Adnan Oktar'ın 18 Eylül 2011 tarihli röportajından önemli başlıklar

A9 TV; 18 Eylül 2011

İsrail Channel 10 TV ile Canlı Bağlantı

Bütün İsrail’deki kardeşlerimize, Müslümanlara, Hıristiyanlara, Musevilere, hepsine selam ediyoruz. Hepsini çok seviyoruz. Hepsine çok şefkat duyuyoruz. Hepsinin iyi olmasını istiyoruz. Huzurlu olmasını istiyoruz, barış içinde olmasını istiyoruz.

Ahir zamanda olduğumuza inanıyoruz. Kral Mesih’in, Moşeyah’ın vaktinde olduğumuza inanıyoruz.  Kral Mesih’in geldiğine dair, Moşeyah’ın geldiğine dair Tevrat’taki bütün deliller oluşmuştur. Yani Hz. Mehdi (as)’ın gelişine dair bütün deliller oluşmuştur. Bu delilleri hem Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, hem de Tevrat’ın açıklamalarında görüyoruz.

İsrail’le Türk halkı arasında hiçbir şey yoktur. Hepsi birbirlerini çok severler, kardeş olarak bilirler. Yüzyıllardan beri bu şekilde olmuştur. Peygamberimiz (sav) zamanında Musevilere Peygamberimiz (sav) kendi cübbesini çıkarırdı, altlarına sererdi. Ve onların üzerine onları oturtup onlarla sohbet ederdi. Musevi bir hanımla evlendi Peygamberimiz (sav), Hıristiyan bir hanımla evlendi . Ayrıca İspanya döneminde biliyorsunuz Musevilere zulüm yapılıyordu. Oradan onları aldık getirttik. En güzel şehrimize, Türkiye’nin en güzel şehrine, İstanbul’un en güzide semtine getirip onları yerleştirdik. Ve en güzel şekilde onlara dostluk ve kardeşlik sunduk. Bu bizde bir gelenektir. Musevilere karşı, içimizde bir şefkat, koruma hissi her zaman olmuştur ve olacaktır. Dolayısıyla bu kriz geçicidir. Yani buna bakıp “bunun sonu kötüye gider, bunun sonu kavgaya gider, savaşa gider” diye düşünmek çok yersizdir. Savaş da olmayacak, kavga da olmayacak. Bilakis Mesih, Mehdi devrinde olduğumuz için barış ve kardeşlik olacak. İsrail’le Filistin’le, Türkiye hep birlikte beraber her türlü güzelliğin, her türlü iyiliğin içinde olacaktır. Filistinlilerle İsrailli kardeşlerimiz kucaklaşacaktır, kavga sona erecektir. O duvarlar yıkılacaktır o dev duvarlar, uzun, yüksek duvarlar. Kontrol noktaları da kalkacaktır. Çünkü barış ve kardeşlik gelecektir. Bunu Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde de görüyoruz. Resulullah (sav) çok detaylı anlatmıştır Ahir zamanı, Hz. Mehdi (a.s.) devrini. Aynı şekilde Tevrat’ta da görüyoruz. Tevrat’tan da okuduk, gördünüz. Biz işte Tevrat’ın belirttiği bu devirdeyiz. Kral Moşeyah gelmiştir, Mehdi (as) gelmiştir. Bunun sevinci içinde olalım. Dolayısıyla kavga sesleri, savaş gürültüleri artık kalkması gerekiyor ve kalkacak. Bunları da göreceksiniz. 10-20 yıla kadar bölgeye büyük bir barış ve kardeşlik hüküm sürecek. Bunun sevinci içinde olsun kardeşlerimiz. Yani gereksiz tedirginlik içinde olmasınlar. Tabii ki Museviler kendi aralarında din kardeşidir. Müslümanlar da kendi arasında din kardeşidir. Biz de Musevi kardeşlerimizle dünya kardeşiyiz.  Ve onlara şefkat duyuyoruz, saygı duyuyoruz düşüncelerine, inançlarına. Hiç kimsenin inançlarına  müdahale edilmesi ve baskı yapılmasına inanmıyoruz. Çünkü Kuran’da Allah açıkça söylüyor “dinde zorlama yoktur” diyor. Allah’ın hükmünü kimse bozamaz. Kimse zorla Müslüman yapılmaz. Din özgürce kabul edilirse dindir. Zorlama ile olursa o din olmaz. Bu düşünce içerisinde olsun İsrailli kardeşlerimiz. Böyle değerlendirsinler. Güzel günleri göreceğimizi Tevrat 3 bin yıl öncesinden bize bildiriyor. Peygamberimiz (sav) Hz. Muhammed Mustafa da 1400 yıl öncesinden çok detaylı bu devri bildiriyor.  Bütün alametler çıkmıştır, Kral Moşeyah’ın alametleri. Fırat’ın suyun kesilmesi olmuştur. İki kuyruklu yıldız Halley ve Lulin’in çıkışı olmuştur. Kabe’ye baskın yapılması olayı olmuştur. Ramazan ayında 15 gün arayla ay ve güneş tutulması olayı olmuştur. Hepsi olmuştur.

Tartışmalar gelip geçici, onlar siyasi faaliyetler içerisinde. Siyaset dünyasında bu tip krizler, bu tip gerilimler olur. Türk halkının genel görüşü önemlidir, İsrail halkının genel görüşü önemlidir. Bunun üzerinde durmanız lazım. Bunu da kamuoyu yoklamasıyla tespit edebilirsiniz.

Temsilcileriniz buraya geldi arabulucu rolünü üstlenebilirsiniz sorusuna yönelik:

 Zaten öyle bir faaliyet içindeyiz. O tarz bir faaliyet içerisindeyiz. Ben İsrailleri seviyorum. Çünkü Peygamber soyu Hz. İbrahim (as)’ın evlatları, Hz. Yakup (as)’ın evlatları. Peygamber torunları tabi ki seviyoruz. Filistinliler Hz. İsmail (as)’ın evlatları tabii ki seviyorum. Evlatlar arasındaki kavgayı tabi ki istemem. Mutluluk, sevinç ve barışın hakim olmasını, bölgenin bayram havası içerisinde olmasını istiyoruz. Bölgeye zenginlik gelsin, barış gelsin, kardeşlik gelsin, huzur gelsin, güven gelsin istiyoruz. Bu son derece kolayken şeytanın etkisiyle müthiş karmaşık hale geldi. Fakat Hz. Mehdi (a.s.)’ın, Moşeyah’ın bu kolaylığı, bu güzelliği sağlayacağına dair ifadeleri üç bin yıllık Tevrat’ın hükümlerinde görüyoruz. 1400 yıllık Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinde görüyoruz. Dolayısıyla vakit, zaman gelmiştir. Tevrat’a göre de ahir zamanda, kıyamete yakın devirdeyiz, Peygamberimiz (sav)’in hadislerine göre de yakın devirdeyiz. Yani kıyametin son devirlerindeyiz.

Hz. İsmail (as)’in oğulları da, Hz. İsrail (as)’ın oğulları da benim kardeşimdir. Tabi ki hepsine karşı sevgi duyuyorum. Bir kavga, bir gerilim tabi ki istemem. Bu yönde gayret ediyoruz tabi ki.

Barışı inşaAllah Kral Mesih’in yaptığını göreceksiniz. 5 yıl içerisinde 10 yıl içerisinde büyük bir güzellik oluşacak, bunları göreceksiniz.

Müslümanlar Kuran’a göre hareket edecekler. Museviler de Tevrat’ın aslına göre hareket edecekler. Allah’ın kullarıyız birbirimizi çok seveceğiz. Barış gözüyle, pozitif gözle bakacağız, hayır gözüyle bakacağız.

Siyasi tartışmalar hiç önemli değil. Yani hepsi yatışacak, hepsi güzelleşecek. Herkes pozitif ve güzel olacaklar. Bunu bir süre sonra göreceksiniz. Bunlar tamamen geçici.

Başbakan Erdoğan şefkatlidir. Siz benim verdiğim garantiye güvenin. Yani savaş istemez. Olay çıkaracak, savaş çıkaracak bir insan değil. Barış insanıdır. Siz o söylemlere hiç bakmayın. Yani ben Erdoğan’ın şahsına size garanti veriyorum.  Ne savaş olur, ne kargaşa olur, ne şu olur, ne bu olur. Tabii ki olaydan meydana gelen bir hüzün veyahut gerginlik var. Fakat bu o anlamda, şiddet anlamında, savaş anlamında bir olaya dönüşmez. O da şefkatli, merhametli, Allah’tan korkan, insanları seven, barıştan yana, demokrasiden yana bir insandır. Siz benim sözüme bu konuda kanaat getirebilirsiniz.

Şimdi burada aslında yapılacak şey şu; İsrail halkının genel görüşünü soralım. Ne kanaatteyseler kanaat odur, olay odur. Yani onun dışında artık başka bir şey olmaz. Çünkü zorla özür de olmaz. Özür gönülden gelerek olursa olur. İsrail halkı özür dilemekten yanaysa özür dilesin.

Hepsi kardeş olacaklar. Biri Hz. İsmail (as)’ı evlatları biri Hz. Yakub (as)’ın yani İsrail’in evlatları. Her zaman oğullar arasında kavga olabilir. Ama bu barışla sonuçlanacaktır. Çünkü Kral Mesih’in devrindeyiz. Hz. Mehdi (a.s.)’ın devrindeyiz. Bu dediğimin doğru olduğunu göreceksiniz. Kucaklaşacaklar, kardeş olacaklar. Güvenlik tedbirleri de kalkacak. Bölge müthiş bir zenginlik, güzellik ve huzur içerisinde olacak. İsrailli gençlerle Filistinli gençler birlikte eğlenecekler. Bunlar tamamen suni sorunlar. Şeytanın ifasıyla olan sorunlar. Bunların hepsi ortadan kalkacaktır. Dikkatlice tarihi izleyin dediğimin doğru olduğunu göreceksiniz.

İsrailli o küçük çocukların böyle yanaklarından tutup sevmek, sizlerle kucaklaşmak istiyorum. Filistinli gençleri bağrıma basmak istiyorum. Hepinizi çok seviyorum. Hepinize selam söylüyorum. Hepinize saygılarımı iletiyorum. Müslümanlara, Hıristiyanlara, Musevilere hepinize en derin sevgilerimi, muhabbetlerimi belirtiyorum. Kısa süre sonra görüşeceğiz. Kucaklaşacağız. Herkes özgür olacak. Gönlünüz rahat olsun. Bu kavgalar, bu gerilimler hepsi ortadan kalkacak.

Bütün Peygamberlerin, Peygamber olan dedelerinizin mekanı, mezarları orada. Her şeyiniz orada. Tabii ki orada yaşayacaksınız. Kuran’a göre de Allah orada olacağınızı söylüyor sizin vatanınızdır. Gayet rahat ve güzellik içerisinde yaşayacaksınız. Öyle bir şey yok. Allah sizi orada iskan etmiş. Tabii ki orada olacaksınız. Ama özgür olarak, rahat olarak. Dünyanın her yerinde rahat yaşayacak gibi olacaksınız. Üstünüzdeki baskı tamamen kalkacak. Çünkü Kral Mesih’in devrindeyiz. Filistin’in üstündeki acılar da kalkacak. Arap kardeşlerimizin, bütün İslam aleminin üstündeki gerilimler kalkacak. Barış ve huzur çağı gelecek. Bunu göreceksiniz.

Hakikaten şefkatlidir Sayın Erdoğan. Sadece kalben tabii bir  burkuntu var içinde, tabii ki bir hüzün var. Oradaki şehit olan insanlara, oradaki acı çeken insanlara, yaralanan insanlara hepsine karşı kalbinde bir hüzün oluyor. Her ölen insana yani Musevi de ölse üzülür o. Müslüman da ölse üzülür. Onun için olaya bu gözle bakıyor. Savaş gemisi falan da gelmez. Öyle bir şey olmaz. Rahat olun. Yani savaş olmaz.

Allah dünyayı sahipsiz bırakmıyor. Kral Mesih’in elinde olacaktır ve yani Hz. Mehdi (a.s.)’ın elinde olacaktır.Dolayısıyla siz güvenlik içinde olacaksınız. Müslümanlar da güven için de olacak, Hıristiyanlar da güvenlik içinde olacak. Meçhule doğru gitmiyor dünya. Allah’ın kontrolünde. Allah Hz. Mehdi (a.s.) ile dünyayı nizama sokacak. Bu konuda gönlünüz rahat olsun. Bütün Peygamberimiz (sav)’in dediklerinin hepsi çıktı. Hz. Musa’nın dediklerinin de tamamı doğru çıktı. Yani Allah’a güvenmemiz gerekiyor.

Alparslan Türkeş, Başbuğumuz çok nezih, çok sevgi dolu, Allah’tan çok korkan bir insandı ve komünizme karşı, Allah ondan razı olsun, gençliği müthiş uyandırdı o devirde. Ben çok iyi hatırlıyorum. Türkiye gidiyordu. Yani Türkiye gidiyordu ben açıkça söyleyeyim. Ülkücüler ve akıncılar çok güzel bir gayret gösterdiler. Nur talebeleri de çok büyük gayret gösterdiler. Ülkücüler hakikaten büyük gayreti oldu komünizme karşı özellikle gençliğin uyandırılmasında, gençliğin şuurlanmasında.

Kaf suresi:

“Kaf. 'Şerefli üstün' Kur'an'a andolsun. Hayır, onlara kendilerinden bir uyarıcı gelmesine şaştılar da, o kafirler: "Bu şaşılacak bir şey" dediler. Biz öldüğümüz ve toprak olduğumuz zaman mı (yeniden diriltilecek mişiz)? Bu uzak bir dönüş (iddiasıdır)."

“Olacak iş mi?”diyorlar. Bu nedir bu? İman zafiyeti. Bak nereyi açsak iman zafiyeti ile karşılaşıyoruz. Biz ne yapıyoruz? İman hakikatlerini anlatıyoruz. İman zafiyetini ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Kuran’da en çok anlatılan konu, hakim konu, yüzde 70, 80 hep iman zafiyetidir ve ona karşı alınacak tedbirlerdir. “Bu konunun neden bu kadar üstünde duruyorsunuz?” diyorlar. Ehemmiyetli olduğu için duruyorum. Çünkü Kuran’ın yüzde yetmişi, sekseni bu konunun üzerinde durur, inşaAllah.

Hucurat suresi, 15;“sonra hiçbir kuşkuya kapılmadan Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cehd ettiler.”

“Kuşkuya kapılmadan”, kuşkuya niye kapılmaz bir insan? İmanı güçlü olduğu için. Yine iman hakikatinin önemini görüyoruz.

Kasas suresi, “23- Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır." dediler.

24- Hemencecik onların sürülerini suladı, sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim, doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım."

25- Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. "Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir." dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: "Korkma" dedi. "Zalimler topluluğundan kurtulmuş oldun."

26- O (kadın)lardan biri dedi ki: "Ey babacığım, onu ücretli olarak tut; çünkü ücretle tuttuklarının en hayırlısı gerçekten o kuvvetli, güvenilir (biri)dir."

Bakın şimdi o kadınlar Hz. Musa (as)’a dikkatlice bakmışlar. O da onlara dikkatlice bakmış. Ve Hz. Musa (as)’ın güçlü ve kuvvetli olduğuna kanaat getirmişler. İkincisi; konuşmuşlar, güvenilir olduğuna kanaat getirmişler. Yüzündeki ifadeyle, konuşmalarıyla güvenilir olduğuna kanaat getirmişler. Kuran ayeti. Bir insan niye güvenilir olur? İmanlı olduğu için. Niye o kadınlar Hz. Musa (as)’ı seviyorlar. Güvene olmasının sebebi olan imanından dolayı. Demek ki sevginin sebebi neymiş? İmanmış.

27- (Babaları) Dedi ki: "Doğrusu ben, sekiz yıl bana hizmet etmene karşılık olmak üzere, şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum; şayet on (yıl)a tamamlayacak olursan, artık o da senden. Ben sana zorluk çıkarmak istemem; beni de inşaAllah salih olanlardan bulacaksın."

28- (Musa) Dedi ki: "Bu, benimle senin aranda olan (bir antlaşma)dır. Bu durumda iki süreden hangisini yerine getirirsem, artık bana karşı bir haksızlık söz konusu olamaz. Allah, söylediklerimize vekildir."

29- Böylelikle Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle birlikte yola koyulunca, Tur tarafında bir ateş gördü. Ailesine: "Siz durun, gerçekten bir ateş gördüm; umarım ondan ya bir haber, ya da ısınmanız için bir kor parçası getiririm" dedi.

30- Derken oraya geldiğinde, o kutlu yerdeki vadinin sağ yanında olan bir ağaçtan: "Ey Musa, Alemlerin Rabbi olan Allah Benim;" diye seslenildi.

31- "Asanı bırak." (Attıktan hemen sonra) onun şimdi bir yılan gibi hareket ettiğini görünce, arkasına dönüp bakmaksızın kaçmaya başladı. "Ey Musa, dön ve korkuya kapılma. Şüphesiz güvendesin."

32- "Elini koynuna sok, kusursuz olarak bembeyaz çıksın. Ve (her türlü) dehşetten yana kanatlarını kendine doğru çek. İşte bunlar, senin Rabbinden Firavun ve önde gelen adamlarına iki kesin-kanıt (mucize)dır. Gerçekten onlar, fasık bir topluluktur."

Niye adamların imanı zayıf?  Ve neden onlara mucize gösteriliyor? Çünkü en önemli konu insanlara iman hakikatlerinin gösterilmesi ve anlatılmasıdır. O elindeki asasını atmasını niçin istiyor Cenab-ı Allah? Ve yılana dönüşüp, onların görmesini niçin istiyor? Çünkü adamlar evrime inanıyorlar. Zehirlenmişler evrim inancıyla ve inançsız, ateistler. Allah onların ateistlikten kurtulup, yaratılış inancına, Allah’ın yarattığı inanca dönmelerini istiyor ve onun için ispat meydana getiriyor.

33- Dedi ki: "Rabbim, gerçekten onlardan bir kişi öldürdüm, beni öldürmelerinden korkuyorum."

34- "Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır, onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder, beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum."

35- (Allah) Dedi ki: "Pazunu kardeşinle pekiştirip güçlendireceğiz; sizin ikinize de öyle bir 'güç ve yetki' vereceğiz ki, ayetlerimiz sayesinde size erişemeyecekler. Siz ve size uyanlar galip olanlarsınız."

Allah taraftarları galip olacaklar, inşaAllah.

36- Musa, onlara apaçık olan ayetlerimizle geldiği zaman: "Bu, düzüp uydurulmuş bir büyüden başkası değildir. Biz geçmiş atalarımızdan bunu işitmedik" dediler.

Nedir bu? İman zafiyeti. Orada ona karşı gösterdiği deliller, mucizeler ne? İmanlarını tahkiki hale getirmek için, akıllarını ikna edip, kalplerini ikna etmek için gösterdiği deliller. Konu ne? İman zafiyetinin nasıl giderileceği. Doğru yolda olduğumuz aşikar, görülüyor.

37- Musa dedi ki: "Rabbim, kimin Kendisi'nden bir hidayetle geldiğini ve bu (dünya) yurdun(un) sonucunun kime ait olacağını daha iyi bilir. Gerçekten, zulmedenler, felah bulmazlar."

38- Firavun dedi ki: "Ey önde gelenler, sizin için benden başka ilah olduğunu bilmiyorum. Ey Haman, çamurun üstünde bir ateş yak da, bana yüksekçe bir kule inşa et, belki Musa'nın ilahına çıkarım çünkü gerçekten ben onu yalancılardan (biri) sanıyorum."

Yine iman zafiyetinden dolayı, materyalist kafadan dolayı, açmaza girdiği ve zırvaladığı görülüyor. Darwinistler nasıl zırvalıyor. O da orada zırvalıyor.

39- O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklendiler ve gerçekten Bize döndürülmeyeceklerini sandılar.

Küfür hep asgari güçle insanları sindirmeye  çalışmıştır. Kuran ona işaret ediyor.

2011-09-20 18:15:34
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top