Adnan Oktar'ın 12 Temmuz 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; Gaziantep Olay TV; 12 Temmuz 2011

  • Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler.”(Bakara Suresi, 12)

Şuurunda değiller ne demek? Şuuru kapalı demek. Şuurun kapanması için ne gerekiyor? Beynin iptal olması gerekiyor. Ene kesilip şeytanın kontrolüne giriyor. Bediüzzaman da bunu açıklıyor, enaniyet eğer durdurulamazsa bütün vücut ene kesilir. Artık şeytanın zekasıyla konuşmaya başlıyor, onun için hayret edici detaylara girer münafık. Dinle alakası olmayan bir adamın bu kadar bilgili olması, şeytanın onun ağzıyla konuşmasıyla oluyor. Allah onları fesat makinesi gibi yaratıyor. Münafığın görünüşü tam takvadır, sarığı, cübbesi olur, tesbih de çeker, müthiş ezberinde bilgiler olur, muazzam açıklamalar yapar. Peygamberimiz (sav) dönemindeki münafıklar, haşa Peygamber'in fitneci olduğunu söylüyor. Münafığın klasik stilidir bu. Fitneden kurtulmak için kaçtım diyor. Sen nesin diyoruz, “ben ıslah ediciyim” diyor. Neye dayandırıyorsun bunu? Ataların dinine dayandırıyorum diyor. Kuran'da ayet var mı buna ait diyorsun, Kuran'ı biz anlayamıyoruz diyor.  Münafığın yaklaşmadığı konu Kuran’dır. Kuran'ın yeterliliği asla münafığın kabul edeceği bir şey değildir. İşine gelen kısmı alır, işine gelmeyen kısmı almaz. Kuran'ın yeterliliği ayetleri münafığın en ziyade kaçtığı ayetlerdir, onları okumak istemez. Düşünmek de istemez, münafığı rahatsız eder. O birkaç tane ayeti kendine göre yorumlayarak, zahir anlamına göre yorumlayarak tevil eder. Ona açıklama getiriyor Allah ayette; “Dillerini eğip bükerler” diyor. Anlamını değiştirerek, Kuran'a zıt anlamlar çıkararak kullanır, Müslümanlara karşı. Kuranın yeterliliği ile ilgili ayetleri hiç okumak istemez, münafığı oradan anlayabilirsiniz.

Münafığın 3 aşamasından bahsediyor Cenab-ı Allah. Önce Müslümanlar içinde fitne çıkartıyor. Arkasından kaçma hazırlığı var, fakat kaçamıyor. Müslümanların onu aşağılamasından çekindiği için. Doğrudan kaçamaz. Evimiz açık diye bahaneler öne sürüyor. Sonra kaçtıktan sonra siz fitnecisiniz diyor. Kendini rahatlatmak için. Yani gurur esas olduğu için münafıkta ben diyor ıslah ediciyim diyor. Sözde Müslümanlar fitneciymiş, kendisi ıslah ediciymiş. Ben diyor ıslah ediciyim diyor. Kendisini psikolojik tatminle kurtarma çabasındadır münafık. “Oysa onlar yalnızca kaçmak istiyorlar” diyor Allah. Ama bu kaçma aşamasında. Doğrudan yalan da söyler bazen. "Oysa onların evi açık değildi." diyor Allah. Ama ikincisinde de manen öyle bir konu olmadığı halde evinin öyle bir konumu olmadığı halde münafığın, sana ait değil ki o ev niçin kaçmak istiyorsun, değil mi? Müslümanca yaşayacağın bir ev olması lazım. Senin oraya kaçma isteğin, Müslümanca yaşanmayan bir yeri meşru bir ev olarak kabul etmen zaten münafıkane bir durum. Ama ayet de belirtilen doğrudan yalan söylediğidir.

  • “Yeminlerini bir siper edinip Allah yolundan alıkoydular.”Münafığın bir siperi olur, gizlenmek için ihtiyacı vardır. Ayetin anlamı bu. Mesela sarığı, cübbeyi bir siper yapıyor. Namazı bir siper yapar, zikir çekmeyi bir siper yapar. Bazı hurafe sandıklarını siper yapar, onun arkasına saklanırlar. Kuran’a tabi olmazlar. Kuran’ın yeterliliğine de inanmazlar. Münafık için bir Kuran bir zehirdir adeta. Doğrudan Kuran’ı istemez. Kuran’ın işine gelen kısımlarını ister. Onları da dilini eğip bükerek elde etmeye çalışır. Münafığın mühim bir vasfı olarak Allah ona dikkat çekmiştir.

Gerçekten Allah, içinizden alıkoyanları ve kardeşlerine: "Bize gelin" diyenleri bilir. (Ahzap Suresi, 18) Münafıklar maddi manevi yani hem kan kardeşi de olabilirler veyahut  işte memleketinden kardeşi olabilir “Bize gelin diyorlar”, nereye gidecek? Münafığın yuvasına kendi pisliğinin içine davet ediyor. Alıkoymaya çalışıyor. Diyor ki Allah “Allah içinizden alıkoyanları...” Engelliyor, gücü yettikçe engelliyor. Mesela fiilen engelliyor. Gitmeyeceksin diyor tutuyor. Ama olmuyorsa öbürlerine bize gelin diye çağırıyor. “Bunlar zorlu mücadeleye gelmezler” diyor Allah. Zaten zorlu mücadelenin içinde gücü yetmediği için gidiyor. Öbür türlü kolaylık olacak. Tesbih çekmek kolay, sarık cübbe takmak da kolay. Yan gelip yatmak da kolay. Müslümanların aleyhine konuşmak da kolay. Müslümanlara iftira atmak da kolay. Küfürle, darwinistlerle materyalistlerle ateistlerle komünistlerle ilmen mücadele zor. Ona girmez. Ama Müslümanla mücadele kolay. Kuran bu konuya dikkat çekiyor. Zorlu mücadeleye gelmezler. “Size karşı cimri ve bencildirler." “Müslümanlara hiç kolaylık sağlamak istemezler. Verdiyse de hayıflanır, canı yanar, ızdırap doludur. Ona acı verir. Cimri ve bencildirler. Yani bencil; kendini düşünen, cimri; hiç birşey vermek istemez. Ama verdiğini de almak ister. Alamıyorsa da ona hayıflanır. Hatta hizmet ettiyse de ettiği hizmetten pişmanlık duyar. Onun acısını duyar. Mesela tebliğ yapmışsa tam aksine küfür tebliği yaparak dinsizlik tebliği yaparak onu engellemeye çalışır.

  •  “Şayet korku gelecek olsa ölümden dolayı üstüne baygınlık çökmüş kimseler gibi gözleri dönerek sana bakmakta olduklarını görürsün.” Bakışlarında bir anormallik vardır. Müslümanlar bu anormal bakışı sezerler. Bakışına yansır. Zayıf olur. Münafıklara yansıyan alametlerden bir tanesidir. “Korku gidince” mesela adamlar uzaklaşınca veya kaçınca yani bir siper edinince, siper edindiklerine de Allah dikkat çekiyor “hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle eleştrip karşılarlar.” Keskin diyor Allah. Demek ki Allah onlara keskin dil veriyor. Münafığın dili şeytanın dilidir. Konuşması da yazması da keskin olur münafığın. Yani şeytani bir zekadır. Şeytan ruhunda olduğu için hayret edecek bir zekaya sahiptirler diyor Bediüzzaman. Şeytani zekaya sahiptirler münafıklar. Keskin dilleriyle eleştirerek inciterek karşılarlar. Tabi mümin bunlardan etkilenmiyor. Hiç etkilenmez imanları artar. “İşte onlar iman etmemişlerdir.” Allah gerçek diyor iman etmemişlerdir diyor. “ Böylece Allah onların yaptıklarını boşa çıkarmıştır diyor.“ Uğraşıyor, didiniyor, Müslüman aleyhine sürekli faaliyet gösterir, orada burada aleyhine konuşur. Ne oluyor? Allah onların yaptıklarını boşa çıkarıyor.
2011-07-13 20:19:41
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top