ADNAN OKTAR’IN HİLAL TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(24 OCAK 2009)
ADNAN OKTAR: Mesela diyor ki Mehdi cemaatinin özellikleri olarak, Amire Bint-i Nufeyl der ki: İmam Hüseyin aleyhisselamın şöyle buyurduğunu duydum; (Mehdi talebelerinin özelliğini söylüyor) buyurdu ki Mehdi talebeleri yeryüzünün kenarlarında ara, onların yaşantıları sadedir, evleri sırtlarındadır (yani sabit evleri yok, bir ordalar, bir ordalar her yere gidiyorlar). Eğer hazır olsalar tanınmazlar. (halk onları tanımaz diyor) Eğer kaybolsalar aranmazlar (yani etrafta hiç kimse kıymet vermez onlara diyor). Hasta olsalar kimse onların ziyaretine gelmez, eğer evlenmek isteseler kimse onlara gelmez (tehlikeli ve anormal buldukları için kimse onlarla evlenmez diyor.) Eğer ölseler cenazelerine kimse katılmaz, onlar mallarını aralarında eşit olarak paylaşırlar ve birbirlerini kabirlerinde ziyaret ederler. Ayrı şehirlerde olsalar dahi istekleri hep aynıdır. (Gaybet-i Numani, Sf 238) 800 yıllık bir kitap bu.
İhlâs sadakat ve tesanüt diyor, bak ihlâs yani samimiyet, tesanüt ittifak, ihlâs, sadakat ve tesanüt, yani sadıklar ve tesanüt halindeler; sıfatlarına tam sahip bir kısım talebelerdir diyor, her ne kadar da az da olsalar, manen bir ordu kadar kuvvetli ve kıymetli sayılırlar, diyor Said Nursi Hazretleri. Bakın rivayetlerde de İmam Muhammed Bakır, İmam Cafer-i Sadık, Hz. Mehdi’nin yardımcıları hakkında şöyle buyurmuştur; onlar dünyanın doğusunu ve batısını ele geçireceklerdir. Onlardan her birisinin 40 insan kadar gücü vardır. Yani çok gayretkeş ve çok çalışkandırlar anlamına gelen. (Bihar-ül Envar, cilt 52’de)
Hz. Ali şöyle buyurur; Allah Mehdi’nin yardımcılarını korur, onlara nişanı ve alametlerle yardımcı olur ve onları yeryüzünün tüm insanlarına galip kılar, böylece insanlar ister istemez hak dine girerler. O Mehdi yeryüzünü adalet, nur ve apaçık delillerle dolduracaktır, bütün ülkeler tümüyle ona itaat edecek, onun karşısında boyun eğecektir, öyle ki tüm kâfirler iman edecek ve tüm kötüler salih kullar, kötü insanlar düzelip hidayet bulup samimi Müslüman olacaklar, (Isbat-ül Hüdat, Cilt 7, s.49)
Yataklarından, evlerinden kaybolanlar 313 kişidir, Mehdi’nin talebeleri, evlerinde durmazlar diyor. Sürekli faaliyet halindeler diyor, evlerinden kaybolurlar diyor. Bakın çok manidar, Fazıl Bin Şazan Abdullah Bin Sinan rivayet ediyor, İmam Cafer-i Sadık'tan rivayet ediyor; evlerinden kaybolanlar 313 kişidir, Bedir ehlinin bedir savaşına katılan Müslümanların sayısı kadardırlar, yani 313 onu kast ediyor, onlar kaim Mehdi’nin sahabeleridir. Sayıları Bedir ashabı 313 kadardır, evvelkiler onları geçemediği gibi ve sonrakiler de onlara yetişemezler. Onların sayıları Talut ile (bu biliyorsunuz Kuran’da geçen bir kıssadır) Talut ile nehri geçenler kadardır, Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman. Ve çok uzun Mehdi ile ilgili bu gibi şeyler, bunları yine burada da belirtiyor; Mehdi'nin dostları yiğit, şecaatli, salih, imanlı kişilerdir, Allah yolunda hiçbir kınayanın kınamasından korkmayan seçkin Müslümanlardır.Sünen-i Ibni Mace’de geçiyor bu,10/259
Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz aslan gece de abiddirler. Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman.
ADNAN OKTAR’IN TEMPO TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(13 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Bu, Mehdi cemaatinin garip göstertileceği insanlara, basının, televizyonun, radyoların onun aleyhinde olacağı, birçok kurumun, kuruluşun onun aleyhinde faaliyet gösterteceği. Yanibasının hepsini tenzih ederim de asrımız için söylüyorum. İnsanların gözünde böyle, doğru yolda olmayan, karanlık, tehlikeli, mahsurlu insanlar gibi gösterileceği anlaşılıyor yoksa böyle bir cemaate herkes gelir. Ama rivayetlerden de Mehdi cemaatinin yoğun bir bela ortamı içerisinde olduğunu ve sürekli belayı çekecek bir faaliyet içinde olduklarını anlıyoruz. Çünkü Deccaliyete karşı savaşacaklar. Darwinizme karşı, materyalizme karşı savaşacaklar. Ateistliğe karşı savaşacaklar ve dolayısıyla Masonları, ateist Siyonistleri, dinsizleri karşılarına alacaklar bir kısmını dinsizlerin. Ama ateist Siyonistlerin de tamamını karşılarına alacaklar. Böyle bir şeyde medyanın büyük bölümünü, basının büyük bölümünü elinde bulunduran Deccali güçler, Deccaliyet, tabii ki Mehdi ve cemaatini var gücüyle ezmeye çalışacaktır. Ve insanların gözünde karalayacaktır. Onun hakkında dedikodular yayacaktır daha önce olduğu gibi, diğer Peygamberlerde olduğu gibi, Peygamberlere uyan diğer alimlerde olduğu gibi onun hakkında kötü şayialar, iftiralar, kötü sözler yayacaklardır. Hatta ekonomik yönden de, diğer yönlerden de, her yönden ablukaya alınacaktır. Bir de Mehdi ortamı, insanların nefsen böyle çekici bulacağı bir ortam olmayacaktır.
ADNAN OKTAR’IN KANAL 35 TV (İZMİR) RÖPORTAJI
(25 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Ebu Basir der ki, İmam-ı Ebu Abdullah (A.S.) şöyle buyurdu: “Araplardan Kaim (A.S.)’la (Hz. Mehdiyle) birlikte olan çok az insan olacaktır. Halk mutlaka tasfiye olunacaktır. Temizlenecek ve elekten geçirilecektir. Elekten birçok halk elenecektir; yani Mehdi cemaatinde insanlar temizlenecek diyor, has ve temiz olanlar kalacaktır. Öyle ki, Mehdi cemaatinden gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar insan kalacaktır. Yani, az olacaklar diyor Mehdi cemaati. “Sonunda içinizde fitnelerin asla zarar veremediği çok az bir grup kalacaktır. Yani Mehdi Cemaati öyle temizlenecek ki diyor, sonunda fitnenin zarar veremediği çok az bir grup insan kalacak diyor.
SAYIN ADNAN OKTAR’IN VATAN TV’DEKİ RÖPORTAJI
(15 MART 2009)
ADNAN OKTAR: Kehf Suresi de zaten Mehdi’nin talebelerine bakar. Ailelerinden ayrılıp bir araya gelen gençlerden oluşur Kehf Ehli, Kehf Suresi biliyorsunuz 18. suredir, 110 ayetten oluşuyor, 18x110= 1980 tarihini verir. Bu da aynı zamanda Mehdi’nin çıkış tarihidir. Hicri 1400 yani. O devirde yine eski devirde Ashab-ı Kehf’in ailelerinin baskısından, çevrelerinin baskısından kurtulup İslam’ı, yani o zamanki hak dini doğru yaşamak için biraraya gelip bir mağaraya sığınmalarından bahsedilir. Yani bunun Ahir Zaman’da yine gerçekleşeceği anlaşılıyor. Yine Mehdi devrinde gençler ailelerinden koparak, bir kısım ahlaksız aileleri kastediyorum tabii, koparak biraraya geleceklerdir diyor. Hatta büyük bir alim Miladi 1979 yılında daha Mehdi zuhur etmeden söylüyordu, kimisi ünlü bir şahsın çocuğu olacaktır, kimi başka bir şahsın çocuğu olacaktır, fakat biraraya geleceklerdir ve bu çocuklar çok büyük baskı göreceklerdir diyordu, kasedinde ben bunu dinlemiştim. Böyle bir yapılanma olacaktır, yani Ashab-ı Kehf gibi bir yapılanma olacaktır. Ama tabii 313 kişinin tamamı bu tarzda olmayacağı aşikar. Ve bunların hepsi diyor, Araplardan oluşmayacak diyor Peygamberimiz, içlerinden çok az Arap vardır diyor, Arap asıllı çok azdır diyor. Ve Türkiye’de çıkacağını söylüyor. Said Nursi Hazretleri de Mehdi’nin zuhur yeri olarak İstanbul’u belirtiyor, yani çok net açık olarak anlatıyor. Vukuat-ı Ahir Zaman, yeri olarak, yani Ahir Zaman vukuatı olarak Basra, Kufe ve Şam gibi veyahut Mekke, Medine gibi yerler söylenmiştir diyor. Hep İslam aleminin merkez yeri, merkezi noktası orası bilindiği için hadis ravileri, hadisi nakleden eden kişiler hep öyle kalacak zannederek öyle demişlerdir diyor. Halbuki en son İslam aleminin merkezi İstanbul’du diyor Said Nursi Hazretleri. Dolayısıyla bütün Ahir Zaman şahısları ve Ahir Zaman olayları İstanbul’da olacak diyor, yani Mehdi’nin zuhuru da İstanbul’da olacak diyor.