Adnan Oktar'ın 5 Aralık 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Demin okuyordum da Sikke-i Tasdik-i Gaybi’yi, Bediüzzaman bu kadar açık yazdığı halde insanların samimiyetsizlikle ilgili cesaretleri beni çok şaşırtıyor. Ahir zamanın deliliği bu, ahir zamandaki psikopatlığın gücünü gösteriyor. Çok açık Bediüzzaman söylüyor. Mesela ne diyor, bak; “Aziz sıddık kardeşlerim” 46.sayfada “sizin fevkalade sadakat ve uluvv-ü himmetinizden tereşşuh eden” şahane bir Osmanlıca, “bir hafta evvelki mektubunuza karşı hüsn-ü zannınızı bir derece cerh eden benim cevabımın hikmeti şudur ki: Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki” diyor Bediüzzaman, kendi zamanında “her şeyi kendi hesabına aldığı için” yani siyasi bir hareket oluyor, kendi çıkarını düşünüyor, insan oluyor kendi çıkarını düşünüyor, şirket oluyor kendi çıkarını düşünüyor. ‘Geniş çapta kendi çıkarını düşünme eylemi var’ diyor. “faraza hakiki beklenilen o zat dahi” Hakiki beklenilen o zat. Şimdi ne diyor yobaz takımı, bunak dedeler, ne diyor? ‘Bediüzzaman taktik yaptı, yalan söyledi burada’ diyorlar. Ne zoru var? Bak, “hakiki beklenilen” bir kere “hakiki” diyor hakiki. Bir hakiki olmayan var demek ki, bir de hakiki olan. İki, ne diyor? “Beklenilen” ‘bekliyoruz’ diyor. Gelmiş olsa “beklenilen” denir mi? “beklenilen” diyor. “o zat” diyor. Zatlar, şahıslar demiyor. “O zat” o nedir? Bir kişi, o zat, “dahi bu zamanda gelse, harekatını” yani faaliyetlerini “o cereyanlara kaptırmamak için” yani siyasi cereyanlar, politik cereyanlar, çıkar çevrelerinin düşünceleri “kaptırmamak için siyaset alemindeki vaziyetten feragat edecek” yani siyasete girmeyecek, siyasette tarafsız olacak, “feragat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.” Yani siyasetle İslam’ı hakim etmeyi düşünmeyecek. Bakın şimdi bunu açıklıyor; “Hem, üç mesele var. Biri hayat, biri şeriat, biri imandır.” Hayat; insanların yaşantısı, sosyal yaşamı. Şeriat; Kuran’ın bütünü. Bir de iman. Yani Kuran’a iman edilmesi, Kuran’ın hükümlerine iman edilmesi, Allah’a iman edilmesi, cennete cehenneme iman edilmesi. Amentü’de olan bütün şartlara iman edilmesi. Onun için yapılan çalışma, iman hakikatleriyle ilgili çalışma. “Hakikat noktasında en mühimi” bakın, hakikat noktasında; bir sahtelik noktası vardır, bir de hakikat noktası vardır. “Hakikat noktasında en mühimi ve en azamı” en büyüğü “iman meselesidir.” Bizim yaptığımız faaliyet işte bu; iman hakikatlerinin anlatılması, Allah’ın varlığının ve birliğinin anlatılması. Biz şeriatı anlatmıyoruz. Şeriatı ara ara, kısaca söylüyoruz. Beş vakit namaz vardır, orucu tutarsınız diyoruz ama detaya girmiyoruz. Kuran’ın hükümlerine ilmihal tavsiye ediyoruz sadece. Çünkü neden? İman etmeyen adama sen ilmihal versen ne olur, vermesen ne olur? Adam iman etmiyor ki zaten. O zaman nedir? İman meselesi, en önemlisi o; önce iman ettirmek. Adam niye bu ibadetleri yaptığını bilmesi lazım. Önce Allah’a inanacak, Kuran’ın hükümlerine inanacak ki yapsın. Kuran’ın hükümlerine inanmadan biz adama Kuran’ı anlatırsak, Cübbeli’nin yaptığı gibi olur mu? Mesela Cübbeli adamın iman edip etmediğini araştırmıyor, doğrudan anlatıyor. “Sakalı haftada bir kesiyor adam, harama giriyor” diyor. Sorsana adam Allah’a inanıyor mu önce? Cennete cehenneme inanıyor mu? Ahirete inanıyor mu? Onu sorsana. Onu yok hükmünde sayıyor, geçiyor. “Fakat, şimdi umumun nazarında” halkın nazarında “ve hal-i alem ilcaatında” yani alemdeki hakim durumda “ilcaatında en mühim mesele, hayat ve şeriat göründüğünden” mesela Cübbeli’ye göre şeriat görünüyor en mühim mesele. Birçok siyasi görüşe göre de, hayat en önemli meseledir. Halkında epey bir bölümü için hayat önemli oluyor. Okula gitmek, evlenmek, yemek içmek, hayatını iyi idame ettirmek. İki yol halk arasında önemli görülüyor, diyor. “Hayat ve şeriat göründüğünden o zat” Hz. Mehdi (a.s) “şimdi olsa da, üç meseleyi birden” yani hem şeriat, hem hayat, başka neydi? Hayat, şeriat, iman. Tekrar tekrar söylememin nedeni bu oluyor. Çok iyi kavranması gerekiyor bu konunun. “Fakat, şimdi umumun nazarında ve hal-i alem ilcaatında en mühim mesele, hayat ve şeriat göründüğünden, o zat şimdi olsa da, üç meseleyi birden” yani hayat, şeriat ve iman “umum ruy-i zeminde” ruy-i zeminde ne demek? Bütün dünyada, umum, ruy-i zemin; bütün dünya çapında. “vaziyetlerini değiştirmek” bu durumu değiştirmek, iman, şeriat ve hayat “nev-i beşerdeki cari olan Adetullah’a muvafık gelmediğinden, herhalde” bir anda diyor, birden demek hemen o anda, birden, “umum ruy-i zeminde vaziyetlerini değiştirmek nev-i beşerdeki cari olan Adetullah’a muvafık gelmediğinden” Allah’ın kanunlarına uygun olmadığından, “herhalde en azam meseleyi esas yapıp” en önemli meseleyi esas yapıp. Yani ne? İmam hakikatleri, Darwinizm’i, materyalizmi yenmek, Allah’ın varlığını birliğini anlatmak, insanların iman etmesi için gayret etmek. Bakın “en azam meseleyi esas yapıp öteki meseleleri esas yapmayacak” ne hayata girecek, hayatın konularına girecek ne de şeriatın konularına girecek. Çünkü adam iman etmiyor kişeriatı anlatsın. Şeriattan kastım; Kuran, Kuran’ın hükümleri. “Ta ki iman hizmeti, saffetini” samimiyetini, temizliğini “umumun nazarında bozmasın” halkın nazarında bozmasın. Çünkü siyasete girse diyecekler ki; siyasi çıkarı var. Hayata girse, oradan çıkarı var, diyecekler. Şeriata girse, zaten adam imansız anlatsan da anlamaz. “İman hizmeti, saffetini umumun nazarında bozmasın” yani halkın nazarında bozmasın “ve avamın çabuk iğfal olunabilen akıllarında” Hz. Mehdi (a.s) zamanında avamın aklı nasıl olacakmış? Çabuk iğfal olunabilecek gibi olacakmış. İnternette yazı çıkacak adam hoplayacak, biri bir şey diyecek hoplayacak, biri bir şey diyecek, Hz. Mehdi (a.s)’ın aleyhine dönecek, biri bir şey diyecek inanacak. Bakın ne diyor? “avamın çabuk iğfal olunabilen akıllarında o hizmet” yani Darwinizm’in, materyalizmin yıkılması, iman hakikatleri ile ilgili çalışma “o hizmet başka maksatlara alet olmadığı tahakkuk etsin.” ‘Sadece Allah rızası için yapıldığı iyice insanlar tarafından anlaşılsın’ diyor. Kırk yıllık bölümü bu. Hz. Mehdi (a.s), önce bunu bitirecek, diyor Bediüzzaman, sonra hayat ve şeriat kısmına geçecek, diyor. Yani şeriat; Kuran’ın hükümleri, Kuran ahlakının yaşanması. “Hem de, yirmi seneden beri tahripkar eşedd-i zulüm altında” çünkü şedit zulüm altında “o derece ahlak bozulmuş, o derece metanet” metanet ne demek? Bir olay karşında sarsılmamak. Adamlar, bir olay oluyor, bütün morali, gücü gidiyor, şevki gidiyor her şeyi gidiyor, “metanet ve sadakat” metaneti gidince, sadakati de kayboluyor. Bir anda sadığım derken, müthiş İslam’a bağlıyım, sana bağlıyım derken, adam kahpe olduğunu söylüyor, vefasız olduğunu, oynak olduğunu söylüyor. ‘Ben yapamayacağım, vefasızım, özür dilerim’ diyor.“Sadakat kaybolmuş ki; ondan, belki yirmiden birisine itimat edilmez.” O kadar kaypak, o kadar anormal insanlar oluşacak, diyor. O kadar tehlikeli insanlar oluşacak. ‘Ne sözüne güvenilir, ne sadakatine güvenilir, ne vefasına güvenilebilir acayip insanlar oluşacak’ diyor. ”Bu acip halata karşı” anormal duruma karşı “çok fevkalade sebat gerekir” diyor. Bak çok fevkalade. “Çok” demiyor. “Çok fevkalade” Hz. Mehdi (a.s)’ın sebatı. Çok fevkalade bir sebat. Mesela 1979’da başlıyor, 2011’e geliyor, sadakatle devam ediyor. Nasıl bir sebat? “Çok fevkalade” Bediüzzaman’ın ifadesi “bir sebat ve metanet” diyor. Çok fevkalade bir metanet. Hakaret edecekler, küfredecekler, hapsedecekler, saldıracaklar. Münafıklar çıkacak, kahpelik yapanlar çıkacak, sadakatsizler olacak, oyun oynayanlar çıkacak. Sarsılacak mı? Sarsılmayacak, metanet var. “ve çok fevkalade hamiyet-i İslamiye” öyle bir İslam’a, Kuran’a bağlı ki, Allah’ın aşık delisi olmuş. “Hamiyet-i İslamiye lazımdır. Yoksa akim kalır” yarım kalır “zarar verir” diyor. Hz. Mehdi (a.s)’da bu hususlar olduğu için, olmayacak diyor. Mükemmel olacak, diyor.
Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler