Adnan Oktar'ın 10 Ağustos 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV, 10 Ağustos 2011

İnternette bazı kimseler o ona hakaret, o ona hakaret ediyor... Çirkin çirkin küfürleri de kısaltmışlar. Böyle serseri maçına çevirmişler bir kısım insanlar. Bir kısmı internet sitelerinde abuk sabuk sevgisizlik yarışına girmişler. Herkese düşmanlar. Dost oldukları sevdikleri hiçbir insan yok. Aptal bir nefret politikası gelişmiş. Hep hayır, güzellik, bereket sözleri sarf etmek lazım. Çok yanlış yapıyorlar.

A9 çok dürüst, akılcı, doğru, kimsenin sözüne göre hareket etmeyen yayın politikası izliyor. O da çok hayret verici. Dinleyen çok huzurlu şekilde doğruları öğreniyor. Demagoji yok. Ahir zamanla ilgili anlattıklarımız hepsi doğru. Demagoji yapmayan çok nadir kanallardan bir tanesi.

Dünyanın süsüdür kadınlar. Çok kutsal varlıklardır. Değerli varlıklardır. Çiçek gibi çok özen göstermek gerekir.

 (Hayrettin Karaman’ın Müslüman olmayanlarla iç içe yaşamamak gerektiğini ifade eden yazısı hakkında)

Bölünme tehlikesi zaten başımızda. Türkiye’nin bir derdidir bu, şimdi buna yeni bir bölünme alanı göstermek, yeni bir bölünme alanına daha Müslümanları teşvik etmek çok yanlış olur. Peygamberimiz (sav) zamanında müşrikler vardı, Hristiyanlar vardı, Museviler vardı onlar arasında tebliğ yaparak Müslümanlar yaşıyordu. Hocamız, çok değerli bir insandır ama böyle garip üslup kullanmış olması şaşırtıcı. Neden böyle bir şeye gerek duydu o da şaşırtıcı. O zaman tebliğ ne? Müşriklere tebliğ yapılıyor, Hristiyanlara tebliğ yapılıyor. Ayetin emri var. Ehli Kitabın tamamına tebliğ yapılıyor. Müşrikler de her zaman Müslümanların yanında oluyor, onlara da tebliğ yapılıyor. Tecrit edilmiş bir Müslümanlık anlayışı nasıl bir yapılanma? Çünkü Müslümanlıkta yok. Müslümanların en büyük vasıflarından biridir tebliği.

Biz ekonomik krizi söylediğimizde inanmadılar. Ekonomik kriz için hemen geçer dediler. Net tarih verdim ben. 2014'e kadar devam edecek, sonra bitecek. O da İslamiyet güçleneceği için, Mehdi’nin ve İsa’nın geldiği kabul edildiği için, Kuran’a ve İslam’a dönüş başladığı için Allah bir bereket meydana getirecek. Yoksa ekonomik çöküş devam edecek. Ne dediysek o. Dediklerimiz değişmiyor görüyorsunuz. Sıra şimdi Avrupa'ya ve ABD’ye geldi. Bu dalgalar halinde devam ediyor, yani kriz sarsıcı dalgalar şeklinde bütün dünyaya vurmaya devam edecek göreceksiniz.

(Selahattin Demirtaş’ın Kürtlerin Ayrı Bir Birlik Olmasıyla İlgili açıklaması hakkında)

Onların o modeline karşı biz de diyoruz ki, Türk İslam Birliği Modeli. Bütün Türklük Alemi birleşsin. İslam Alemi birleşsin. Dev bir Türk İslam Birliği oluşsun. Böyle ince ince parçalamalara gerek olmadığını o zaman görecekler. Bütünleşmek güzeldir. Sınırların açılaması güzeldir, büyümek genişlemek güzeldir.

Lenin, “korkunç kanlı bir imha” diyor. Bunu devrim olarak alıyor. Bazı siyasiler de “yaptığınız çok ayıp, gaddarlık yaptığınız, bu canilik” diye suratı şişerek, tansiyondan bağırıyor. Düşünmek bile istemiyor.  Adamların komünist olduğunu düşünmek istemiyor. Hareketin komünist hareket olduğunu düşünmek istemiyor, Klasik demagoji, klasik politik demagojiyle kervanı götüreceğini zannediyor. Klasik demagoji duvara toslamıştır, yenilirsiniz. Akılcı, bilimsel, mantıklı, doğru konuşmak lazım. Komünizme karşı anti-komünist, anti-Darwinist mücadele gerekir. Ağlamayla, yerlere yatmayla hiçbir şey olmaz. Politik demagoji olur. Onun modası geçti. 60’larda, 70’lerde vardı. Artık politik demagojinin modasının geçtiğini görmesi gerekiyor birçok kişinin özellikle de Cemil Çiçek’in.

Adamlar hayvanın yaşamayacağı mağaralarda yaşıyorlar ellerinde silahlarla. İnsana benzemiyorlar. Gece gündüz Darwinist materyalist eğitimi, ölme ve öldürme eğitimi alıyorlar. 15 yaşından 35 yaşına kadar dağlarda bu mücadeleyi veriyor. Bazıları söyledi diye “doğru söyledin sen ben bir çorba içeyim kendime geleyim” der mi adam? Komünist  yaşanan bir insan adeta delirir, ancak anti Darwinist eğitimle vazgeçer. Çorbayla sarımsakla vazgeçmez. Olayı anlamazlıktan gelmek, Müslümanlara, kardeşlerimize vakit kaybettirmektir.

Anti-materyalist,  anti-komünist eğitime başlayalım, Kuran’ın hakikatleriyle insanları uyandıralım. Komünizme karşı bilimsel yenemeyen silahla yenilir. Susmak yenilmektir. Susmamak yenmektir. Bunun ustası da biziz. Ya devlet yapsın ya biz yapalım. Bu köpekler daha da kuduracaklar. “Ay pardon geç kaldık” denmemesi için uyarıyorum.

PKK’lı adama kalkıp senin yaptığın gaddarlıktır dersen adam sana güler. Gaddarlık, acımasızlık komünizmin bir gereğidir zaten. Adama gaddarlık suçlamasında bulunursan övmüş olursun zaten onu.

Adamları zalimlikle suçluyorsun. Adamlar komünizm gereğini yapıyor zaten. Onun için yapılacak şey anti-komünist bir ilmi mücadeledir. Devletin imkanlarını bunun için kullanın. Devletin profesörleri var, doçentleri var. Çıksınlar anti-darwinist ilmi mücadele yapsınlar. Yapamıyorlarsa bize müsaade edin biz yapalım. Anti-Leninist, anti-darwinist, anti-komünist bir propaganda TRT’de bir  başlasa PKK toz duman olur. Fikirleri, düşünceleri, inançları hiç bir şey kalmaz. Fikir olarak çökerler.

Adnan Menderes’in, Bediüzzaman'ın Ankara'ya sokulmamasından bilgisinin olmaması çok güç. İllaki bilgisi vardır. Her şeyden haberi vardı. Türkiye zaten avucunun içi gibiydi Başbakan için, istihbarat da emrindeydi, emniyet de emrindeydi. Dolayısıyla Allah’ın velilerine her zaman sevgi ve saygı dolu olmak lazım. Bir şey olmaz kafası, sola yaranmak için veyahut bazı sivri gruplara yaranmak için Allah’ın velileriyle uğraşılırsa Allah çok büyük felaket ve bela getirir. Çok büyük ızdıraplar meydana getirir. Eğer Bediüzzaman’la uğraşmasaydı Menderes hükümeti ihya olurdu. Çok başarılı olurdu. Kesintisiz hükümeti devam ederdi. Ama Bediüzzaman’la uğraştıkları için, Bediüzzaman “Ben gidiyorum dedi, onlar da gidecekler” dedi. Akıl almaz ızdıraplar verdiler. Akıl almaz acılar verdiler. Menderes’e sorsan haberim yoktu diyecek, tabii. Bak, devletin savcısı inanmadığını söylüyor. Gün gelir devran döner. Allah hesabını sorar bir şekilde. Onun tarihi bir belgesidir.

Sağ genellikle Türkiye’de hepsi değil orta sağ biraz sola yaranmaya çalışan bir politika izledi zaman zaman. Dindarları da ezen, onları kaale almayan, onları ezdikçe yükseleceğini düşünen bir politika izledi. Ve Allah her seferinde bir bela, bir çökme, bir iflas, bir berbatlık, bir perişanlık vermiştir. Her zaman Allah’a sığınıp, doğru ve dürüst tavır gösterilmesi gerekir. Hep Allah’tan yana, hep haktan yana, hep iyilerden yana, hep Allah’ın velilerini seven, koruyan, kollayan bir üsluptan yana tavır konulması lazım. Burada ince bir sır var. Anlamazlıktan gelmemek lazım.

“İftar davetlerini iptal edelim, onların parasıyla Müslüman ülkelerdeki açlığı yok ederiz” diyor. Müslüman ülkelerin dişinin kovuğunu bile dolduramazlar iftar paralarıyla. İftarlarda Müslümanlar bir araya geliyor. Daha şuurlanıyorlar. Birbirlerini tanıyorlar. Çok hayati bir konudur. Camileri yaptırmayalım, Kuran kurslarına da gerek yok, o paraları da oraya gönderelim mantığına bizi sürüklerler. Çözüm ne? Türk-İslam birliği, İttihad-ı İslam. Gürül gürül savun ne çekiniyorsun. Hüngür hüngür ağlamayla olmaz. Elleriniz kırılsın demeyle olmaz. Fikirle olur, düşünceyle olur. Komünizme karşı böyle bir mücadele gerekir

Kardeşlerimiz “Hz. Mehdi (as) gelmeyecek” diyenlerin yazılarını gönderiyorlar.. Hiç kalae almasınlar. Enaniyetlerini durduramıyorlar. Hz. Mehdi (as)’ı kabul etti mi kendi üstünde bir güç kabul etmiş olacak. Bir de itibarlarının sarsılacağını düşünürler. 100’ün üstünde hadisi delillendiriyoruz, güçlendiriyoruz.

Her hizmet yapan kardeşimiz bir fotoğrafını göndersinler biz de vakit yettiği kadar yayınlayalım. Çok büyük güzellik, sevinç inşaAllah.

Tevrat’ın Kuran’a uygun, hadislere uygun kısımlarını hak olarak, gerçek olarak kabul ederiz. Tevrat’ı biz olduğu gibi kabul etmiyoruz. Kuran’a uygun, hadise uygun kısımlarını kabul ediyoruz. Bazı taş, granit kafalar "nasıl Tevrat’ı kabul eder?” diyor. Tevrat’ı Allah, Kuran’da nur olarak belirtiyor ve şifa olarak belirtiyor. Allah‘tan gelen bir kitap olarak belirtiyor. Sen nasıl inkar ediyorsun? Kuran’a uygun kısımları geçerlidir. Ama Kuran’a zıt olan kısımlar tabii ki geçerli olmaz. Nasıl bir yobazın abuk sabuk konuşmalarını biz kabul etmiyorsak, Tevrat’ın da yanlış olan kısımlarını tabii ki kabul etmeyiz.

Allah  ayette “küfür tek millettir” diyor. Komünistler tek milletir ve birbirlerini çok iyi koruyup kollarlar. Mehdiyet de tek millettir. Onlar da birbirlerini çok iyi koruyup kollarlar. Mehdiyet’le deccaliyetin kıran kırana bir ilmi mücadelesi var. Biri kan akıtır, Hz. Mehdi (a.s) kan durdurur. Diğeri kan akıtır, kanla beslenir. Şeytan onlardan kan ister. Mehdiyet kan durdurur. Mehdiyyul dem, kan durduran Hz. Mehdi (as).

2011-08-10 19:19:31
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top