ADNAN OKTAR: Yani biz mesela peygamberlerle beraber olacağız. Aynı bahçelerde olacağız inşaAllah. Aynı sofralarda yemek yiyeceğiz. Çünkü çok fazla vücudumuz olacak. Yani bir insan aynı zamanda hem Hz. Musa’nın yanında hem Hz. İshak’ın Yakup’un İsmail’in Nuh’un hepsinin yanında olabilecek çok bedeni olduğu için. Aynı zamanda eşinin de yanında olabilecek, aynı zamanda sofralarda olacak aynı zamanda diğer arkadaşlarıyla sohbet eder vaziyette olacak. Bu bütün bedenlerine tek bir ruh hâkim olacak, kendi ruhu hâkim olacak. Hepsini de hissedecek yani biz nasıl parmaklarımızı tek tek, ayrı ayrı hissediyoruz dimi mesela her parmak ayrı ama hepsini ayrı ayrı hissediyoruz tuttuğumuzda. Mesela iki kulağımızla da aynı anda duyuyoruz, iki kulağımız var ama aynısını duyuyoruz, tek bir ruh hepsini duyuyor. İşte ahrette de böyle. Yani gözümüzden, kulağımızdan, elimizden, ayağımızdan gelen hisleri nasıl tek bir ruh duyuyorsa, o bütün bedenlerden gelen hisleri de tek bir ruh duyacak. Dolayısıyla hepsiyle beraber olmuş olacağız, ama herkes takvasının derinliğine göre Allah’tan korkusunun gücüne göre, Allah’a imanının derecesine ve samimiyetinin derinliğine göre zevk alacak. Mesela cennet hurilerinden herkes aynı zevki almaz. Takva olanlar daha çok zevk alacaklardır. Ama bu bilinmeyecek. Yani, çünkü bilinmesi insanlara bir ceza olur. Bunu bilmeyecekler.