Adnan Oktar'ın 8 Kasım 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Ebru Hocam buyurun.
EBRU HANIM: Estağfirullah Hocam. İsterseniz bugün evrimcilerin itirafları var hiçbir şekilde ara geçiş formu olmadığına dair ve fosil kayıtlarının hiçbir şekilde evrimi desteklemediğine dair. Onlar da bu gerçeği çok iyi biliyorlar ama tabii büyü gibi bu şimdiye kadar bütün dünyayı kaplamıştı, siz evrim teorisini yıkına kadar, maşaAllah. Onların sözlerinden birkaç alıntı okumak istiyorum müsaade ederseniz. Ünlü İngiliz evrimci paleontolog Derek Ager:
"Sorunumuz şudur: Fosil kayıtlarını detaylı olarak incelediğimizde, türler ya da sınıflar seviyesinde olsun, sürekli olarak aynı gerçekle karşılarız; kademeli evrimle gelişen değil, aniden yeryüzünde oluşan gruplar görürüz."
Yani hiçbir şekilde evrime delil değil fosil kayıtları. Aniden, birden Allah’ın yaratması tıpkı Allah’ın ayette belirttiği gibi ;
Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.
“Onu istediğimizde herhangi bir şey için sözümüz, ona yalnızca “Ol” demekten ibarettir; o da hemen oluverir.” (Nahl Suresi, 40) ayetinde olduğu gibi, birden bire yaratılıyor, maşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Evrimcilerin en has adamları “evrim yok” diyor adamlar alenen. Net anlattığı bu. “Aniden çıktı” dediğine göre, “ara fosile rastlamıyoruz” ne demektir? Evrim yok demektir.
EBRU HANIM: Mark Czarnecki:
“Darwin'in varsaydığı ara formların izlerini ortaya koymamıştır. Türler aniden oluşurlar ve yine aniden yok olurlar. Ve bu beklenmedik durum, türlerin Tanrı tarafından yaratıldığını savunan argümana destek sağlamıştır.”
Chicago Doğa Tarihi Müzesi, Jeoloji Bölümü Başkanı Dr. David Raup:
“Çoğu insan fosillerin, Darwin'in hayatın tarihi hakkındaki görüşlerine kanıt olduğunu zanneder. Oysaki bu kesinlikle yanlış bir düşüncedir.”
Yine ünlü bir Paleontolog Dr. Colin Patterson;
Evolution isimli kitabında ara-geçiş formlarından niçin söz etmediğini soran Luther D. Sunderland'a yazdığı mektubunda şöyle diyor:
“Eğer herhangi bir canlı veya fosil bilseydim, tabii ki bunu kitabıma ilave ederdim. Siz ara-geçiş formlarını görselleştirmem için bana bir ressam (sanatçı) öneriyorsunuz” çünkü sürekli bunu yapıyorlar.
ADNAN OKTAR: Atış istiyorlarmış yani.
EBRU HANIM: Evet hayali çizimler. “Ama bu bilgileri nereden bulsun? Dürüst olmak gerekirse ben bu bilgileri sağlayamam ve eğer artistik birtakım çizimler yapsam, o zaman okuyucuları yanıltmış olmaz mıyım? Hangi bir türün başka hangi tür canlıdan geldiğini gösteren bir fosil fotoğrafı göstermemi istemişsiniz, böyle bir fosil kaydı mevcut değil” demiş.
ADNAN OKTAR: Kardeşim bakın işte rezillik burada. Bu kadar perişanlığa ne gerek var? Adama gidip müracaat ediyorlar diyorlar ki “Dayı bize sahte resim yapabilir misin evrimle ilgili” adam diyor ki “ben haya ederim, delil yok ki ben neye göre yapıyım?” değil mi? Özetle bu, inşaAllah.
EBRU HANIM: Yine çok ünlü bir evrimci;
Harvard Üniversitesi’nden Stephen Jay Gould:
“Kitaplarımızda yer alan soy ağaçları çıkarıma dayalıdır, fosillerin kanıtlarına değil.”
ADNAN OKTAR: Adamlar anlatıyor, fakat anlayana. “Proteinler tesadüfen meydana gelemez” diyor, adamlar anlamıyor. “Kardeşim ara fosil yok. Yakamıza yapışmayın. Yok, birden çıkıyor türler” diyor adamlar. Adamlar da ne yapıp ne yapıp “resim yapın, boyayın, çizin mizin” diyor. Adam da“ ben utanırım, oturup yalan nasıl yapıyım?” diyor. Adamın gücü yetmiyor artık yalan söylemeye. “Olmayan bir şeyi niye çizeyim ben?” diyor, inşaAllah.
EBRU HANIM: Evrim üzerine koskoca kitap yazıyorlar siz daha önce söylemiştiniz, orada birkaç cümle samimi itirafları oluyor gerçekten orada evrime inanmadıklarını çok net belli ediyorlar. Yine Stephen Jay Gould devam ediyor, aynı kitapta;
“Omurgasız deniz canlıları arasında zaman içinde belirgin bir sıra ve gelişim mevcut değildir. Bazı grupların gelişmeleri üzerine birtakım masallar anlatabiliyoruz.” Sizin de hep söylediğiniz gibi hep masaldan ibaret. “Ama en azından dürüstlüğü yakaladığımız zamanlarda, karmaşık yaşam tarihinin dizaynın çeşitlenmesinden oluştuğunu itiraf etmeliyiz. Örneğin ilk trilobitlerin gözlerinin ya da daha sonra ortaya çıkmış olan artropodların kompleksliklerinin üzerine hiçbir zaman çıkılmamış.” Trilobit gözleri de sizin anlattığınız gibi, çok kompleks bir yapıya sahipler, bugünkü arıların, yusufçuğun gözünde olduğu gibi petek göz sistemine sahipler. Birden bire, aniden kambriyen patlaması döneminde aniden ortaya çıkıyorlar. Hiçbir atası olmadan bu kadar kompleks bir göz yapısının ortaya çıkması zaten evrim teorisini de o açıdan çökertmiş oluyor.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler