Adnan Oktar'ın 28 Temmuz 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

 A9 TV; 28 Temmuz 2011  

  • (Norveç Prensi ve devlet yetkililerinin cami ziyareti hakkında)

Tüm bunlar, İsa Mesih’in dünyadaki faaliyetlerinin yansımaları ve Mehdiyetin faaliyetlerinin yansımaları. Daha bunları çok göreceğiz önümüzdeki 8-10 yıl içerisinde. Nefis bir netice oluşacak. Camilerde bu toplantılar, bu olaylar sürekli tırmanış ve güzellik getirecektir.

Peygamberimiz (sav) “ümmetim” dediğinde tüm dünya kastedilir. Hıristiyanlar, Museviler, dinsizler hepsi Peygamberimiz (sav)'İn ümmetidir. Müslümanlar icabet ümmetidir. Onlar da ümmettir, ama icabet ümmeti değildir.

Eğer Kuran saf olarak, sahabe devrindeki gibi uygulanırsa muhteşem bir dünya olur. Arzulanan bir sosyal adalet olur. Sevgi, barış, kardeşlik olur. Yobaz sistemin uygulanması durumunda Kuran zaten uygulanmaz, hurafe uygulanacaktır.  Zulüm, fitne, uğursuzluk, nursuzluk, sanat bilim düşmanlığı, insan düşmanlığı etrafı saracaktır. Bu çok çirkindir. Ama Kuran saf olarak uygulanırsa, hurafe katılmadan uygulanırsa muhteşem olur. Ama bu da ancak Mehdiyetle olur.

Her insan vahiy alır, Allah’tan ilham alır, fakat farkına varmaz. Karınca da Allah'ın vahyiyle hareket eder. Arı da Allah'ın vahyiyle hareket eder, insan da Allah'ın vahyiyle hareket eder. Vicdan zaten Allah’ın vahyinin insana yansımasıdır. Allah bize ilham eder, Allah konuşturur. Bir de peygamberlere gelen vahiy var, sorumlu olduğumuz. Bu anlamda Hz. Mehdi (as)'a vahiy gelmez. Yoksa her insana vahiy gelir, ama farkına varmaz. Allah onun vicdanını kullanarak ona cevap verdirir, vicdanı vesile eder. Buna ilham diyoruz. Ama Hz. Mehdi (a.s.) vahiy almaz. Peygamber gibi değildir. Ona gelen vahiyden sorumlu olmayız. O da vahiy aldığını iddia etmez, vahiy aldığının farkına varmaz.

  • (Amy Winehouse’un ölümü öncesinde sanatçının ne zaman öleceğini tahmin etmek için açılan internet sitesi hakkında)

Bu, ahir zamanın vahşetinden bir bölüm, Darwinist materyalist vahşetten bir bölüm. Mazlum, zavallı bir insandı adeta delirttiler çocuğu. Ahlaksız insanlar etrafını sardı. Kuzu gibi çocuk. Böyle mazlum bir insanı delirtmenin alemi ne? Ölümü de meçhul, belki de bir cinayet. Uyuşturucu müptelasıysa yardım edin. Niye teşvik ediyorsunuz? Bahisler düzenlemek, onun moralini bozar. Binlerce kişi ölmesini istiyor gibi bir anlam çıkar. Önüne bakıyor Darwinist, sağına bakıyor materyalist, arkasına bakıyor komünist. O dünya ona dehşet verici geliyor. O zaman yaşamanın anlamı kalmıyor onun için. En iyisi ölüyüm diye düşünüyor. Halbuki yetenekli, şeker bir insan. O çocuğu öyle perişan edip, hayattan bezdirmenin anlamı ne? Çok büyük vicdansızlık. Ona sevgi, şefkat, merhamet gösterilse, arkadaşlık, dostluk gösterilse kuzu gibi bir insan olur. Ve sırada başkaları da var. Teker teker aslan gibi genç kızlar, aslan gibi delikanlılar gidiyor. Hepsinde de bayağı bir kitle heyecanlanıyor. Onlar için günlük flaş haber oluyor. Bahis yapıp, bahisten para kazanıyor. İnsan, mazlum bir insan için şu tarihte ölecek diye yazı yazar mı, bundan hediye alınır mı?  Ne kadar küçük düşürücü bir şey bu. İşte insanlar Darwinizm, materyalizmin dehşet verici olduğunu her yerde görüyorlar.  

  • Canımız, ağabeyimiz, Necdet Sevinç ağabey koçyiğit bir insandı. Türk milliyetçiliğine, Türk İslam Birliği'ne çok büyük hizmetleri oldu. Bir kısım insanlar onu tanımaz, ama bizler çok iyi tanıyoruz. Çok değer verdiğimiz büyük bir dava adamıydı. Allah gani gani rahmet eylesin. Böyle değerli büyük dava adamlarını, Erbakan Hocamız'ı da, Başbuğ Türkeş'i de, şehidimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu da sürekli gündemde tutmak çok önemli bir konu. Bu, vefa gereğidir. Sadakat, vefa ve onların güzel hizmetlerine teşekkürdür. Onlar Allah'ın rızası için yaptılar ama biz onlara teşekkür ediyoruz bu güzel hizmetlerinden dolayı.
     
  • Biz masonları da, Yahudileri de, tapınak şövalyelerini de, dinsiz, imansız herkesi Allah’ın yarattığı bir kul olarak şefkatle değerlendiriyoruz. Bizim hiç kimseye bir kinimiz, öfkemiz olmaz. Şefkatle kurtulmalarını, iyi olmalarını istiyoruz. Halkın her kesimiyle görüşürüm. Bazılarının lanetlediği insanlarla ben görüşürüm, şefkat gösteririm. Ve onların kurtuluşu için gayret ederim.
     
  • Caferiler, Aleviler, Bektaşiler, Şiiler, Sünniler hepsi benim kardeşim. Hepsini canım gibi severim. Başı açık kapalı hepsini çok severim. Hepsi %100 Müslüman. Hepsi baştacım. Hepsi bir arada kardeşlik içinde yaşarlar.
2011-07-30 00:23:01
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top