MUHABİR: Öncelikle yakın zamanda gündeme gelen haberden başlayalım isterseniz. Türk mahkemelerinin Richard Dawkins’in sitesini Türkiye’de internette yayınlanmasını yasakladığı haberini aldık.
ADNAN OKTAR: Evet.
MUHABİR: Bu kararın alınmasında sizin ne payınız oldu?
ADNAN OKTAR: Benim bizzat şikayet ettiğim bir şey değil. Dawkins’le ilgili olarak avukatımın bir müracaatı var. İhtiyati tedbir, evet. Tabi çok ağır ifadeler var, ben takip etmemiştim, şimdi siz sorunca baktım. Çok çok ağır hakaretler var. Evet, bu hakaretler kabul edilebilir gibi değil. Tabi ben bir bilim adamının fikirlerini, düşüncelerini aktarmasından memnun olurum, ben ona çok saygı duyarım ve teşvik de ederim. Ama bir bilim adamının sitesinde şahsıma, düşüncelerime, inancıma ağır ve çok galiz hakaretler olursa bunu kabul edemem. Bunu Avrupa’da, dünyada hiç kimse zaten kabul etmez. Zaten bunun içinmahkemeler var, mahkemelerde dünyada açılmış on binlerce hakaret davası var. Bu da bunun gibi bir şey. Şahsıma hakaret edilirse tabiki kendimi hukuk ölçüleri içerisinde savunacağım.
MUHABİR: O zaman şöyle özetleyebilir miyiz? Buradaki sorun sizin dediğiniz gibi, bilimin tartışılması, yeniliklerin tartışılması değil ama sizin kişiliğinize yapılmış hakaretler ve güçlü ifadeler.
ADNAN OKTAR: Tabi ki, biz zaten Sayın Dawkins’le tartışmak istedik, zaten Türkiye’ye davet ettik. Biz onun yanına gitmek istedik. Yani eğer fikirlerinden çekinsek, düşüncelerinden çekinsek, bunun duyulmasından rahatsız olsak neden tartışma ortamı isteyelim. Tartışılsın, onun fikirlerini herkes duysun, benim fikirlerimi herkes duysun, insanlar kendileri karar versin şeklinde teklifim olmuştu. Fikirden çekinen bir insan bunu söylemez.