A9 TV; 14 Eylül 2011
Ehli Kitap’a şefkat Peygamber Efendimiz(s.a.v.) zamanında, Peygamberimiz (sav)’in uyguladığı bir ahlaktı. Hristiyanlara ve Musevilere çok şefkatliydi, Peygamberimiz (s.a.v.). Osmanlı dönemi de öyle, Ehli Kitap’a karşı yoğun bir şefkat ve koruma tavrı içinde olunmuştur. Biz de Resulullah (sav)’e uyuyoruz, ecdadımıza uyuyoruz, aynı şekilde şefkatli bir yaklaşım içerisindeyiz. Yatıştırıcı bir yaklaşım içerisindeyiz. Savaş istemiyoruz, gerilim istemiyoruz. Herkesin huzur içinde, barış içinde, kardeşlik içinde yaşamasını istiyoruz. Gerek Filistinlilerin gerek İsrail’in bölgelerinde kardeşçe, dostça, arkadaşça zenginlik, bereket içerisinde yaşamlarını istiyoruz. Bir tek onların da değil. Hıristiyanların da, diğer insanların da hepsinin Allah’a kul olan bu insanların güzel yaşamasını istiyoruz. Ki böyle bir ortamda İslam gelişir. İslam’ın güzelliğini, İslam ahlakının yüceliğini böyle bir ortamda görebilirler. Savaş ortamında, kargaşa ortamında, gerilim ortamında insanların beyni adeta durur. Çok zordur ve Kuran bunu kabul etmiyor. İslam’da kan kabul edilmez. Hz. Mehdi (a.s.)’ın özelliği anti kan olmasıdır, Mehdiyy’ül dem olmasıdır, kanı durduran Mehdi olmasıdır. Mehdiyet devrinde olduğumuz için ne uyuyan kişi uyandırılacak, ne bir kişinin burnu kanayacak. Resulullah (sav)’in hadisi bunlar. Damla kan dahi akıtılmayacak. Biz Hz. Mehdi (as) talebesi olarak bunların peşindeyiz, inşaAllah. Asgari müşterekte anlaşma olur. Anlaşmazlıklar konuşarak çözülür. Kavgayla çözüleceğine anlaşarak, konuşarak çözülmesi en akılcı, en doğru olandır. Bir kaşık suda bazı yerlerde fırtına koparılıyor. İslam aleminin bir çok yerinde. İsrail’le olan bağlantımızda da, Ermenistan’la olan bağlantımızla da, diğer ülkelerle olan bağlantımızda da en akılcı, en barışçıl, en doğru yolu uygulamaya gayret edeceğiz inşaAllah.
Biz Musevilere de şefkat duyuyoruz, onların iyi olmasını istiyoruz. Bereket içinde, güzellik içinde bölgede huzur içinde yaşamalarını istiyoruz. Rahatça ibadetlerini yapsınlar. Rahatça ticaretlerini yapsınlar. Rahatça orada güzellik içinde yaşasınlar. Aynı şekilde Filistinli kardeşlerimiz de, Filistinli çocuklar istediği gibi koşuştursunlar, gençler istedikleri gibi orada ibadetlerini yapsınlar, eğlensinler bütün bölge onların inşaAllah. Bu güzelliği sağlayacağız inşaAllah. Hapishaneler boşalacak, inşaAllah. Cinayet işleyenler, ağır yaralama yapanlar vs dışında hapiste adam kalmayacak, Peygamberimiz (sav)’in hadisi bu. Herkes huzur ve güven içinde, özgürlük içinde demokrasinin, özgürlüğün, güzelliğin tadını tam anlamıyla çıkaracak. İslam’ın nefis ruhu, güzel ruhu, hoş ruhu gül kokusu gibi her tarafa yayılacak inşaAllah. Baş hahamı da, İçişleri Bakanını da bekliyoruz. İnşaAllah misafir olarak. Burada yine yatıştırıcı, barışı sağlayan, sevecen, güzelliği, dostluğu, arkadaşlığı hedefleyen bir çalışma içerisinde olacağız inşaAllah.
Ruslar hakikaten çok güzel insanlar, hakikaten terbiyeliler, mazlumlar. Onlarda bir Osmanlı ruhu var. hayrettir. Herkes bilir. Kültür yönünden olsun, görgü yönünden olsun, temizlik yönünden olsun, eğitim yönünden, her yönden güzeldirler. Fizik olarak da güzel insanlar maşaAllah. Onun için Türk İslam Birliği’nde Rusya çok önemli inşaAllah.
Türk Milleti necip bir millettir. Bir kavme, bir topluluğa, bir ırka karşı içlerinde öfkeleri olmaz. Bütün dünyayı sever benim milletim. Çok şekerdir, çok güzel huyludurlar, insancıl, misafirperverdirler. Ama tabii adaletin yerini bulması da çok önemlidir. Adaletle davranılması çok önemlidir. Adaletin oluşmasında da çok titiz davranılması gerekir. Fakat Musevi olan kardeşlerimiz özellikle Kral Mesih’in, Moşeyah’ın artık geldiğini görüyorlar. Başka bir zaman yok zaten. Onların tarihine göre de, onların Tevrat’ta ki açıklamalarına göre de başka vakit yok. Moşeyah için başka vakit yok. Moşeyah’ın geldiği görülüyor, Kral Mesih’in zamanındayız inşaAllah. En rahat edecekleri devre giriyoruz. Yani Beni İsrail Hz. Musa (as)’dan itibaren en rahat dönemlerini, en güzel dönemlerini Kral Mesih döneminde yaşayacaklar. Bir tek İsrail’de değil bütün bölgede özgür olacaklar. Ürdün’den tut Türkiye’ye kadar her yerde istedikleri gibi göğüslerini gere gere gezecekler. İstedikleri gibi ibadetlerini yapacaklar. Gözleri aydın olsun. Gönülleri rahat olsun. Bundan sonra savaş da yok. Toptan Beni İsrail’in yok edilmesi fikri bazı psikopatlarda var. Daha öncede söylemiştim ilimle, bilimle gök kubbeyi tepelerine çökertiriz. Hz. Musa (as)’ın evlatlarını toptan yok etme kafasına şiddetle karşıyız. Bu şeytanın talebi, şeytanı fikren yerin dibine geçiririz. Böyle bir şeye müsaade etmeyiz. Bu mümkün değil. Hz. İbrahim (as)’ın evlatları bizlere emanet. Hz. İsmail (as)’ın evlatları da bize emanet. Bütün Filistin, bütün o güzel topraklar, o kutsal topraklar barış yurdu olacak, inşaAllah. Orada damla kana müsaade etmeyiz. Şeytanı oradan kovacağız. Her yerden kovacağız, inşaAllah. Moşeyah’ın, Hz. Mehdi (as)’ın ayağının dibinde can verecek, şeytan, iblis. Bu hadiste belirtilen bir gerçektir, inşaAllah. Filistinli çocuklar Musevi çocuklar el ele koşuşturacaklar. Çocuk çığlıkları var ya, sevinç içinde bağıracaklar. Top oynayacaklar, eğlenecekler. Biz de sevinçle seyredeceğiz onların neşesini, sevincini, heyecanını o çocuksu tatlılıklarını seyredeceğiz. Filistinli gençler, İsrailli gençler birlikte şarkı söyleyecekler, sohbet edecekler. Güzel bir dünya kuracağız, inşaAllah. Bölge uçsuz bucaksız, gönülleri rahat olsun, kan döktürmeyiz. Allah’a güvensinler, Allah’ın sözüne güvensinler. Moşeyah’a bak 3 bin yıldan beri dua ediyorlar. Her gün ağlayarak “Yarabbi bize Moşeyah’ı gönder” diye. Başka da vakit yok işte son devir. Onlara bin yıldır dünyanın ömrü, bize göre de bin yıldır. Yedi bin yıl bitti işte. 1400 ile 1500 arası hepsi bitiyor. Kral Mesih, Moşeyah İsrail’i şu an kucaklıyor, Filistin’i kucaklıyor, dünyayı kucaklıyor. Gönülleri huzur içinde olsun. İsa Mesih ve talebeleriyle görev yapıyor. Kral Mesih Moşeyah, Hz.Mehdi (a.s.) da talebeleriyle görev yapıyor. Hz. Hızır (as) her yerde, her yerde vazife halinde şu an. 10 yıla kadar huzurlu, istikametli, pozitif, olumlu, nezih bir dünya oluşacak, inşaAllah. Ekonomik kriz de bitiyor 2014’de ama Kuran aşkının yayılmasından olacak bu. Kuran’a sırtını dönene Allah yeri uygun görüyor, toprağı uygun görüyor ve azabı uygun görüyor Allah, acıyı uygun görüyor, krizi uygun görüyor. Kuran’ı sevene, Allah’ı sevene Allah bereketi, bolluğu, huzuru ve güveni veriyor. Şimdi o güzel devre doğru gidiyoruz inşaAllah.
Allah’a inananlar aynı konuda deccale karşı ittifak ediyorlar. Deccal ne? Allah’ın inkarı. Darwinizm’i, materyalizmi fikren yıkmada Museviler, Hıristiyanlar, Müslümanlar ittifak etti mi deccalin kör gözü patlamış olur, konu biter. Kardeşçe, arkadaşça, dostça güzel bir faaliyet içinde olacağız inşaAllah. Allah’ın birliği konusunda, varlığı konusunda. Tabii ki dinlerimiz ayrı. Ama dünya kardeşiyiz. Museviler kendi aralarındakine din kardeşliği derler. Müslümanlar da din kardeşi denir. Ama dünya kardeşi olarak Allah’sızlığa, kitapsızlığa karşı birlikte mücadele, ittifaka mecburuz. Allah’a inananlar birbirine düşerse bundan deccal istifade eder. Buna müsaade etmeyiz. Deccalin kör gözünü etkisiz hale getireceğiz, inşaAllah. Mesela bak kardeşlerimizin üslupları da çok güzel. Onların yüzünde nur görmeleri çok güzel. Hz. İbrahim (as)’ın evlatlarının kalbinde İnşaAllah derin bir Allah sevgisi var. Allah’ı çok seviyorlar. Allah’ı sevdikleri için biz de onları çok seviyoruz. Bütün Peygamberleri seviyorlar. Dua ediyoruz İnşaAllah, Muhammedi olurlar. Dinde zorlama yoktur. Ayet açıktır. Kuran’ın hükmü açıktır. Yani bu Allah’ın hükmü kıyamete kadar geçerlidir. Hiçbir din mensubu, hiçbir şekilde başka bir dine geçmeye zorlanamaz. Tavsiyede bulunabilirsin. Anlatabilirsin ama “takdir senin” dersin. Zorladın mı Kuran’a savaş açmış olursun. Allah’ın hükmüne savaş açmış olursun. Dinde zorlama olmaz. Çünkü din aşkla, sevgiyle, gönülle olan bir güzelliktir. Zorlama oldu mu ne olur? Münafık olur. Allah esirgesin. Bazı akılsızlar zorla insanları Müslüman yapmaya kalkıyorlar. Bu haram olur. Çünkü adamı münafık yapmış oluyorsun. Kuran’ın hükmüne aykırı hareket etmiş oluyorsun. Severek ve aşkla olması lazım.
(“Ashab-ı Kehf geri gelecek mi?” sorusuna cevap)
Ona dair bir hüküm yok Kuran’da. Yani Ashabı Kehf hadislerde var. Hz İsa (as)’a ve Hz. Mehdi (a.s.)’a yardımcı olacakları söyleniyor. Olabilir. Yani mesela hafızasını kaybetmiş bir insan olsa, o tarz birkaç insan olmuş olsa mümkündür, yani aklın ihtiyarını kaldırmaz. Veyahut bilmediğimiz yerden gelen bir insandır. “Ben falancayım” der. Allah onun geçmişine bir hafıza verir. Bir geçmiş bilgisi verir. Kendini geçmişten geliyor zanneder. Ama halbuki o anda yaratılmıştır. Farkında değildir. Geçmişi ile yaratır Allah onu. Farkına varmaz. Mesela Kehf Ehli’dir. Allah ona geçmiş bir hafıza verir bir anda kalktığında makul bir hafızadır. O kendini bu yüzyılda yaşayan bir insan zanneder. Halbuki yüzyıllar öncesinin insanıdır. Farkına varmaz.
Şii kardeşlerimizin, Caferi kardeşlerimizin Hz. Mehdi (a.s.) sevgisi mükemmeldir. Alevilerde de öyledir. Çok güzeldir Bektaşiler de. Sünni kardeşlerimizde de çok, ama Sünni kardeşlerimizde bazı yerlerde daha sakindir Hz. Mehdi (a.s.) sevgisi. Ama Şiilikte, Caferilikte ve Alevilikte çok coşkuludur yani çok. Böyle şiddetli bir aşka dönüşmüştür. Doğrusu da budur. Doğru yapıyorlar. Güzel olanı yapıyorlar, maşaAllah. Bu Hz. Mehdi (a.s.) ile ilgili şarkıları da çok güzel.
(Görünmez Mehdi inancı hakkında)
Bizim tehlikeli gördüğümüz bu. Şimdi adam diyecek ki “Hz. Mehdi (as)’ın, benim kalp gözüm açık olduğu için, sesini duydum. Sesi geldi bana, cemali de göründü. Bana talimat verdi. Bütün Sünni, Vahabi kim varsa hepsini yerler bir edin. Musevileri, Hıristiyanları, hepsini yok edin. Bu size Allah’ın emri” derse o ses, gaybten gelen ses. Ne olacak? Adam Hz. Mehdi (as)’a karşı mı gelmiş olacak? Ne yapsın? “Ben öyle duydum” diyecek, “kulağıma ses geldi, gereğini yaptım”. Öyle tipler oluyor. Babasını, annesini öldürüyor. “Gaybten bana bir ses geldi. Anneni, babanı öldür dedi. Öldürdüm ” diyor. Çok fazla vaka var. Şimdi o da bunun bir çeşidi olmuş oluyor. Bizim anlattığımız tehlike işte bu, anlatılan olay bu.
Hz. Mehdi (as) anneden, babadan doğan, ilkokul okuyan, ortaokul okuyan, lise okuyan, normal yaşayan, yiyen, içen, hastalanan, gülen, hapsedilen, hakaret gören, iftira edilen, normal bir insandır. Çile ehlidir, Hz. Mehdi (as)’ın özelliğidir. Hadislerde de geçiyor bu. Böyle görünmeyen bir Hz. Mehdi (as)’ı sen nasıl hapsedeceksin? Sesi duyuluyor, kendi yok. Mahkeme sesini mi yargılayacak onun? Hz. Mehdi (as) mahkeme edilecek, yargılanacak, hapse girecek. Hakime sesi mi gelecek sadece? Polislerin arasında sesini mi götürecekler? Hakim huzuruna çıkarılacak Hz. Mehdi (as). Tutuklanacak, hapis yatacak. Hadis var, Peygamberimiz (sav)’den. “Cemalinin görüntüsü”, sırf cemalinin görüntüsünü mü hapsedecekler? Sesini mi hapis edecekler? Nasıl olacak? Sesi mi çile çekecek? Belanın ne kadar şiddetli olduğu buradan anlaşılıyor ve dediklerimizin teyidi. Yani bu tehlike yüzlerce yıl gözden kaçmış, fazla önemsenmemiş. Ama Hz. Mehdi (as) devri artık geldi. Hz. Mehdi (as) artık zuhur etti. Bu fitnedir, çok büyük bir fitnedir. Resulullah (sav)’in hadislerine karşı da fitnedir, Kuran’a karşı da fitnedir. Hangi Peygamber, hangi veli ses olarak geldi sadece? Veyahut sadece görüntü olarak geldi? Resulullah (sav) en büyük Mehdidir.
Anneden, babadan doğdu, çocukluğu vardı, gelişti, büyüdü, Peygamberlik geldi, savaşa girdi, o mübarek dişini kırdılar. Hakaret gördü, iftira gördü, çile çekti, acılar çekti, imtihan oldu ve sonunda şehit oldu, vefat etti. Hz. Yusuf (as) çocuktu, büyüdü, gelişti, kuyuya koydular, hapse koydular, çile çekti, sonunda vefat etti. Ki velilerin sonu şehittir genellikle. Peygamberler şehit olarak vefat ederler. Şimdi bu son olarak arkadaşın anlattığında ise görüntü Mehdi var. Böyle bir Mehdi’nin hiçbir şekilde gelmeyeceğini herkes bilir. Yani buna ne gerek var? Böyle bir şeyi niye geliştirdiler? Resulullah (sav)’ın hadisi açıkken, ortadayken, anlatımları ortadayken bunlara niye ihtiyaç duyuldu? Benim kanaatim bir ihtimal çocuksu bir duygusallıkla Hıristiyanlarla rekabet etmek için; bizim Mehdimizi de Hz. İsa (as)’a benzetelim dediler herhalde. O da ruh gibi olsun, görünmesin. Madem Hz. İsa (as) Allah Katında, biz de onu öyle bir şekle getirelim ki sanki Hz. İsa (as)’a benzesin o yönüyle, görünmez olsun. Hz. İsa (as)’ın bambaşka bir şekline getirmek istemişler anladığım kadarıyla.
Hz. Yusuf (as) nasıldı? Anneden babadan doğma, anlattık. Hz. Mehdi (as) için ne diyor Peygamberimiz (sav)? “Yusuf (as) gibidir” diyor. Bu ne demektir? Aynı şekilde, anneden-babadan doğacak, hapis yatacak, çile çekecek, iftira edilecek. Sesten oluşan bir Hz. Mehdi (as)’ı zalimler hapsedemeyeceğine göre nasıl olacak? Burada olayın açmazda olduğu görülüyor. Bunun savunulacak bir yönü yok. Hz. Mehdi (as) bir şehirde doğuyor, çile çekiyor, hakaret görüyor, iftira görüyor. Bütün ömrü çile ile geçecektir Hz. Mehdi (as)’ın. O yüzden makamı yüksektir. Görüntü halinde olan bir Mehdi (as), görünmez olan bir Mehdi (as), duvarlardan geçen bir Mehdi (as)’ın imtihanı olmaz. Dolayısıyla bu aklın ihtiyarını kaldıran bir olay olur. Böyle bir Hz. Mehdi (as)’dan ayrıca Peygamberimiz (sav) bahsetmiyor. Hadislerle de tamamen çelişiyor bu. Çünkü Hz. Mehdi (as) çile çekemez böyle bir durumda. Duvardan geçen kişi nasıl hapse girsin? Hapiste durur mu o Hz. Mehdi (as)? Niye dursun? Görüntü halinde, ses halinde çıkar, gider. Ruh halinde zaten, geçiyor, her yerden geçiyor. Duvarlardan geçiyor, evlere giriyor. Evlere kapıdan girmiyor ki her yerden giriyor bunların dediğine göre. Hapishanede niye dursun? Çeker gider, hapis olur mu o? Dolayısıyla bin bir noktada çelişik, hadislerle mutabakatsız yanlış bir düşünce. Bu İslam’a çok büyük bir darbe indirir. Böyle bir inanç çok büyük darbe indirir. Gerçek Hz. Mehdi (as)’ı arasınlar. Kimse kim. Ben ayağının altını öpüp arkasından gideceğim, emir eri olacağım. Ama Müslümanları böyle yanlış bir yola sokmasınlar.
Bütün Peygamberler çile ile imtihan olmuştur. Hz. Musa (as) çölde çok zorluklarla karşılaştı. Küçük çocuktu. Doğdu, büyüdü, gelişti. Firavunla mücadele etti. Bütün Peygamberler bu şekildedir. Hz. Mehdi (as) da aynı şekilde doğup, büyüyüp, gelişip, çile çekecektir, mücadele edecektir, cehd edecektir, gayret edecektir, acılar çekecektir, iftiralara uğrayacaktır, hapsedilecektir. Bin bir meşakkat içerisinde derin bir imtihandan geçecektir. Hz. Mehdi (as) makamını almasının sebebi odur. Öyle ses halinde, kimine ses olarak görünen, kimine görüntü haline geçen, duvarlardan geçen, dünyanın her yerinde insanlarla aynı anda görüşen bir Hz. Mehdi (as), imtihan olan bir Hz. Mehdi (as) olmaz. Öyle bir insanın imtihanı kalkmıştır. Ve dolayısıyla hiçbir Peygamber o şekilde gelmemiştir, hiçbir veli o şekilde gelmemiştir. Müslümanları yanlış bir yola götürmesinler.
(Şiilikte ve Caferilikte görünmez Mehdi inancı)
Türkiye’nin dış güvenliğini de sarsan bir tehlike arz ediyor bu inanç. O yüzden de biliyorsunuz füze savunma sistemi kuruluyor Türkiye’ye. Bu bir fitnedir. Bunu fikren, düşünceyle Peygamberimiz (sav)’in hadisleriyle, Kuran ışığında anlatacağız. Doğrusunun görülmesine imkan sağlayacağız inşaAllah.
2011-09-16 19:37:42