ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AYNA GAZETESİ RÖPORTAJINDAN (8 Ağustos 2008)
MUHABİR: Herhalde İslam devletine, şimdi çağdaş tabirle ifade etsek, azınlık hakları veya çoğunluk hakları veya gayri milletlerin de hakları da giriyordur yani, onların muhafazacısı olmak zorunda.
ADNAN OKTAR: Tabii, onu Mehdi geldiğinde Mehdi onlara en güzel şekliyle gösterecek, öyle bir toplumda Yahudiler son derece rahat eder, Ermeniler rahat eder, her düşünceden insan rahat eder hatta ateistler de çok rahat ederler, müşrikler de çok rahat ederler çünkü hepsine eman verilmiştir, hepsi korunup kollanır, hepsi birinci sınıf vatandaş konumundadır, dolayısıyla tam bir demokrasi, tam bir huzur ve güven ortamı vardır, adalet tam anlamıyla sağlanmıştır.
MUHABİR: İslam Devleti’nde?
ADNAN OKTAR: Evet.
MUHABİR: Peki ateistlerin ve müşriklerin konumu nasıl oluyor o zaman?
ADNAN OKTAR: Ateist olma hürriyeti vardır bir insanın, müşrik olma hürriyeti de vardır, çünkü açıkça dürüstçe söylüyor, ben ateistim diyor, ben müşrikim diyor. Bu onun dürüst olduğunu gösterir, yani münafık olması mı gerekir?
MUHABİR: Yok, yani o zaman şöyle diyelim, ben şunu anladım sizin söylediğinizden, iradesi serbest fakat eylemi serbest değildir.
ADNAN OKTAR: Hiç kimsenin eylemi serbest değildir. Yani bir Müslüman da bir başkasının canını yakacak şekilde bir şey yapamaz, onuruna-haysiyetine zarar verecek bir şey yapamaz, bir müşrik de aynı şekilde, bir ateist de diğer insanların onuruna, haysiyetine, namusuna yönelik bir harekette bulunamaz tabi ki. Yani kimse kimsenin hakkına müdahale edemez.