Adnan Oktar'ın 04 Haziran 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar
A9 TV, Kocaeli TV, Aba TV, 4 Haziran 2011
Risale-i Nur da Bediüzzaman “Kuranın ve imanın ışığıyla, hakikat hali göreceği, kahraman ordu ve imanlı milletin bu dehşetli komiteye tavır alacağı rivayetlerden anlaşılır” diyor, özetle. 4 devresi var diyor. Son devresinde artık durumu muhafazaya çalışılır diyor. Şu an son devresindeyiz, inşaAllah deccaliyetin. İddia edilen Ergenekon terör örgütü baş belası bir örgüt. Komünist bir örgüt, komünistlerce destekleniyor. Milletimiz de nefret ediyor komünizmden. Türkiye’yi böldürmeyiz, istemiyoruz bölünmek, kardeşlerimizle birlik beraberlik içinde yaşamak istiyoruz.
Arap ülkelerinde komünist hakimiyeti vardı. İddia edilen Ergenekon terör örgütünün kafası hakimdi. Filistin'de, Fas, Tunus, Cezayir'de, Libya'da, Mısır'da hep komünist idiler. İsrail bölgeye geldikten sonra Arapların çoğı Müslüman oldular, Müslümanlığı yaşamaya başladılar. "Yahudiler dinlerine bu kadar titizler, biz nasıl dinimize titiz olmuyoruz" dediler kıyas yaptılar, gıpta ettiler ve İslam’a sarıldılar. Konu bu, bakın tarihe görürsünüz.
Bir tane bile Harun Yahya kitabı olsa bir insanın evinde o yeter ona. Mümkün değil bir daha dinsiz olamaz. Deccaliyete karşı ilaç. Özellikle Yaratılış Atlası'nın bulunduğu bir yer, yerle bir demektir Allah’ın izniyle. Dinsizlik oraya giremez, ateistlik oraya giremez, Darwinizim giremez.
Neml Suresi, 48. ayette “Şehirde dokuzlu bir çete vardı” diyor Allah. İddia edilen Ergenekon Terör Örgütü’nün çatısı 9 kişidir. “Yeryüzünde bozgun çıkarıyorlar” diyor ayette. Onlar da aynısını yapıyorlar.
Kuran tekrar konuları içerir. Kuran’da dikkat edin yüzlerce konu tekrar edilir. Tekrar çok hayati konudur. İnsanın içini açar. İnsanın ihtiyacıdır. Mehdiyet, deccal, İttihad-ı İslam. Milyonlarca kez tekrarlansa az.
2023'lerde dünya devleti olacağız. Yabancı ülkeler tebamız olmuyor. Dost kardeşiz. Aynı durumdayız. Bir insanın diğerine bir üstünlüğü olmaz. "Ben idareciyim. Sen benim tebamsın, ayağımın altındasın" diye bir mantık yok, öyle bir şey yok. "Biz hizmetçiyiz" diyoruz. "Siz de bizim kardeşimizsiniz. Size yardımcı olmak istiyoruz" diyoruz. Herkes herkese eşittir. Hristiyanlara da lütuf yapıyor değiliz. Allah onlara lütuf yapıyor. Zaten kiliseleri açık olur. İbadetlerini yaparlar. Kimse kimseye müdahale edemez. Dinde zorlama yok. Kimse kimseye baskı yapamaz. Müslümana da zorlama yapamazsın. Hristiyana da zorlama yapamazsın. Museviye de. Lütuf şeklinde değil. "Biz size hakimiz lütfediyoruz ibadetlerinizi yapabilirsiniz", kastedilen bu değil. Zaten Allah onlara lütfetmiş. İstediği gibi ibadetini yapabilir. Gönlümüz hepsinin İslam olması, Müslüman olması. Ama zorlama olmadan. İstiyorlarsa, isterlerse bir güzelliktir. İstemezlerse yine saygı duyarız. 1400 yıldan beri saygı duyuyoruz, yine saygı duyarız. İspanya’dan aldık getirdik. İspanya’dan alıp getirdiğimizde, "biz burada sizden üstünüz mü" dedik? Paşa gibi yaşadılar, bayağı rahat ettiler. Hep sevgi sunduk. Hürmet sunduk. Evlerimizi, arazilerimizi sunduk. Üstünlük takva iledir. Müslüman takvaysa Allah onu takdir eder ahirette. Dünyada biz emin olamayız ki kendimizden, biz bilmiyoruz ki. Her insan cehenneme gidebilir, bilmiyoruz. Ama biz Ehl-i Kitab’ın Müslüman olmasını isteriz. Kuran’ın müjdesi bu. Ama asla zorlama olmadan. Irk üstünlüğü iddiamız da yok ayrıca.
TV Kayseri, A9 TV, 4 Haziran 2011
Müslümanlar Hz. Mehdi (as)'ı arayacaklar. Çünkü her devirde aranmış. Hiçbir devirde insanlar Hz. Mehdi (as)'a karşı ilgisiz alakasız değiller. Ama artık son devre gelinmiş, Hz. Mehdi (as)'ın kilit vakti. Allah en sevdiği veliyi en sona bırakmış. En sevdiği peygamber Hz. Muhammed (sav)'dir Allah'ın, onu da son peygamberliğe bırakmıştır.
Peygamberlere gayb alemleri gösteriliyor. Peygamberimiz (sav)'e de gelecekte ve geçmişte olan olaylar gösteriliyor, o da bize oradan haber veriyor ve kelimesi kelimesine doğru çıkıyor.
Hz. Mehdi (as) candan, samimi bir üslupla konuşacak. Ruhani hava vererek, suni şekilde ağlayarak, cezbelenerek, titreyerek değil, samimiyetsiz üslupla değil, akılcı üslupla anlatacak ve dinleyenler tam kanaat getirecek. İnanmak sorunu olmayacak dinleyenlerde. Sahtekar anlatımlarda insanları sıkıntı basar. Tabi Allah korkusundan, Allah sevgisinden ağlayanları tenzih ederim.
Hz. Mehdi (as)'ın sabit bir evi olmayacak. Bir orada kalacak, bir orada kalacak. Hz. Mehdi (as) zaten gaibtir. Şu an Hz. Mehdi (as)'ı insanların büyük bölümü aramıyor. Hatta hasta olunca da kimse sormaz. Hatta ölmesini yok olmasını isterler. Evlenmek bile istemezler, Hz. Mehdi (as) talebelerinin de yanlarına dahi yanaşmayacaklar.
Ahir zamanda eşgaller bozulacak. Güzel insanlar çok az olacak. Nitekim sokağa çıkıyorsun, birçok yerde, gözler yerde. Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor. Bir kısmı da sevgisiz, anlamsız boş bakıyor. Sanki beyni erimiş, toprağa akmış kafanın içi bomboş. Ya da nefret dolu, donuk ya da muhabbetsiz, sevgisiz her türlü. Onun için akıllı bir insan hep aşina, seven gözler arar. Onun için insanlar sokağa çıkmayacak hale gelecekler evinde oturmak isteyecekler ahir zamanda. Peygamberimiz (sav) de hadiste bunu söylemiş, insanlar evini tercih edecekler.