklarına pişman oldular. Bediüzzaman’a tavır alanları bir bereketsizlik, uğursuzluk sardı. Hem Allah’ın lanetine uğradılar. Hem müthiş bir uğursuzluk sardı. Hem müthiş bir bereketsizlik, hem müthiş bir aşağılanma, hem müthiş bir dışlanma ve küçük düştüler. Güya kendilerini büyüteceklerdi. Allah onları küçük düşürdü. Hepsini tenzih ediyorum. İlgili şahısları söylüyorum. Mehdiyeti de örtbas etmeye kalktılar. Bediüzzaman öyle sağlama almış ki. Mehdiyeti yüzlerce sayfa yazmış. Tekrar tekrar söylüyor. Bir daha söylüyor. Kaçacakları gibi değil.
     
  • Namaz, oruç Allah’ın emridir. İttihad-ı İslam için sabahtan akşama kadar gayret etmek gerekiyor. Peygamberimiz (sav) ne yapıyordu, namazı kıldıktan sonra, hatta namaz kılmaya vakti bile dar oluyordu, namazı kısaltıyorlardı. İttihad-ı İslam için bütün gayreti gösteriyordu. Hiç bazı kardeşlerimiz namazı kısaltmak için zorlandıkları oldu mu? İttihad-ı İslam esastır. Türk-İslam Birliği esastır. Türkiye de mübarek insanların olduğu yerdir. Irk üstünlüğü demiyorum. Liderlik bizde. Allah fiilen de Osmanlı döneminde göstermiş. Ahlaken üstünüz. Güzel huylu benim milletim. Nefes alıp vermek gibidir namaz. İttihad-ı İslam için gayret etmek lazım. İmanın kalesi Türkiye. İslam’ın çok güzel yaşandığı bir yerdir.
2011-05-11 23:29:53
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top