Adnan Oktar'ın 19 Haziran 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; 19 Haziran 2011

  • Kuran’da annenin babanın hükmü açıkça anlatılmıştır. “Onlar yanınızda yaşlılığa erdiğinde onlara öf dahi demeyeceksiniz” diyor. “Ancak Allah’a isyan konusunda, yani Kuran’a, İslam’a muhalif bir tavrı olduğunda itaat etmeyeceksiniz” diyor Cenab-ı Allah. İtaat etmeyeceksiniz demek ne demek? Muhataplık yok, Allah’a isyan konusunda teşvik ediyorsa. Müslümanlarla görüşmeyeceksin, Kuran okumayacaksın, namaz kılmayacaksın, bu yok. Babalık hakkı, annelik hakkı  çok önemlidir.
     
  • Bölünmüş Türkiye Zavallı bir Türkiye’dir. Mahvolmuş  bir Türkiye’dir. Vatan, millet, din, iman, bayrak, Allah esirgesin, hepsi paramparça olur. Ve burada Türk de barındırmazlar. Tamamen yabancı işgaline uğrar, mahvederler, akıllarını başlarına alsınlar. Doğudaki oy yükselmesinin sebebi PKK tehdididir. Bir mahallede mesela mafya babası oluyor adam. “Ben muhtar olacağım” diyor. Korku belasına adama oylarını veriyorlar. Bu adamın çok sevildiğini mi gösterir? Sandık açılıyor, sandıkta başka partiye oy çıksa adam sormaz mı? Gidip bütün mahalleyi tarıyorlar adamlar. Şu yaptı demiyor adam. Alayına birden saldırıyor. Bütün mahalleyi yakarlar.
     
  • Derin düşünme çok hayati bir konudur. Hep yüzeysel düşünme var. İddia edilen Ergenekon Terör Örgütü’nün faaliyetlerinin nasıl bir netice verdiğini gördük. Oradaki vatandaşlarımızı, oradaki değerli kardeşlerimizi ezdiler. Bir kere bir reaksiyon meydana getirdiler, bir. İkincisi; tehdit altındalar. Bu şartlar altında böyle bir netice olabilir. Ama PKK tehdidi kalktığında bir daha bir oylama yap bakayım. Olağanüstü değişir. PKK eriyip gidecek bir düşüncedir. Bunlar zayıf düşüncelerdir. Yıkılmış düşüncelerdir. Tamamen ölmüş, ezilmiş bir düşüncedir. Onlardan hiçbir şey çıkmaz. Ama Türk-İslam Birliği çok sağlam bir düşüncedir. Kökeni İslam ahlakına dayalıdır. İmanlı milyonlarca insanın üstüne kurulmuş bir sistemdir. 
     
  • (Bir izleyicinin "dünyadaki karışıklık İran ve Türkiye’ye yansır mı?" sorusuna cevap)

Türkiye’ye bir şey yansımaz. Türkiye aklı başındadır. Türkiye'de karışıklık olacak o kadar çok ortam oldu ki hiçbir şekilde karışmadı. 12 Eylül öncesinde de oldu, Adnan Menderes döneminde de oldu, bu ekonomik kriz dönemi oldu. Milletimiz olgundur. Hep aklı başında karşılık vermiştir. Boğaz için, yemek için, böyle şeylere tenezzül etmez bizim milletimiz. Ama dinine, imanına, bayrağına, namusuna bir saldırı olduğunda evelAllah. Onun için kimse öyle heveslenmesin. PKK kabadayılık yapıyordu. Restlerini görünce dizlerinin üzerine oturdular. Daha önce "şöyle anarşi çıkaracağız, böyle anarşi çıkaracağız" dediler. "Her tarafınız anarşi olsa kaç yazar" dedik. Devletin emrinde en az yirmi milyon genç var Türkiye’de. Destan mı yazılması gerekiyormuş, delikanlık mı, kabadayılık mı? Ne gerekiyorsa gösteririz. Kabadayılığın kitabını yazarız biz, öyle bir şey olmaz. Bize öyle artistlik hareketler yapmayacaklar. Biz son derece şefkatli, merhametliyiz, son derece yatıştırıcıyız. Ama illa böleceğim, illa vatanınızı, bayrağınızı elinizden alacağım. İlla dininizi, imanınızı elinizden alacağım dediğinde. Bizim milletimiz toptan onun cevabını verir. Anında devletin emrinde yirmi milyon kişi aslan kesilir.

  • Biz Allah için yaşayan insanlarız. Vatan, bayrak bunlara bir saldırı olduğunda bambaşka oluruz. Kardeşim millet olarak biz ispat etmedik mi kendimizi defalarca? Çanakkale’de görmediler mi? Antep’te görmediler mi? Her yerde görmediler mi bizi? Bu vatan bizim, din bizim. Türk-İslam Birlği’ni oluşturacağız. Bak Maraş değil, Kahramanmaraş, Antep değil, Gaziantep. Aynı babanın evlatlarıyız. Biz illa yaşamak azmindeyiz sanıyorlar. Biz Allah için yaşıyoruz. Vatanı, milleti, bayrağı elimizden almaya kalkarlarsa dini, imanı almaya kalkarlarsa o zaman bambaşka bir şey olur. Çok pişman olurlar. Akıllarını başlarına alsınlar.
     
  • Erbakan Hocamız ben Hocamın unutulmasını hiç unutulmasını istemem. İttihad-ı İslam, Türk-İslam Birliği aşığıydı.  Saadet Partisinin ez az Türkiye’de yüzde yetmiş oyu vardır. Şu kadar oy aldık bu kadar oy aldık demeyecekler, hizmete canı gönülden devam edecekler.
     
  • (Avrupa’da ekonomik krizin yüksek düzeyde devam etmesi)

Dinsiz, imansız, ateist, materyalist, Darwinist olduğunda hayatın bir anlamı kalmıyor. Adam solucandan farklı görmüyor kendini. Ahiret inancı yok. Her an dünyanın dağılabileceğini, her an ölebileceğini düşünüyor. Hayat ona anlamsız geliyor. Niye çalışayım diyor. İnsanlar da ona anlamsız geliyor. Niye çalışayım, diye düşünüyor. Müthiş bir tembellik, müthiş bir azap hissediyor, ezik hissediyor kendini. Onun için hazırı istiyor. Devlet para versin, devlet yiyecek versin. Yesin, içsin yatsın. Bir de gelecek korkusu sarıyor, parayı tutma, parayı hapsetme eğilimi oluyor. Malı hapsediyor, parayı hapsediyor, ekonomi felç oluyor.  Ekonomi adeta komaya giriyor. Komadan çıkamıyor o zaman. İstedikleri kadar elektro şok yapsınlar açılmıyor. O elektro şoku yapacak olan Hz. Mehdi (as)’dır, İsa Mesih (as)’dır. Onun dışında bu basiret bağlanmasını, feraset ve akıl bağlanmasını çözecek bir sistem görülmüyor şu an.

  • Sırf yererek olmaz. Güzel yönleri güzel bir üslupla anlatmak lazım. Sevgi çok önemli. Sevgiye sebep olur iltifat ve gönül almak. Güzel yönleri insan bilir kendinde, ama başkasından duyduğunda daha hoşuna gider, daha pekişir, samimi kanaati gelir. Olumlu etkisi olur. Daha iyi olmasına vesile olur, inşaAllah.
     
  • Her konuşmayı Allah yaratır. İnsan konuşamaz. İnsan et-kemikten oluşmuş aciz bir varlık. Allah kaderdeki konuşmayı o bedeni vesile ederek meydana getirir, inşaAllah. İnsanda tecelli eder Allah.
     
  • Öğrenmek istemiyorlar, söylemek de istemiyorlar. Sanki örtünce Hz. Mehdi (as)’ı durduracaklar. Peygamberimiz (sav)’in haber verdiği alametleri anlatmayınca, onu insanlara duyurmayınca Hz. Mehdi (as)’ı durdurabileceklerini sanıyorlar. Mehdiyet durmaz. Daha hızlı gelişir. Çünkü bir anormallik olduğunu görüyor Müslümanlar. En uydurma, en anormal hurafeleri bile ballandıra ballandıra anlatan adamlar, açıkça ve alenen Peygamberimiz (sav)’in hadislerinin tahakkuk ettiğini gördükleri halde, bilimsel olarak açık, net olarak, açık, tek kelime bahsetmek istemiyorlar. Ağırlarına gidiyor. Çünkü kendi şeyhi fark edemediği için, kendi hocası fark edemediği için; ikincisi, kendi şeyhinin Mehdi olamayacağını düşündüğü için; üçüncüsü, keyfi kaçacağı için; dördüncüsü, itaat ağrına gittiği için; beşincisi, hurafeleri artık anlatamayacağı için; altıncısı, yerleşik saltanatı darmadağın olacağı için… sayarız da sayarız.  Hiçbir şekilde Mehdiyet’i gündem yapmak istemiyorlar. Onlar kapattıkça biz de çok fazla gündem yapıyoruz ve yapacağız.
2011-06-20 22:11:05
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top