Adnan Oktar'ın 20 Ağustos 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV, 20 Ağustos 2011

Bizim anlattığımız Müslümanlık bütün dünyaca kabul edilen bir Müslümanlık. Amerikalıları da şefkatle karşılıyoruz, sevgi duyuyoruz. Almanları da seviyoruz, Rusları da seviyoruz. Herkesin Allah’ı sevmesini ve inanmasını istiyoruz. Hz. İsa (as)’ın geldiğini düşünüyoruz ve Hz. Mehdi (as)’ın çıktığını düşünüyoruz ve İslam ahlakının dünyaya hakim olacağını düşünüyoruz. 10 yıla görecekler zaten. Bu yazılar, bu konuşmalar hepsi bir hatıra olarak kalacaktır.

İnsan çok aciz bir varlıktır, şöhreti insanın komik olur. Tek güç sahibi Allah’tır, nerenin azameti, nerenin şöhreti? Bütün insanlar garibandır Allah karşısında. Biz Allah’a kul olmak için, kısa bir eğitim için buraya geliyoruz. İmtihan bittiğinde de sonsuz hayata girip asıl hayatı yaşamaya başlayacağız inşaAllah. Yalnız Amerikan ordusunda İslam’a ve Kuran’a karşı bir sevgi geliştiyse İsa Mesih’in vesilesiyledir diye düşünmeleri lazım. İsa Mesih’e hiçbirinin gücü yetmez. Olay Hz. Mehdi (as)’a benzemez. Hz. Mehdi (as)’ı hapsedebilirsin, tutuklayabilirsin ama İsa Mesih’e elini süremezsin ve durduramazsın. Çünkü mucizatlı bir peygamberdir. Durduramazsın, durdurulacak bir kişi değil. Buradan Hz. İsa (as)’a ve talebelerine selam ediyoruz. Allah’ın selamı, bereketi, selamı üzerlerine olsun inşaAllah. Devam etsinler inşaAllah, biz de devam edeceğiz Hz. Mehdi (as) talebeleri olarak, Hz. Mehdi (as) öncüleri olarak. Bütün Amerika’ya bütün Rusya’ya Hz. İsa (as)’ın talebeleri dağılmış durumda.

İsa Mesih’e karşı mücadele eden mutlaka kaybeder. Kaderinde mutlaka yenilme vardır. Deccal istediği kadar böğürsün, kendini yerlere atsın, şaklabanlıklar yapsın İsa (as)’a güçleri yetmez. Nefesiyle fikren yok eder onları, nefesiyle. Hiç boş yere debelenmesinler. Sonuçta herkes iyi ve güzel olacak, inşaAllah. Amerika daha da büyüyecek, daha güçlenecek, daha zengin olacak Hz. İsa (as) vesilesiyle. Rusya da öyle olacak, Çin de öyle olacak. İslam ahlakının hakim olmadığı dünyada bir karışlık toprak kalmayacak.

CHP’nin gittikçe mukaddesatçı ve maneviyatçı bir çizgiye gittiğini görüyorum. O yönden de destekliyorum Allah muvaffak etsin. Çünkü çok güzel, iftar açıyorlar, Fatiha okutturuyorlar, Kuran okutturuyorlar. İftarın teşvik edildiğini görüyoruz. Dindar insanlara karşı sevgilerini, saygılarını ifade ediyorlar. Bunlar olumlu, güzel gelişmeler. CHP merkez sağ havasına gelirse, ki geliyor, o zaman tamamdır. Bir sorun çıkmaz. En az %70’le iktidar olurlar. CHP’de de fikir değişimi çok normal. Materyalist, Darwinist düşünceyi CHP’nin içinde barındırmaması çok güzel olur. Türk İslam Birliği’ni savunmaları, İttihad-ı İslam’ı savunmaları CHP’yi coşturur ve ezici şekilde iktidar yapar.

(Ertuğrul Özkök’ün hayatını sıkıcı bulduğunu anlattığı yazısı hakkında)

İman heyecanı olmadığında insanın hayatının bir gayesi olmuyor, uykuyu ister insan, ölümü ister, uyuşmak ister. Çünkü hayatının bir gayesi yoktur. Uyuşturucu kullanmasının, içki kullanmasının sebebi budur çoğu insanların. Uyuşmak ister alkolle. Hayatının bir gayesi yoktur, anlamı yoktur. Bir protein yığını gibi yaşamış oluyor. Amacı ne? Hiçbir amacı yok. Bir ideali yok. İnsanların ideali yoksa, bir amacı yoksa hayat çok boş hale gelir, ızdırap hale gelir. Ertuğrul Özkök sabah kalkıyor, elini yüzünü yıkıyor, yemeğini yiyor, yazısını yazıyor, gazeteye geliyor. Biraz oturuyor, çayını kahvesini içiyor, oradaki dedikodu konularına bakıyor, yine şarabını içiyor, televizyon seyrediyor falan. Uyuyor, yine yatıyor kalkıyor. Hayat hep bunun tekrarı. 60 yaşına geldi. Hayat aynı devam ediyor. O zaman hayatından beziyor işte. Anlamsız geliyor. İdeali olmayan bir hayat çok korkunçtur, Allah vermesin. O zaman insanın aklına çılgınca fikirler gelir.  Disiplinli, isabetli bir düşünme gücü artık insandan Allah tarafından alınır. Dolayısıyla topluma faydası olmayan, millete zarar verebilen yanlış fikirler insanda gelişmeye başlıyor. Şeytanın etkisine girer insan. Ertuğrul Özkök’ün burada yapması gereken şey hayatın gayesini samimi olarak düşünmesi. Allah’ın varlığına, birliğine  samimi olarak inanıp, Allah’ın bu kainatı boşa yaratmadığını görmesi. Detay detay kalemleri yaratıyor, fincanı yaratıyor, kitap yaratıyor, çiçek yaratıyor, televizyon yaratıyor, bayrak yaratıyor. Bu kadar detayı yaratan Allah, ki beyninin içinde mercimek kadar yerde Allah onları yaratıyor. Gazetesini de, Aydın Doğan’ı da, arabalarını da, şarap şişelerini de hepsini beyninin içinde ufacık, mercimek kadar yerde yaratıyor. O da orada hayatını o şekilde yaşadığını zannediyor. Dış alemdeki maddenin gerçeğini insan zaten göremiyor. Ancak onun görüntüsüyle muhatap oluyor. O da bu gerçekleri ya biliyor ya bilmiyor. Onun için artık uyuşmuş durumda benim anladığım kadarıyla.

Şarap tadı acı olan, rahatsızlık verici olan, nefeste kötü kokan, rahatsız  edici bir madde. Ve sağlığı da bir faydası da yok. Az içki faydalıdır diye bir şey de yok. Bir kadeh viski içtiğinde adam tansiyonu en az 2-3 puan birden çıkar. Mesela tansiyonu 12’yse 14- 15'e çıkar. Nitekim bir çok insan alkollüyken vefat eder. Onun için vefat eden insanlarda genellikle hemen alkol ve uyuşturucu muayenesi yapılır şüpheli ölümlerde... Ertuğrul Özkök  içki konusunu da yanlış biliyor. Çok sathi, onu bir modernlik olarak düşünüyor. Modernlikle bir alakası yok. Modernlik kafayladır, tavırladır. Klas olursun, tavırların güzel olur, düşüncen güzel olur, çağın üstünde bir fikre sahip olursun, çağın üstünde bir sanat bilim anlayışına sahip olursun, bu modernliktir. Yoksa şarap içmekle modernlik olmaz.

 “Eksik ölçüp tartanların vay haline”diyor, Cenabı Allah.

Tartıyı düzgün tutacaklar. Yani haram. Bazen o tartı aletini bozuyorlar ya, Allah buna dikkat çekmiş. Tartı aletinin düzgün olması farz. Doğru çalışması farz.

“Ki onlar insanlardan ölçerek aldıklarını noksansız alırlar”

Tam anlamıyla alırlar.

“Fakat onlara ölçtüklerinde (veya tarttıklarında) eksiltirler”

Bu haram diyor Allah.

“Yoksa dirileceklerini sanmıyor mu? Büyük bir günde, insanların Alemlerin Rabbi için kalkacağı günde”

Din , Kuran, İslam ahlakı dünyaya hakim olduğunda demek ki ticaret de düzeliyor, spor da düzeliyor, siyaset de düzeliyor, hayat da düzeliyor, neşe, mutluluk, sevinç, bilim, sanat, demokrasi her şey en mükemmel şekilde oluyor. Cenab-ı Allah Kuran’da “Hiçbir şeyi eksik bırakmadık” diyor. Her yerde insanların karşılaşacağı aksiliklere Allah dikkat çekiyor.  Ona göre nasıl tavır alınması gerektiğini de belirtiyor. Düzgün, doğru olanın ne olduğunu da belirtiyor Cenabı Allah. Kuran’da dikkat çekiyor.

İnfitar Suresi:

“Gök, çatlayıp-yarıldığı zaman,” Gündüz vakti ki o mavilik açılıyor büyük bir siyah boşluk gece nasıl yıldızlar görülüyor, oradan yıldızları görecek, bu olacak olan bir olay.“Yıldızlar, dağılıp-yayıldığı zaman,” Kıyamet başladığında sadece Samanyolu’nda, güneş sisteminde bir kıyamet değil; bütün uzayın tamamında yapıyor Allah kıyameti, belli bir yerde değil.  Dünya gitti mi, bütün uzayın tamamı gitmiş oluyor. “Denizler, fışkırtılıp-taşırıldığı zaman,” Mağma denizden fışkırıyor ama tabi. “Denizler” diyor Allah, bir deniz değil. Bütün deniz de fışkırıyor. Mağma her yerde görülecek. Boğaz'da da görülecek. Marmara’da da görülecek. Hem bir fışkırma var, muazzam bir fışkırma mağmayla birlikte; hem sıcak gaz, hem buhar, hem ateş, hem su fışkırması var. “Ve kabirlerin içi 'deşilip dışa atıldığı' zaman;”  Kabirler de dağılıyor. Kıyametin etkisiyle darmadağın oluyor. “(Artık her) Nefis önceden takdim ettiklerini ve ertelediklerini bilip-öğrenmiştir.” Yaptıklarını öğreniyor ama ertelediklerini de öğreniyor. “Ertelemek küfürde bir artıştır” diyor ya Allah. “Namaz kıl” diyorsun, “yok acelesi yok yaşlanınca kılarım” diyor. “Hacca git” diyorsun, imkanı var, “yok” diyor erteliyor. “Hayır hasenatta bulun” diyorsun, “fakire fukaraya” , onu da erteliyor. “Yığma” diyorsun, “yığacağına dağıt” onu da erteliyor. Ayet ona dikkat çekiyor. ”ertelediklerini bilip-öğrenmiştir” “Ey insan, 'üstün kerem sahibi' olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir?” Ki O, seni yarattı,” Allah hemen yaratılışa geçiyor. Yaratışı savunanlarla tesadüfü savunanların ilmi mücadelesi var. Hz. Musa (as)’da da bu var. Firavun ne diyor? “Nil’in çamurlarından tesadüfen oldu” diyor. Hz. Musa (as) da bak, “ben sana yaratılışı göstereyim” diyor. Asayı, kuru tahtayı atıyor; yılana dönüşüyor. Hani evrim? “Ki O, seni yarattı, 'sana bir düzen içinde biçim verdi' Düzene dikkat çekiyor Allah. Atomda, mitokondride, hücrede, kofulda her şeyde bir düzen var. Allah o düzenin hesabını soruyor. Çünkü matematik düzgünlük var altın oranla yaratılmış ve müthiş bir teknik düzgünlük var. Nasıl bilgisayarda, saatte bir düzgünlük var; onlardan çok daha karmaşık bir düzgünlük var. Allah ona dikkat çekiyor. ”düzen içinde biçim verdi' bir biçim verdi demiyor, bir düzen içinde biçim verdi. Matematik mükemmellikte, teknik mükemmellikte bir biçim verdi.“ve seni bir itidal üzere kıldı.”  Ölçü ve denge üzerine, itidal. İnsanda da bir altın oran var. Gözünde, gözünün iç yapısında, mercek yapısında, optik ayar sisteminde, düşen görüntünün elektrik enerjisine çevrilip beyne götürülmesinde, görüntünün yeniden düz hale getirilmesinde ve görüntünün birisi tarafından görülmesinde. Çünkü görüntüyü elektrik olarak götürüyor beyin. Çok düşük voltajlı, belli belirsiz bir elektrik akımı ama içeride pırıl pırıl, güzel konuşmaların olduğu, meyve tadının olduğu, sertlik veya mülayemetin hissedildiği bir dünya olarak kafamızda yaratılıyor.  Müthiş bir teknik düzgünlükte yaratılıyor. “ve seni bir itidal üzere kıldı.” Seni de çok düzgün kıldı diyor Allah ruhunu da bedenini de. “Dilediği bir surette seni tertib etti”Düzenledi. Şimdi bunun hesabını soracağım diyor Allah.  Bu matematik düzgünlüğün, bu mükemmelliğin, bu kusursuz sanatsal yapının hesabını soracağım diyor.“Asla, hayır; siz dini yalanlıyorsunuz;”Darwinist materyalist kafayla tesadüfü savunuyorsunuz anlamına geliyor. “Oysa gerçekten sizin üzerinizde koruyucular var,” üzerinizde melekler var, onların da farkında değilsiniz diyor Allah. Üstünüzde de iki tane ruh taşıyorsunuz diyor Allah inşaAllah.“Şerefli-üstün' yazıcılar. Her yapmakta olduğunuzu bilirler.”Her an her yaptığınızı kayda alıyorlar diyor iki tane bilinçli ruh, insanüstünde yani melek.

2011-08-21 23:51:18
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top