ADNAN OKTAR : Bir kadını en güzel yapan şey aklıdır, yani çok akıllı bir kadın insanı hipnotize eder, olağanüstü bir güce sahip olur. Eğer bir sır istiyorlarsa ben onlara en iyi sırrı veriyorum yani çok imanlı, Allah’tan çok korkan, çok fazla akıllı kadın akıllı bir erkeği hipnotize eder, yani olağanüstü bir etki gücü olur yani tahmin, tahayyül edilemeyecek, insanın ruhunu çok şiddetli sarsan bir güce sahip olur o kadın. Ve büyük bir gücün sahibidir ve o gücünden dolayı da Allah’a hamd etmesi gerekir, çok çok etkileyicidir. Akıllı bir kadının da her şeyi güzel olur yani fiziği de güzel olur, Allah fiziğini de güzelleştirir, cildini de güzelleştirir, her şeyini güzelleştirir. Bu kesin Allah’ın kanunudur mutlaka olan bir şeydir, bunu yaşayan herkes görür. Aynı şekilde akıllı bir kadın, çok akıllı bir kadın da çok akıllı bir erkekten olağanüstü etkilenir, eğer bir sır öğrenmek istiyorlarsa bunu söyleyeyim, o erkek de onları adeta hipnotize eder yani çok çok olağanüstü bir gücün ruhunu, aklını hisseder kadın o zaman, yani adeta gözlerinden birbirlerinin bedenine girer kadın ve erkek, çok çok etkilenirler, Allah’ın bir mucizesidir bu. Sadece akıllı gerçekten akıllı insanlara mahsus bir özelliktir bu. Bunu dinsizler hiçbir şekilde anlayamazlar, tarif etseniz de fark edemezler bunu kaybetmiş olmanın onlara verdiği acıyı da hissedecek konumda değillerdir çünkü ruhsuzluktan ve yani bu derinliği kavrayamamaktan boşluktan zaten adeta ruhları yanar, kavrulur. Onu dahi hissedemeyecek durumdadırlar yani tarif etsen de anlamazlar. Ama dindarlar için böyle Allah’ın özel bir sırrı vardır ve mucizedir bu mesela, bilinmeyen insanların bilmediği bir mucizedir bu. İnsan ancak bununla güzel olur ama güzel olmak için iman edilmez, iman ettiği için insan çok güzel olunur. Yani samimi bir kadın çok çok etkileyicidir, çünkü bir kere yalan söylemez, yalan söyleyen kadın çok iticidir. Yani yalan söyleyen bir kadınla bir insan bağlantıya geçemez. Samimi olmayan yani yüzünde maske tutan bir kadın da çok iticidir yani çok güzel de olabilir yani bütün fiziği çok çok güzel olabilir ama insanın ruhunda bir et etkisi getirir yani kasaptaki etle aynı konumda olur hiçbir etkisi olmaz, blok bir et parçası olur. Etki, o kadın denen şey onun içindeki o ruh ve güçtür yani özel bir elektrik vardır ona kadın denir. O da ancak çok derin bir akılla, derin bir samimiyetle ve doğrulukla ortaya çıkar. Yani doğru konuşan bir erkekle doğru olan bir kadın bir arada olduklarında bundan müthiş zevk alırlar. Ama her ikisi de yalancıysa her ikisi de oyun oynuyorsa ki ben filmlerde, televizyonda çok görüyorum yani sahte sevgiler, sahte oyunlar çok çok aşağılayıcı ve çok eziyet vericidir. İşte kadının dizinin önüne diz çöküyor elinde çiçekle, metinle dizinde ona yalvarıyor, tam bir rezalet ve acı, yani kadın nefret eder öyle yapmacık ve çocuksu ve akılsızca hareket edenlerden nefret eder ama sezdirmez ya da o da onu anlamazdan gelir, o da deli hareketler yapar o da gözü yaşarıyormuş gibi yapar yani çok kötü bir tiyatro oynanır herkesin canı yanar ama o kötü tiyatro devam eder böyle,
ADNAN OKTAR’IN KANAL 35 (İZMİR) İLE CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: En güzel örnek, kadının Kuran ahlakını tam alıp, Kuran ahlakı ile hareket etmesi ve vicdanı ile hareket etmesidir. Vicdanına tam uyan bir kadın, dünyanın en muhteşem varlığıdır ben söyleyeyim. Çok çok muhteşem bir varlıktır. Bulunmaz bir nimettir. Ama bakın tam vicdanına uyan, tam Allah’tan korkan bir kadın, yani dünyanın en zevkli, en muhteşem varlığıdır. En büyük nimettir. Kadınlar bu nimeti elde etmeye çalışsınlar. Ve kendi değerlerini bilecek insanları arasınlar. Bu çok önemlidir, değerini bilecek insan. Çünkü kadın değerini bilecek insanı bulamadığında yalnız kalır. O çok büyük bir acıdır, zordur, tahammül gerektiren, sabır gerektiren bir şeydir. Kadın çünkü hakkıyla ve samimi sevilmek ister. Yani tutkuyla ve derince sevilmek ister. Derinlikle sevilmek ister. Fakat birçok kadın bunu arar, bulamaz. Arayıp bulamazlar. Onun bulunma yeri yine Kuran’dadır. Kuran ahlakını, Allah’ın rızasını en çok arayan bir erkek, takva olan Allah’tan korkan bir erkek, bütün hayatını Allah’a adamış bir erkek, bir kadın için derin sevilecek varlıktır, ama tam akıllı bir erkek. Onda Allah özel bir güç meydana getirir. Kadının ruhunu o tam tatmin eder ve tam doyurur. Öbür türlü kadın sürekli bir açlık içindedir. Yani ne yapsan rahatlamaz. Gezmeye götür, yemeğe götür, komplimanlar yapıyorlar filmlerde falan böyle, şirinlikler filan, kadını kızdırır hatta o. Mesela, eğilip öpüyor, böyle hayvan öpmüş gibi, tiksinir ondan çok çok rahatsız olur. Ama tahammül ediyorlar. Mesela sarılıyor –helali tabi bu kastettiğim- ama tiksinir yani helali de olsa tiksinir. Mesela bir laf söylüyor, batar ona. Çok çok kızdırır. Espri yapıyor, kızdırır. Mesela, akılsızca bir şeyi teşhis eder, onu kızdırır. Ona bir hediye alır, anlar ki o hediyeyle gönlünü almaya çalışıyor, yani aklıyla imanıyla bunu yapamıyor. O da onu kızdırır. Yani parasına güvenmesinden dolayı daha da tiksinir. Daha da onu öfkelendirir. Aralarını daha da açar. Onlar zannedildiği gibi bir nimet değildir, beladır onlar. Parasıyla işi hallettiğini zanneden her insan, kendinden, karşısındaki insanı daha da tiksindirir, daha da uzaklaştırır. Sevgi, ancak Allah tutkusu, Allah aşkına dayalıysa ve tamamen ondan kaynaklanıyorsa, insanda derin etki meydana getirir. Allah’ın tecellisi olarak insan seviliyorsa, o şiddetli insanı sarsacak zevk ve nimet meydana gelir. Onun dışında oluşmaz böyle bir şey.