Adnan Oktar'ın 1 Ocak 2012 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki; “Cennete koşan yok mu? Çünkü cennette akla hayale gelmeyen nimet vardır.” (Tezkireti'l Kurtubi, s. 306-307/499) Çünkü cennet hanımları, kendinden makyajlıdır. Sürmeye gerek kalmaz. Gözleri bütün ciltleri her yerleri, çok çok güzeldir.
Cennet hakkında Peygamberimiz (s.a.v.), Tirmizi’de diyor ki; “Gümüş tuğladan ve altın tuğladan. Harcı da kokulu misk. Cennetin çakılları inci ve yakuttan, toprağı da zâferandır.” [(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 451/6] Yani öyle gereksiz, itici hiçbir madde yok, o anlama geliyor. Her şey çok güzel, her şey çok iç açıcı, her malzeme parlak ve etkileyici, ışıklı.
“Ehli cennetin en aşağı dereceli” cennetteki manevi derecesi, “olanının cennetteki mülkünü temaşası (seyretmesi ve gezmesi) iki bin sene sürer” diyor. Bakın iki bin sene geziyor, daha hala bitmemiş oluyor cennetteki mülkü, sırf kendine ait. “Bu mülkün en uzak kısmı, en yakını gibi görür” diyor. (Ramuz el-Ehadis-1, s. 113/8) Bakın zaman ve mekan izafi olduğu için, zaman ve mekan oynaması oluyor.
“Hanımların boyunlarında inci süsler var” diyor, fakat “çok parlak olduğunu” söylüyor. “Başında taç da bulunur” diyor, “o da çok aydınlıktır” diyor, “ışık verir” diyor. (Ramuz el-Ehadis-1, s. 99/8)
Cennetin ara dolgu malzemeleri de çok güzel kokuyor. Mesela burada bir yapıştırıcı kullanılsa, kokar. Beton yaparsın, beton kokar. Oradaki ara malzemeler de çok güzel kokuyor. Mesela “harcı misk kokar” diyor. MaşaAllah. Mesela burada çam ağacı alırsın, mesela bazı insanlar çam kokusundan hoşlanmazlar. Her malzeme güzel kokuyor. Mesela plastik gelir, plastik kokusu vardır, rahatsız olursun. Her malzemenin ayrı kokusu olur. Mesela bir metal alırsın, kokusu bile insanı rahatsız eder. Her madde cennette çok güzel kokuyor.
“Gurfeler (cennet köşkleri) kırmızı yakut, yeşil zebercet (zümrüt) ve beyaz incidendir.” Yani duvar malzemesi komple, olduğu gibi yakut görünümünde. Yani bütün duvar yakut görünümünde. Mesela başka bir duvarı, sırf yeşil görünümünde, olduğu gibi, blok. Mesela bir duvarı, olduğu gibi inci görünümünde, bembeyaz pırıl pırıl. “Onlarda hiçbir kusur ve ayıp yoktur. Cennet ehli bunlara, sizin gökte, doğu ve batıdaki parlak yıldızlara baktığınız gibi bakarlar. (Ramuz el-Ehadis-1, s. 225/6) Seyrederler diyor. Yani göz alıcı olduğu için, insanlar yıldızlara baktığında hoşlarına gidiyor ya, onlarda öyle pırıl pırıl parladığı için, onları öyle zevkle seyredeler diyor.
“Cennette öyle köşkler vardır ki, içindeki dışındakini, dışındaki içindekini görür. (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/9) Kendine ait köşk, yani kristal.
“Cennette "Reyyan" denilen bir nehir vardır. Üzerinde mercandan bir şehir kurulmuştur.” Nehir akıyor, altından nehir akıyor ama üstünde şehir var. Yani o kadar geniş bir nehir. Bakın “Cennette "Reyyan" denilen bir nehir vardır. Üzerinde mercandan bir şehir kurulmuştur.” Ama cennet mercanları. Mesela betonun rengi itici ama buradan cennet mercanından oluşmuş bir şehir kurulmuş. Altından da sürekli nehir akıyor. “Onun altın ve gümüşten yetmiş bin kapısı bulunur.” Müslüman o kapısından giriyor-çıkıyor, o kapısından girip-çıkıyor, bir tane iki tane değil. İşte bu, hamil'i Kur'an'a mahsustur.” Yani Kuran’ı taşıyan, Kuran’ı savunanlara mahsustur diyor Peygamberimiz (s.a.v.) (Ramuz el-Ehadis-2, s. 326/4)
“Cennette altından bir direk var” yüksek bir direk, “üzerinde zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) şehirler vardır ki” yani bir sütunun üstünde şehir kurulmuş. Bu Dubai’de yapıyorlar ya, ama orada en fazla küçük bir lokanta kadar yer yapılabiliyor, orada sütunun üzerine şehir kurulmuş. Şehir, bütün cennete tepeden bakıyor, yukarıdan bakıyor, tek bir sütunun üzerine kurulmuş, yani dengede duruyor. Şehrin sütunun üstünde dengede durması, güzel bir şey, inşaAllah. Bakın “şehirler vardır ki, onlar cennete yıldızlar gibi ışık verirler.” (Ramuz el-Ehadis-1, s. 125/6) Mesela bir orada var, bir orada var, onları Müslüman geziyor onları. Mesela bir o şehre gidiyor, bir o şehre gidiyor, sütun üstünde. Bir kısmı sütunsuz havada duruyor, bir kısmı sütun üstünde.
“Cennetin içinde inciden bir saray vardır.” İnci görünümünde ama cennet incisi, bizim bildiğimiz inci değil. “O sarayın içinde kırmızı yakuttan yetmiş konak vardır.” Bir saray düşünün, yetmiş ayrı konak. Çeşit insanların hoşuna gidiyor ya, Allah onun için öyle yapıyor. “Her konağın içinde yeşil zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil, kıymetli bir taş) yetmiş ev vardır.” Bakın konakların içinde yetmiş ev var. “Her evin içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de her renkten yetmiş yatak vardır.” Tahtın üzerinde yatak vardır. “Her evin içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde de yetmiş çeşit yemek vardır” diyor. Ton hesabıyla yiyor mümin, hiçbir şekilde doyma hissi olmuyor ama açlık hissi de yok. Bakın yetmiş çeşit sofra, yetmiş çeşit yemek var. Daha görmediğimiz yemekler. Biz en fazla ızgara bifteği biliyoruz, orada hepsi nefis tatlar. “Keza her evin içinde yetmiş adet hizmetçi vardır.” Tezkireti'l Kurtubi, s. 323/554) Bu sofralarda da yetmişer tane hizmetçi varmış, yemekler götürüp-getirmek için, inşaAllah.
Ama bunlar tabii ışık hızından daha hızlı bir zaman içerisinde oluyor. Bediüzzaman; “Hayal hızı” diyor, “ışık hızından çok daha yüksektir” diyor. Mesela hayal etmesiyle, orada olayın olması bir oluyor, anında. Biz maddenin hakikatini anlattık ya, işte Kuledeki Küçük Adam, Hayalin Diğer Adı Madde. Burada aslında konunun özünü biraz anlatmış olduk biz. Yani dikkatlice düşünen, oradan çözer. Bakın bütün şehrin tamamını geziyor, daha diyorsun ki herhalde milyonlarca sene almıştır diyorsun, bir saniye gibi oluyor yahut daha az, inşaAllah.
“Muhakkak cennette bir çarşı vardır ki melekler orayı ziyaret ederler.” Bakın meleklerde çarşıya geliyor. Huriler, gılmanlar ve melekler de geziyor çarşıda. “Orada gözlerin mislini görmediği” hiç göz görmemiş, ilk defa görülüyor, “kulakların duymadığı ve kalplere gelmeyen nimetler vardır.” Hiç tahmin edilmeyen, insanın tahayyül etmediği yeni nimetler vardır diyor Allah.
Basında Harun Yahya
Devamı ...Basında Harun Yahya
Devamı ...
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Devamı ...Makaleler
Devamı ...Kuran'ın Bazı Sırları
Devamı ...Kitaplar
Devamı ...Belgesellerden Seçme Bölümler
Belgesellerden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Seçme Bölümler