Adnan Oktar'ın 19 Aralık 2011 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Bak Bediüzzaman ne diyor; “katî ve sahih rivayette var ki”. Ne demek? Reddi mümkün değil. “Hz. İsa Aleyhisselâm, büyük deccalı öldürür. Allahualem bunun iki veçhi var. Bir veçhi şudur ki” diyor bak. “Sihir ve manyetizma ve ispritizma gibi istidracî harikalarıyla kendini muhafaza eden”. Sihir öyle zannedildiği gibi kafasında külahlı, önünde küre olan adamlarla olmuyor. Sihir yapıldığında insanlar, mesela dünyaya sihir yapıldığında farkına varmazlar. Çünkü şeytan kullanılıyor. Şeytan kullanıldığı için de, görünmez bir güç olduğu için, milyarlarca şeytan dünyaya dağılıp insanlara etki yapıyor. Unutkanlık, dikkat dağınıklığı, hafıza bozukluğu, bitkinlik meydana getirir. Kuran’da da buna çok işaret edilmiştir, yani deccaliyetin bu gücüne. “Şeytan, bana bunu unutturdu” diyor Hz. Musa (a.s.), “şeytan bana bunu unutturdu”. Ne demek? “Deccal bana bunu unutturdu”. Sehr yapılıyor çünkü.“Kendini muhafaza eden” ancak öyle durabilen, ancak o şekilde yıkılmadan ayakta kalabilen “ve herkesi teshir eden” diyor bak istisnasız bütün insanlara etki eden. Mesela dünyada yedi milyar insan varsa tamamına etki eden. Çünkü sihir yapıldığında, şeytan kullanıldığı için, şeytan hedef gözetmeden herkese saldırır. “Herkesi teshir eden o dehşetli” bak “dehşetli” dehşet saçan, terör estiren, kan döken, ızdırap veren, “deccalı öldürebilecek, mesleğini değiştirecek; ancak hârika ve mu’cizatlı”. Bak bir kere “harika”. Hz. İsa (a.s.)’ın ne özelliği var? “Harika” özelliği var. “Harika ve mu’cizâtlı”. Ne olacakmış Hz. İsa (a.s.)? Mucize gösterecek. Mucize göstermesi için bir kere şahsının olması gerekiyor. Şahsı olmadan mucize gösteremez. “Mu’cizâtlı ve umumun makbulü”. Kimlerin makbulü? Avrupa’nın, Amerika’nın, İslam ülkelerinin; hepsinin makbulü. Türkiye’de sorun; “Hz. İsa (a.s.)’ı seviyor musunuz?” diye; bütün Müslümanlar, hepimiz; “seviyoruz” deriz. Mısır’a git sor, aynı; Amerika’ya git sor, aynı; Avrupa’ya git sor... Ne demek? İşte “umumun makbulü” bu; herkesin sevdiği. Ama mesela “Hz. Muhammed (s.a.v.)’i seviyor musunuz?” dersen Amerika’da adam; “sevmiyorum” diyebilir, Allah esirgesin. Ama herkesin ittifak ettiği Hz. İsa (a.s.)’dır. Mesela “Hz. Musa (a.s.)’ı seviyor musunuz?” dedin mi onda bile insanlar şey yapmıyorlar, tanımadıkları için, inşaAllah. Ama Hz. İsa (a.s.) ile sürekli bağlantıda oldukları için bu sevgiyi ifade ediyorlar. “O zat, en ziyade alâkadar”, alakadar, yani herkesle alakadar “ve ekser insanların peygamberi olan” yani hem Hıristiyanlık, hem Müslümanlar’ın “peygamberi olan Hazret-i İsa Aleyhisselâmdır. İkinci veçhi şudur ki: Şahs-ı Hz. İsa Aleyhisselâmın”. Bak, “Hz. İsa (a.s.)’ın” demiyor; “şahs-ı Hz. İsa Aleyhisselâmın”, yani bizzat şahsının demektir bak. “Hz. İsa (a.s.)” deyip bırakmamasının nedeni ne? Üçkâğıtçı, bunak, ahir zamanda çıkacak Narcıları bildiği için Bediüzzaman, bu çakalları kilitleyecek ne varsa yapmış. Bu Narcı sahtekârların konuşmalarına o kadar mükemmel cevaplar vermiş ki bu Narcı sahtekârlar bir yere kıpırdayamayacak hale gelmişler, ama bizim açıklamalarımızdan sonra. Çünkü Bediüzzaman’ın bu açıklamalarını söylemiyorlardı Narcı sahtekârlar, Narcı bunaklar söylemiyorlardı. Nurcular söyler, ama Narcılar söylemez. “Şahs-ı Hz. İsa Aleyhisselâmın kılınciyle maktul olan” yani onun ilim kılıncı ile öldürülmüş olan “şahs-ı deccalın” bak deccalın bizzat şahsı, kendisi; şahs-ı manevisi değil, fikri de değil; bizzat şahsı. “Teşkil ettiği”, “teşkil ettiği” teşekkül haline getirdiği, örgütlendiği, “dehşetli”, “dehşetli”. Ne demek dehşet? Yakan, yıkan, bombalayan, öldüren. “Dehşetli maddiyyunluk” materyalist, komünist felsefe “ve dinsizliğin” dünya çapındaki dinsizliğin “azametli heykeli”. Azametli heykel nasıl meydana geliyor? Mesela yedi milyar insanın farz edelim altı milyarından oluşan bir heykel meydana geliyor, etten bir heykel. Altı milyarlık, etten bir heykel, ama bir taş heykel. Bak buna “heykel” diyor, “insan” demiyor Bediüzzaman. Heykel, etlerden oluşmuş bir heykel, dinsiz bir heykel, heykel. “Heykeli ve şahs-ı mânevîsini” yani fikir sistemini “öldürecek” etkisiz hale getirecek “ve inkâr-ı ulûhiyet olan fikr-i küfrîsini” küfür düşüncesini, Allah’ı inkâra dayalı olan küfür düşüncesini “mahvedecek olan”. Bak, “etkisiz hale getirecek” demiyor; “mahvedecek”. “Mahvedecek” ne demek? “Kavuracak, yerle bir edecek” demek. “Mahvedecek ancak İsevî ruhânileridir ki”. “Hıristiyanlar olmadan, bu olmaz” diyor Bediüzzaman. İllaki ittifak Hıristiyanlarla, şart. “İsevî ruhânileridir ki o ruhâniler din-i İsevî’nin hakikatini” yani İncil’in, Hıristiyanlığın hakikatini, ama hakiki kısımlarını. Mesela namaz kılma, mesela güzel ahlak, sevgi, barış, kardeşlik. “Din-i İsevî’nin hakikatini hakikat-i İslâmiye ile” İslam’ın hakikatleri ile “mezc ederek” karıştırarak. Yani İslam’dan mesela tek Allah inancını alarak, namazı alarak, eksik olanları tamamlayarak, “mezc ederek o kuvvetle onu dağıtacak” o gücü alarak onu dağıtacak, “mânen öldürecek.” Nasıl öldürüyormuş? Manen öldürüyormuş, bak açıklıyor. Yani klasik katil yok, manevi öldürme var. Manen öldürecek. “Hattâ, ‘Hazret-i İsa Aleyhisselâm gelir, Hazret-i Mehdi (a.s.)’a namazda iktida eder, tâbi olur’” Hz. Mehdi (a.s.)’ın arkasında namaz kılar “diye rivâyeti, bu ittifaka” Hıristiyanlar’la Müslümanlar’ın ittifakına, “ve hakikat-i Kur’âniye’nin” Kuran’ın hakikatinin “metbuiyetine ve hâkimiyetine” hâkim güç olmasına, “işaret eder.”
Makaleler
Devamı ...Ahir Zamana ait Yeni Bilgiler
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Devamı ...Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Kısa filmler - Mutlaka izleyin
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler