Adnan Oktar'ın 12 Aralık 2011 tarihli A9 Tv röportajından
DAMLA HANIM: “Suriye’de Hafız Esad döneminden kalma 600 ton kimyasal silah füze başlıklarına monte edilmiş. Füzelerin menzili Türkiye’yi de kapsıyormuş hocam. Rusya’dan kimyasal silahlara dayanıklı 3 milyon maske alınmış. Bu maskelerin çoğu Esad yanlısı asker ve güvenlik görevlileri ile Şam yönetimindeki etkin isim ve ailelere dağıtılmak üzere hazırlanmış. Suriye güvenlik güçleri, protestolara katılan halkı teslim olmaları için 72 saat süre tanıyormuş. Muhalifler özellikle Humus’ta kimyasal silah kullanarak bir katliam yapılacağından endişe ediyorlarmış.”
ADNAN OKTAR: Herhalde öyle bir şey yapmazlar. Öyle bir şey yaparlarsa, olmaz. O zaman Esad’ı böyle yerlerde sürüklerler, söyleyeyim. Söylemedi demesin. Esad Efendi beni iyi dinle, sakın öyle bir delilik yapayım deme. O koca boyunu hiç dinlemezler. Allah vermesin, ayaklarından bağlarlar çaprazlama, Şam caddelerinde ölü köpek gibi sürüklerler Allah esirgesin, sakın öyle bir delilik yapma. Bak bir bilgim var ki söylüyorum. Biliyorsun, dediklerim çıkar. Aklını başına al, inşaAllah. Türkiye ile ittifak et, Türkiye’ye saygılı davran. Türkiye’deki insanlar, güzel insanlar. Hükümet de güzel, nezaketliler, toprak hırsı yok. “Osmanlı hırsı var” diyor. Osmanlı hırsından ne demek istiyor? Suriye rahat etsin, güç kazansın. Gidip Suriye’ye biz askerlerimizle gelip malını mülkünü alıp getirelim demiyoruz ki. Suriye zengin olsun, bereketli olsun, huzur, güven içerisinde yaşasınlar istiyoruz. İstenen bu. Burada kimin menfaati var? Suriye halkının menfaati var. Türkiye’nin ne menfaati var burada? Sadece sevap menfaati var. Allah rızası için yapılıyor. Bir çıkar yok, maddi çıkar yok. Ama öyle gaz, tuz muz sakın öyle bir deliliğe gireyim falan demesin, açıkça söylüyorum, 48 saat sürmez. Koskoca boyu var zaten, kaçacak bir yeri de yok. Sokaklarda sürüklerler, sakın. Nezaketini, efendiliğini korusun, Türkiye ile de dostane bir tavır içerisinde olsun, diğer ülkelerle de saygılı bir bağlantı içerisinde olsun, bu kabadayılığı, bu diktatör kafasını, bu Asya’nın bazı ülkelerinden kalmış vahşi mantığı bıraksın. Bu tiranlık, bu deccallik, bu vahşilik, bu gözü dönmüşlük dönemi artık bitti. Bu dangal kafayı bırakacaklar. Demokrasiyle, insan haklarına saygılı, hürmetkar, dengeli ve tutarlı olacak. İşte gazla bilmem ne yaparım. O zaman seni güvercin gibi kanatlandırırlar, aklını başına al. Öyle millet uyumuyor. Senin gazın varsa, başkasının da başka bir şeyi var. Neye uğradığını şaşırırsın, aklını başına al, babanın deliliğini yapma. Bak baban; süfyan. Yani bir nevi deccal. Oturup ona uyarsan, belayı başına alırsın. En fazla diyebilirsin ki, Suriye derin devleti beni rahat bırakmıyor. Gel, Türkiye’nin güvenlik birimleri var, istihbarat birimleri var. Gizlice konuş, görüş. Ne yapacağız, ne edeceğiz dersin, bana bir kurtuluş yolu göster dersin. En mükemmel yolu sana gösterirler. Hiçbir şey de olmaz. Böyle tereyağından kıl çeker gibi sende kurtulursun, Suriye halkı da kurtulur, hiçbir şey olmaz, korkmana gerek yok. Türk istihbaratı her yerde var Suriye’de, inşaAllah. Sen mesajı ver, sana hemen yanaşacaklardır, inşaAllah. Türkiye’ye gel. Arkadaş ben bir konuyu konuşmak üzere gidiyorum. Gel buraya. Bırakmazlarsa, biz gelip alalım. Gel buraya, korkma bir şey olmaz. Demokratik, hür, zengin Suriye Türkiye’nin amacı. Türkiye’nin hiçbir çıkarı yok. Allah rızası için istiyor Türkiye.
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler