Adnan Oktar'ın 11 Kasım 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: “Hocam Kim Kardashian Hanımı ben hiç sevemiyorum. Neden derseniz; çok açık giyinmesi, ayrıca kendinden çok ufak yaşta bir çocukla ilişki yapmış olması, benim ona olan sevgimi azaltıyor. Lütfen bu konu hakkında açıklamayı benden esirgemeyin. Bir de ülkemin vatandaşı olması beni sinirlendiriyor.” Burak bu nasıl bakış açısı? Bir kere Kim Kardashian çok tatlı, acayip güzel bir hanım, çok şeker, yani görünüşü de çok güzel, zevkli, kaliteli, hoş bir kadın. Çok çok güzel, sevgi dolu. Bakışları da çok sıcak, çok tatlı. Cahilliği ayrı. İslam’ı, Kuran’ı bilmeyince, o olur. Yani onlar fetret ehli gibi. Sen ona İslam’ı, Kuran’ı anlattın da, doğruyu anlattın da kabul mu etmedi? Sakın ha. Müspet birisi olduğu belli. “Kendinden çok ufak yaşta” bir kere sevgi; ben tabii ki onun ilişkisi açısından zaten istemem öyle bir şey yapmasını da, fakat ilişkide yaş diye bir konu yoktur. Hz. Ayşe (r.a) çok küçük yaştaydı, Resulullah (s.a.v.) altmış üç yaşındaydı, evliydi Hz. Ayşe (r.a) ile. Bu cahiliye mantığıdır; yani “parası parasına uygun, davul bile dengi dengine vurur, boyu boyuna uyacak, yaşı yaşına uyacak, parası parasına uyacak” bilmem ne. Öyle bir şey yok. Takva ise, güzel ahlaklı ise, ne yaşın önemi vardır, ne paranın önemi vardır, ne şunun, ne bunun, ne tipin, ne boyun. Bütün mesele takva ve akıllı olmasıdır. Yani aklın etki gücü çok yüksektir. Akıl insanın ruhunu müthiş zenginleştirir. Akılla sevgi oluşur, tutku akılla gelişir. İnsan karşısındakinin değerini akılla bilir. Lafını, sözünü düzgün konuşmayı akılla yapar. Mesela bir tane sözle bile insan soğuyabilir. İnsan zayıf varlıktır, hassas varlıktır. Mesela bir kadın bir sözden soğuyabilir, tek bir hareketten soğuyabilir. Yani mümin de öyle, mümin erkekler için de bu geçerlidir. Dolayısıyla Kardashian’ı ben tavrını, tatlılığını çok güzel buluyorum. Çok çok nefis güzel bir kadın, çok çok hoş bir hanım. İslam anlatılmış olsa, severek ve isteyerek, coşkuyla İslam’ı yaşayacağına kanaatim var. Çok şeker bir hanım. “Kendinden ufak yaşta” belki dikkat çekmek için evlenmiştir. O mantıkta zaten onlar yani olabilen şeyler. Çünkü İslam’ı bilmiyor ama ufak yaşı suç gibi göstermen yanlış. Helaliyle olmuş olsaydı, kendinden çok büyük bir yaşta biriyle de evlenebilir, kendinden küçük yaşta biriyle de evlenebilir. Yani öyle bir konu yok. Onun mantığı da yok, anlamı da yok. Resulullah (s.a.v.)’de gördük, değil mi? Büyük yaşta evlenebiliyorsa, çok küçük yaşta da evlenebilir. Yani mesela, otuz yaşında bir kadın yirmi yaşında bir gençle de evlenebilir, eğer takva ise, güzel ahlaklı ise veyahut yirmi yaşındaki bir kadın, elli yaşında isterse altmış yaşındaki bir kişiyle de evlenebilir. Gönül onun değil mi? Sevgi onun değil mi? Yani toplum baskısına göre, kurallara göre olmaz bu, takvaya göre olur. Yani istiyorsa olur. Niye olmasın? Helaliyle olduktan sonra. Burak Gülen, zannediyorum anlamışsındır. Benim güzeller güzelime sor bakalım, bu konuda ne diyor, görüşlerim hakkında ne diyor?
ELONA HANIM: Haklısınız, o tip şeyler önemli değil. Bulunan pozisyon, yaş, bunlar önemli değil. Allah’ı sevmek önemli, aradaki sevgi önemli, Allah sevgisi önemli.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, maşaAllah. Tabii coşkuyla kaliteli bir sevgi varsa, müthiş heyecan duyuyorsan; nüfus cüzdanına bakıyor, olmadı. Sanki bir işe giriyor, yani devlet resmi müesseseye girer gibi. Ne alakası var yaşla, kiloyla bu işin ya. Ne alakası var sevginin? Sevgi ruhtaki şiddetli bir güçtür. Sen onu onda buluyorsan, tamamdır. Ne fark eder yani? Mesela Peygamber efendimiz (s.a.v.) gençken, Hz. Hatice (r.a) annemiz yaşlıydı. Çok ileri yaştaydı ondan. Ama onunla evlendi. Bu Allah aşkıyla olan bir şey, çok güzel bir şey. Hz. Ayşe (r.a) da çok küçük yaştaydı, Peygamber efendimiz (s.a.v.) altmış üç yaşındaydı, yine Allah aşkıyla evlendiler. Böyle kurallar çıkarmayın, böyle kendi kendinize bir kural çıkarıyorsunuz, o kuralın etkisine giriyorsunuz. Yani bir put meydana getiriyorsunuz, o puta uymak durumunda kalıyorsunuz. Böyle kural olmaz. Yani insanlar kendi yaptıkları kurallara, kendileri hapsolursa, bu eziyet, işkenceden başka bir şey değildir. Yani kendi putuna, kendi tabi olmuş gibi olur, olmaz öyle şey.
Makaleler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Türk-İslam Birliği Gelişmeler
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler