Adnan Oktar'ın 15 Temmuz 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; Kocaeli TV, 15 Temmuz 2011

  • Bediüzzaman, Mektubat, sayfa 346’da münafıklarla ilgili “son derece alçaklar, vicdanları en alt safhaya gelmiş" diyor. “Bilerek dinini dünyaya satar.” Çıkar için. “Ve hakikat elmaslarını” Elmas değerinde olan Kuran'ın yeterliliğini,  İttihad-ı İslam’ı, güzel olan her şeyi, Mehdiyeti, İsa Mesih’i “pis muzır şişe parçalarına değiştirir.” Şirke, pisliğe, çıkara değiştirir. “İnsan suretindeki yılana” Normalde yılan görünümündedir onlar diyor. İstediğin kadar anlat alçak ruhunda bir değişiklik olmaz. Emirdağ Lahikası sayfa 78’de Bediüzzaman; “Münafık imansızdır, kalpsizdir ve vicdansızdır" diyor. Peygamber aleyhinedir, bir tek peygamber mi? Hz. Mehdi (as)'nin de aleyhindedir, İsa Mesih'in de aleyhindedir. Herhangi birine saldırmıyor ne yapıyor? En başına saldırıyor. Onun için diyor ki; “Benim haysiyetimi kırmak ile” güya insanların gözünde küçük düşürecek çalışma yapıyor. İşte Ehli sünnete uygun değil, delalet içinde ,sapkın, Ehli sünneti yıkmak için bir düşünce diye Abdülhamit döneminden beri uğraşmışlar Bediüzzaman'la. “Güya nurların değeri düşecek” Yazdığı eserlerin kıymetini de düşürmek istiyorlar diyor. Hz. Mehdi (as)'de de aynı şeyi yapacaklar münafıklar, hem şahsına hem eserlerine saldıracaklardır. Mahkemeye vereceksiniz. Nurların yayılmasına mani olunacak. Risale-i Nur yayılırsa saltanatı yıkılacak. Hiçbir şey olmaz en fazla şehit oluruz diyor. Cesur ve kararlı olmalarını söylüyor Bediüzzaman. “İkincisi Nur şakirtlerine telaş ve gevşeklik vermekle” nasıl telaş verebilir? Polis peşinizde, sizi ezecekler, komünistler size oyun oynayacaklar. “Bunların yayılmasına mani olunacak” Risale-i nur yayılırsa İttihad-ı İslam olacak, İttihad-ı İslam olursa münafığın saltanatı yıkılır. O yüzden istemiyorlar, çünkü kendi tarikatı gidecek, kendi çıkarları gidecek, ticareti gidecek, evi gidecek, o şekilde düşünür. Halbuki tam aksinedir, Mehdiyet Bediüzzaman'da olsun, ahir zaman Mehdisi'nde olsun güzellik, bereket, bolluk getirir. “Hiç korkmayınız, milyonlar kahraman başlar feda oldukları bir kutsi hakikati bizim gibi bazı biçare başları feda olsun.” Hiçbir şey olmaz en fazla şehit oluruz diyor. Cesur ve kararlı olmalarını söylüyor Bediüzzaman. Münafıklar hakkında diyor ki Bediüzzaman; “düşman meçhul olduğu zaman daha zararlı olur.”  Münafık meçhuldür, kahpedir, gider Müslüman cemaatin içine ur gibi yaşar en sonunda kahpece ortaya çıkar. Küfrü arkasına alır, Müslümanlara saldırmaya başlar, muhbirlik yapar, her türlü oyunu yapar. Kuvveti dağıtma riski var, cesareti giderir diyor. Münafık mücadele azminin artmasına neden oluyor. Sağlamlığı arttırır diyor Bediüzzaman.  “Fitne katil daha beterdir” diyor Cenab-ı Allah. Dünyanın en büyük eylemlerinden biri olmuş oluyor fitne çıkartmış oluyor. İnce alay yapar münafık diyor, düzencidir. Nereden sıkıştıracağını düşünür, ikiyüzlüdür. Hilecidir, oyun oynar, taktik geliştirir. Riyacıdır, diyor Bediüzzaman. Münafık direk düşmandır diyor Bediüzzaman. Şeytan üstüne çöktüğü için şeytanın zekası tecelli ediyor. Şeytanın insan haline gelmiş şekli oluyor.
     
  • Kahraman Ordumuzun morali falan bozulmaz. Şehit vermeyle moral bozulmaz. Adnan Menderes döneminde de çok fazla subay görevinden alındı. Ordumuz aslanlar gibi görevine devam etti. Bizim ordumuzun morali çeliktir, çelik. Yer gök birbirine karışsa bizim ordumuzun morali yıkılmaz inşaAllah. Delikanlılıklarından asla taviz vermezler. Zayıf çizgi üzerinde değil. Savaş da olabilir, ayaklanma da olabilir. Ordumuz neden korkacak? Bir tek Allah’tan korkar bizim subaylarımız. Ordunun morali bozuk denildi mi bu olmaz. Asker demek, ancak ölümle mücadelesini durduran adam demektir. Belirli bir sayıda paşanın tutuklanması ordunun moralini niye bozsun. Hayır vardır, inşaAllah.
     
  • (Biz doğmadan önce neydik sorusuna cevap)

 Ruhtuk. Kalu belada Allah’a söz verdik. Ölümden sonra gördüğümüz sistem daha değişerek devam edecek. Gördüğümüz görüntü o kadar net değildir, daha keskin olacaktır. “O gün görüş keskindir” diyor Allah. Ama burada şu an dünyayı tanımakla meşgulüz. Yani güzel ahlakı öğreniyoruz. Nimetin kıymetini öğrenmiş oluyoruz. Mesela bardağın kıymetini öğreniyoruz. Allah diyor ki; “kadehler vardır” diyor. Kadehi biz dünyada seviyoruz. Yoksa bizim için için bir şey ifade etmez. Mesela burada arabayı seviyoruz, cennette de araba var. Onun için hoşumuza gidecek, öğrendiğimiz için. Cennet o zaman bizim için anlam kazanmış oluyor. Öğrenmeden gitsek başka türlü olurdu. Yani gücü daha zayıf olurdu, çok zayıf olurdu. Ama şu an gücü çok yüksek inşaAllah. Bilimsel yönden bakacak olursan da hiçbir ses, hiçbir görüntü, hiçbir şekilde kaybolmaz. Bilimsel olarak mümkün değildir. Çocukluğumuzdan itibaren gördüğümüz hiçbir görüntü, hiçbir ses, hiçbir şekilde sonsuza kadar kaybolmaz. Sürekli Allah’ın hıfzındadır, kalır inşaAllah. Allah, kendimizi bize tanıtması gerekiyordu. Bize şu an tanıtıyor. Kalu belayı şu an hatırlayamıyoruz. Nasıl hafızasını kaybetmiş kişi geçmişini hatırlayamıyorsa, biz de hatırlayamıyoruz. Ahirette kalu belayı hatırlayacağız. Ama kalu beladaki hayatta bir imtihan yok. Bu dünyadadır imtihan. Burada imtihanımız bitmiş oluyor. Allah, detay detay birçok şey yaratmış. Hepsi görüntü olarak bizim içimizde mevcut. Dışarıdaki asıllarında ışık yok. Beynimizin dışında simsiyahtır görüntü. Madde saydamdır, eğer ışık vermiş olursan saydamlığını görürsün. Cam gibi saydamdır. Ama ışık yok dışarıda, ayrıca renk yok. Hepsi beynimizde yaratılıyor. Mesela kalemin kapağı ayrı yaratılmış, uç kısmı ayrı yaratılmış, yazı yazacak şekilde yaratılması ayrı. Yazı yazmaya bir niyet ediyoruz, kalem havada geliyor, yazıyı yazmaya başlıyor. Gönlümüzden ne geçerse Allah yazıyor.

2011-07-16 23:50:16
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top