SAYIN ADNAN OKTAR’IN BÜYÜKHABER RÖPORTAJI (12 ARALIK 2008)
ADNAN OKTAR: Materyalist darwinist düşünce otomatik olarak egoist ve bencil ruhu yani bencillik felsefesini getirir. Yani ben kurtulayım kime ne olursa olsun, işte bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın kafası gelişir. Egoistlik çok korkunç bir şeydir. Çok rahatsız edici bir şeydir. Bencil toplumlar, bencil insanlar. Bencil çalışma gurupları egoistçe yaklaştıkları için hep kendi çıkarlarını gözetirler. O zaman tabi kanun ve nizam tanımıyorlar. Yani hak hukuk tanımazlar, güzellik, sevgi, şefkat, merhamet, saygı gibi duyguları çok gereksiz görürler. O yüzden de şu an dünyada görülen bu ekonomik krizde bütün şiddetiyle bu zeminde gelişebiliyor. Halbuki insanlar çok tevekkül olsalar, Allah’a tevekkül etseler, herşeyde bir hayır görseler, merhametli olsalar, komşusunu kendisinden daha çok koruyup kollasalar, komşusu açken tok olan bizden değildir sözünü, Peygamber’imizin bu güzel sözünü güzel bir ahlak kaidesi olarak ele alsalar bambaşka bir ortam olur. Mesela sadaka verilmiyor, zekat aşağı yukarı çok zor, evet, halbuki müslümanlar fakirleri koruyup kollarlar, insanlara iyilik yaparlar. Özellikle borçları affederler, borçların affedilmesi çok önemlidir. Ve korkup hırs yapıp bir şeyi bir yere biriktirmezler, altını, gümüşü, parayı biriktirmezler, onu Allah yolunda kullanırlar, çünkü Allah’tan umarlar geleceğini umarlar. O yüzden şimdi bir kasılma oldu bütün dünyada. Çünkü herkes parasını tutuyor, herkes altını gümüşünü tutuyor, hiç kimse imalat yapmak istemiyor, herkes korku ve tedirginlikle neticeyi bekliyor. Böyle olmaz. Bu bir kollaps bu yani tam anlamıyla bir açmaz. Hastalık bu. Bunun yenilmesi için çok acil olan bir kere fakirlere bol bol para dağıtılması gerekiyor, zam yapılması gerekiyor. Yani bu ne olacak diye düşünülmemesi lazım. Çünkü zam yapılınca piyasa hareketlenir, yine devletin kasasına büyük para girer. Piyasa hareketlenmezse devletin kasasına para da girmez. Yani bir yandan devlet akıtırsa bir yandan da para akışı devlete çok yoğun olacaktır. Üretim çok artar. Faizlerin sıfırlanması yani tam anlamıyla bir patlama getirir.
ADNAN OKTAR’IN ÇAY TV’DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 ŞUBAT 2009)
ADNAN OKTAR: ...... mesela yaşlı nurlu bir dedeye de değil mi ona şefkatle yaklaşıyor yoldan karşıdan karşıya geçirmek istiyor, elinde bir ağırlık varsa onu almak istiyor otobüste yer veriyor. Ama dinsiz yetiştirilen egoist bencil yetiştirilen bir insan için yaşlı bir insan gördü mü sokağa bakmaya başlıyor mesela otobüste. Yolda gidiyorsa gözünü çeviriyor mesela adam iki büklüm baya acı çekiyor ne var aslan gibi delikanlısın al ellerinden paketleri amca nereye kadar istiyorsan götüreyim de, değil mi, saygı ve sevgi göster insan bundan mutlu olur Allah ona o zaman güç kuvvet verir neşe verir mutluluk verir. Kendini orda kurnaz zannediyor hâlbuki o zalimliğin egoistliğin acısıyla o an zaten hemen karşılaşmış olur. Hemen onun tokadını yemiş olur.
SAYIN ADNAN OKTAR’IN EKİN TV RÖPORTAJI 19 OCAK 2009
Çok egoistçe, çok bencilce bir ifade ama egoistlik bencillikle ilgili çok fazla şey vardır toplumun öğrettiği. ‘Yavrum babana dahi güvenmeyeceksin’, ‘hiç kimseye güvenme’. Halbuki bizim özlediğimiz toplum modelinde herkes herkese güvenecek. Herkes herkesi sevecek. Ben dışarıya çıkıyorum. Herkesin yüzü asık. Büyük bölümünün yüzü asık, gözleri yerde. İnsan her türlü güzelliğe bakar, gördüğü insanlara selam verir, dost olur, arkadaş olur. Bu millet bizim, vatan da bizim ve olağanüstü güzel Türkiye, inanılmaz güzel maşaAllah. Binlerce kere maşaAllah, sonsuz kere maşaAllah. İnsanlarımız da çok insancıldır bizim. Normal olarak eğer güven duyarsa, saygı duyarsa, kendini güvende hissederse çok sevgi dolu bir millettir. Ama Ergenekon örgütünün alçakça faaliyetleri sonucunda muazzam bir korku yayılmıştır topluma. Kimin nerede öldürüleceği belli değil. Adam can kaygısıyla ne yapacağını şaşırıyor. Okula çocuğunu gönderiyor, sağ salim dönecek mi belli değil. Birşey oluyor bir yerde bombalamalar oluyor, askere çocuğunu gönderiyor sağ dönüp dönmeyeceğini bilemiyor.
SAYIN ADNAN OKTAR’IN TRABZON TV RÖPORTAJI (4 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR:Türkiye’de soğuktan ölen de olmuyor. Yani çok nadirdir yani, belediye mutlaka ona bir çözüm buluyor. O zaman bu hırs niye? Mesela, biz diyorlar et yiyemiyoruz, peynir yiyemiyoruz; et yiyen, peynir yiyen de: ‘Niye et yedim, niye peynir yedim, bütün damarlarım kolesterol oldu, kalbim tıkandı. Keşke zamanında bilseydim de bunları yemeseydim’ diyor. O sebze yiyen de keşke et yeseydim diyor. Halbuki onun içinde bir sır var; ot yiyen, sebze yiyen, mesela ıspanak yiyor, pırasa yiyor, onun çok kötü olduğunu zannediyor. Halbuki onunla Allah ona sağlık veriyor. Kıpkırmızıdır dikkat ederseniz köylü insanlar, daha sağlıklıdırlar. Ama tabi insanların arasında öncelikle sosyal adalet kurulması çok önemlidir. İslam ahlakının gelişmesi çok önemlidir; “Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” diyor Peygamber Efendimiz.