ADNAN OKTAR: Bizim için asıl olan tabi Hz. İsa’nın zuhurudur. Yani açığa çıkışıdır. Mesela siz tam onu söylerken bir hadis baktım o çıktı. “Risaletül Meşreb Elverdi fi mezhebi bil Mehdi, Ali Bin Sultan Muhammed el-Kari” sayfa dört. Bu sayfada bir hadis var. İsa Aleyhisselam bir sandığı alıp açacak diyor ve içinde mühür bulunan bin kitap bulacak. Bu Peygamberimiz (sav)’in mühürleri olan kitaplar. Bin tane kitap, bir tane değil bin tane kitap bulacak. Bu kitaplarla İslam’ı ihya edecek diyor. Hadis var. Bu çok harika birşey. Demek ki Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetine, Kuran’a tam tabi olacak ve o da kitaplarla faaliyet yapacak. Kitapları dağatacak. Çünkü bin kitap bir kişi okumaz bin kitabı. Belli ki o kitapları dağıtacak, okutacak, bir faaliyet yapacak demektir. Ama benim düşüncem Allahualem, dünya devletlerinin, dünya hükümetlerinin liderleri ile bağlantıya geçecek Hz. İsa, onları kendi kontrolüne alacak. Mesela önemli orduların önemli bazı askerlerinin, yani mühim, bazı seçkin insanlardan mühim kişileri kendi grubu içerisine alacak. Yani işin doğrusu gelmiş de olabilir ve kendini gizliyordur. Yani zuhur vaktini bekliyordur. Çünkü hiç bir şekilde kendini belli etmez yani olağanüstü bir itina gösteriyor olabilir. Çünkü Said Nursi Hazretleri diyor ki “Onun mektepçe ve askerce ilmi ve maddi ordulara nisbeten.” Demek ki okullarda faaliyet yapacak, ordularda faaliyet yapacak. Bazı orduların içerisinde faaliyet yapacak. Bunun da çok sessiz ve derinden gitmesi gerek tabi ki. Tabi Allahu alem diyoruz.