Adnan Oktar'ın 24 Haziran 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV, Kocaeli TV, 24 Haziran 2011

  • Geçmiş tarihi iyi inceleyelim. Çin'de de piramitlerin daha büyüğünü yapmışlar Türkler. Daha içine girilmedi onların. İçinde neler yazıyor, neler var belli değil. Türk tarihi ile ilgili çok önemli belgelere ulaşılacağını zannediyorum. Çin’le o konuda anlaşmaya varılması şart. Açın, girilsin, bakalım. Her yerde, her şey inceleniyor o da incelensin, ne var? Türk tarihi ile çok acayip bilgilere ulaşılacak benim kanaatim. Daha tarihin t’si yazılmamış. Yazdırmıyorlar tarihi, normal tarih yok. Beş on tane tarihçiyle dünya tarihi belirleniyor. Bilim adamlarına devredilmesi lazım. Arkeolojik bulgu oluyor saklıyorlar. Bu saklama Hz. Mehdi (as)'ın zuhurunda bitecek. Kim bilir ne sırlar var dünyada. Sfenkslerin içinde odalar var. Daha onun içine de girilmedi. Dünya her yönden Mehdiyeti bekliyor. Amerika’nın da ihtiyacı, Rusya’nın da ihtiyacı, Türk İslam aleminin de ihtiyacıdır. Dürüst, samimi, akıllı bir insanın başta bulunması gerekiyor. Çemberli taşta bir taş var onun altında da bir şey bulunacak. İstanbul çaka çaka dolu. Sultan Ahmet’te ki taşlar, onların altı da dolu. Ayasofya’nın altı dolu. Bunların güzelce açılıp tespit edilmesi lazım. Daha Tevrat’ın  orijinali bulunacak. Bir tane iki tane değil, çok fazla çıkar Tevrat’ın orijinali. İncil'in orjinali bulunacak daha. Ama bunlar masraflı zor işler, devletin yapacağı işler bunlar. Mesela Nemrut harabeleri taş yığma mezar. Bütün teşkilat onun altında. Ama taşı indirmek mümkün değil. Kazmaya başlayınca dağ çöküyor. Ancak teknik çalışma gerekiyor tepeden çalışılması gerekiyor. Çünkü öyle kurnaz ki yapanlar alttan aldın mı dağ çökecek gibi yapmışlar. Üstten aldın mı üstten de çökecek gibi yapmışlar. Dağın tepesine taşları da yığmışlar, o da mucize. Bütün masonik semboller var dağın tepesinde. Aslanın üzerinde 19 yıldız, kartal, çok fazla masonik sembol var orada. Aynı zamanda mason mabedi olarak da kullanmışlar. Nuh’un gemisi bulundu hiçbir odasına daha girilemedi, diğer kameralara girilemedi, kimsenin de ilgilendiği yok. Duruyor gemi orada, bir tane iki tane oda değil çok fazla odası var. Buralara devlet imkanıyla girilir. Mehdi (as) zamanında inşaAllah, girilecek. Belki Hz. Nuh’a gelmiş kitap orada, Hz. Nuh’un eşyaları orada.
     
  • Bütün sonsuzluğun da kaderi var. Mesela bizim 70 trilyon sene sonra ki hayatımız, cennet inşaAllah, Allah nasip ederse, orada ne yiyip içeceğimiz, kimlerle sohbet edeceğimiz hepsi belli. 700 trilyon sene sonra ki de belli Allah Katında. Allah çok büyük. Belki bir elektronun içindeyiz, belki bir protonun içindeyiz, belki bir nötronun içindeyiz. Belki bütün alem protonun içinde. Bu büyüklüğü iyi takdir etmek lazım. Allah'ı gereği gibi takdir etmemiz için Allah bizi buraya gönderiyor. Biz Allah’ı anıyoruz, anlatıyoruz bunu genişletmek lazım. Teknik anlatıp bırakmamak lazım. Açmak lazım, parça, parça. Genişletelim, derinleştirelim. Ucu bucağı yok, hayretten hayrete düşelim. Allah’a hamd edelim elhamdülillah. Şahane bir sistem kurmuş Cenab-ı Allah. Şeytan da diyor “Sana kulluk etmez onlar” diyor. Hani kulluk etmezdik, şeytan? Bak ediyoruz işte ve dünyaya güç yetiremedin. Hani Darwinizmle bütün dünyayı fethedecektin, bak tepene çökerttik. Hani senin üniversitelerin, profesörlerin, hocaların? Bizim birkaç arkadaşımızla bütün sistemini tepene çökerttik.
     
  • Allah'ın nefis dengesini bazı kimseler fark edemiyorlar. Kahve benim hoşuma gidiyor, imtihan olmazsa hiçbir anlamı olmazdı. Bu fincanın da anlamı olmaz, yaldızın da anlamı kalmaz, hiçbir şeyin anlamı kalmaz. Hayat dümdüz olurdu, simsiyah olurdu. Allah’a kimse, haşa, merhamet öğretmesin, Allah bize merhameti öğretiyor. Hiçbir çocuk ölürken acı çekmez. Hiçbir muttaki mümin ölürken acı çekmez. Ama o ana kadar çeker, imtihan olur.
     
  • Allah’ın büyüklüğünü kadrini hakkıyla takdir edemediler diyor Cenab-ı Allah. Allah çok büyük, ama insanlar yine de belli bir dereceye kadar Allah’ın gücü var zannediyorlar. Sonsuz güce sahip. İmtihanı Allah değerli görüyor, insanı değerli görüyor. Önemli görüyor. Ama insanlar kendilerine sahip çıkıyorlar. Mesela diyor ki adam, ben zorluklar çekiyorum, diyor. Sen kimsin bu beden diyor. Kime ait beden? Bana ait değil diyor. Kime ait? Allah’a ait. Kendine ait olamaz. Onu yaratacak gücü yok. Ruhu hazır alıyorsun zaten. Allah’ın ruhu sana da ait değil. Bir tek hatıraları var, hatıraları kim yaratıyor, onu da Allah yaratıyor. Sen nereden çıktın o zaman, acı çektim falan. Neyi anlatıyorsun sen daha? Beden sana ait değil, ruh da sana ait değil. Hatıralar da sana ait değil. Sahip çıkıyorsun. Sahip çıktıklarından acı çekiyorlar. Sahip çıkmasalar orada metafizik bir sır var. Sahip çıktıkça, şirke girdikçe acı katlamalı artar. Şirki bıraktılar mı acı kalkar. Ferahlık ve rahatlık gelir. Hamd etmek mesela çok az insanlar arasında. Geçenlerde bizim bir tanıdığımızla konuşuyorduk. Sürekli bir nimetten anlatıyor. Elhamdülillah diyorum. Elhamdülilllah demiyor. Yine konuşuyor. Elhamdülillah demiyor. Bu arkadaşıma kardeşim dedim hamd etmek çok önemli. Anlattıklarımın hepsine bak hamd et dedim. Hamd etmeyi Allah Kuran’da söylüyor. Hamd ederseniz nimetimi arttırırım diyor, şükrederseniz. Adam anlamıyor. Halbuki artıyor. Bütün Türkiye’de zenginlik olur, bereket olur. Kendinde de zenginlik, bereket olur. Hamd etmediği için artmıyor. O bir saat sonra falan istiyor. Bazen bir ay sonra olur, bazen bir sene sonra olur. Ama artar. Hamd etmek çok önemlidir. Elhamdülillah.
     
  • Ahreti esasa almak lazım. Dünya görüntüden ibaret bir yer. Aslını zaten göremiyoruz, görüntüsünü görüyoruz.
     
  • En önemli konu ittihad-ı İslam’dır. Türk İslam Birliği, İttihad-ı İslam olduğunda her şey hallolur. Bazıları toprağın altında debeleniyor. Çıksınlar toprağın üstüne (ilmen) toprağa bir hakim olsunlar. Alttan karınca gibi küfrün ayağının altını gıdıklıyorlar. Öyle yöntem olmaz. Boş işlerle uğraşıyorlar. Asıl konu İttihad- ı İslam’dır. Türk İslam Birliği’dir. Sosyal konular da hallolur, siyasi konular da hallolur, her şey hallolur. Siyasete de ahlaki yönden çok güzel bir düzen gelir. İslam ahlakı hakim olacağı için. Tıpta da her şey yerli yerine oturur. Ekonomi, yerli yerine oturur.  Çünkü güzel ahlak her şeye çok olumlu etki yapar. Bunları düşünmesi lazım kardeşlerimizin. 
     
  • Hurafeyi bırakıp Kuran ahlakının dünyaya hakim olması için uğraşsınlar. İttihad-ı İslam’ı istesinler. Çok zor bir şey zannediyorlar, gayet  kolay. Siz istemediğinizden olmuyor. İsteseniz hemen olur,  bir haftada bile olur. Misafir istenmediği yere geliyor mu? İslam da istenmediği yere gelmiyor işte. Davet edilirse gelir, Allah’ın izni ile. İslam aleminin yüzde onu davet etsin gelir. Davet etmedikleri içinde gelmiyor. Allah göndermiyor. Çoktan İttihad-ı İslam olurdu. Her biri ayrı bir dertte. Kendini düşünüyor. Hepsini düşünsene. Egoist düşünüyorlar. Tek kelime İttihad-ı İslam’dan bahsetmiyorlar. Rahat etmek istiyoruz diyorlar. Allah size rahatlık vermez bela verir. Bu dünyaya rahat etmek için gelmediniz siz, Allah’a kul olmaya geldiniz. İttihad-ı İslam’ı istemeyen adama Allah rahatlık vermez. Dünyanın hiçbir yerinde de huzur olmaz. İttihad-ı İslam’ı isterlerse hemen peşinde rahatlık, huzur gelir.
2011-06-25 21:16:45
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top