Adnan Oktar'ın 17 Mayıs 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV, Gaziantep Olay TV; 17 Mayıs 2011

  • Doğruyu, güzelliği, iyiliği araştırıyoruz. Doğru olan ne ise, güzel olan ne ise, bilimsel olan, akla yatkın olan, aklın kabul ettiği neyse o olsun diyoruz. Akıl bize evrimin olmadığını söylüyor. Akıl bize Allah’ın var olduğunu gösteriyor. Akıl bize barışın, sevginin güzel olduğunu gösteriyor. Biz de huzur içinde, sevgi içinde yaşamak istiyoruz. İyilik, güzellik olsun istiyoruz.
     
  • Evrim teorisi gibi sahte bir teoriye inanmamamızın nedeni bunun gerçekten sahte olmasından kaynaklanıyor. Kendimizi kandırmıyoruz. Çünkü proteinin molekül yapısına bakıyoruz, mümkün değil. Dantel gibi binlerce atomun çok düzgün şekil almasıyla oluşuyor. Bir tanesi bile yerinden oynadığında şiddetli zehir meydana geliyor. Her atomun yerli yerinde oturması lazım; binlerce atom, dantel gibi. Biz diyoruz ki; bu tesadüfen olamaz. Bilim adamları ne diyor? Bir proteinin olması için başka bir proteine ihtiyaç var diyor. Böyle bir proteinin olması 950 sıfırlı sayıda bir ihtimaldir, diyorlar. 950 milyar tane sıfır koysan 1’in yanına yine o kadar da bir ihtimal olmaz. Bir proteinin olması için başka bir proteine ihtiyaç var demek sonsuz sıfır ihtimal var demek. Yani ihtimal olması sonsuz imkansız demek. Kilitlenmiş, yani yaratılmanın dışında mümkün değil, bu anlama geliyor. Biz de bu bilimsel gerçeği söylüyoruz.
     
  • Halktan bir insan dışarı çıkar, Güneş onu ısıtır ama Güneş’in vasfını o bilmez.  Güneş’in çapını, nerede olduğunu, neden oluştuğunu bilmez. Mehdiyet de öyledir; insanları ısıtır, aydınlatır, adam kaynağını bilmez. Mesela Türkiye’de ta Demokrat Parti devrinden itibaren sağın Türkiye’deki hakimiyetinin sebebi Mehdiyet’tir. Allah, Mehdi (as) vesilesiyle Türkiye’ye bereket veriyor. Ekonomik krizin olmaması Mehdiyet’tendir. Kıyametin kopmamasının sebebi Mehdiyet’tir. Türkiye’nin Türk İslam Birliği’nin lideri olması ve bu liderliğin bütün dünyada kabul görmesi Mehdiyet’tir. Türkiye’ye bir operasyon yapılamaması, oyun oynanamamasının nedeni yine Mehdiyet’tir. Türkiye’de milletin yüzde 95’inin Allah’a coşkuyla bağlı olması, Ortadoğu ve Balkanlar'da Allah’a inananların en çok bizde bulunmasının sebebi yine Mehdiyet’tir.
     
  • (PKK) Hiç öyle ayaklanmaya yeltenmesin. Öyle bir durumda -Allah vermesin hiç istemeyiz- hükümetin seferberlik hakkı vardır. Yediden yetmişe herkes asker oldu. Dağı taşı dar ederiz öyle bir durumda. Sakın densizlik yapmaya kalkmasınlar. Otursunlar oturdukları yerde, terbiyesizlik yapmasınlar.  Millet olarak devletin tam olarak arkasındayız. Bu ne demektir? Çil yavrusu gibi dağıtılacakları anlamına geliyor.
     
  • Sağın ezici şekilde iktidar olmasının sebebi Anadolu’dan sol düşüncenin, materyalist düşüncenin, Darwinist düşüncenin (fikri olarak) kazınmasıdır. Sol felsefi olarak yenilmeseydi, AK Parti asla iktidar olamazdı. Felsefi yönden iç yapıda, aydın kesimde hakimiyet sağlanmadan bir partinin iktidar olması mümkün değildir. Demokrat Parti’nin iktidar olmasında Bediüzzaman etkili oldu. Asla iktidar olamazdı. AK Parti de hazır sistemin üzerinde geldi; materyalist, komünist, ateist düşünceyi Anadolu’dan kazıdık. Sağlam ve rahat bir felsefi zemin oluştu. Hükümetin ayağını sağlam hale getirdik. Sağın ayağını sağlam hale getirdik, rahatça şu an atak yapabiliyorlar. Ve rahatça komünistlere felsefi meydan okuyabiliyorlar.
     
  • Biz normal sevgiyle, dostlukla, kardeşlikle yaşayacak şekilde yaratılıyoruz. Kediler bile kavga etse insanlar tedirgin oluyor. Kavga çok çirkin bir şey, kan dökülmesi, bağırıp çağırılması rezalet. Bir insanı mahcup etmek, iltifatta bir eksiklik bile kötü, ki durgunluk bile kötü. Adamlar bir de üstüne kafasını gözünü yarıyor, kırıyor, yıkıyor. Biz de buna karşıyız. Sevgiyi, dostluğu savunmak nadir rastlanan bir olay oluyor. Herkesin savunması lazım bunu. Müslümanları birleştirelim, Türk İslam Birliği olsun diyoruz. “Olur mu öyle şey” diyorlar. Paramparça etmek daha zor değil mi? Sen zor olanı yapıyorsun da biz kolay olanı istiyoruz.
     
  •  (“Hülya Avşar’ın Önlenemez Çöküşü” Başlıklı Habere Hakkında)

Bu güzel insanı üzmenin, kızdırmanın anlamı ne? Bir kadına söylenecek söz mü bu? O bütün gücüyle dinç görünmeye çalışıyor, insanların sevgisini kazanmaya çalışıyor, neşeli görünmeye çalışıyor. Bazıları da, "yok çöktün, ihtiyarladın, bittin" falan diyor. Bir kadına söylenecek söz mü? Ne yapsın köşesine çekilip gizlensin mi yani? Ne güzel işte kendine bakıyor. Güzel olmaya çalışıyor. Sevecen, tatlı bir şey. Çok da zeki, bayağı da seviyorum.

İSRA SURESİ

87- (Vahyi sende bırakan) Rabbin rahmetinden başka(sı değildir). Şüphesiz O'nun lütfu senin üzerinde çok büyüktür.

Ebcedi 1980 tarihini veriyor. Hz. Mehdi (as)'ıngeliş tarihi.

88- De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler."

Arapça okunduğunda insanların nefesi kesiliyor. Öyle mükemmel edebi bir üslup ve ahenk var ki 1400 seneden beri taklidi tapılamıyor. Bilimle tek bir noktada çelişmesi olmamış, Kendi içinde ayetlerle çelişmesi olmamış. Bir insana sen kitap yaz desen 100 noktada çelişir. Bilimle zaten defalarca çelişir 1400 sene önce yazılmış. Bilakis bilimin o zaman tespit edemediği, bilinmeyen gerçekleri Kuran ta o zaman bildirmiş. Mesela maddenin yoktan var edilmesi, zamanın izafi olması, kainat ilk yaratıldığında üstünün bütün dumanla kaplı olması gibi bütün bilimsel gerçekleri kuran 1400 sene öncesinden söylemiş. Kuran nurdur nur. Herkesin evinde bulunması, okuması şarttır.

2011-05-19 23:37:18
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top