A9 TV, 15 Eylül 2011
Cem Karaca güzel bir sanatçıydı, Müslümanları, İslam’ı seven bir insandı. Yobaz kafasına göre baksak “bu Ermeni işte” diyecek, “komünist, Ermeni bununla ne işimiz ne alakamız olabilir?” Ama bir Müslüman gözüyle şefkatle ve sevgiyle bakıldığı için İslam’ın güzelliklerini keşfettiği görülür. Vefatından önce hakkı kabul eden, İslam’ı seven, İslam’ı kabul eden bir ruh içerisindeydi. Tekbirlerle uğurlandı maşaAllah, Alperenler yeri göğü inlettiler tekbirlerle, salavatlarla o şekilde Hakkın rahmetine kavuştu. Çok değerli, iyi, kıymetli bir sanatçıdır. Unutturmayacağımız sanatçılardan birisi de odur. Her Allah’a, Kitap’a vefalı, her güzel insanı unutturmayacağız, inşaAllah.
Türkiye’de büyük bir devrim oldu. Birkaç yıl içerisinde Türkiye çağ atladı. Çok değişti. Bir şey oldu Türkiye’ye. Mehdiyete en uygun hale getirdi Allah zemini. Türkiye’yi karanlığa götürenler etkisiz hale geldiler. Allah akıllarını aldı, ferasetlerini aldı. Türkiye’nin kapısı sonuna kadar açıldı, ferahladı Türkiye, bir güzellik geldi. Bereket verdi Allah Türkiye’ye. Ekonomik kriz her yeri sardığı halde Türkiye atakta maşaAllah. Manevi atak var. Karanlık ve küfür dağıldı. Deccaliyetin zararı kalktı. Bir şey oldu. Dikkatli bakanlar çok büyük hayretle bunu görürler. Ama dikkatli bakmak lazım.
Eskiden on yılda bir, üç yılda bir, beş yılda bir duyduğumuz İttihad-ı İslam sözünü artık her gün duyuyoruz. Allah’a çok şükür vesile olduk. Daha önce iki yıl önce, üç yıl önce kimse ağzına dahi almıyordu. Tahmin tahayyül dahi edilemiyordu, düşünülemiyordu. Şimdi ana gündem oldu. Vesilemizle elhamdülillah Allah vesile etti. Demek ki ekilen tohumlar sümbüllenmeye başladı. Ne diyor: “Hz. Mehdi (as) zamanında tohumlar sümbüllenecek. Biz de kabrimizden Allah’a şükredeceğiz”. Nur talebelerinin artık tohumlarını çatlattıkları ve sümbüllenmeye başladıkları dönem olduğunu görüyoruz. Daha önce hiç konuşmadıkları konuları konuşmaya başladılar.
Tabii orada bir zulüm uygulandı 12 Eylül döneminde. Acı çeken on binlerce insan oldu. Çok acı çektirdiler. Ama hakikaten Türkiye adeta gitmişti. Komünistler sokak sokak, köy köy işgal etmişti aşağı yukarı. Büyük bir felaket dönemiydi. Ülkücü gençlik o dönemde bayağı direndi komünizme karşı. Akıncı gençlik direndi. Ama öyle pek sakin bir ortam yoktu, çok perişan bir ortam vardı. O devri bilenler bilirler. Fakat 12 Eylül’de de bu kadar sertliğe gerek yoktu. Bu kadar acı çektirmeye gerek yoktu insanlara. Daha demokrat, daha sıcak, daha kolay halledilebilirdi. Ama kader öyleymiş işte, Allah’ın takdiri.
Bu görünmez Mehdi, hayalet Mehdi inancı çok vahim bir tehlikedir. Yani füze savunma sistemi de yapması gerekir, her şeyi yapması gerekir Türkiye’nin bu durumda. Çünkü adam ne diyor; “Hz. Mehdi (as) siz istediniz mi gelir, kalben isterseniz, dua ederseniz hemen görüntü olarak da görünür, ses olarak da gelir.” Şimdi düşün; İran’ın füze sisteminin başındaki olan adam. “Bana duvarda Mehdi’nin görüntüsü göründü” dese, biz “hayır, görmedin” mi diyeceğiz? Zaten “görünür” diyor, alim hoca “görünür” diyor. “Sesi de duyulur, konuşur sizinle” diyor. “Konuşmaya başladı” dese. “Allah’ın emri Türkiye’yi yerle bir edeceksiniz. Suudi Arabistan’ı yerle bir edeceksiniz. Bana tabi iseniz, ben Mehdi olduğuma göre, ben hüccetim, benim emrimi yerine getirin” diyecektir görüntü. “Bas düğmeye aslanım” diyecek. Adam tereddüt edecek. “Ben Mehdi’yim bassana düğmeye” diyecek. “Mehdi’nin emri” diyecek, Ya Allah bismillah basacak yağmur gibi füze milletin tepesine yağacak. Bu çok büyük bir tehlike ve fitne. Batı için, herkes için tehlike bu, Türkiye için de tehlike. Bundan hemen vazgeçmeleri lazım. Bu felaketi elbirliği ile kaldıralım. İranlı kardeşlerimiz bunda Allah rızası için samimi değerlendirme yapsınlar. Bunu İran görmezlikten gelmesin. Bu Türkiye’nin İran’a karşı olması değil. Bu yanlış inanca karşı tedbirdir. Büyük bir tehlikeye karşı tedbir alıyor devlet, olay bu. İttihad- İslam’ı engelleyecek bir şey de yok. Bilakis gerçek Hz. Mehdi (as) bu sahte Mehdiyeti ortadan kaldıracaktır. Çünkü Hz. Mehdi (as) çıkmadan sahteleri çıkacaktır. Hayalet Mehdi de bir sahte mehdidir, Mehdi karşıtı bir mehdidir, hayalet. Mesela şahs-ı manevi Mehdi, bu da hayalettir. Ama bu zararsız bir hayalet yine. Çünkü öbürü “Ben duydum, kulağıma geliyor ses” diyor. Bu çok büyük tehlike. Ama öbürü “milyonlarca insanın ortak fikri Mehdi’dir” diyor. Bu aslında ölü bir sistemdir, ama kimseye bir zararı olmaz bunun.
Harun Musevilikte de duada geçen bir isim. Aynı şekilde masonlukta da var. “Harun’un başından sakalına gelen o kokulu yağ, esans yağı, oradan onun yakasına doğru inen” diyor, devam ediyor. Fakat orada tabii bir şifre veriliyor, onu daha sonra inceleriz inşaAllah. “Başından sakalına, sakalından yakasına gelen güzel kokulu yağ” diyor, inşaAllah.
Müminlerin Emiri (sav) Hazretleri, İmam Mehdi (as)’ın faziletleriyle ilgili şöyle söyler, “En fazla korunak sağlayan ve en yüksek ilme sahip olan ve en çok ‘Sile-i Rahim’ (akrabalarına iyilikte bulunan) yapan odur.” [Gaybet-i Numani]
Yakınlarıyla sürekli bağlantı halinde, sevenleriyle sürekli bağlantı halinde. Ve en büyük veli, yani gelmiş geçmiş en büyük velidir, hateme velidir.Peygamberimiz (sav) hateme resul’dur, O hateme velidir. Cenab-ı Allah Onun için hadiste Peygamberimiz (sav)’e bildiriyor; “bir kısım peygamberlerden de , Beni İsrail peygamberlerinden daha üstündür” diyor. “Sahabeden daha üstündür diyor” Hz. Mehdi (as) için. “Hz. Ebu Bekir (ra), Hz. Ömer (ra), hiçbiri ona daha üstün olamazlar” diyor, Hz. Mehdi (as)’a, inşaAllah.
Evet, yönetiminde bürokratik karmaşa olmayacağı için, pratik olacağı için, samimi, candan, şefkat ve sevgi dolu olacağı için her emri, her tavrı, her eylemi insanlar tarafından çok güzel karşılanacak. Çünkü fıtrata uygun olacaktır. İnsan fıtratına uygun olacaktır. Yapmacık olmayacaktır. Candan, doğal ve güzel olacaktır. Sonunda da bereket, bolluk, iyilik ve güzellik getirecektir.
Maun Suresi, 1-7
“Dini yalanlayanı gördün mü?”
Demek ki dini yalanlayanlar olacak ahir zamanda. Ne kadar? Milyonlarca, milyarlarca.
“İşte yetimi itip-kakan; Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur.”
Dünyadaki açlık o gençlerin, o çocukların ölümüne Kuran işaret ediyor. Ne yapıyorlar? Hem onları itip kakıyorlar savaşlarda, tokatlıyorlar, dövüyorlar, aşağılıyorlar filmlerde gösteriyoruz. Hem de “Yoksulu doyurmayı teşvik etmeyen odur” diyor. Yoksullar açlıktan ölüyorlar. Hem de on binlerce yüz binlerce insan. Ve dünyada büyük bir sorun olarak gündemde tutuluyor. Allah ahir zamandaki bu olaya dikkat çekmiş inşaAllah. Peygamberimiz (sav) zamanına da bakıyor, fakat ahir zamana da bakıyor.
“İşte (şu) namaz kılanların vay haline,”
Bu yobaz takımına işaret ediyor. Çünkü yobazlar namaz kılar, ama sahtekârdırlar. Onun için Allah diyor “İşte (şu) namaz kılanların vay haline, Ki onlar, namazlarında yanılgıdadırlar,” yani hurafeler eklemişlerdir namaza. Namazı karmakarışık hale getirmişlerdir. Namazı da kılmıyorlar sonucunda da. Kılsalar da gösteriş yapıyorlar. Zaten ayette ne diyor “Onlar gösteriş yapmaktadırlar” işte sarıkla cübbeyle misvakla, şununla bununla gösteriş yapıp pratikte Müslümanlığı hiçbir şekilde yaşamazlar. Ayet ona işaret ediyor. Yobaz takımını anlatıyor. Hakkını veren ayrıdır ama gösteriş yapan ayrıdır.
“Ve ufacık bir yardımı (veya zekatı) da engellemektedirler.”
Yani bir parça bir yardım bile, mesela on lira, beş lira bir yardım bile; onu bile engellemektedirler diyor. Ona bile o garaz gözüyle, o hasetlik gözüyle, o pintilik kafasıyla engel olurlar, diyor Allah.
Fil Suresi, 1-5
Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla. Şeytandan Allah’a sığınıyoruz.
“Rabbinin fil sahiplerine neler yaptığını görmedin mi?”
Tank sahibi olabilir, top sahibi olabilir, uçak sahibi olabilir, büyük güç sahibi olabilir. Kuran’daki işaret; fil en büyük hayvan o devirde. En güçlü, en şiddetli ordulara, en büyük devletlere, en büyük güç ve kudret sahibi görünenlere “neler yaptığını görmedin mi?” Allah tufanlar, kasırgalar, belalar, bin bir türlü hayat pahalılığı gibi fitnelerle Allah onları allak bullak ediyor.
“Onların 'tasarladıkları planlarını' boşa çıkarmadı mı?”
Mesela Büyük Ortadoğu Projesi diye bir plan hazırlıyorlar. İslam âlemini daha da parçalamak, param parça etmek için. Tasarladıkları planlarını Allah boşa çıkarttı Mehdiyetle. Hz. İsa Mesih (as)’ın ve Hz. Mehdi (as)’ın talebeleriyle boşa çıkartmış oldu. Ahir zamana bakan yönünü söylüyorum.
“Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi.”
Cenab-ı Allah bazen kuşla, bazen cin ordusuyla, bazen uçaklarla, bazen kullarıyla fitneyi engeller.
“Onlara 'pişirilip-sertleştirilmiş balçık taşları' atıyorlardı.”
Cenab-ı Allah eğer bir ülke, bir devlet, bir millet hak ettiği bir cezaya yaklaştıysa Allah onların başına bazen savaş da musallat edebilir. Üzerlerine kuş şeklinde uçak da gönderir, sürüler halinde. Ve uçakların attığı bombalarla evleri yıkılıyor, onların altında kalıyorlar. Mesela Birinci Dünya Harbi’nde oldu, İkinci Dünya Harbi’nde oldu, bunu gördük. Zaten ayetin ebcedi Birinci Dünya Harbi’nin tarihini veriyor. Tabii bu çok manidardır. “Onlara 'pişirilip-sertleştirilmiş balçık taşları' atıyorlardı.” Evleri yıkıldığında oradaki o pişmiş tuğlalar insanların başlarına dökülüyor. Ona işaret var inşaAllah.
“Sonunda onları, yenik ekin yaprağı gibi kıldı.”
Yerle bir oluyor. Mesela Almanya savaşa girdikten sonra, Rusya ile yaptıkları savaşta yahut İtalyanlarla yaptıkları savaşlarda bütün Avrupa resimlerinde ekin yaprağı gibi şehirlerin yerle bir olduğunu gördük. Allah’a zekat vermediler, Allah bütün mallarını ellerinden aldı. Hacca gitmediler, Allah yüzlerce kilometre onları yürüttü. Namaz kılmadılar, Allah dağlarda onlara talim yaptırdı, askeri talim yaptırdı aylarca, yıllarca. Ama Allah’a şükretmiş olsalardı ne o savaşlar olacaktı, ne o belalar olacaktı. Ne o açlık, ne kıtlık olacaktı. Mesela oruç tutmadılar, Allah onlara muazzam bir kıtlık verdi. Aylarca süren, yıllarca süren kıtlık verdi. Hiçbir şey yemeden günlerce aç yaşadılar. Çok az gıdalarla, bir avuç yiyecekle, bir avuç ekmekle yaşadılar. Oruç tutmamalarının bedeliydi o. Namaz kılmamalarının bedelini soğukta kışta kıyamette dağlarda sürekli askeri talim yapmakla geçirmelerine sebep oldu. Zekât vermediler, söylediğim gibi, bütün mallarını mülklerini Allah ellerinden aldı. Ama Allah’a hamdeden, şükreden olmuş olsalardı Avrupa’nın başına bu felaketler, bu belalar gelmezdi. Rusya’nın da başına bu felaketler gelmezdi. Kuran ona işaret ediyor. Filden kasıt dünyevi büyük güçleri temsil eder, aynı zamanda ona işaret ediyor. Büyük askeri güçler. Ama tabii orada masumlar da o arada şehit olmuşlardır, onlar şehit hükmündedir. Onların malları zekât hükmüne geçmiştir, evleri yıkılanların malları zekât hükmüne geçer. Yaptıkları talimler namaz sevabı gibi oldu. Mallarından söylediğim gibi zekât sevabı aldılar. Aç kalmalarından oruç sevabı aldılar. Bu iyiler için onlara hayra döndü. Ama şerirler için de fitne ve belaya dönüşmüş oldu.
İhlas Suresi, 1-4
112. suredir. 2012’ye de bakıyor inşaAllah.
“De ki: O Allah, birdir.”
Kime diyeceğiz? Allah’a şirk koşan herkese, bütün Hıristiyan âlemine, bütün dünyaya.Hz. İsa (as)’ın sürekli ağzında olacak ayettir bu. Ve sürekli Hz. İsa (as)’ın okuyacağı suredir inşaAllah.
“Allah, Samed'dir (herşey O'na muhtaçtır, daimdir, hiçbir şeye ihtiyacı olmayandır).”
Hıristiyanlığa verilen en önemli cevap:
“O, doğurmamıştır ve doğurulmamıştır.”
Hıristiyan inancındaki o “Allah çocuk edindi” sözüne cevap bu ayet.
“Ve hiçbir şey O'nun dengi değildir.”
Hiçbir insan, hiçbir varlık Allah’ın dengi olamaz. Teslis inancına verilmiş bir cevaptır aynı zamanda.
2011-09-18 07:01:43