Adnan Oktar'ın 13 Haziran 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar
A9 TV; 13 Haziran 2011
(Seçim sonuçları)
Memleketimize, milletimize hayırlı uğurlu olsun. İddia edilen Ergenekon Terör Örgütünün Temizlenmesine inşaAllah vesile olur hükümet. Demokrasinin gerçek anlamda gelmesine vesile olur. Ve en önemlisi yargıda hakkıyla düzenleme olması.
Başbakanın gönül rahatlatıcı konuşmaları ekmek, su gibi ihtiyaç. Bölücülüğe karşı tavır çok iyi, yerinde, etkileyici oluyor. Demokrasiye çok sıkı titizler. Demokrat bir yapıları var. Ve bütün Türkiye demokrasiyi istiyor. Zaten normal bir insan demokrasi ister, özgürlük ister.
Vurmasının sebebi Müslüman ve gariban gördüğü için, fakir gördüğü için. Orada bir Avrupalı olsa, Mesela bir Hollandalı bir turist olsa vurabilir mi? Vuramaz. Bir Amerikalı olsa vurabilir mi? Vuramaz. Müslüman’ı vuruyor. Çünkü Müslüman insanlara artık ucuz geliyor. Gariban, ezik, öldürülmesi gereken, haşa Yecuc-Mecuc kavmi gibi görüyorlar. Müslüman Müslümandan da nefret ediyor. Ama dinsiz olduğunda iki büklüm saygılı oluyorlar.
Mehdiyet zaten ortadadır. Görmeyen gözler görmeye alışacak. Mehdiyet’in kendini ilanı diye bir şey yoktur. Mehdiyet’i göremeyen gözlerin görmeye başlaması vardır. Işıktan, aydınlık bir ortamdan bir yere geldiğinde karanlık içerisindeki bir ışığı, nuru görmek çok zordur. Göz kamaşır. Mehdiyet de öyledir. Karanlığın içinde göremiyorlar Mehdi (as)’ı, bir süre sonra gözler alıştığında çok berrakça o nuru görecekler. Olay o. Görememe sorunu vardır insanlarda. Yoksa Hz. Mehdi (as)’ın kendini göstermeme sorunu yoktur. Hz. Mehdi (as) kendini açık ve net gösterir. Gaflet ve dalalet içindeyse insan göremez. Cahilse göremez. Perdeler tam açılmadıysa göremez. Allah nasip etmediyse göremez. Allah perdeleri açtıkça göreceklerdir.
Hakikaten kendini büyük görenlerin, Türkiye’yi yönlendirdiğini zannedenlerin, akıldanelerin, kendini akıl küpü gibi görenlerin akıl fukarası olduğu görüldü. Gariban oldukları görüldü. Zaten biz bunların perdelerini indirdik. Ne olduklarını gösterdik. Kendileri de kendilerinin gariban olduğunu gördüler. Onun için üslupları da garibanlaştı dikkat ederseniz. Çok zavallı bir üslup kullanmaya başladılar. Kendini bilmiş zannedenler; zavallı, yaranmaya çalışan, kendini acındırmaya çalışan, biz de varız gibi çırpınan bir güruh şekline geldiler. Millete tepeden bakmak değil de artık millete ayağının dibinden bakabiliyorlar. Milletimizin ayağının dibine kadar indirdik onları. Toprağa kadar getirdik onları, topraktan şu an millete bakıyorlar. Diz çöktürdük, milletin ayağının dibindeler şu an. Akılla, fikirle, bilim, hakla, hakikatle, hukukla, kanunla, inşaAllah.
Allah birdir diyenlerin Allah’ın birliği konusunda ittifak etmeleri lazım. Yoksa, deccalin ekmeğine yağ sürmüş olursunuz. Adamlar önce Allah’ı inkar ediyor. En büyük tehlike Allah’ın inkarı. Allah inancı oluşturduktan sonra ondan sonrası kolay. Ama Mehdiyet öyle bir ortam hazırlayacak ki Hz. İsa (as) hazır eve gelecek adeta. İsa Mesih (as) sadece evi kullanıma açacak. Müslümanlara çok büyük iş düşüyor. İsa Mesih (as) Allahualem aramızda.
Biz otuz yıldan beri anlatıyoruz Kuran’ı, bir otuz yıl daha geçse hiç şevkimizden, heyecanımızdan bir şey kaybetmeyiz. Bilakis daha da artan bir şevkle anlatıyoruz. Müslüman’ın en temel vasıflarından birisidir sabırlı olması. Güzel ahlakla, güzel tavırla, sevgiyle hep sabırlı olmak lazım. Sabırla tahammülü karıştırmamak lazım. Sabır, ibadet heyecanı ile yapılan ısrarlı ibadette devamdır. Kararlı olarak ibadete devam edilir. Yoksa acı çekerek, rahatsız olarak anlamında değil. Tahammül anlamında değildir. “Sabret” diyor, o değil. İbadetteki istikrar. Güzel ahlakta, iltifatta, saygıda, hürmette, temizlikte istikrar. Sürekli temiz olmak, sürekli cömert olmak, sürekli affedici, iyi olmak, sürekli tebliğ yapmak, sürekli koruyucu olmak. Adam diyor ki; “Sürekli on yıldan beri cömertlik yaptım” diyor, olmaz. Ömrünün sonuna kadar devam edecek. “On yıldan beri affettim” diyor. Yine devam edecek. İstikrarlı olursa o ibadet değerli, yoksa belirli bir noktaya kadarsa geçerli olmaz o, inşaAllah.
Seçimler iyi oldu, hayırlı oldu inşaAllah. Mehdiyet’in bereketiyle. Bu olacak iş değildir. Yani 2000’li yıllarda böyle sağın ezip geçmesi olacak iş değildir. Bir de iktidarda. İktidarda olan her parti yıpranır. Gittikçe oy kazanması Mehdinin bereketiyle ve Hz. İsa (as)’ın bereketiyledir. Ve fevkaladelik olduğunun, Mehdiyet’in doğru olduğunun ayrı ve dev bir delilidir. Bir 71’lerin devrine baksınlar, bir de şimdiki Türkiye’ye baksınlar, arada çok büyük fark var. Katlamalı bir gelişme var ve sağın eli çok güçlü şu an. Çünkü darwinizm ve materyalizm fikren tamamen yenildi. PKK’nın güya başarı gibi görünen faaliyetlerinin nedeni de Mehdiyet’in kolunun şimdilik o dağları tam sarmamasından kaynaklanıyor. Şimdi, Hz. Mehdi (as) talebesi olarak, Zülkarneyn gibi o dağları aşacağız. Sıra onlara geldi inşaAllah. Onları da fikren yerle bir edeceğiz Allah’ın izniyle. Milletimizin gönlü müsterih olsun. Biz güzel milletiz, güzel insanlarız. Demokrasinin en güzelini biz Türkiye’de yapacağız inşaAllah. Yani Avrupa’da bile olmayan demokrasiyi biz Türkiye’de yapacağız inşaAllah. Avrupa’da bile olmayan laiklik anlayışını Türkiye’ye getireceğiz inşaAllah. Özgürlük, bereket, bolluk bütün ülkeyi saracak. Bunu görecek insanlar. Hukuk ve yargıda mükemmel bir düzelme bekliyoruz. Tam bir atak bekliyoruz. Bu dönem son derece müsait. Bu dönemde bitirilmesi lazım her şeyin. Pırıl pırıl, net, berrak bir Türkiye. Bunu göreceğiz Allah’ın izniyle.
Seçimlerde alınan netice Mehdiyet’in apaçık alametidir. İman gözüyle bakan için apaçık neticedir. Çünkü darwinizim, materyalizm yenilmeden sağın hareket gücü olmaz. Felsefi yönden bir düşüncenin zemini yapılmazsa, Darwinizm, materyalizm mesela yenilmezse, sağın eli güçlü olmaz o zaman, solun eli güçlü olur. Felsefi yönden ezildikleri için şu an güçlerini kaybettiler. Mesela Türkiye’de komünist sol düşünce İddia edilen Ergenekon Terör Örgütü’nün düşüncesi darwinizim, materyalizme dayanıyordu. Elleri güçlüydü kendi kafalarına göre. Ellerinden bu güçleri alındı ve demokratların eli konu çözülmüş oldu. Mesela Bediüzzaman, zamanında Demokrat Parti iktidarının felsefi zeminini oluşturdu Bediüzzaman. Yani felsefi yönden Darwinist ve materyalist düşünceyi kısmen de olsa dumura uğrattı. O dumura uğratmayla hükümet daha güçlendi. Çok güçsüzdü eskiden sağ. Ondan sonra atağa geçti sağ. Ama şu anda da elini acayip güçlendirmiş olduk. Doğu Perinçek söyledi “bütün Anadolu’yu gezdiler” dedi. “Darwinist ve materyalist düşünceye karşı mücadele verdiler, bunun sonucunda AK Parti iktidar oldu” dedi. Solun en ünlü ideoloğudur ve samimi ifadesinde, ilmi analiz yapıyor. Darwinist, materyalist düşünce yönünden yenilmemiş olsa sol akıl almaz güçlü olurdu. Müthiş atak ve akıl almaz bir cesarete sahip olurdu, gerek Müslümanlara karşı, gerek hükümete karşı. Hem hükümetin moral gücü çok yükseltilmiş oluyor böylece, solunda bütün gücü de yıkılmış oluyor. Bu çok hayatidir. Ama tabi bunu bilimsel, felsefi analiz yapanlar görür. Sathi bakanın görebileceği gibi değil.
Mehdiyet’in çok ilginç delillerini görecek insanlar. Ama hiçbir zaman aklın ihtiyarını kaldırmaz. Mehdi Mehdiliğini ilan etmez, halk Mehdiyi ilan eder. Görenlerin sayısı arttıkça, basiret, ferasetleri arttıkça Mehdiyet daha iyi görünür. Mesela Güneş ilk doğduğunda flu oluyor, beyaz çizgi oluşur. Onu insanların çoğu göremezler. Hafif tan ağarır, onu da çok az insan görür. Güneş iyice yükselince bir kısım insanlar artık iyice görmeye başlar. Mehdiyet de öyledir. Daha yeni doğuyor Güneş. Onun için gözler yeni yeni idrak etmeye başladı. Güneşin kendini göstermeye ihtiyacı yoktur, insanların Güneşi görmeye ihtiyacı vardır. Siz beni görün demez Güneş. Zaten doğar, insanlar görür.
Bıraksaydık, İslam’ın bu modern, kaliteli, akıllı, sevecen, dürüst, laik yüzünü göstermeseydik, demokrat yüzünü göstermeseydik ne Ak Parti iktidara gelirdi, ne Müslümanlar bir yere hareket edebilirdi. Cemaatlere de saldırırlardı, bir çok kişiye de saldırırlardı. Cemaatler bunların yüzünden, azgınlığından yurt dışına gitmek zorunda kaldı. Olayın şiddetinden dolayı. Dehşete düştüler adeta. Biz burada kaldık ve adamları fikren, ilimle ve bilimle yere yapıştırdık. Ve Müslümanların elini kolunu acayip rahatlattık. Ak Parti de çok rahat hareket eder hale geldi, Müslümanlar da çok rahat hareket eder hale geldi. Çünkü felsefi yönden gül bahçesi gibi yaptık zemini, dümdüz ettik. Bütün dikenli çalılı yolları kapattık. Adamlar Darwinistim demeye utanıyor şu an. Nasıl gizleyeceklerini bilemiyorlar. Göğsünü gere gere program yapabiliyorlar mı televizyonda. Gittikçe cılızlaşmaya başladı, gittikçe güçsüzleştiler. İnilti çıkıyor şu an. Allah bizleri vesile etti. MaşaAllah.