Adnan Oktar'ın 26 Kasım 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Dediler ki;“kardeşim, bizim mekanımız ayrıdır. İşte bizim kendi gettolarımız olur, küçük evlerimiz olur; alt katlarda, böyle varoşlarda, bazı yerlerde yaşarız” diyorlardı bazı Müslümanlar. “Sosyeteyle, aydın kesimle, entelektüel kesimle bizim bağlantılarımız olmaz. Açık hanımlarla, bakımlı hanımlarla hiç görüşmeyiz zaten. Mayo giyen, denize giren hanımlarla hiç görüşmeyiz. Onların dünyası ayrı, bizim dünyamız ayrı” diyorlardı. Ben bunların bu teorisini de yok ettim. Bikinili hanımla da görüşüyorum, çarşaflı hanımla da görüşüyorum, peçeli hanımla da görüşüyorum. Hepsine kucak açtım, hepsini çok seviyorum; hepsi vatanımızın, milletimizin değerli insanları. Dolayısıyla her türlü fitneyi ve oyunu alt üst ettik. Alevi kardeşlerimiz hakkında aleyhte konuşuyorlardı, ben Alevilerin can olduğunu, dünya iyisi olduklarını onlara öğrettim. Yobazların kafasındaki bu kini ve nefreti kaldırmış oldum. Alevilerin sevgi insanı olduğunu; Allah’ı, Kitap’ı, Peygamberi, insanları, çocukları, çiçekleri seven; sanattan hoşlanan, derin düşünen, mübarek ve müberra insanlar olduklarını anlattım, öğrettim. O oyunları da kırıldı. Sonra dillerini Atatürk’e uzattılar, Atatürk’ün dindarlığını ispat ettim. Milliyetçiliğini, vatanperverliğini, devlete bağlılığını, millete bağlılığını, mübarek ve muhterem bir insan olduğunu ispat ettim. Orada da oynayacak oyunları kalmadı. Şu an debeleniyorlar. Hiçbirine müsaade etmiyoruz. Dindar Hıristiyanlarla, dindar Musevilerle işbirliği yapıp dinsizliğe karşı mücadelemiz başladığında baktılar ki Hıristiyanlarla, Musevilerle Müslümanlar birleşirse dinsizlik kazınacak, deccaliyet kazınacak. Kudurmuş köpek gibi saldırmaya başladılar. Sabahtan akşama kadar ‘hoşt’ demek mecburiyetinde kaldık. ‘Hoşt’ diye diye bu köpekleri de kovaladık. Bunların da konuşacak halleri kalmadı. Fitne çıkartmaya kalktılar, onu da söndürdük. İsrail’den de fitne çıkartmaya kalkanlar oluyor, onu da söndürüyoruz. Deminki dedeyi tenzih ediyorum ama onlarda da var öyle fitne çıkarmaya çalışan. Türkiye’de de fitneyi engelledik, orada da fitneyi engelledik. Anti-fitneyiz, fitneyi durduruyoruz. Başı açık, başı kapalı diye milletimizi ikiye bölmeye kalktılar, boynunu kırdık; yani bunu durdurduk. Atatürkçü olan olmayan diye oyun oynamaya kalktılar, onu da durdurduk. Benim milletim Atatürk’ü çok iyi kavradı ve çok seviyor. Hepsi seviyordu fakat bilmeyenler vardı. Bilmeyenlere de öğrettik. Başı açık hanımlara, bakımlı hanımlara saygı göstermeyi, onlara değer vermeyi öğrettik. Alenen düşmandı bazı köpekler. Başı açık kadından nefret ediyor adam; makyajlı, bakımlı kadından nefret ediyor. Bu sefer nefret karşı nefreti geliştirdi. Bu sefer de başı açık hanımlar, bakımlı hanımlar da onlardan nefret etmeye başladılar. Bir fitnedir gidiyordu, bunu durdurduk. Milletimizi bütünleştirdik, kardeş haline getirdik. PKK kudurmuştu, Türkiye’yi bölmeye kalkıyordu; kükrememiz yetti, it gibi tırstılar. Var gücümüzle devlete destek verdik, var gücümüzle polise destek verdik, mahkemelere destek verdik ve o fitne de, Allah’a çok şükür müminlerin duasıyla ortadan kalktı. Yoksa o sığırı eve çıkartmaya kalkıyorlardı biliyorsunuz. “Gelin anlaşalım” falan diyorlardı. Ne anlaşacaksın? Komünistle anlaşma olur mu? Allahsız, kitapsız katillerle ne anlaşacaksın? Adam “komünist devlet kuracağım” diyor ve “bütün dünyayı komünist yapacağım” diyor, neyiyle anlaşacaksın? Adam “şöyle anlaşabiliriz; sen de komünist olursan, bizim emrimize girersen anlaşırız” diyor. “Öbür türlü anlaşamayız” diyor adam. Onların da belini fikirle kırdık. Oyuna müsaade yok.
Makaleler
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...