ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Tabi ki, kimse kimsenin cennet veya cehenneme gideceğini bilemez, onu söyleyen kişi de bilemez ayrıca, hani diyorlar ya şu cennetlik, şu cehennemlik diyen kişiler olduğunu farz edelim. Bunu söyleyen kişi kendisini bilemiyor bir kere, kendisi cennete de gidebilir, cehenneme de gidebilir. Dolayısıyla son nefeste bu belli olur, Allah’ın takdiridir o ve hiçbir zaman için de anlaşılamıyor. Bazen çok muttaki bildiğimiz bir insan cehenneme gidebilir, bazen de hiç alakası yok zannettiğimiz bir insan cennete gidebilir. Yani bu belli olmaz, bu yüzden insanları yorumlamak, Allah adına onlara hüküm vermek zaten haramdır, Müslüman böyle bir şey söyleyemez.
ADNAN OKTAR’IN KANAL 35 (İZMİR) RÖPORTAJI (21 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR: Açıkça vahiy gelmedikten sonra bir insanın cennete gideceğine dair kitabi peygambere yani kitaplı peygambere vahiy gelmedikten sonra bir insan geleceğinden emin olamaz. Ama buna rağmen, mesela Peygamber Efendimize (SAV) cennete gideceği müjdelenmesine rağmen, buna rağmen yine çok titizdi ibadetlerine, yine Allah’tan korkuyordu, yine titizdi ibadetlerinde Allah’ın hükümlerine uymada. Müslüman böyle olacak. Yani elliye elli, hem cennete gidebilirim, hem cehenneme gidebilirim diye Allah’tan korkacak. Zaten bu aynı zamanda aşkında ve tutkunun da kökenidir. Yani Allah korkusuyla biz tutkuyu öğreniriz. Derin sevginin kökeni de yine Allah korkusudur.