Adnan Oktar'ın 10 Temmuz 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

Kanal Avrupa; Çay TV; A9 TV, 10 Temmuz 2011

  • Proteinde bitiyor konu. Saraya geçmiyoruz biz, tuğlada bitiriyoruz konuyu. Daha tuğla tesadüfen olamıyor. Değil ki saray olsun. Daha sarayın tuğlasını açıklayamazlar. Net mucize, proteinin meydana gelmesi. Aslında Darwinistler fikren çoktan ezildi, fakat bazı insanlarda bir iman zafiyeti, iman zayıflığı var. Bütün çekilen sıkıntıların kökeninde o var. Mesela Nur talebelerinin parçalanmasının kökeninde bu var. Bazı cemaatlerin yok olmasının sebebi yine iman zafiyeti. Aktif olmamalarının nedeni yine iman zafiyeti. Bu solda da olur. Solun eskiden küfri imanı güçlüydü. Onlarda da küfür inancı güçlü oluyordu. Ölümüne her şeye giriyorlardı. Canlarını rahatça feda ediyorlardı. Sonra inançlarını kaybettiler. Niye? Biz ortaya çıktık onun için. Yaratılış Atlası’nı çıkarınca adamlar inançlarını kaybetti. Ancak cahil, cühela eski sistemi devam ettirirebiliyor. Müslümanlarda da tam aksi olmuştu. Türlerin kökeni çıkarttı Darwin. Osmanlı alimlerinin büyük kısmı sapır sapır döküldü. Ancak cahil ve okumayan kısım ayakta kalabildi. Onların da bir mevkisi, bir etkisi olmadı ve Osmanlı gürül gürül yıkıldı.
     
  • Sonra da işte bu orta sağ çıktı, orta sağ hareket. Bir kısmı iyi. Ama orta sağ genellikle güçsüz olmuştur. Yani inanç yönünden güçsüz olmuştur. Belli bir inancı olmamıştır. Ne Türk İslam Birliği’ni savunmuştur, ne savunmamıştır. Ne dini savunmuştur, ne savunmamıştır. Ortada gitmiştir. Ve sola karşı boynu bükük olmuştur. Sol, genellikle Türkiye’de daha cesurdur. Mesela solcu bir memur, daha tavizsiz, daha kararlı. Bir olay oluyor, akıl almaz direniyorlar. Haksız olsa bile delicesine koruyabiliyorlar. Mesela bütün Türkiye’nin gözünde anormal bir olay oluyor. Adam her şeyini ortaya koyuyor, koruyor. Yakın tarihe bakın görürsünüz. Ama orta sağ öyle değildir. Ürkektir, büyük bölümü ürkektir. Bir kısmı haklı bir davada bir Müslüman’ı savunamaz, korkar. Adı çıkacak diye, işinden olacak diye, çoluğum, çocuğum var diye hak olan bir şeyi savunamaz. Mesela Adnan Menderes’i çatır çatır asmaya götürdüler, gıkını çıkaramadı orta sağ. Devletin Başbakanını nasıl asarsınız, kimsiniz siz diyemediler. Çünkü gayri meşru bir durum var. Meşru hükmet var, darbe yapılmış. Asıldıktan sonra da gıkları çıkmadı. Sadece ne diyebildiler biliyor musunuz? "Gözümüzün içine bakın, ne demek istediğimizi anlayın" dediler. Mesela şu müze olayı var, akvaryum olayı. Belediye Başkanının bilgisi dahilinde konulduğunu sanmıyorum, ama oraya sözde deniz tanrısı heykeli konmasının kökeninde yine bir çekingenlik yatıyor. Acaba sol ne der? Sola şirin görünme arzusudur. Oraya mesela bir Yunus Emre heykeli koyamazlar. Fatih Sultan Mehmet heykelini koyamazlar. Ama sözde deniz tanrısının heykelini koyuyor. Çünkü soldan aferin alacak. Bu aslında çok çok büyük bir sorun, büyük bir bela.
     
  • Rahmetli Özal’da da vardı bu, Adnan Menderes’te de vardı. Hep ortalı gider. Aslında Süleyman Demirel’de de vardı. Hep ortalı gider. Mesela MHP öyle değildir. Net tavrını kor MHP. BBP net tavrını kor, Saadet Partisi net tavrını kor. Bunlar fikir partileri. Fakat orta sağda fikir her yana kayacak gibi oluyor. Onun için orta sağın sağlam bir düşüncesi, ideolojisi olması gerekir. Çok sağlam bir ideolojisi olsun. Sağlam inanç üzerine oturması gerekiyor.
     
  • Bazı kadınlar, gençler çok hızlı çöküyorlar. Çok sigara içiyorlar bir, içki içiyorlar iki, hazır yiyeceklerden çok yiyorlar üç. Halbuki doğal yiyecekler yemeleri lazım bir, sigara içmemeleri lazım iki, uykularına dikkat etmeliler üç. En vahimi sevgisiz yaşıyorlar. Bir kadında sevgi olmadı mı, A vitamini alsın, D vitamini, C vitamini, ne alıyorsa alsın, çöker, mahvolur. Sevgiyle yaşayan bir kadın çökmez, yaşlanmaz. Gerçek sevgiyi yaşayan bir kadında çökme olmaz. Tutku hücrelerin ihtiyacıdır. Hücrenin suya ihtiyacı vardır, proteine ihtiyacı vardır, oksijene ihtiyacı vardır. Ama hepsini üzerinde her vücut hücresinin sevgiye ihtiyacı vardır. Sevgiyi aldı mı cilt, prıl pırıl olur. Beyin canlanır, kafa canlanır, ruh canlanır. Bunamalar hep sevgisizliktendir. Omurgalarda kaymalar oluyor, bel fıtığı, boyun fıtığı hep sevgisizlikten, hep gerilimden. Kansızlık, hep sevgisizlikten oluyor. Çoğunlukla bitap çocuklar.
     
  • Dışarıya çıktığımda görüyorum, neşe yok insanların bir çoğunda. Milli felakettir sevgisizlik. Deprem oluyor, diyorlar ki; felaket bölgesi. Depremden daha şiddetlidir sevgisizlik, çok büyük felakettir. İnsan saldırıyor, sıkıyönetim ilan ediliyor. Şeytan saldırıyor şu an dünyaya. İnsan saldırısının bin misli daha tehlikelidir. Ondan ölüyor adam yine cennete gider. Şeytan saldırdı mı mahvoluyorlar. Mutsuzluklarının nedeni o. Deccaliyet ve süfyaniyetin saldırısı. Süfyaniyet İslam alemini mahvetti, deccaliyet de dünyayı mahvetti. Seyrediyorlar bazıları. Üzerinlerinde kan emici bir vampir, yarasa yapışmış, koparıp atmaları lazım. Atmıyor, yaşıyor onunla. Mutsuz, kafası yerde, neşesiz. Kuran’a sığınmaları, Allah’a sığınmaları lazım, Allah’a dua edin, Allah’a sığının, Allah’a teslim olun, Allah sizi korusun. Mesela deccaliyet zuhur ettiğinde diyor Peygamberimiz (sav), Kehf Suresi’ni okuyun. Kehf Suresi’ne bir bakıyoruz mehdiyetten bahsediyor. Ne demektir? Deccaliyetin çözümü Mehdiyettir. Herkesin mehdi olmak mecburiyeti vardır. Bütün Müslümanlar mehdi olmak mecburiyetindedir. Ne diyor Cenab-ı Allah? “Din Allah’ın oluncaya kadar, fitne yeryüzünden kalkıncaya kadar mücadele edin.” Fitnenin kalkması nasıl olur? Kuran ahlakı hakim olmadan fitnenin kalkması olur mu? Bu ne demektir? Kuran ahlakı bütün dünyaya hakim oluncaya kadar mücadele edin. Kime diyor bunu Allah? Bütün Müslümanlara diyor. Bu ayetin hükmünü meydana getiren insanın adı, Hz. Mehdi (as)'dir. Allah bir tek ona nasip ediyor, bir de Hz. İsa (as)’a. Bu ayet Hz. Mehdi (as) ile ilgili ayettir, bizi ilgilendirmez diyebilir mi Müslüman? Bu ayeti uygulamak her Müslüman’a farz. Nur Suresi’nin 55. ayeti, Büyük Hz. Mehdi (as)'nin görevini anlatır. Herkes bu konumda Mehdi olmak zorundadır. Mehdi denen kişi bu Kuran ayetlerini tam hakkıyla uygulayan kişidir. Deccal, kendi kopyalarını yetiştiriyor. Mehdi (as) da kendi kopyalarını yetiştiriyor. Şu an dünya çapında bunların fikri çatışması var. Şu an sessiz sedasız süfyaniyetle mehdiyetin mücadelesi kıran kırana devam ediyor. Süfyaniyetle, Baascı, komünist kafa, Darwinist, mateyalist kafa, Hafız Esad’ın öncülüğünü yaptığı ruh, felsefe, inanç bütün İslam alemini mahvetti. İslam aleminin ordularının neredeyse %90’ı süfyaniyetin eline geçti. Suriye’de sürekli eziyorlar Müslümanları. Bu duruma karşı Mehdiyetin yanında yer almak lazım. Mehdi (as)’ın kopyaları doğal olarak oluşuyor. Haberi bile olmaz insanların. Mehdi (as) güneş gibidir, yansıtır sürekli. Deccaliyetin karanlığını da mutlaka uygun olan insanlar alırlar. Deccal de kendi kopyalarını oluşturuyor sürekli. Genç kızları öldürüyorlar, çakallık yapıyorlar, kan döküyorlar, zulüm yapıyorlar, deccaliyetin kopyası.
     
  • Her şeyde bir hayır vardır. Kaderde olan olaylar hep hikmetle meydana gelir. Sonunda Türkiye bir düzlüğe çıkacak. Her yer rahatlayacak ve güzelleşecek. Biraz beklerlerse her şeyin iyi olduğunu görecekler inşaAllah.
     
  • Kompleksli olmak çok büyük bir sorundur. Modern olmayı önemli bir şeymiş gibi görüyorlar kendilerinde. Kompleksini dengeleyen bir sistem olarak görüyorlar.
     
  • 10 yıl sonra Türk İslam Birliği olmuş olacak. Her yer mutlu, her yer ferah, her yer neşe içerisinde olmuş olacak.
2011-07-11 21:51:30
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top