ADNAN OKTAR’IN KAÇKAR TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Mart 2009)
ADNAN OKTAR: Adamlık dini toplumun birçok kesiminde kardeşimizin karşılaştığı bir gerçektir. Aşırı yapmacıklık, aşırı yapmacık konuşmalar, yani doğal olmaması. Mesela birini görüyor, vay vay vay sen nerelerdeydin bilmem ne falan yani samimi olaraktan ben seni çok özlemiştim Allah kavuşturdu elhamdülillah dersin candan bir konuşma olur. Tekrar tekrar inan çok mutlu oldum. İnan çok sevindim. Yani yalan mı söylüyorsun da sen inandırmaya çalışıyorsun. Yemin ediyor mesela, yemin ederim diyor çok sevindim diyor. Üzülmen mi gerekiyor, tabi ki sevinirsin, yani bu tip böyle yapmacık zorlama izahları kastediyorum. Toplumun birçok kesiminde insanları rahatsız eden, doğal olmayan konuşma üslubu bu. Yani bir de tabi samimi konuşan insan vardır. Bu insan içini rahatlatır. Candan konuşuyordur, içinden gelerek konuşuyordur. Ama yapmacık insanda, bir an önce şu konuşmayı kesse de bir bitse diye insan düşünüyor. Yani tahammülü çok güç bir konuşma şeklidir. Buradan da anlayabilir, yani içine sıkıntı veriyorsa bir adam bilsin ki adamlık dinindedir o, ama içtenlikle ve rahatlıkla severek dinliyorsa onun konuşmalarını, varlığından huzurluysa o da adamlık dinini yaşamıyordur insan yani net ölçü olarak bunu verebilirim inşaAllah.
ADNAN OKTAR’IN KANAL 35’DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR:Mesela çok yapmacık, böyle sanki bir tiyatro sanatçısı gibi deli mimikler, deli üslup ve sanki şiir okuyan böyle hani ilginç tipler olur ya böyle çok çok yapmacık, akıl almaz samimiyetsiz bir tavra girer ve garip bir şov yapar, onu andıran çok garip bir üslupla anlatıyorlar dini. Yani zaten dikkatlice bakanlar, biraz hafızasını kontrol edenler hemen anlarlar. Böyle aptalca, akılsızca, sanki din için konuşurken özel bir üsluba gerek varmış gibi uhrevi bir üslupla, gözleri dalıyor, bir şeyler yapıyor arkada hafif bir müzik, böyle kaval sesi, ney sesi gibi. Niçin bunlara gerek var? Din apaçık gerçeğin ta kendisidir.
Gerçekten eğlenen insanın yüzünde bir ifade olur. Hiç mutlu değiller. Birbirlerine, hepsini tenzih ederim ama büyük bir bölümü bir şov sunuyorlar ve mutluluk şovu tarzında oluyor bu. Çok eziyetli bir şey bu.
ADNAN OKTAR’IN KRAL KRADENİZ TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 OCAK 2209)
ADNAN OKTAR:Şimdi, mesela televizyon seyrediyoruz, güzel manzaralar gösteriyorlar mesela güzel mekânlar gösteriyorlar hayvanlar, bitkiler bunlar çok güzel, ama iki kişi sürekli konuşuyor, kadın ona erkek ona dedikodu tarzında çirkin mimiklerle yapmacık hareketlerle, saatlerce konuşmak karşılıklı, bunda ne güzellik var, ne estetik var, yani öğrenecek ne var? Yani sadece böyle benim tabir etiyim adamlık dini tarzında yapmacık yüz mimikleri, ters sözler imalar, böyle mahçup edecek ifadeler terslemeler tarzında ahlaka uygun olmayan, sevgiye uygun olmayan, şefkate, merhamete uygun olmayan tavırlar oluyor. Hâlbuki bunun yerine sevgiyi, şefkati, muhabbeti vurgulayan çok güzel izahlar yapılabilir. Muhabbeti anlatan çok güzel izahlar yapılabilir, çok güzel görüntüler gösterilebilir. Görüntülerin güzelliklerinin haddi hesabı yok dünyada, o kadar çok güzel yer var ki, o kadar güzel manzara var ki, belgeseller olabilir, tarihi vakalar olabilir, ne bileyim yabancı ülkeler olabilir, güzel çocuklar olabilir, güzel insanlar olabilir, onların güzel ahlakı, güzel konuşmaları olabilir, bu tarz şeyler seyretmek lazım.