Adnan Oktar'ın 1 Ocak 2012 tarihli A9 Tv röportajından
ADNAN OKTAR: “Cennet ehlinin bir çarşısı vardır. Her Cuma oraya gelirler. Derken kuzey rüzgarı eser, elbiselerini ve yüzünü okşar.” Hafif bir rüzgar, elbiselerini ve yüzünü okşuyor. “Bunun tesiriyle hüsün (güzellik) ve cemalleri (yüz güzelliği) artar.” Olur ya bazı insanlarda birden bire daha güzelliği artar, orada güzellikleri biraz daha artıyor, rüzgarın etkisiyle. “Böylece ailelerine, daha da güzelleşmiş olarak dönerler. Hanımları: "Vallahi, bizden ayrıldıktan sonra sizin cemal ve güzelliğiniz artmış!" derler.” ‘Bir şey olmuş size derler’ diyor. “Erkekler de: "Sizler de Allah'a kasem (yemin) olsun, bizden sonra çok daha güzelleşmişsiniz." derler. ((Müslim), Kütüb-i Sitte-14, s. 433/16) ‘Bir şey olmuş, daha güzelleşmişsiniz derler’ diyor. Mesela artık tamam zannediyor adam, bir daha oluyor, daha da güzelleşiyor. ‘Geçen seferden daha da güzelsin sen’ diyor, bu Allah’ın sonsuz gücünün bir yansıması işte. Bakın renklerin sonu gelmiyor, güzelliklerin sonu gelmiyor ki, bu Allah’ın herhangi bir tecellisi aslında, gücünü göstermesi açısından, herhangi bir tecellisi.
“Cennet ağaçlarının dip gövdesi inci” yani parlak bir inci düşünün, “ve altın” altınla süslü, “yukarısı da meyvedir” diyor, inşaAllah. (Tezkireti'l Kurtubi, s. 315/523)
“Bu ağaçların dalları kurumaz, yaprakları dökülmez, suyu kaybolmaz, meyvesi tükenmez.” (İlahi Dinlerde Cennet İnancı, s. 54)
“Cennette, bal denizi, şarap denizi, süt denizi ve su denizi bulunmaktadır. Diğer nehirler bunlardan çıkacaktır.” [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s.409/10097]
Yani burada kastedilen; cennet balı var, adeta deniz gibi, bir türlü tükenmiyor. Yani trilyonlarca, katrilyonlarca sene tükenmiyor. Deniz gibi, çokluğunu vurgulamak açısından, “bal, şarap, süt ve su.” Mesela şehrin altından ırmak akıyor. Ama tabii böyle kirli sulu değil. Oranın suyu, cennet suyu ayrı bir şey tabii, ayrı bir güzelliği var.
Cennet kadınlarının çok güzel koktuğundan bahsediyor Peygamberimiz (s.a.v.).
“Cennette hurilerin toplanma yerleri vardır.” Böyle kafe gibi, o tarz. “Seslerini yükseltecekler, yaratıklar onların sesi kadar güzel bir sesi o ana kadar hiç duymamış olacaklar.” [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı, s. 409/10099]
Muhteşem bir sesle, şarkı söylüyorlar. ‘Ama hiç duyulmamış bir sestir’ diyor Peygamberimiz (s.a.v.) Mesela topluca birden o güzel sesleriyle söylüyorlar, inşaAllah.
“Cennete giren her bir kimsenin baş ve ayakucunda iki huri durur ve ins ve cinnin işittiği en güzel sesle neşide (şiir) okurlar.” [Ramuz el-Ehadis-2, s. 384/7]
“Oraya giren kimseye nimetler ihtiyaç olmaksızın gelir. Orada ebedi olarak yaşar. Ölmez, elbisesi eskimez ve gençliği de gitmez” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). [Ramuz el-Ehadis-1, s. 200/6]
“Cennete sürmeli ve sakalsız olarak Hz. Yusuf (a.s) güzelliğinde, Hz. Eyüp (a.s) muhabbetinde” onun gibi muhabbetçi, muhabbet ehlinde, “ve otuz yaşlarında gençler olarak girersiniz” diyor Peygamberimiz (s.a.v.). [Ramuz el-Ehadis-1, s. 249/15]
“Bir kimse cennetlik olarak ölünce, büyük veya küçük, yaşı ne olursa olsun, otuz yaşında bir kimse olarak cennete girer.” Yani hiç fark etmez, 7-8 yaşında da olsa, 90 yaşında da olsa, 30 yaşında olur’ diyor, “ve artık bu yaş ebediyen değişmez.” ‘Sürekli sabit kalır’ diyor.[(Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 450/5]
“Eğer nasip olur da cennete girersen” diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “kızıl yakuttan bir beygire bineyim" dersen binersin. "Uçayım dersen uçarsın" diyor, inşaAllah. [Ramuz el-Ehadis-1, s. 149/5]
Buhari, Müslim ve Tirmizi’de Cenab-ı Allah’ın hitabı olarak; “Allah Teâla Hazretleri ferman etti ki: "Ben Azimu'ş-Şân, salih kullarım için gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve insanın hayal ve hatırından hiç geçmeyen nimetler hazırladım" diyor Cenab-ı Allah. [(Buhari, Müslim, Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 4419/1]
İlk defa orada görüyorlar.
“Cennette senin canın kuş isteyecek. Hemen kızartılmış olarak önüne getirilip konacaktır” diyor. [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 414/10123]
Yemeği yedikten sonra, hayvanı yiyor, kemikleri kalıyor, bir anda kemikler toplanıp, kuş yine uçup gidiyor, inşaAllah.
Cennette eğer bitki yetiştirmek isterse şahıs, Allah bunu yaratacağını söylüyor hadiste. Mesela ağaç ekmek isterse, ağaç hemen bitiyor. Ekin yapmak isterse, ekin hemen oluşuyor. Hakikaten bitki zevkli olduğu için, Cenab-ı Allah, onu da yapacağım diyor.
“Mümin cennette çocuk arzu ettiği zaman; onun hamile, doğması, yaşı bir anda olur” diyor. [Tezkire-i Kurtubi-1, s. 55]
Yani süratle çocuğu olur diyor, saniye hesabıyla, inşaAllah. Kaç yaşında istiyorsa, o yaşta olur diyor. Mesela diyor ki; ‘benim 12 yaşında bir oğlum olsun’ diyor. Bakın diyor ki; “hamile, doğması, yaşı bir anda olur” diyor.” Süratle orada hemen oğlu oluyor. Bu dünyada Allah öyle bir şey veriyor, orada da istediği hemen anında oluyor. Kaç tane isterse, oğlu-kızı oluyor, hiç sıkıntı çekmeden ve sürekli de oğlu olarak yaşıyor orada, inşaAllah.
“Cennette gece yoktur.O, ışık ve nurdan ibarettir.” [Ramuz el-Ehadis-2, s. 366/4]
Yani ‘cennetin her tarafı, kendinden ışıklı ve nurludur’ diyor. Nurdan kasıt; ışık kaynağı değil, ışığı yansıtan olması. Yani kendi içinde ışık var.
Peygamberimiz (s.a.v.)’e soruyorlar; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'e: "Cennet ehli uyur mu?" diye sordular. Şöyle buyurdu: "Uyku, ölümün kardeşidir.” Ölüm gibidir. “Cennet ehli uyumazlar" diyor. [Büyük Hadis Külliyatı-5, s.414/10125]
Mesela yetmiş trilyon sene geçiyor, uyumuyor, uykusu yok.
“Müslümanların kalpleri, tek bir kimsenin kalbi gibidir.” Müslüman imama uyuyor ya, mesela Hz. Mehdi (a.s)’a uyuyorlar, çok rahat ediyorlar ya, orada da tek bir kimsenin kalbi, hepsinin ahlakı aynı. “Aralarında ihtilaf, husumet yoktur” diyor. [Kütüb-i Sitte-14, s. 449/3]
‘Hiçbir şekilde sorun olmaz’ diyor Peygamberimiz (s.a.v.).
“Cennet ehli şöyle diyecek” diyor Peygamberimiz (s.a.v.); ‘Biz ebedileriz, asla helak olmayız, biz mutlu kişileriz, asla kederlenmeyiz.’” [(Tirmizi), Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 409/10099]
Kederlenme yok, üzülme yok.
Peygamberimiz (s.a.v.) diyor ki; “Orada hiçbir dert ve tehlike yoktur.” [Ramuz el-Ehadis-1, s. 170/1]
Yani hastalık da yok, tehlike de yok.
“Cennette perde kaldırılacak, kendilerine Rableri Teala’yı görmekten daha sevimli bir şey verilmediğini anlayacaklar.” [Büyük Hadis Külliyatı-5, s. 415/10130]
Allah tecelli ediyor. Cennette, genç delikanlı şeklinde tezahür ediyor, ‘en şiddetli zevki bundan alacaklar’ diyor Peygamberimiz (s.a.v.).
“Cennet ehli Allah'ın huzuruna iki defa girer. Onlardan her biri o mecliste, amellerine göre, inci, yakut, zümrüt, altın ve gümüşten minberler üzerinde otururlar. Gözleri hiçbir zaman bu kadar aydın olmamıştır. Bunun tekrarına kavuşmak ümidi ile ertesi günü bekler halde yerlerine dönerler.” [Ramuz el-Ehadis-1, s. 120/3]
Cenab-ı Allah diyor ki kullara; “Razı oldunuz mu?” diye soruyor cennette. “Onlar: "Ey Rabbimiz! Razı olmamak ne haddimize! Sen bize mahlûkatından bir başkasına vermediğin nimetler verdin!"derler” diyor. [(Buhari, Müslim, Tirmizi), Kütüb-i Sitte-14, s. 456-457/13] ‘Hepimiz, Senden razıyız Ya Rabbi’ diyorlar.
“Cennet ehlinden herkes cehennemdeki yerini görür de "Ya Allah bana hidayet vermeseydi?" der ve bu ona şükür olur. [Ramuz el-Ehadis-2, s. 342/1]
Seviniyor. Herkese gösteriliyor cehennem. Yani eğer kafir olsa, nereye gideceği, hangi bölümde olacağını gösteriyor Cenab-ı Allah, onu görünce müthiş bir ferahlık oluyor. Daha önce de anlatmıştım size, Müslümanları sevindirmek için, inşaAllah.
“Cenneti de amellere göre taksim ederler. (Çok ameli olan çok pay alır.)” [Ramuz el-Ehadis-1, s. 198/17]
Evrimcilerin Sahtekarlıkları
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...
Adnan Oktar Diyor Ki...
Devamı ...Web siteleri
Devamı ...
Kuran Tefsiri
Devamı ...Adnan Oktar Ne Demişti Ne Oldu
Devamı ...