Adnan Oktar'ın 12 Aralık 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Allah sevgisinin olması, Allah korkusunun yoğun olması, istenen mükemmel süper insan aklının meydana gelmesine sebep oluyor. Bunun dışında insan normal akla sahip olmaz, yani makul bir insan olamaz, makul konuşacak halde olmaz. Duygularının, nefsinin, çıkarlarının, hırsının, kininin esiri olur. Dolayısıyla sevgiyi devam ettiremez. Sevginin devam etmesi için, şahsın mutlaka Allah’tan ciddi şekilde korkması lazım. Çünkü Allah’tan korkmayınca, ahlaksızlıkta cesur olur, her türlü ahlaksızlıkta cesur olur. Mesela vefasızlıkta cesur olur, sadakatsizlikte cesur olur, şefkatsizlikte cesur olur, makul davranmamada cesur olur, ters davranmada cesur olur, kirli konuşmada cesur olur. Üstüne çirkin bir cesaret gelir. Kuran’da Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım: “Çirkin cesaret” diye geçer ayette, çirkin cesaret sahibi olduklarını söyler. Allah korkusunun olmaması, çirkin cesaretin kapısını açar. Çirkin cesaret açıldığında, insandan her türlü çirkinlik dökülmeye başlar. Zırvalama tarzında konuşur, ağzını bozar, yalan söyler, üç kağıtçılık yapar, oyun oynar, nefsini kurtarmak için tuzaklar kurar, dürüst davranmaz, samimiyetsiz konuşur; samimiyet kalkar zaten. Samimiyet kalkınca, beyin iptal olur. Samimiyet; beynin, ruhun anahtarıdır. Samimiyet kapandığında, insanın beyni iptal olur, ruhu iptal olur, insan dengesiz hale gelir. Üslubu dengesiz olur, davranışları dengesiz olur, bakışları dengesiz olur, ses tonu dengesiz olur, hepsi de bir hayvani ve vahşi bir çizgiye doğru gitmeye başlar, vahşileşir. Yani onun için insanlar saldırganlaşır, sokaktaki insanlar. Mesela katıla katıla ağlar, bağıra bağıra küfreder, kendini kaybeder, ekmek bıçağı ile saldırmaya başlar, hayvanlaştığındandır o, kontrolden çıkmıştır. Çünkü Allah korkusunda, vücut tam kontrol altındadır, ruh tam kontrol altındadır. Ama Allah korkusu olmadığında, bedenin kontrolü olmuyor. Yani direksiyonu çıkmış araba gibi olur insan ve bir o duvara çarpar, bir o duvara çarpar, ters takla atar, dümdüz paramparça olur, içindekileri de öldürür, kendi de mahvolur. Ama Allah korkusunda, ‘Sırat-ı Müstakîm’ üstünde olur insan. Dümdüz; çok süratli de gitse, doğru yolda olduğu için, hiç zigzag yapmadan dümdüz gider. Zaten: “İhdinassıratalmüstakîm” Fatiha’daki odur, yani Cenab-ı Allah’ın doğru yoldan ayrılmama dediği odur, dümdüz gidilmesi, yani Kuran’a tam tabi olarak hareket edilmesi. Kuran’ın çizgisinden çıktımı bir insan, Allah korkusundan çıktımı, çarparak gitmeye başlıyor, sapıtır, kontrolsüz olur. Artık hayvan gibidir, yani ne zaman nerede, ne cevap vereceğini bilemez, mesela birden yalan söyleyebilir, birden oyun oynayabilir, birden ağlayabilir, birden küsebilir, birden intikam almaya kalkabilir, kalleşlik yapmaya kalkabilir, çakallık yapmaya kalkabilir, çok dengesiz olur. Onun için insanlar çok huzursuz oluyorlar. Hep cinayetlerin, yaralamaların kökeninde bu vardır. İki tarafın da Allah’tan korkmamasından kaynaklanır. Çünkü bir taraf Allah’tan korksa, yine onu yatıştırabilir. Ama iki tarafta Allah’tan korkmayınca, ya cinayetle ya yaralanmayla sonuçlanıyor ve kepazelikle biter sonucunda.
Güncel Yorumlar
Devamı ...
Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Güncel Yorumlar
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler