ADNAN OKTAR’IN MAVİ KARADENİZ TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(3 ŞUBAT 2009)
ADNAN OKTAR: Mesela parlak şeyler değil mi, böyle pırıl pırıl şeyler insanın çok hoşuna gider. Onun için mesela kadın kıyafetlerinde de böyle küpe oluyor, bir şey oluyor insanın çok dikkatini çekiyor. Yahut mesela bir pırlanta oluyor bir yüzükte o bile hemen dikkat çekiyor. İnsanların ruhunda cennete eğilimden kaynaklanıyor. İçgüdü olarak bize verilmiştir. O taşları bize sevdiren Allah’tır. Yani biz içgüdü olarak cennete göre hazırlıklı olduğumuz için onu gördüğümüzde adeta hipnotize oluruz. Yani cennet aklımıza gelir, bilinç altında farkında olmadan ondan zevk alırız. Mesela yeşillik gördüğümüzde de cennete olan eğilimimizden olur ve hep daha mükemmelini düşünürüz. O parlak taşlara olan merak da yine cennete olan içgüdümüzdendir. Cenneti bilmekten kaynaklanan bir zevktir.
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: İnsanlar tabi mesela elma aldıklarında hiçbir zaman için mükemmel elmayı bulamazlar. Hep en iyisinin olacağını bilir insanlar hangi insana sorarsanız sorun yani muzun daha mükemmeli, elmanın, kirazın, her şeyin daha mükemmelini insanlar bilir. Evin, kıyafetin mesela hiç kimse gerçek anlamda kıyafetini beğenmez, hep daha iyi bir kıyafet anlayışı vardır. Bu işte cennete olan kodlanmadandır, yani insanın ruhu cennete göre kodlanmıştır. Eğer cennettekini bulamazsa insan beğenmez, bulamayacağı için de bir türlü beğenemez, gerçek anlamda beğenemez. Dünyada da hiçbir kadın gerçek anlamda güzel değildir, yani insanlar hep onda bir eksikliği hisseder. Yani şiddetli eksikliği hisseder, dünyada aradığı kadını bulan insan yoktur yani fizik anlamda ama ruhen çok mükemmel kadınlar vardır tabi. Ruh kişilik olarak çok güzel insanlar vardır. Ama insanların hoşlandığı şeyler orada çok daha mesela altın burada çok nadir olan bir şeydir dünyada Allah az yaratır. Mesela cennette altının gerçeği vardır ve çok fazla kullanılır altın mesela şu ahşabın üstünde altın çok az kullanılıyor dikkat ederseniz çok gözümüzü alıyor çok hoşumuza gidiyor,
MUHABİR: Evet
ADNAN OKTAR: Değil mi yani bir parça varak kullanılmış çok zevk alıyoruz, mesela bir parça nakış var hoşumuza gidiyor. Cennette nakış çok çok fazladır, bu da beynimizin içinde yaratılıyor şu an, dışarıda varlığı var ama beynimizin içinde yaratılıyor ve çok hoşumuza gidiyor.
ADNAN OKTAR’IN MAVİ KARADENİZ TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI
(3 ŞUBAT 2009)
ADNAN OKTAR: Cennetin güzel yönlerinden bir tanesi de mesela diyor ki: Cennette öyle köşkler vardır ki içindeki dışındakini, dışındaki de içindekini görür. Tamamen kristal, her yer kristal, cennetin özelliği odur. Mesela ışık cennette çok kullanılan bir güzelliktir. Her şey pırıl pırıldır. Her şey parlar, her şey çok fazla nakışlı ve detaylıdır. O yüzden insanların adeta gözü kamaşır cennette. Bir güzelliktir. İnsanlar hep bunu arar dikkat ederseniz. Işıltıyı, ışığı, saydamlığı, suyu ararlar. Hep işte bilinç altındaki Allah’ın cennete verdiği içgüdüden kaynaklanıyor o. Mesela küçücük de olsa bir göl ister. Mesela küçük de olsa bir ırmak ister insanlar. İllaki su olsun. O bilmez onu, o içinde bir içgüdüdür, cennete olan bir eğilimdendir. Mesela parlak ufak tefek bir taş bile olsa onu hipnotize eder, çok hoşuna gider. Bu cennetin bir vasfıdır.
ADNAN OKTAR’IN ÇAY TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI(4 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Tabii ki Müslüman çok nezih olacak, çok derin düşünen, affedici, şefkatli, kendinden çok etrafını düşünen, onların mutluluğu için gayret eden, çok temiz, çok bakımlı, etrafını güzelleştiren. Mesela evindeyse evini güzelleştiren. Kendi bedeninin düzgün olmasına , kıyafetinin, saçının, bakımının güzel olmasını sağlayan, konuşmalarının güzel olması, bakışlarının güzel olması, sesinin güzel olması, evin havasının güzel olması, yiyeceklerin güzel olması,müziğin güzel olması, hitapların güzel olması, her şeyin güzel olması için uğraşacak. Çünkü, müminin ruhu “cennet cennet” diye böyle bağırır, ister yani. Ve dünyada da bunu sürekli arar. Allah’tan bunu istemektir bu, duadır. Mümin bunu istediğinde her yeri Allah ona cennete çevirir adeta. Sürekli mükemmelleşme müslümanın bir idealidir.
ADNAN OKTAR’IN EKİN TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI(19 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Bakın, insanlar cennetten gelir buraya, cennetlik olanlar. Cehennemlik olanlar da cehennemden geliyorlar. Yani, an olduğu için dünyada, tek bir an olduğu için. Onu söylüyorum. Mesela peygamber efendimiz zaten cennetteydi. Yani sonradan cennete gitmiş değil. Şu anda da cennette Peygamber efendimiz (sav). Daha peygamberimiz gelmeden önce, doğmadan önce de cennetteydi yalnız. Yani, dolayısıyla cennetten dünyaya gelmiş oldu.