Adnan Oktar'ın 26 Temmuz 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; 27 Temmuz 2011 

  • (BDP’nin Özerklik ilanı ve devlete vergi vermeyeceklerine dair açıklamaları hakkındaki haber üzerine)

Komünist PKK hareketi, asıl tehlike olan odur. Şimdi bunların özerklik demesini kimse kale almaz. Asıl tehlike PKK’nın çıkışlarıdır. PKK’nın yaptığı hareketlerdir. Temelleri komünist ideoloji olduğu için, hiçbir şeklide hedefine varmadan vazgeçmez. O komünist ideolojilerini gerçekleştirmek için en az 50-60 bin kişi zayiat vermişlerdir. Onun için sırf komünizmi bölgeye getirmekle kalmayıp bütün bölgeye hakim etme idealleri var.

Bu durumda yapılacak şey ideolojik mücadeledir, yani fikri mücadeledir. Dikkat ederseniz hemen hemen hiç kimse fikri mücadeleden bahsetmiyor. Yani her şeyden bahsediyorlar, fakat  asıl olan, en akılcı olan, en vurucu, en net netice getirecek olan fikri mücadeleden hiç kimse bahsetmiyor. Allah’ın hikmeti, ne mahsuru var ben anlayamadım. PKK hareketinde en önemli konu ideolojik çalışmadır, ideolojik propagandadır. En hayati, adamların en önem verdiği konu budur. Savunma yapan Türkiye’nin de fikri mücadeleye önem vermesi gerekiyor. Fikri mücadele olmadan olmaz. 

  • (Hz. Mehdi (as) çıkmayacak, Hz. İsa (as) inmeyecek diyenlere cevaben)

Hz. Mehdi (as)'ı sen nasıl inkar ediyorsun? Hanefi, Hanbeli, Maliki, Şafi mezheplerine göre, 4 mezhebe göre hak. İmam-ı Hanbel, İmam-ı Malik, İmam-ı Şafi, İmam-ı Hanefi hepsi Hz. Mehdi (as) gelecek diyor. Sen ne diyorsun? Gelmeyecek diyorsun. Sen hiç bir mezhebi kabul etmiyorsun demektir. Hiç bir inancı kabul etmiyor konuma gelmiş oluyorsun. Çünkü  Caferilikte de var Mehdi. Şiilikte de var Mehdi. Bektaşilikte, Alevilikte de var Hristiyanlık'ta, Musevilek'te de hepsinde var. Neye göre gelmeyecek diyorsun?

Hz. İsa Mesih’in inişi Kuran ayetleriyle sabit. Hanefi, Maliki, Hanbeli Şafi mezhepberinde Hz. İsa (as)'ın inişine inanmak vacip, farz hükmünde yani. 4 mezhebe göre. Biz 4 mezbehin imamına mı uyacağız yoksa senin kafana mı uyacağız?

Bazıları, "evde otur, namazını kıl otur aşağıya" kafasında. Böyle bir şey yok. Kuran’da İttihad-ı İslam var. İttihad-ı İslam ne demektir? Mehdiyet demektir. İttihad-ı İslam oldu mu başındaki kişiye biz ne diyoruz? Mehdi diyoruz.

Hahamların lideri oluyor, başhaham oluyor Musevilerde. Hristiyanların papası oluyor. Masonların Meşrik-i azamı var. Herkesin bir başı oluyor. Müslümanların bir başı olması gerekiyor mu deyin, bazıları "hayır" diyeceklerdir. Külliyen öyle bir şey yok, diyeceklerdir. İttihad-ı İslama gerek var mı, Müslümanların birleşmesine gerek var mı deyin, ona da gerek yok diyecektir.

Olmuş, tahakkuk etmiş, meydana gelmiş. Siz yok deseniz ne fark eder? Mehdi’nin bütün çıkış alametleri olmuş. Sen yok gelmeyecek diyorsun, ama alametleri olmuş. Hepsi olmuş. Senin yok dediğin olay oluşmuş zaten, şu an bitmiş ve hızla Türkiye, İslam alemi İttihad-ı İslam’a doğru gidiyor.

  • Türkiye’de ortalığın karşıması, bu gerilimin sebebi Mehdiyettir. Mehdiyet'e doğru yönlendiği için bu gelişmeler oluyor. Ekonomik kriz mesela, 2. dalga ekonomik kriz geliyor şu an, gerçi Allah’ın izniyle Hz. Mehdi (as)'ın olduğu yerde bereket olur. Türkiye’den teğet geçecektir, ama yine etrafı kasıp kavuracaktır. İtalya’yı falan hepsini devirir. Gidişat öyle görünüyor. Ekonomik kriz öyle şakaya gelecek bir şey değildir. Terör de Türkiye’de bir hayli tırmanacaktır. Önümüzdeki günlerde göreceksiniz. Tek çözümün Mehdiyet olduğu da görülecektir sonunda.

Teröre karşı fikri mücadele verilmiyor. Fikri mücadele verilmediği müddetçe gelişir. Teröristler sürekli geceli gündüzlü anlatıyor. Siz ne diyorsunuz diyorsun. Biz ne diyelim diyor, gitsin anneleri onlara çorba yapsın onu içsinler diyor. Dalga geçer gibi bir ifade bu. Burada fikri mağlubiyeti kabul etmiş oluyorsun. Sessiz kalmak ne demektir? Ben fikri mağlubiyeti kabul ediyorum anlamına gelir. Adam Darwinizm'i anlatıyor, materyalizmi anlatıyor, Leninizmi, Marksizmi anlatıyor, Stalinizmi anlatıyor, gerilla teorisini anlatıyor, gerilla yöntemlerini anlatıyor. Bunun gerekliliğini anlatıyor. Lenin ile bağlantısını kuruyor. Cevap var mı? cevap Çıt yok. Böyle olmaz. Fikri mücadele olayı kökünden bitirecek ilaçdır. 

  • Başı ağrıyor ilaçlarımı alırım geçer diyor, öyle olmaz. İlaç bir vesiledir. Onu dua olarak kabul edecek. Mesela ben bir dilekçe yazarım hallolur diyor. Olmaz, onu vesile olarak görecek. Veyahut para veririm olur diyor. Olmaz hepsini birer vesile olarak görecek. Her şeyi yaratanın Allah olduğunu bilecek inşaAllah. Gizli şirkten korunmuş olur o zaman. 
     
  • (Kim Kardashian’ın sedef hastalığına yakalandığı, insanlardan utandığı için gizlemek zorunda kaldığı haberiyle ilgili)

Kardashian çok insancıl. Yüzünden anlaşılıyor. Anadolu’nun sıcaklığı üstünde var. Sedef hastalığı genellikle stresten olur, gerilimden olur. Çok şiddetli geriyor kendini. Yazık çocuğa normalde bayağı neşeli, dışa dönük cıvıl cıvıl görünüyor, ama hiç kimseye güvenemediği ve gergin bir hayat yaşadığı aşikar görülüyor. O sıkıntının verdiği neticedir sedef hastalığı. Boyun fıtığı olur, bel fıtığı olur kansızlık yapar, kasılma meydana getirir. Kalp spazmına sebep olabilir. Beyinde spazma sebep olabilir. Her şeye sebep olabilir. Onun için İslam’a Kuran’a Allah’a tam teslim olmak lazım. Güzel ahlakı yaşayan insanlarla birlikte olmak lazım. Sevgiyi, tutkuyu, candanlığı en iyi bilen insanlar beraber olmak lazım. Akıllı insanlarla beraber olmak lazım. Dengesiz, küt, sevgisiz ,ruhsuz, akılsız insanlarla beraber olmak insanın ruhunu karartır. Aklını bozar. Sinirlerini tef gibi yapar ve yıpratıcı bir ortam içerisinde yaşamak sonucunda bir çok belayı da getirebilir. Allah esirgesin. Onun için Kardashian'ın yapacağı huzurlu bir ortama gitmektir, huzurlu bir ortamı yaşamaktır. İyi insanlarla, akıllı insanlarla ,sevgi dolu insanlarla beraber olmaktır. O kurtlar adasında kendini kurtarmaya çalışan bir çocuk gibi. O gerilim, o stres, o rekabet, o tehlikeler içinde yaşama ruhu tabi ki onun nazik bedeninde o tarz hastalıklar da meydana getirebilir, başka hastalıklar da meydana getirebilir. Sadece onun için değil, başkaları için de bu bela geçerli. Kimi intihar ediyor, kimi zehirleniyor, kimi uyuşturucudan vefat ediyor. Mahvoluyor çocuklar. Birbirinden güzel birbirinden tatlı insanlar bunlar, çok şekerler ama her yerde egoistlik, bencillik, rekabet acı ve ızdırabı görüyorlar. Kokuşmuşluğu görüyorlar, zalimliği görüyorlar ve sonunda ya canlarına kıyıyorlar, ya da bedenleri buna isyan edip ağır hastalıklara duçar oluyorlar. Mehdiyetin hakimiyetinde bütün bu belalar, acılar tamamen kalkacak. Hastalıklar, belalar kalacak diyor zaten Peygamber Efendimiz (sav). Hem ekonomik ferahlık, hem ruhi ferahlık, sanatta, bilimde, estetikte her şeyde bir mükemmellik olacak inşaAllah. Güzel bir dünya olacak Allah’ın izniyle. O zaman ne kimse intihar eder. Strese bağlı, psikolojik bozukluklara bağlı bu tip hastalıklar da o zaman olmaz inşaAllah, 

  • Velilere karşı sevgi, alimlere karşı sevgi bereket getirir. Müslümanlarla uğraşmak da bela getirir, felaket getirir uğursuzluk getirir. Basiretleri kapanır, ferasetleri kapanır insanların, uğraşanların. Allah ayağına dolar. Ama veli insanlara, iyi insanlara adaletle, hakkaniyetle güzel davranmak hak etikleri şekilde davranmak da bereket, bolluk, güzellik iyilik, düzen, dirlik getirir inşaAllah Allah vesile eder.
     
  • Başbuğ’un hic bir şekilde unutturulmaması lazım. Çok değerli büyük bir insandı. Büyük bir dava adamıydı. Ne hizmetleri , ne güzel ahlakı ne  büyük Türkiye düşüncesindeki kararlılığının asla unutulmaması gerekir bu bir vefa borcudur. Bir sadakat borcudur. Mutlaka bu şekilde olacağız inşaAllah.
2011-07-29 14:45:14
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top